Ankara24.com
close
up
Menu

Fenerbahçe duyurdu! Emre Belözoğlu nun imza töreni için tarih belli oldu

Ersan Diamond ın kullanılmış çorap satışıyla bağış paylaşımına bakanlıktan suç duyurusu Sözcü Gazetesi

Gaziantep in tarımsal zenginlikleri ve ata tohumları Gıda Fuarı nda dünya vitrinine çıktı

Cip ile otomobil çarpıştı: 2’si ağır 4 yaralı Sözcü Gazetesi

Fenerbahçe de müjdeler peş peşe! Taraftar bayram edecek

Emre Belözoğlu, Fenerbahçe ye imza attı: 5 sene önceki Emre değilim

Tatilde yediğiniz yemek ya da içtiğiniz su haftalar sonra hastalık nedeni olabilir

Mehmet Akif Ersoy u Anma Haftası nın teması Akif in Ülküsü Yüzyılın Öyküsü olarak belirlendi

Kripto platformlarında çok varlıklı dönem: Hacim artıyor, likidite ve güvenlik sınavı sürüyor

Arıcılığın geleceği için bilim insanları ve üreticiler Siirt te buluştu Siirt Haberleri Habertürk Yerel Haberler

Bakan Bolat detayları açıkladı: Hal yasası tamam, cezalar artıyor

Dünyaca ünlü ayakkabı devi iki fabrikasını kapatıyor: Binlerce kişi işsiz kalacak Sözcü Gazetesi

Denizlispor, üst üste iki maça çıkmayınca 1. Amatör Lig e düşürüldü

TBMM de elektrik desteği limiti 5 bin kilovatsaaten 3 bine indirildi, CHP eleştirdi

Ankara da halı saha maçında kavga kamerada, elinde tabancayla sahaya giren görüldü

Kadın kullanıcı tesisatçısının durumunu paylaştı: Abi ne diyon

Bakan Memişoğlu ndan duygulandıran baba oğul anısı: Doktoruma 10 kere hoş geldin diyorum

ABD nin ilk Müslüman senatörü olan Sayed den imkansızı başardık açıklaması Dış Haberler

ABD seçim sonuçları 2026: Kim kazandı? Demokratlar Kongre’de kontrolü ele geçiriyor! Son Haberler

Hatice’nin ölümüne ilişkin soruşturma

Herkes bu soruyu soruyor: Çocuk mu, kariyer mi, gelecek mi?

Herkes bu soruyu soruyor: Çocuk mu, kariyer mi, gelecek mi?

Ankara24.com, Haberturk kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi yayımlıyor.

Barış Arduç, geçtiğimiz günlerde verdiği bir röportajda Gupse Özay ile olan ilişkilerine dair dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Evlilik kararlarını garantici yapılarına dayandıran Arduç, nikâh masasına oturma sürecini şu sözlerle özetledi: Biz 12 yıldır beraberiz, evleneli ise 5 sene oldu. Duygularımızdan her zaman emindik ancak hayatı paylaşmak ve çocuk sahibi olmak çok ciddi bir sorumluluk. Herkes bu adımı, hayatında bir kez ve doğru insanla atmak ister. Bu yüzden acele etmedik. Pandemi dönemi, evde birlikte vakit geçirmeyi ne kadar sevdiğimizin en somut kanıtı oldu. Çocuk yapmaya karar verdiğimiz an, evliliği de hayata geçirdik.

Gupse Özay ile Barış Arduç, pandeminin 7'nci ayı olan Ağustos 2020'de Çeşme'de evlendi.

Barış Arduç ile Gupse Özay için pandemi dönemi bir sağlamlaştırma süreci olsa da, genel istatistikler, tablonun her zaman bu kadar toz pembe olmadığını gösterdi. Arduç’un; "Pandemide birbirimizi daha çok sevdik ve çocuk kararı aldık" yaklaşımı, ne yazık ki toplumun genelinde karşılık bulmadı.

Pandemi sonrası verilere baktığımızda; Barış Arduç ile Gupse Özay’ın aksine, küresel çapta doğurganlık hızı tarihi dipleri gördü. Gelecekle ilgili belirsizlik, birçok çiftin çocuk planlarını iptal etmesine veya ertelemesine neden oldu.

Barış Arduç ile Gupse Özay'ın kızları Jan Asya, dünyaya 2022'de geldi.

Pandemi süreci, birçok çift için bağlayıcı olmaktan ziyade yıpratıcı bir sınav niteliğindeydi. Barış Arduç ile Gupse Özay'ın aksine, birçok çift, bu süreci evliliğe gitmek için değil, ilişkilerini sonlandırmak için bir dönüm noktası olarak yaşadı. Pandeminin demografik etkileri, bu durumun bir genelleme değil, istisnai bir durum olduğunu gözler önüne serdi.

2020 - 2023 arasında yaşanan COVID -19 pandemisinde oluşan gelecek kaygısı, zaten sürekli düşme eğilimindeki doğurganlık hızına daha da ivme kazandırdı.

Yapılan araştırmalar, Türkiye’de hamilelik planlayan kadınların; % 45'inin pandemi nedeniyle bu planlarını durdurduğunu gösterdi.

Pandemi öncesinde 26 - 27 bandında olan ilk doğum yapma yaşı, 2024 itibarıyla 29.3'e yükseldi.

Son 25 yılda; evliliğin ilk 5 yılındaki boşanma oranı, 2004'te zirve yaparak % 40.2 olmuştu.

Evliliğin ilk 5 yılındaki yüksek boşanma oranları, doğurganlık hızının düşmesindeki temel etkenlerden biri haline geldi.

Parantez içindeki veriler, evlendikten sonra ilk 5 yıl içinde boşanma oranlarını gösteriyor. AB ülkelerinde de oran, Türkiye'deki oranlarla benzerlik gösteriyor. DÜNYANIN BEKA MESELESİ OLDU

Türkiye, 2000’li yılların başından bu yana tarihinin en radikal demografik dönüşümlerinden birini yaşıyor. Bir zamanlar genç nüfus avantajına sahip ülkemiz, bugün nüfusun yenilenme eşiğinin altına düşmesiyle hızla yaşlanan bir toplum modeline doğru evriliyor.

Sadece Türkiye için değil, dünya genelinde bir beka meselesi haline gelen bu durum, ekonomik yapıdan sosyal güvenlik sistemine kadar pek çok alanı tehdit ediyor. Yapılan araştırmalar, bu demografik gerilemenin ardında yatan ekonomik, kültürel ve psikolojik nedenlerin, modern toplumun temel yapı taşlarını kökten değiştirdiğini ortaya koyuyor.

* Nüfusun Yenilenme Eşiği... Doğurganlık hızının 2.10 olması.

* Doğurganlık Hızı... Nüfus başına bir kadının yaşamı boyunca dünyaya getirdiği ortalama çocuk sayısı.

ÇOK GERİLERDE KALINDI

Özellikle 2014'ten itibaren başlayan ve durdurulamayan bu düşüş trendi, Türkiye'nin nüfusunu yenileyebilmesi için kritik sınır olan 2.10 seviyesinin çok uzağında kaldığını gösteriyor.

2000'de; 2.49 olan toplam doğurganlık hızı, 2026 projeksiyonlarına göre, 26 yıl içinde % 42.5 azalarak 1.43 seviyesine kadar gerilemiş durumda.

Doğurganlık hızındaki bu dramatik gerilemenin ardında tek bir neden bulunmuyor. Aksine birbirini besleyen yapısal değişimler söz konusu...

ÖZELLİKLE NELER ETKİLİYOR?

• Veriler, eğitim düzeyiyle doğurganlık arasında ters bir orantı olduğunu gösteriyor. Artan yaşam maliyetleri, konut erişimindeki zorluklar ve 'Kariyer odaklı' yaşam tarzı, evlilik yaşının ötelenmesine ve çocuk sahibi olma kararının süresiz ertelenmesine yol açıyor. Kadınların iş gücüne katılımı artarken, iş ve aile yaşamını dengeleyecek destek mekanizmalarının eksikliği tek çocuklu aile yapısını standart hale getiriyor.

• Savaşlar, çatışmalar, ekolojik dengenin bozulmasıyla artan kirlilik ve doğal afetler, yaşamın ana kaynaklarının azalması, gelecek kaygısına neden oluyor.

• Şehirleşmenin artması, doğurganlık hızının düşmesine büyük katkı sağlıyor.

ÇOCUK SAHİBİ OLMA YAŞI 30'LU YAŞLARIN ORTALARINA YÜKSELİYOR

♦ Yükseköğretim mezunu kadınlarda doğurganlık hızı; 1.22’ye kadar düştü. Yükseköğretim mezunu kadınlar, uzun süren bir eğitim hayatının ardından iş gücüne katılıyor. Kariyer basamaklarını tırmanma arzusu, ekonomik istikrar sağlama çabasıyla birleşince çocuk sahibi olma yaşı 30’lu yaşların ortasına doğru yükseliyor.

Eskiden 'Bir dikili ağaç' ile başlayan evlilik süreci, bugün ulaşılamaz kira bedelleri ve yüksek konut kredileri nedeniyle daha başlamadan tıkanıyor. Barınma gibi en temel ihtiyacın karşılanamadığı bir ortamda, bireyler aile kurmayı bir finansal risk olarak görmeye başlıyor.

İş dünyasındaki rekabet, kadınları biyolojik saatlerinin en verimli yıllarında kariyer peşinde koşmaya zorluyor. Kariyer basamaklarını tırmanmak, genellikle çocuk sahibi olmanın getirdiği sorumluluklarla çelişiyor. Bu durum, ebeveynliği bir yaşam evresi olmaktan çıkarıp, tüm ekonomik ve profesyonel hedeflere ulaşıldıktan sonra gerçekleştirilecek nihai bir lüks haline getiriyor. Biyolojik saatle kariyer saati arasındaki uyumsuzluk, çocuk sahibi olma kararının süresiz ertelenmesine veya tek çocuklu aile yapısının kalıcılaşmasına yol açıyor. Bu durum da doğurganlık hızını düşürüyor.

"SIRADAKİ FELAKET NEDİR?" KAYGISI YÜKSEK ÖLÇÜLERE ÇIKTI

♦ Savaşlar, sadece fiziksel yapıları değil, toplumların geleceğe dair güven duygusunu da yerle bir ediyor. Modern dünyada çatışmalar, sadece cephe hattıyla sınırlı kalmıyor; dijital dezenformasyon ve ekonomik dalgalanmalar aracılığıyla dünyanın en uzak köşesindeki bireye bile; "Daha neler göreceğiz? ve "Sıradaki felaket nedir?" merkezli yüksek ölçekli kronik bir kaygı olarak yansıyor.

Savaş iklimi ve dünyanın güvenliğini sağlama adına kurulan NATO ve Birleşmiş Milletler'e duyulan güvenin azalması gelecekle ilgili kaygıları artıran unsurların başında geliyor.

EKO - ANKSİYETE ARTTI

♦ Doğa, artık ne yazık ki dünyanın bir dekoru değil, krizin bizzat kendisi haline geldi. Mevsimlerin kayması, su kıtlığı ve biyoçeşitlilik kaybı, insanlığa şu gerçeği hatırlatıyor: Üzerinde yaşayacak bir zemin kalmadığında, ideolojilerin ve sınırların hiçbir hükmü yoktur. Genç nesiller; "Nasıl bir dünyada yaşayacağım?" sorusundan ziyade, "Bir dünya kalacak mı?" sorusuyla büyüyor. Bu durum, literatüre 'Eko-anksiyete' olarak geçen yeni bir kaygı türünün alınmasına neden oldu.

"NİTELİK Mİ NİCELİK Mİ?" SORUSU ÖN PLANA ÇIKIYOR

♦ Şehirleşme, dünya genelinde olduğu gibi Türkiye'de de doğurganlık oranlarını düşüren en güçlü yapısal faktör olarak öne çıkıyor. Köyden kente göç, sadece yaşanılan yeri değil, ailenin ekonomik yapısını ve çocukla kurduğu ilişkiyi de kökten değiştiriyor.

Kırsal kesimde çocuk, erken yaşlarda tarlada veya hayvancılıkta çalışabildiği için bir iş gücü olarak görülüyor. Bu nedenle kırsal kesimde çok çocuk demek çok iş gücü anlamına geliyor. Şehirde ise eğitim, sağlık, giyim ve gıda masrafları nedeniyle dünyaya getirilen çocuk sayısı düşüyor.

Şehirde; bir çocuğun yetişkinliğe kadar olan maliyeti, ailenin toplam gelirinin büyük bir kısmına denk geliyor. Bu da aileleri "Nitelik mi, nicelik mi?" sorusuna itiyor. Bu sorunun cevabı da çoğunlukla; "Çok çocuk yerine, daha iyi eğitim alacak tek çocuk" şeklinde oluyor.

Şehirleşme, beraberinde yüksek kiralara ve dar yaşam alanlarına neden oluyor. Kırsal kesimde ek bir oda inşa etmek veya geniş bir evde yaşamak daha kolayken, şehirlerde aileler küçük dairelerde yaşamak zorunda kaldığı için çok çocuk fikrine sıcak bakmıyor. Kırsal kesimde; akrabalar ve komşular çocuk bakımında yardımcı rollere bürünürken şehirlerde bu yapı, yerini çekirdek aileye bırakıyor.

Kırsal kesimde kadınlar tarla işlerini ve hayvancılığı çocuk bakımıyla eş zamanda yapabilirken şehirde bu durum mümkün olmuyor. Şehirde yaşamanın maliyetinin yüksek oluşu, kadınların çalışmasını zorunlu hale getiriyor. Bu da aileleri, çok çocuk fikrinden uzaklaştırıyor.

İŞ GÜCÜ AZALACAK MALİYETLER ARTACAK

Doğurganlık hızının düşmesiyle meydana gelecek olan nüfusun hızla yaşlanması, Türkiye ekonomisi için büyük bir risk olarak görülüyor. Gelecek yıllarda iş gücü arzında daralma yaşanmasıyla, üretim maliyetlerinin artacağı, sosyal güvenlik sistemi üzerindeki emekli yükünün de ağırlaşacağı öngörülüyor.

'GÜMÜŞ EKONOMİ' OLUŞACAK YENİ MESLEKLER TÜREYECEK

Nüfusun yaşlanması, 'Gümüş Ekonomi' olarak adlandırılan ve yaşlı nüfusa hitap eden yeni bir pazarın doğuşunu da beraberinde getirecek. Geriatri uzmanlığı, yaşlı bakım teknolojileri ve robotik otomasyon uzmanlığı, gözde meslekler haline gelecek.

Geriatri Uzmanlığı... Yaşlı sağlığı ve hastalıklarıyla ilgilenen tıp branşı.

GELECEKTE EVLER NASIL OLACAK?

Büyük aile konutlarının yerini, küçük ama sağlık hizmetlerine erişimi kolay, kompakt ve hizmet odaklı akıllı yaşam alanları alacak.

DÜNYA GENELİNDE DURUM NEDİR?

Dünya genelinde doğurganlık hızı ortalaması 1950'lerde 4.9 idi. Günümüzde ise % 54 azalmayla; 2.25 seviyelerine kadar geriledi.

Birleşmiş Milletler verilerine göre, 2026 - 2030 döneminde küresel ortalamanın ilk kez yenilenme eşiği olan 2.1'in altına düşmesi bekleniyor.

Bu da insanlık tarihinde bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Zira; küresel nüfusun doğal artış hızı ilk kez durma noktasına yaklaşacak.

Türkiye ve birçok ülke, doğurganlık hızının düşmesiyle yaşlı nüfusun artacak olmasından doğacak sorunların önüne geçme adına çalışmalarda bulunuyor.

Türkiye ve dünya genelinde derinleşen demografik kriz, devletleri 'Nüfus Alarmı' seviyesine taşımış durumda. Doğurganlık hızının kritik eşiğin altına inmesi, sadece bir aile planlaması meselesi değil, aynı zamanda ekonomik ve sosyal güvenlik sistemlerinin bekası için bir varoluş mücadelesine dönüştü.

Doğurganlık oranlarındaki keskin düşüş, modern toplumları 'Yaşlanan bir dünya' gerçeğiyle yüzleştiriyor. Genç nüfusun azaldığı, yaşlı nüfusun ise sosyal güvenlik sistemleri üzerinde baskı oluşturduğu bu yeni dönemde, demografik yapıyı koruma adına, çocuk sahibi olmanın getirdiği ekonomik yükü, devlet eliyle hafifletmek için kapsamlı reform paketleri devreye alınıyor.

REFORM PAKETİNDE NELER VAR ?

♦ Kadının iş gücündeki yerini korurken anne olabilmesini sağlamak amacıyla doğum izinlerinin süresi revize ediliyor. Sadece sürenin uzatılması değil, babalık izinlerinin de teşvik edilmesiyle bakım yükünün paylaşılması hedefleniyor.

♦ Çocuk bakımının maliyetli olması, çocuk sahibi olma kararının önündeki en büyük engellerden biri. Mahalle bazlı kreş destekleri ve iş yerlerinde kreş zorunluluğu gibi adımlarla, bakım yükü bireyin omuzlarından alınıp toplumsal bir sorumluluğa dönüştürülüyor.

♦ Tek seferlik doğum yardımlarının ötesinde; çocuk sayısına göre artan vergi indirimleri, eğitim yardımları ve barınma destekleri gibi kademeli yardım modelleri geliştiriliyor.

Mirası hayata geçirilemedi Haberi Görüntüle

Gelişmeleri kaçırmamak için Ankara24.com'dan en güncel haberleri takip edin.
seeGörüntülenme:115
embedKaynak:https://www.haberturk.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 08 Şubat 2026 09:06 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Fenerbahçe duyurdu! Emre Belözoğlu nun imza töreni için tarih belli oldu

05 Kasım 2026 15:42see196

Ersan Diamond ın kullanılmış çorap satışıyla bağış paylaşımına bakanlıktan suç duyurusu Sözcü Gazetesi

05 Kasım 2026 18:55see184

Gaziantep in tarımsal zenginlikleri ve ata tohumları Gıda Fuarı nda dünya vitrinine çıktı

05 Kasım 2026 18:06see178

Cip ile otomobil çarpıştı: 2’si ağır 4 yaralı Sözcü Gazetesi

05 Kasım 2026 18:16see174

Fenerbahçe de müjdeler peş peşe! Taraftar bayram edecek

05 Kasım 2026 16:05see172

Emre Belözoğlu, Fenerbahçe ye imza attı: 5 sene önceki Emre değilim

06 Kasım 2026 16:48see169

Tatilde yediğiniz yemek ya da içtiğiniz su haftalar sonra hastalık nedeni olabilir

05 Kasım 2026 18:41see166

Mehmet Akif Ersoy u Anma Haftası nın teması Akif in Ülküsü Yüzyılın Öyküsü olarak belirlendi

05 Kasım 2026 17:34see165

Kripto platformlarında çok varlıklı dönem: Hacim artıyor, likidite ve güvenlik sınavı sürüyor

06 Kasım 2026 17:56see165

Arıcılığın geleceği için bilim insanları ve üreticiler Siirt te buluştu Siirt Haberleri Habertürk Yerel Haberler

05 Kasım 2026 18:26see164

Bakan Bolat detayları açıkladı: Hal yasası tamam, cezalar artıyor

05 Kasım 2026 18:17see164

Dünyaca ünlü ayakkabı devi iki fabrikasını kapatıyor: Binlerce kişi işsiz kalacak Sözcü Gazetesi

05 Kasım 2026 19:51see164

Denizlispor, üst üste iki maça çıkmayınca 1. Amatör Lig e düşürüldü

05 Kasım 2026 16:57see161

TBMM de elektrik desteği limiti 5 bin kilovatsaaten 3 bine indirildi, CHP eleştirdi

05 Kasım 2026 18:56see161

Ankara da halı saha maçında kavga kamerada, elinde tabancayla sahaya giren görüldü

06 Kasım 2026 17:26see161

Kadın kullanıcı tesisatçısının durumunu paylaştı: Abi ne diyon

05 Kasım 2026 17:21see160

Bakan Memişoğlu ndan duygulandıran baba oğul anısı: Doktoruma 10 kere hoş geldin diyorum

05 Kasım 2026 19:07see159

ABD nin ilk Müslüman senatörü olan Sayed den imkansızı başardık açıklaması Dış Haberler

05 Kasım 2026 13:27see159

ABD seçim sonuçları 2026: Kim kazandı? Demokratlar Kongre’de kontrolü ele geçiriyor! Son Haberler

05 Kasım 2026 13:40see157

Hatice’nin ölümüne ilişkin soruşturma

06 Kasım 2026 17:46see157
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları