Her şey bir anda olup bitti: Kolumu sudan çıkardım, elim yoktu 30 saniye içinde ölmesi beklenirken nasıl hayatta kaldı?
Hurriyet sayfasından alınan bilgilere göre, Ankara24.com açıklama yapıyor.
'47 Meters Down' filmi Lulu Gribbin'in korkulu rüyasıydı. Birkaç yıl önce izlediği bu filmi hatırlamak bile tüylerini diken diken etmeye yetiyordu. Filmde iki kız kardeş bir dalış kafesinde mahsur kalıyor, katil köpekbalıkları da tehditkar bir biçimde kardeşlerin etraflarında dolanıyordu.
Tam da bu film nedeniyle, ikiz kardeşi Ellie ve arkadaşlarıyla Haziran 2024'te yüzmeye gittiklerinde Lulu, fazla açılmamaya karar verdi. Ayağının yere bastığı bir noktada, güvende olacağını düşünüyordu.
Ancak ne yazık ki kıyıya yakın olmak Lulu'yu korumak için yeterli değildi. Zira Lulu, kardeşi ve arkadaşlarıyla ABD'nin Florida eyaletinin Seacrest Plajı'na gittiği o gün, korkunç bir köpekbalığı saldırısına uğradı.
Lulu'ya saldıran boğa köpekbalığı, genç kızın sol elini ve sağ bacağının bir kısmını kopardı.
Yaşadıklarını Daily Mail'e anlatan Lulu, "Saldırının kendisini çok az hatırlıyorum, muhtemelen şokta olduğum için. Olağanüstü bir acı hissettiğimi de hatırlamıyorum. Hatta köpekbalığını görmedim bile. Tek hatırladığım, köpekbalığının gölgesi. Bir de sol kolumu sudan çıkarıp gerçeğin farkına vardığım anı hatırlıyorum. Elim yoktu. Sadece et ve kemik çıkıntısı vardı" ifadelerini kullandı.
Saldırı sonucu Lulu, vücudundaki kanın üçte ikisini kaybetti. Normal koşullarda böyle bir olaydan sağ çıkması neredeyse imkansızdı. Ancak Lulu mucizevi bir şekilde hayatta kaldı.
"BÖYLE BİR DURUMDA 30 SANİYE İÇİNDE KAN KAYBINDAN ÖLÜRSÜNÜZ"
Annesi Ann Blair, Daily Mail'e yaptığı açıklamada, "Lulu'nun femoral arteri [uylukta bulunan ana arter] ikiye bölünmüştü. Genellikle böyle bir durumda 30 saniye içinde kan kaybından ölürsünüz. Tıbbi olarak, Lulu hayatta olmamalıydı. Ama hayatta" ifadelerini kullandı.
Üstelik Lulu sadece hayatta kalmakla kalmadı, hayatına devam de etti. Yaşından beklenmeyecek bir kadar büyük bir fiziksel ve zihinsel güç ortaya koyan genç kız, saldırıdan sadece 11 ay sonra, protez uzuvlarıyla hayatının dönüm noktası olan o plaja geri döndü.
Kumsalda başını Ellie'nin dizlerine koyup yatan Lulu, köpekbalığı saldırısından sonraki dakikaları adeta yeniden yaşadı. O gün de Ellie, Lulu'nun başını ellerinin arasına alıp, hayatı için savaşması için yalvarmıştı.
Bugün 17 yaşında olan Lulu, o plaja geri dönmenin kendisi için özgürleştirici olduğunu ve omuzlarından büyük bir yük aldığını belirtirken, Ellie de "Çok duygusal bir deneyimdi... ve bir bakıma iyileştiriciydi" ekledi.
ANİ HAREKETLER YAPMAMAYA ÇALIŞTI AMA FAYDASI OLMADI
Alabama'nın Birmingham şehrinin Mountain Brook kasabasında yaşayan Lulu, hayatını değiştiren o günü de Daily Mail'e anlattı.
Lulu'nun ifadesine göre, gittikleri aile tatilinde sığ suda oynarken arkadaşlarından birinin "Köpekbalığı!" diye bağırması üzerine herkes panik içinde kıyıya yüzmeye başladı.
Bu dakikaları ateşi çıktığında gördüğü tuhaf rüyalara benzeten Lulu, "Çığlık atıldıktan hemen sonra, köpekbalığı beni yakalamış gibi geldi ancak geriye dönüp baktığımda, bunun birkaç saniye sürdüğünü anlıyorum" dedi.
Lulu, suda ani hareketler yapmanın köpekbalığını çekme olasılığının daha yüksek olduğunu bildiği için sahile yaklaşırken acı içinde hareketlerini yavaşlatmıştı. Ancak bu, hem yetersiz hem de çok geç kalınmış bir önlemdi.
Lulu, "Tamamen şok olmuştum. Beynim ne olduğunu biliyordu ama vücudum tepki veremiyordu. Beni yakaladığını anladığımda, yardım isteyemedim, konuşamadım, yüzemedim, hiçbir şey yapamadım" ifadelerini kullandı.
ORADAN GEÇENLER YARDIMINA KOŞTU
Lulu kolunu sudan çıkarıp elinin yerinde olmadığını fark ettiği sırada köpekbalığı halen bacağında yapışmış haldeydi. Lulu bağırmaya çalışıyor ama sesini çıkaramıyordu. Bu sırada köpekbalığı bacağını ısırmaya devam ediyordu.
O esnada olay yerinden geçen Stephen Beene isimli vatandaş, Lulu'nun durumunu fark edip yardımına koştu. Lulu, "Beni Stephen kurtardı. Köpekbalığı bacağıma yapışmıştı. Stephen beni kurtarmak için köpekbalığına yumruk attı. Başka bir adam daha geldi. O beni kıyıya taşırken bayılmışım. Kendime geldiğimde, tanımadığım insanlar uzuvlarıma turnike uyguluyor ve elimi tutuyorlardı" diye anlattı o dakikaları.
Köpekbalığı uyarısını duyduklarında kız kardeşinin önünde yüzmekte olan Ellie o sırada kıyıya ulaşmış olduğunu belirterek, "Arkama dönüp baktığımda suda bir kırmızılık olduğunu gördüm. 'Korkunç bir şey oldu' diye düşündüm, ama bunun Lulu olduğunu bilmiyordum" dedi.
PLAJDAKİ ÜÇ MELEK
Kanın kız kardeşine ait olduğunu fark ettiğinde çığlık atmaya başlayan ve Lulu kuma yatırılana kadar çığlık atmaya devam eden Ellie, "Başını ellerimin arasına alıp ona 'Başarabilirsin. Nefes almaya devam et. Harika gidiyorsun' diyordum. Sadece olan biteni aklından uzaklaştırmaya çalışıyordum" ifadelerini kullandı.
Diğerleri Lulu'nun kopan elini ve ağır yaralı bacağını örterken Ellie, sadece ikizinin gözlerine bakmaya çalışıyordu.
Bu noktada Lulu'nun şansı döndü. Zira o sırada yakınlarda bulunan üç kişi sağlık çalışanıydı.
Doğum hemşiresi olan Delanie Quinnelly çığlıkları duyduktan sonra genç kızın yardımına koştu ve hemen çevredekilere Lulu'nun bacağındaki ve kolundaki kanamayı durdurmak için turnike yapmak üzere tişört ve havlu getirmelerini söyledi.
Radyolog Mohammad Ali ve arkadaşı aile hekimi Ryan Forbess da aileleriyle birlikte plajdayken kargaşayı duydular. Mohammad, Lulu'nun femoral arterine bastırarak kan akan yarayı kapatmaya çalıştı ve plaj sandalyelerini birbirine bağlayan bir kayışla kızın bacağının üst kısmına turnike uyguladı.
Ryan ise Lulu'nun nabzını kontrol etti ve kalbi durursa göğüs kompresyonu yapmaya hazırlandı. Lulu bu üçlüyü "plajdaki melekler" olarak nitelendirdi.
"JAWS FİLMİNDEN BİR SAHNE GİBİYDİ"
O sırada Lulu'nun annesi, diğer annelerle öğle yemeğine gittiğinden kızının başına gelenlerden habersizdi. Ann Blair'in arkadaşı Ellen, kızları aramaya çalıştı ama telefonları cevap vermiyordu.
Ann Blair, bir terslik olduğunu sezerek, sahile doğru koşmaya başladı. O sırada kalabalığı fark etti.
"Normalde insanlar kıyıda durup denizi seyretmezler. Sanki Jaws filminden bir sahne gibiydi" diyen Ann Blair sahile indiğinde kızının yerde yattığını gördüğünü belirterek, "Gerçekten hayalet gibi görünüyordu. Çok solgundu" ifadelerini kullandı.
Ann Blair, Ellie'nin hemen yanına koştuğunu ve kendisine Lulu'nun iyi olacağını söylediğini belirterek, "Ama ben sadece çığlık atıyordum" diye anlattı o dakikaları.
Lulu'nun kolu örtülmüştü, ama annesi bacağının kalan kısmındaki kanı ve parçalanmış eti gördü. Ann Blair, "Uyluk ortasından dizine kadar sadece kemik kalmıştı. Orada hiçbir şey yoktu. Yani, şimdi bile gözümün önüne geliyor. Sanırım bunu asla unutamayacağım" ifadelerini kullandı.
BACAĞI DA AMPÜTE EDİLDİ
Ambulans birkaç dakika içinde geldi ve Lulu helikopterle hastaneye kaldırıldı. Ailesi ve arkadaşları da 1 saat 20 dakikalık zorlu bir yolculukla onu takip etti.
Hastaneye vardıklarında, doktorlar Ann Blair'e kızının elini kaybettiğini bildirdi. Dahası da vardı: Lulu'nun sağ bacağını kurtarmayı seçtikleri takdirde, hasarın büyüklüğü nedeniyle bir yıl içinde ampütasyon kaçınılmaz olacaktı. O nedenle hemen ampütasyon kararı alındı.
Lulu'nun seyahatte olmayan babası bilgilendirildi. Hastaneye gelen baba kendi deyimiyle kızını mı görecekti, yoksa cenazesini mi alacak emin değildi.
Lulu ertesi sabah kendine geldi. Ann Blair'in dediğine göre suda kolunu kaybettiğini hatırlıyordu. Ann Blair, "Ama bacağının durumunu bacağı kesilene kadar bilmiyordu. Gece yarısı uyandığını ve bacağına makas hareketi yaptığını hatırlıyorum. Kalbim parçalanarak 'Evet, bacağın yok' demek zorunda kaldım" diye konuştu.
Lulu ise sonunda cesaretini toplayıp uzuvlarını incelediğinde kendini biraz garip hissettiğini belirterek, "Bu durum beynimi biraz değiştirdi. Ama aynı zamanda aşağıya bakıp bir gelecek görebiliyordum ve her şeyin yoluna gireceğini biliyordum" dedi.
LULU İÇİN EN ZOR ŞEY HAYALET UZUV AĞRISIYDI
Gerçekten de uyandığında söylediği ilk sözlerin "Başardım" olması, Lulu'nun azimli karakterinin bir göstergesiydi. Bu kadar iyimser kalmasını, ampute hastalara yönelik rehabilitasyon merkezine nakledildiğinde kendisinden daha ağır yaralı hastalar görmesine bağlayan Lulu, "Felçli veya beyin hasarı olan hastalar vardı. Sadece gülmeye ve diğer insanları neşelendirmeye çalıştım, çünkü çoğunun hayatı mahvolmuştu" ifadelerini kullandı.
Lulu o günden bu yana dokuz ameliyat geçirdi. Bu ameliyatların deniz suyu ve köpekbalığının ağzından kaynaklanan enfeksiyonu temizlemek için yapılmış önemsiz operasyonlar olduğunu belirten Lulu, "Daha önemli olan, hissettiğim hayalet uzuv ağrısıydı" diye konuştu.
Ampute kişilerin yüzde 80'inde görülen hayalet uzuv ağrısı, kayıp uzvun hala hissedilmesi ve bıçak saplanması veya kaşıntı hissi olarak tanımlanıyor. Lulu da "Bacağımın kendini sıktığını hissediyordum... Sanki yanıyormuş gibi hissediyordum" ifadelerini kullandı.
Lulu, uzuvlarını kaybettikten üç ay sonra yeniden yürümeyi öğrenmenin yolculuğunun en zor kısımlarından biri olduğunu söylerken Ann Blair de kızının yeniden yürümeyi öğrenmesini izlemenin çok duygusal bir deneyim olduğunu söyledi.
Ann Blair, "Hepimiz oradaydık, doktorlar da oradaydı ve hepimiz birbirimize sarılıp ağladık" dedi.
REHABİLİTASYONDA SADECE 77 GÜN KALDI
Lulu, rehabilitasyonda sadece 77 gün geçirdikten sonra, Ağustos 2024'te taburcu edildi ve protez bacağıyla yürüyerek hastaneden çıktı. İlerlemesi şaşırtıcıydı. Onun gibi amputelerin normalde protezlerle yürümeyi öğrenmek için bir yıl veya daha fazla zamana ihtiyaç duyduklarını söyleyen Ann Blair "Lulu kesinlikle inatçı bir çocuk. Ama bence bu durum ona çok yardımcı oldu" ifadelerini kullandı.
Lulu, saldırıdan iki ay sonra eve döndüğünde, çevresindeki herkes onun en sevdiği renk olan mor giysiler giyip bir geçit töreni düzenlendi.
Okuldan sadece bir ay uzak kalan Lulu, kendi deyimiyle, tuvaleti kullanmaktan ayakkabı bağcıklarını bağlamaya kadar düşünmeden yaptığımız her şeyi yeniden öğrenmek zorunda kaldı.
Bununla birlikte bazı avantajlar da edindiğini söyleyen Lulu, "Protezlerim sadece havalı görünmekle kalmıyor, normal kol ve bacakların yapamadığı şeyleri de yapabiliyor. Bacağımda bir düğme var ve ayakkabılarımı giymeme yardım etmesi için onu ters çevirebiliyorum. Kolumda, istediğim kadar tam daire çizebilen dönebilen bir bilek var" dedi.
Spor meraklısı olan Lulu, geçirdiği kaza sonucunda daha iyi bir golfçüye dönüştü. Lulu, protez bacağını çıkarmanın daha fazla dönüş yapmasını sağladığını ve topu daha uzağa vurmasına yardımcı olduğunu ifade etti.
TAYLOR SWIFT'İN DAVETLİSİ OLARAK KONSER İZLEDİ
Taylor Swift hayranı olan Lulu'nun en büyük hayali de geçen kasım ayında gerçekleşti. Swift'in annesi Andrea, Lulu'nun durumunu duydu ve genç kızı Taylor'ın Eras Tour konserine davet etti. Lulu, "Taylor'ın ebeveynleri ve ailesiyle birlikte oturduk. Çok tatlıydılar, hep birlikte dans ettik" ifadelerini kullandı.
Lulu, zamanı geri almak istediği durumların çok sık olmadığının altını çizerek, "Elbette, her iki dünyanın da en iyisine sahip olmayı dilediğim anlar oluyor – bu hayatı yaşarken aynı zamanda iki bacağım ve iki kolum da olmasını dilediğim anlar... Ama ben durumun sadece olumlu yanlarına bakmaya çalışıyorum... Artık gerçekten hiç acı hissetmiyorum, ama bazı günler protezim istediğim gibi çalışmadığında bu çok sinir bozucu oluyor" diye ekledi.
BAŞKA LULU'LAR OLMASIN DİYE
Lulu'nun yaşadıklarından yolan çıkan ailesi, gelişmiş teknoloji ürünlerini amputeler için daha erişilebilir ve karşılanabilir hale getirmeyi amaçlayan Lulu Strong Vakfı'nı kurdu.
Ek olarak ailenin girişimleriyle Alabama'da Lulu'nun Yasası adıyla kanun kabul edildi ve bir köpekbalığı saldırısı uyarı sistemi kuruldu. Bu uyarı sistemiyle köpekbalığı saldırısı durumunda cep telefonları yakınlardaki insanları uyaracak. Aile bu sistemin ülke çapında yaygınlaşmasını umuyor.
Bölgelerinde saldırılar son derece nadir olsa da ilerleyen günlerde Lulu'nun saldırısından sadece 90 dakika önce yakınlarda başka bir saldırı daha meydana geldiğini öğrendiklerini belirten Ann Blair, "Bunu duyduğumuza çok üzüldük. Sahilde köpekbalığı saldırısı olduğunu bilseydim, [kızlar] suya girmezlerdi" dedi.
Lulu ise gelecekte Paralimpik Oyunları'nda ABD'yi temsil etmek istediğini belirterek, "Henüz hangi dalda yarışacağımı tam olarak bilmiyorum, ama her şeye açığım" diye konuştu.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:39
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 18 Ocak 2026 10:00 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















