Ankara24.com
close
up
Her ev kadınına bir asgari ücret Özgür Bayram Soylu

Her ev kadınına bir asgari ücret Özgür Bayram Soylu

Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi paylaşıyor.

Bugün Türkiye’de hayat pahalılığı, sadece fiyatların artışı değil; aynı zamanda emeğin görünmezleşmesi, bakım yükünün tek taraflılaşması ve geleceğin ertelenmesi demek. Emekli maaşıyla ay sonunu getiremeyenler, asgari ücretle çalışıp yine de yoksulluk sınırının altında kalanlar, yağmura çıkarken şemsiyeyle korunanlar, ıslanmak hayatın gerçeği denilerek ıslanmaya bırakılanlar, çalışmak isteyen ama sistem dışında bırakılan milyonlar… 23 yıl önce olduğu gibi bugün de bu kesimlerin ortak talebi adalet

Bugün Türkiye’de hayat pahalılığı, sadece fiyatların artışı değil; aynı zamanda emeğin görünmezleşmesi, bakım yükünün tek taraflılaşması ve geleceğin ertelenmesi demek. Emekli maaşıyla ay sonunu getiremeyenler, asgari ücretle çalışıp yine de yoksulluk sınırının altında kalanlar, yağmura çıkarken şemsiyeyle korunanlar, ıslanmak hayatın gerçeği denilerek ıslanmaya bırakılanlar, çalışmak isteyen ama sistem dışında bırakılan milyonlar… 23 yıl önce olduğu gibi bugün de bu kesimlerin ortak talebi adalet ve kalkınma. Bugün Türkiye’de yaklaşık 7,38 milyon kadın, “ev işleri nedeniyle” işgücüne dahil olmadığını beyan ediyor. Bu kadınlar aslında işsiz değil. Çocuk bakıyorlar, yaşlı bakıyorlar, hasta bakıyorlar; yani toplumsal hayatın devamı için zorunlu olan işleri üstleniyorlar. Bir bakıma kamunun ve piyasanın üstlenmesi gereken bakım maliyetleri, sessizce kadınların omzuna yüklenmiş durumda. Bu nedenle “her ev kadınına bir asgari ücret” tartışması, basit bir maaş meselesi değil; bu ekonomide kimin emeğinin “iş”, kimin emeğinin “zaten yapılması gereken” sayıldığına dair ironik ama öğretici bir yüzleşme.

GÖRÜNMEYEN EMEK, GÖRÜNEN İŞSİZLİKTEN DAHA BÜYÜK

Kadınların işgücü piyasasındaki konumuna bakıldığında tablo daha da netleşiyor. Resmî kadın işsizlik oranı %11,6. Ancak bu oran gerçeğin yalnızca dar bir kesitini yansıtıyor. Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin birlikte ele alındığı oran %22,3’e çıkıyor. İşsizlerle potansiyel işgücünün bütünleşik oranı %30,1. En çarpıcı veri ise burada: Atıl işgücü oranı %38,6. Yani her on kadından neredeyse dördü, çalışabilir durumda olmasına rağmen sistemin dışında. Bu görünmezlik sadece gelirle sınırlı kalmayıp hayatın tamamına yayılıyor. Yaşam Memnuniyeti Araştırması’na göre kadınların %35,9’u, yaşadığı çevrede gece yalnız yürürken kendini güvensiz hissediyor. Yoksulluk ve Yaşam Koşulları İstatistikleri ise kadınların %31,5’inin yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olduğunu söylüyor. Yani her üç kadından biri, sadece düşük gelirli olmanın ötesine sistemin kenarına itilmiş durumda.

Kadın hem ücretsiz çalışıyor, hem güvencesiz yaşıyor, çoğu zaman da kayıt dışı, hem de “sosyal politika hedef kitlesi” olarak anılıyor. Kadın yoksul olduğunda bu bir ekonomik kriz sayılmıyor; ama evler ayakta kalmadığında herkes “toplumsal çözülmeden” söz ediyor. Bu koşullar altında düşen doğurganlık oranlarını “kültürel tercihlerle” açıklamak mümkün olmuyor. Çünkü kabul edelim etmeyelim sadece kadın için dahi çocuk sahibi olmak, giderek ekonomik bir risk haline gelmiş durumda. Bu nedenle doğurganlık düşüyor, bakım emeği görmezden geliniyor, görülse bile sembolik gülünç rakamlarla, piyasada karşılık bulmayan düzenlemelerle kağıt üzerinde ödüllendiriliyor.

NEYİ SÖYLÜYOR, NEYİ SÖYLEMİYOR?

“Her ev kadınına asgari ücret” önerisi bu noktada bir turnusol kâğıdı işlevi görüyor. 2026 yılı itibarıyla net asgari ücret 28.075,50 TL. Bu tutarın, ev işleri nedeniyle işgücüne katılamayan 7,38 milyon kadına ödenmesi halinde net yıllık maliyet yaklaşık 2,48 trilyon TL’yi buluyor. Bu rakam merkezi yönetim bütçesinin yaklaşık %15–20’sine, GSYH’nin ise %5–7’sine denk geliyor. Bu büyüklük, önerinin “yarın sabah uygulanacak” bir politika olmadığını açıkça gösteriyor.

Bugün 2,48 trilyon TL “fazla” bulunabilir. Ama aynı ekonomi:

* 7,38 milyon kadının ücretsiz çalışmasını normal,

* %38,6 atıl işgücünü olağan,

* %31,5 kadın yoksulluğunu istatistik,

* %35,9 güvensizlik hissini “algı”

sayabiliyor. Sorun paranın miktarı değil; bu emeğin bugüne kadar hiç sayılmamış olması. Bu nedenle çözüm, doğrudan ve eşit bir nakit dağıtımı değil; ev içi emeği ekonomik sisteme dahil eden hibrit bir sosyal refah ve üretim modeli olmak zorunda. Böyle bir model üç temel ilkeye dayanabilir.

Birincisi, kademeli ve ihtiyaca duyarlı destek. Örneğin düşük gelirli ve iki çocuklu hanelerde tam destek; orta gelirli ve üç çocuklu hanelerde kısmi destek; engelli bakım yükü olan düşük gelirli hanelerde ise artırılmış destek.

* Düşük Gelirli + 2 Çocuklu Haneler:  %100 (Tam Maaş): 28.075 TL

* Orta Gelirli + 3 Çocuklu Haneler: %60 Destek: 16.845 TL

* Düşük Gelirli + 1 Engelli Bakımı Olan Haneler:  %110 Destek: 30.882 TL

He bu şartlarda hangi gelir düzeyi düşük hangi gelir düzeyi orta orası da ayrı bir tartışma konusu.

İkincisi, evde üretim ve kooperatifleşme… Üçüncüsü, çok kaynaklı finansman. Dijital ve finansal işlem vergileri, lüks tüketim payları, karbon vergileri, kayıt dışı ekonomiyle mücadele ve dijital harcama kartlarıyla geri dönen vergi gelirleri. Böylece sistem, maliyetinin önemli bir bölümünü kendi içinde döndüren bir yapıya kavuşabilir. Ortodoksları taptığı enflasyon riski ise toplu ve sınırsız nakit yerine; temel ihtiyaçlarla sınırlı dijital kartlar, harcama kısıtlı sosyal puanlar ve endeksli değer sistemleriyle yönetilebilir.

BU BİR MAAŞ MESELESİ DEĞİL

“Her ev kadınına bir asgari ücret” meselesi, bir refah vaadi değil; bir yüzleşme çağrısıdır aslında.

Bugün bu emeği yok sayan bir ekonomik anlayış:

* Kadın yoksulluğunu,

* Düşen doğurganlığı,

* Atıl işgücünü,

* Aile yapısındaki çözülmeyi

yarın daha ağır bedellerle ödemek zorunda kalır. Doğurganlık üzerinden kağıt üzerinde ev kadınlığını teşvik eden ama bu emeği güvenceye almayan bir düzen, aileyi ayakta tutmak yerine kırılganlaştırmayı sürdürüyor. Unutulmamalı ki mutfaktaki yangın büyüdükçe, adalet ve kalkınmadaki çözülme de hızlanıyor.

Bizde gidene yol, kalana yük düşer.

Durumu takip etmeye devam edin, Ankara24.com her zaman en yeni haberleri sunuyor.
seeGörüntülenme:218
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 07 Ocak 2026 04:03 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

İstanbul da 3 projeden daire alan yabancılara vatandaşlık şoku: Evleri burada, gelecekleri belirsiz

07 Ekim 2026 01:43see226

Birlikte alkol aldığı arkadaşını bıçakladı

07 Ekim 2026 01:21see216

Futbolun efsanesi Messi veda ediyor! Milli formayı son kez giydi

07 Ekim 2026 04:20see212

Ümit Milli Takım, Macaristan ile berabere kaldı!

07 Ekim 2026 00:41see212

Trump tan İran mesajı: Bu işi bitirmemiz gerekiyor

07 Ekim 2026 00:58see211

İdam edildikten sonra hayatta kalan kadının bilinci açıldı Sözcü Gazetesi

07 Ekim 2026 00:54see207

Dünyanın en soğuk kıtasında sadece ikisi çiçek açabiliyor Sözcü Gazetesi

07 Ekim 2026 00:24see205

İngiltere 3 golle kazandı! Kane 36 yıllık rekoru kırdı

07 Ekim 2026 00:06see203

Üsküdar da yolcu vapuru yalıya çarptı

07 Ekim 2026 00:47see202

ORGANİZASYON HİZMETİ ALINACAKTIR

07 Ekim 2026 00:13see201

Bir gün önce nişanlanan çift kazada hayatını kaybetti

07 Ekim 2026 02:55see199

AK Parti li Zengin: Görüntüyü çeken ve paylaşanlar yaptırımla karşılaşacaktır

07 Ekim 2026 00:49see198

İngiltere den 7 yiyen Hırvatistan, İspanya ya son anlarda mat oldu

07 Ekim 2026 00:07see197

Derin Mermerci bunu beklemiyordu! Boğaz daki yalısına vapur çarptı

07 Ekim 2026 00:47see196

Cristiano Ronaldo milli takımı bırakmadığını duyurdu!

07 Ekim 2026 00:13see191

Rusya’daki salgın alarmı sonrası Trump’tan kritik hamle Sözcü Gazetesi

07 Ekim 2026 01:14see191

Ankara da uygulama noktasında polise ateş açıldı: Bir polis şehit oldu

07 Ekim 2026 01:42see191

“Ülkede aslında Türk sorunu var!” Sözcü Gazetesi

07 Ekim 2026 05:02see175

Girne deki gemi kazasında kaybolan 2 kişinin kimliği belirlendi, ölü sayısı 22 oldu

07 Ekim 2026 00:12see169

AKP’li vekilin yeğeni sigorta için fabrikasını yakmış! Sözcü Gazetesi

07 Ekim 2026 05:37see164
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları