Ankara24.com
close
up
Hayalet deprem tedirginliği: Stres ve kaygı bozukluğuna neden oluyor! Sarsıntı yok ama oluyormuş hissiyle kendini gösteriyor Sağlık Haberleri

Hayalet deprem tedirginliği: Stres ve kaygı bozukluğuna neden oluyor! Sarsıntı yok ama oluyormuş hissiyle kendini gösteriyor Sağlık Haberleri

Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan verilere dayanarak bilgi yayımlıyor.

Uzmanlar, Türkiye'de son dönemde art arda meydana gelen depremlerin ardından halkın geniş kesiminde "deprem oluyormuş" hissiyle kendini gösteren ve literatüre "hayalet deprem sendromu" olarak giren durumun, toplum genelinde stres ve kaygı bozukluklarını tetiklediğini belirtti.

Deprem riski yüksek bölgelerde yaşayan birçok kişi, gerçek bir sarsıntı olmasa bile yerin sallandığı hissine kapılarak günlük hayatına bu tedirginlikle devam ediyor.

Özellikle Balıkesir'in Sındırgı ilçesi, son 3 ayda 16 binin üzerinde depremin meydana gelmesiyle, bu sendromun en belirgin şekilde hissedildiği bölgelerden biri oldu.

Ancak uzmanlara göre, yalnızca Sındırgı değil, Türkiye'nin dört bir yanında insanlar herhangi bir sarsıntı olmasa dahi yerin sallandığı hissine kapılıyor. Vatandaşlar gün içinde en küçük titreşimi bile deprem sanıyor, sosyal medya ve deprem uygulamaları üzerinden gelişmeleri anbean takip ediyor.

Uzmanlar, bu durumun sürekli alarm halinde yaşamayı beraberinde getirerek toplum genelinde psikolojik yorgunluk, stres artışı ve uyku bozukluklarına yol açtığını vurguluyor.

"Hayalet deprem durumlarında kişi tetikte olma halini hissediyor"

Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Erişkin Psikiyatri Uzmanı

Dr. Burak Amil, "hayalet deprem sendromu"nun nispeten yeni bir tabir olduğunu, literatüre yavaş yavaş girmeye başladığını ve bununla ilgili vaka çalışmalarının yapıldığını söyledi.

Gerçek bir deprem olduğunda yerde bir sarsıntı hissi oluştuğunu, kişilerin sanki başları dönüyormuş gibi hissettiğini ve denge problemleri yaşadığını belirten Amil, bu durumun deprem olmadığı zamanlarda da gerçekleşmesine, bununla birlikte kaygı, endişe ve huzursuzluk halinin yaşanmasına ve sanki deprem oluyormuş gibi teyakkuz haline geçilmesine

"hayalet deprem"

adını dediklerini ifade etti.

Bu hissin oluşmasında hem psikojenik faktörlerin hem de birtakım nörofizyolojik, nörokimyasal değişikliklerin etkileri olduğuna işaret eden

Amil, "Biz bir deprem yaşadığımızda aslında oradaki sarsıntı hissiyle birlikte beynimizdeki birtakım nörokimyasal yapılarda birtakım değişiklikler meydana gelebiliyor. Beynin denge merkezlerinde birtakım fizyolojik değişiklikler meydana gelebiliyor. Buna bağlı olarak da biz, daha sonrasında aslında bu sarsıntı hissini bir şekilde zihnimizde hatırlayarak, tekrar buna benzer bir deneyimi sanki öyle oluyormuşçasına yaşayabiliyoruz." dedi.

Amil, bu durumun aslında bir psikojenik hazırlık reaksiyonu gibi de değerlendirilebileceğini kaydederek,

"Kişiler aslında bu sayede bir tetikte olma hali yaşıyor. Neticede deprem olduğunda buna hızlıca reaksiyon vermek için organizma kendisini hazırlıyor. Aslında bu hayalet deprem durumlarında da kişi bu tetikte olma halini hissediyor. Sanki deprem olacakmış gibi hızlı bir reaksiyon vermeye çalışıyor. Bunu böylece bir depreme hızlı reaksiyon tepkisi gibi de adlandırabiliriz."

diye konuştu.

Hayalet deprem hissiyle, anksiyete, panik bozukluk ya da travma sonrası stres bozukluğu arasında yakın ilişki olduğunu anlatan

Amil, "Şayet kişilerde depremle ilişkili durumlar olsun ya da olmasın bir yaygın anksiyete bozukluğu, panik bozukluk ya da akut stres tepkisi gibi durumlar söz konusuysa, tanısı konmuş bir durum varsa zaten bu kişilerde zaman zaman kaygı düzeylerinin yükselebileceğini, panikatak tablolarının görülebileceğini, bununla birlikte bedensel belirtilerin ortaya çıkabileceğini biliyoruz. O yüzden bu kişilerde özellikle bu tarz hayalet deprem ve benzeri sarsıntı hissini yaratabilecek durumlar daha sık ortaya çıkıyor." ifadelerini kullandı.

Amil, sık sık sarsıntı hisseden kişilerin bunun üstesinden gelebilmesi için şu önerilerde bulundu:

"Kişi bazen bulunduğu konutun güvenliği konusunda şüpheler taşıyabiliyor ya da toplanma alanlarıyla ilgili bilgi eksikliği olabiliyor. Bazen deprem çantası yapmak ya da o temel ihtiyaç unsurlarına hızlıca ulaşıp evden çıkmakla ilgili kaygıları olabiliyor. O yüzden önce hazırlık aşamalarını bir şekilde gerçekleştirmek önemli. Bu, kaygıyı ve hayalet deprem hissini azaltabilir. Nefes egzersizleri yine bu anlamda katkı sağlayabilir. Kaygı bozukluğu benzeri tanısı konulmuş durumlar varsa da o zaman ilaç tedavilerinden, medikal destek alarak da yine hastalarımızın, danışanlarımızın tedavi süreçlerini gerçekleştirebiliyoruz."

"İyileşme sürecinde fiziksel güvenlik duygusunun yeniden kurulması gereklidir"

Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikiyatri Klinik Sorumlusu

Doç. Dr. Erkan Aydın, "hayalet deprem sendromu"nun, beynin tehdit algısını yöneten merkezler ile denge merkezi ve otonom sinir sistemi arasında geçici bir uyumsuzluk veya aşırı uyarılmışlık sonucu ortaya çıktığını söyledi.

Aydın, "Kişi gerçekten sallanmadığı halde, beyin 'hareket var' şeklinde algılarken, aşırı korku tepkisini yaşantılar. Bu bir psikoz ya da halüsinasyon değil, travma sonrası beden-beyin senkronizasyonunun bozulması sonucu yaşanan bedensel ve ruhsal bir deneyimdir." ifadelerini kullandı.

Hayalet deprem hissi yaşayan kişilerde genellikle yüksek anksiyete düzeyi, bedensel duyarlılık, uyku bozuklukları ve güvenlik algısında zayıflama görüldüğünü bildiren Aydın, bunu hiç yaşamayanların ise travmayı daha çok bilişsel olarak işlediğini kaydetti.

İyileşme sürecinde fiziksel güvenlik duygusunun yeniden kurulmasının gerekli olduğunu belirten Aydın, ""Depreme dayanıklı bir evde oturmak, yapının güvenli olduğunu bilmek, afet planı oluşturmak beynin 'Tehlike bitti.' mesajını almasını sağlar." dedi.

Aydın,

"Hayalet deprem sendromu tedavisinde hem bedeni hem zihni hedefleyen bütüncül bir yaklaşım gerekir. Öncelikle bu hissin normal dışı bir anormallik olmadığını bilsinler. Bedenin verdiği tepkiler, beynin koruma refleksidir. Sarsıntı hissettiklerinde önce durup nefes almak, 'Şu an gerçekten sallanıyor muyum?' sorusuna sakinlikle yanıt aramak gerekir. Gerçek deprem uygulamalarını kontrol etmek, belirsizliği azaltır. Elbette, uzun süren ya da yaşamı etkileyen belirtiler varsa bir uzmana başvurmak gerekir."

ifadelerini kullandı.

"Beyin bir şekilde 'savaş ya da kaç' tepkisini devreye sokmaya çalışır"

NPİstanbul Hastanesinden Uzman Klinik Psikolog Emine Akın Aytop ise hayalet deprem algısının, genellikle şiddetli deprem atlatan, göçük altında kalan ve deprem riski yüksek bölgelerde yaşayan kişilerde gerçekleştiğini söyledi.

Sürekli sosyal medyadaki paylaşımlara maruz kalan, kaygı düzeyi yüksek ve deprem korkusu olan kişilerin bu durumu yaşadığını belirten

Aytop, "Kişiler sürekli sosyal medyadaki haberlere maruz kaldığında, çeşitli uygulamalardan bildirimler aldığında deprem korkuları besleniyor. Deprem korkusu, fobisi dediğimiz şey, kişinin 'Bir deprem olacak, bana ve sevdiklerime bir şey olacak.' şeklinde yoğun bir kaygı duyması ve buna eşlik eden çeşitli psikolojik, duygusal, fiziksel belirtileri deneyimlediği bir süreç. Kişide deprem korkusu geliştiğinde bu onun hayalet deprem algısını tetikleyebilir ya da var olan bir şeyi devam ettirebilir." diye konuştu.

Aytop, depremin, fiziksel ve psikososyal açıdan risk teşkil eden doğal bir afet olduğuna işaret ederek,

"Kişinin kendisinin ve sevdiklerinin yaşamını tehdit eden bir deneyim sırasında tabii ki hayatta kalabilmesi ve beden bütünlüğünün sağlanabilmesi adına beyin bir şekilde 'savaş ya da kaç' tepkisini devreye sokmaya çalışır. Bu da hayatta kalmamızı kolaylaştıran bir süreçtir. Bu sırada kalp atışları hızlanır, kaslar gerilir, kişi daha hızlı nefes alıp vermeye başlar. Beden, yaşanılan durumla savaşacak ya da oradan kaçacak şekilde kendini revize eder. Bu sayede o durumla mücadele edebilir hale gelir."

değerlendirmesinde bulundu.

Tüm bunların çeşitli bilişsel, duygusal, fiziksel ve davranışsal faktörlerle birleşmesi durumunda ortaya bir stres döngüsünün çıkabileceğini dile getiren Aytop, bilişsel açıdan bakıldığında

"Deprem oluyor, yine başladı, güvende değilim."

şeklinde negatif otomatik düşüncelerin devreye girebileceğini, bunların kişinin hem bedensel hem zihinsel olarak stres tepkilerini daha da güçlendirebileceğini bildirdi.

Duygusal açıdan kişinin bu düşüncelerle birlikte bir taraftan kendisini korkulu, kaygılı ve panik halinde hissedebileceğine dikkati çeken

Aytop, "Böyle olduğunda kişinin negatif otomatik düşünceleri ve çeşitli fiziksel belirtileri daha da şiddetlenebilir. Bu fiziksel belirtiler arasında, hızlı bir şekilde kalbin çarpması, hızlı nefes alıp verme, sanki soluk yetmeyecekmiş gibi gelmesi, kişinin sıcaklık hissetmesi, vücudunun titremesi, soğuk soğuk terlemesi gibi çeşitli fiziksel kaygı belirtileri ortaya çıkabilir." şeklinde konuştu.

Aytop, davranışsal boyut açısından da kişinin çok da işlevsel olmayan yollarla kendini rahatlatmaya çalıştığını, sık sık sosyal medyadan deprem olmuş mu diye kontrol ettiğini, asansöre binmediğini, yüksek binalara karşı korku hissettiğini ve birçok şeyi felaketleştirdiği için olabildiği kadar kendini uzak tutmaya başlayabildiğini ifade etti.

"Çeşitli korkular, kaygılar, psikolojik zorlantılar sürece eşlik edebilir"

Aytop, basit denge hareketlerinin, hafif yürüyüşlerin ve nefes egzersizlerinin hem anda kalmayı kolaylaştırdığını hem de parasempatik sinir sistemini aktifleştirerek kişiyi sakinleştirdiğini anlatarak, örnek olarak, 4 saniye burundan nefes alıp, 7 saniye nefesi tutup, 8 saniye de ağızdan vermek olarak anlatılan 4-7-8 nefes tekniğini tavsiye etti.

Hayalet deprem algısının zaman içerisinde azalarak kendiliğinden geçebileceğine işaret eden Aytop, şunları kaydetti:

"Bazen bu durum uzun süre daha da şiddetlenerek devam edebilir. Çeşitli korkular, kaygılar, psikolojik zorlantılar sürece eşlik edebilir. Bu noktada her zaman için bir uzman desteğinin alınmasında fayda var. Psikolojik destek hem bilişsel hem duygusal hem davranışsal açıdan denge kazanmanızda, zorlu durumlarla, düşüncelerle ve duygularla daha sağlıklı bir şekilde başa çıkabilmenizde oldukça etkili. Dolayısıyla iyileşme sürecinizi pozitif anlamda destekleyecektir."

Önemli haberleri ve güncellemeleri kaçırmamak için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:59
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 20 Kasım 2025 13:13 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

İstanbul da 3 projeden daire alan yabancılara vatandaşlık şoku: Evleri burada, gelecekleri belirsiz

07 Ekim 2026 01:43see229

Birlikte alkol aldığı arkadaşını bıçakladı

07 Ekim 2026 01:21see219

Futbolun efsanesi Messi veda ediyor! Milli formayı son kez giydi

07 Ekim 2026 04:20see217

Ümit Milli Takım, Macaristan ile berabere kaldı!

07 Ekim 2026 00:41see215

Trump tan İran mesajı: Bu işi bitirmemiz gerekiyor

07 Ekim 2026 00:58see214

İdam edildikten sonra hayatta kalan kadının bilinci açıldı Sözcü Gazetesi

07 Ekim 2026 00:54see210

Dünyanın en soğuk kıtasında sadece ikisi çiçek açabiliyor Sözcü Gazetesi

07 Ekim 2026 00:24see208

İngiltere 3 golle kazandı! Kane 36 yıllık rekoru kırdı

07 Ekim 2026 00:06see206

ORGANİZASYON HİZMETİ ALINACAKTIR

07 Ekim 2026 00:13see205

Üsküdar da yolcu vapuru yalıya çarptı

07 Ekim 2026 00:47see205

AK Parti li Zengin: Görüntüyü çeken ve paylaşanlar yaptırımla karşılaşacaktır

07 Ekim 2026 00:49see202

Bir gün önce nişanlanan çift kazada hayatını kaybetti

07 Ekim 2026 02:55see202

İngiltere den 7 yiyen Hırvatistan, İspanya ya son anlarda mat oldu

07 Ekim 2026 00:07see201

Derin Mermerci bunu beklemiyordu! Boğaz daki yalısına vapur çarptı

07 Ekim 2026 00:47see200

Ankara da uygulama noktasında polise ateş açıldı: Bir polis şehit oldu

07 Ekim 2026 01:42see195

Cristiano Ronaldo milli takımı bırakmadığını duyurdu!

07 Ekim 2026 00:13see195

Rusya’daki salgın alarmı sonrası Trump’tan kritik hamle Sözcü Gazetesi

07 Ekim 2026 01:14see194

“Ülkede aslında Türk sorunu var!” Sözcü Gazetesi

07 Ekim 2026 05:02see179

Girne deki gemi kazasında kaybolan 2 kişinin kimliği belirlendi, ölü sayısı 22 oldu

07 Ekim 2026 00:12see174

AKP’li vekilin yeğeni sigorta için fabrikasını yakmış! Sözcü Gazetesi

07 Ekim 2026 05:37see168
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları