Ankara24.com
close
up
Menu

Beşiktaşlı futbolcuların aileleri beraber iftar yaptı

Zorlu dan Özel e tepki: Türkiye nin güvenliği siyasete tahvil edilemez

Futbol hakemlerinden ceza ve ücretlerin yeniden düzenlenmesi talebi Sözcü Gazetesi

Hürmüz Boğazı nın kapanması bir şeyin kıymetini hatırlattı: Elektrik

ABD Temsilciler Meclisi nden İran la ilgili savaş yetkileri tasarısına ret Dış Haberler

Yunan, savaşın ortasında Türkiye yi hedef aldı! Tehdit gibi küstah sözler...

TOKİ ÖDEME PLANI 2026: TOKİ ödeme şartları nasıl olacak, taksit ödemeleri ne zaman başlayacak, peşinat ne kadar, kaç TL?

Tel Aviv yakınlarına düşen füze parçası yangına neden oldu

Sarsılan matris Sessiz Çin, hırçın Amerika ve hedefteki İran Düşünce Günlüğü Haberleri

Sanchez den Lübnan a destek Dış Haberler

Çocukların suça sürüklenmesini araştıran komisyonun görev süresi uzatıldı

Trump, İran ı nasıl katlettiğini Messi nin yanında anlattı

İstanbul un üniversitelerinde Ramazan coşkusu: Tek tek gezip o anları paylaştı

Barzani’den ABD/İsrail İran savaşı açıklaması

Donald Trump için Oval Ofis te toplu dua edildi VİDEO İZLE

KOBİ’ler küresel pazara tek tıkla açılıyor Ekonomi Haberleri

Trump ın yalanı dakikalar sonra ifşa oldu: Füzesi kalmadı dediği İran tam o sırada Tel Aviv i vurdu

Irak ın Basra kentinde hareketli dakikalar: ABD merkezli petrol tesisinde patlama

Sergen Yalçın, Okan Buruk a şans tanımıyor

Diyarbakır da 8 katlı bina tedbiren boşaltıldı

Hoşça kal Leyla! Özgür Bayram Soylu

Hoşça kal Leyla! Özgür Bayram Soylu

Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan verilere dayanarak haber yayımlıyor.

Görünürde bir çuval çöp, içinde bir ömür “keşke” diyen hayatlar… Her biri başka bir sokağın köşesinde, başka bir takvim yaprağında takılı kalmış. Kimisi yarım kalan bir eğitimin, kimisi ertelenmiş bir evliliğin, kimisi hiç gelmeyen bir iş haberinin ağırlığını taşıyor. Geride bıraktığımız sene, insanlara yoksulluğu değil; yoksunluğu öğretti. Paradan önce umudun tükendiği, güvenceden önce inancın çözüldüğü bir yıl oldu. Bu yüzden 2026’ya girerken yapıtımız şey bir planlama değil, bir vedalaşma idi

Görünürde bir çuval çöp, içinde bir ömür “keşke” diyen hayatlar… Her biri başka bir sokağın köşesinde, başka bir takvim yaprağında takılı kalmış. Kimisi yarım kalan bir eğitimin, kimisi ertelenmiş bir evliliğin, kimisi hiç gelmeyen bir iş haberinin ağırlığını taşıyor.

Geride bıraktığımız sene, insanlara yoksulluğu değil; yoksunluğu öğretti. Paradan önce umudun tükendiği, güvenceden önce inancın çözüldüğü bir yıl oldu. Bu yüzden 2026’ya girerken yapıtımız şey bir planlama değil, bir vedalaşma idi aslında. Sessiz, gösterişsiz, alkışsız… Kimse belki bir bavul hazırlamadı ama herkes bir şeyleri geride bıraktı: umutlarını, cesaretini, “bir gün düzelir” diye sakladığı son iyi niyetini.

Farkında mısınız bilmiyorum ama 2026 ilk günlerinde artık kimse büyük cümleler kurmuyor. Herkes daha küçük hayallerle hayatta kalmaya çalışıyor. Çünkü insanlar yoksullaşmadan önce

yalnızlaştı

, yalnızlaşmadan önce de

gelecekten vazgeçmeyi öğrendi.

İşte tam da bu yüzden, sadece bir aşkın bitişi değil; yarına bakmaya cesaret edemediğimiz o anın, o vazgeçişin ifadesidir: 'Hoşça kal Leyla'...

"ÇALIŞMIYORUZ, SADECE MECBURUZ"

2025 yılı Türkiye için yalnızca takvim yapraklarının döküldüğü bir zaman dilimi değil; toplumsal hafızada derin kırılmaların ve yeni kabullenişlerin kristalleştiği bir dönem simgeliyor. Öyle ki, 2026’ya girmiş olsak bile elimiz hâlâ 2025’i yazıyor. Areda Survey’in Sosyometre raporu da bu duygular ekseninde toplumun "aslında ne hissettiğine" dair çarpıcı bir ayna tutuyor. 2025 yılının en ağır bilançosu, çalışma hayatındaki motivasyonun yerini "hasar sınırlama" refleksine bırakması oldu. Sosyometre verilerine göre, toplum artık bir "ilerleme" peşinde değil; elindekini koruma derdinde. Katılımcıların

%28'i "başka çarem yok"

diyerek işe giderken,

%26,4'ü süreci "motivasyon değil mecburiyet

" olarak tanımlıyor. Bu, klasik bir işsizlik sorunundan çok daha derin bir "sessiz yorgunluk" halidir.

"Hoşça kal Leyla"...

Çünkü artık o cüretkar hayalleri sığdırabileceğimiz bir evimiz, o tutkuyu besleyebileceğimiz bir yarınımız yok. Raporun satır aralarına gizlenen o "sessiz yorgunluk", aslında hepimizin ortak tükenişi. Gençliğin o delişmen cesareti, yerini "asla kovulmayacakları" ama ruhlarını da asla doyurmayacakları o durağan masaların soğuk güvenliğine bırakmış durumda.

Risk almak, dünyayı değiştirmek ya da sadece hesapsızca yaşamak artık bir lüks; çünkü çoğumuz için sabah uyanıp işe gitmek bir tutku değil, sadece kredi kartı ekstresiyle boğuşan, hevesin evde bırakıldığı bir "mecburiyet" nöbeti. Cebimize giren o zamlı maaşlar, bir refahı ya da bir kutlamayı değil; sadece bir ay daha nefes alabilmeyi, o acı "dayanma ücretini" satın alabiliyor.

"Ailem olmasa barınamazdım" diyen gençlerin mahcubiyetiyle sıkışıp kaldığımız bu arafta, Leyla’ya veda etmek bir tercih değil, bir zorunluluktu aslında.

SINIRDA ŞAHİN, KÜRESELDE TARAFSIZ

Türk toplumunun 2026’da girerken dış dünyayı okuma biçimi, lirik bir "hayatta kalma içgüdüsü" olarak tanımlanabilir. Sınır güvenliği söz konusu olduğunda toplum oldukça "şahin" bir refleks sergiliyor; YPG'nin kafasını kaldırıp özerklik ilanı durumunda sokağın

%72,3'ü askeri müdahale

talep ederek devletin yumruğunu masaya vurmasını istiyor. Ancak aynı toplum, Rusya ile NATO arasında çıkabilecek olası bir küresel savaşta tam bir temkin abidesine dönüşüyor. Halkın

%80,3'ü Türkiye’nin bu büyük kavgada kesinlikle tarafsız kalması

gerektiğini söylüyor. Bu bir paradoks değil, gerçekçi bir strateji bir bakıma. Bölgesel tehditlere karşı müdahaleci, küresel devlerin kapışmasında ise korumacı bir reflekse sahip olan sokağın nabız, Türkiye'yi ateş çemberinden uzak tutmaya çalışıyor.

DİJİTAL MAHREMİYETİN KIRMIZI ÇİZGİSİ

Güven sadece sınır ötesinde değil, sınıfın mahremiyetinde de sorgulanıyor. Türkiye'de siyasi kutuplaşmanın ötesinde, nadir görülen bir toplumsal mutabakat alanı öğrenci mahremiyeti konusunda oluşmuş gibi. Sosyal medyada öğrencileriyle içerik üreten öğretmenlere yönelik disiplin ve ceza düzenlemesi, toplumun %63,7'si tarafından doğru bulunuyor. Bu mesele basit bir yasaklama değil, çocukların dijital dünyada birer "etkileşim nesnesi" haline getirilmesine karşı yükselen kolektif bir itirazı da temsil ediyor. Verilerdeki ideolojik spektrumun birleşmesi ise nadir doğa olaylarından birine işaret ediyor. Toplum, eğitim ortamının bir içerik üretim stüdyosuna dönüşmesine karşı ideolojik sınırları aşan bir barikat kurmuş durumda.

NİHAYETİNDE

2025’ten 2026’ya devrettiğimiz ruh hali, sadece ekonomik bir daralma değil, toplumsal bir "kabuğuna çekilme" refleksi olarak okunmalı. Olası bir küresel savaşta net bir tarafsızlık talep eden ya da sınıfın mahremiyetini korumak için öğretmenlere getirilen sosyal medya yasağını destekleyen toplum, aslında aynı savunma içgüdüsüyle hareket ediyor: "Dışarıdaki gürültüden uzaklaşıp, elimizde kalanı korumak."

İşte bu yüzden Leyla’ya veda, basit bir ayrılık cümlesi değil; riskten, belirsizlikten ve hayal kırıklığından kaçıp "güvenli bir durağanlığa" sığınma kararıdır. Biz Leyla’yı sevmediğimizden değil; belirsizliğin sisi altında yarını göremediğimiz için, elimizde kalan son enerjiyi de hayal kurmaya değil, sadece o günü sağ salim bitirmeye harcamak zorunda kaldığımız için gittik 2025’ten.

Hoşça kal Leyla; çünkü biz şimdi, büyük umutların değil, sadece hayatta kalmanın o sessiz ve gösterişsiz telaşındayız…

Bizde “kuşlar da kaderle uçar…”

Önemli haberleri ve güncellemeleri kaçırmamak için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:79
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 21 Ocak 2026 04:03 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Beşiktaşlı futbolcuların aileleri beraber iftar yaptı

06 Mart 2026 00:16see200

Zorlu dan Özel e tepki: Türkiye nin güvenliği siyasete tahvil edilemez

06 Mart 2026 00:16see194

Futbol hakemlerinden ceza ve ücretlerin yeniden düzenlenmesi talebi Sözcü Gazetesi

06 Mart 2026 00:01see191

Hürmüz Boğazı nın kapanması bir şeyin kıymetini hatırlattı: Elektrik

06 Mart 2026 00:25see190

ABD Temsilciler Meclisi nden İran la ilgili savaş yetkileri tasarısına ret Dış Haberler

06 Mart 2026 01:47see183

Yunan, savaşın ortasında Türkiye yi hedef aldı! Tehdit gibi küstah sözler...

05 Mart 2026 08:02see179

TOKİ ÖDEME PLANI 2026: TOKİ ödeme şartları nasıl olacak, taksit ödemeleri ne zaman başlayacak, peşinat ne kadar, kaç TL?

06 Mart 2026 00:08see177

Tel Aviv yakınlarına düşen füze parçası yangına neden oldu

06 Mart 2026 02:22see177

Sarsılan matris Sessiz Çin, hırçın Amerika ve hedefteki İran Düşünce Günlüğü Haberleri

06 Mart 2026 04:08see170

Sanchez den Lübnan a destek Dış Haberler

06 Mart 2026 00:44see168

Çocukların suça sürüklenmesini araştıran komisyonun görev süresi uzatıldı

06 Mart 2026 01:33see167

Trump, İran ı nasıl katlettiğini Messi nin yanında anlattı

06 Mart 2026 01:02see166

İstanbul un üniversitelerinde Ramazan coşkusu: Tek tek gezip o anları paylaştı

06 Mart 2026 01:50see157

Barzani’den ABD/İsrail İran savaşı açıklaması

06 Mart 2026 02:09see153

Donald Trump için Oval Ofis te toplu dua edildi VİDEO İZLE

06 Mart 2026 01:26see135

KOBİ’ler küresel pazara tek tıkla açılıyor Ekonomi Haberleri

06 Mart 2026 04:08see135

Trump ın yalanı dakikalar sonra ifşa oldu: Füzesi kalmadı dediği İran tam o sırada Tel Aviv i vurdu

06 Mart 2026 01:33see131

Irak ın Basra kentinde hareketli dakikalar: ABD merkezli petrol tesisinde patlama

07 Mart 2026 00:26see131

Sergen Yalçın, Okan Buruk a şans tanımıyor

06 Mart 2026 00:01see130

Diyarbakır da 8 katlı bina tedbiren boşaltıldı

06 Mart 2026 01:41see128
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları