Ankara24.com
close
up
Menu

ASELSAN dan tersine beyin göçü hamlesi: 9 ayda 180 den fazla mühendis yurda döndü

Fon soruşturması kapsamında SPK dan yeni karar: Tedbirin süresi uzatıldı Son Haberler

TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı Bayraktar: TEFNOFEST yarışmalarında dünya standartlarının üzerinde rekabet ortamı var

Isparta da göl kıyısında erkek cesedi bulundu Sözcü Gazetesi

Güller ve Günahlar ın 36. bölümünde neler oldu? Berrak eve döndü!

Muğla da göçmen kaçakçılığı operasyonu

Zen Pırlanta sahiplerine “Çirkinler” suç örgütünden tehdit: 5 şüpheli gözaltında

Rizespor, Boluspor a karşı ikinci yarıda açıldı!

Ronaldo suz Portekiz şaha kalktı

İsrail Suriye topraklarına girdi, operasyon yaptı Sözcü Gazetesi

Sırbistan dan Belçika ya geçme kararı alan Mile Svilar hayatının şokunu yaşadı! Yıllardır milli takım forması giyemiyor

Avukat Pehlivan, dün gece Kandıra ya sevkini eziyet ve zulüm olarak değerlendirdi

Bermuda Boston seferi yapan 6 kişilik hava ambulansı Nantucket açıklarında kayboldu

Daha 17 nin 19. bölümünde neler oldu? Teoman ın büyük çaresizliği: Bana yardım eder misin?

Hırvatistan İngiltere MAÇ SONUCU İşte Hırvatistan İngiltere maçı özeti ve golleri (UEFA Uluslar Ligi)

Akaryakıt istasyonunda tanker patladı, yürekler ağza geldi Sözcü Gazetesi

Yer: Kırıkkale! 20 yıl hapis cezasıyla aranan firari hükümlü yakalandı

Kan donduran cinayet! Kızıyla görüşen genci öldürdü!

Ferhat Gündoğdu Hakemliği bırak ya da adam ol demişti! Ersoy un ifadesi ortaya çıktı

Denizli de akaryakıt istasyonunda tanker yangını: Ekipler müdahale ediyor

Haritada küçük önemi büyük: Gerilimin yeni adresi! ‘Tüm silahlar devreye girebilir’

Haritada küçük önemi büyük: Gerilimin yeni adresi! ‘Tüm silahlar devreye girebilir’

Hurriyet sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com haber yayımlıyor.

Haberlerimizi Google’da Takip Edin

Gelişmelerden anında haberdar olun.

Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin

Son dönemde Rusya ile NATO arasındaki gerilim giderek daha farklı bir alana yayılıyor. Baltık Denizi ve Kuzey Avrupa’da artan askerî hareketlilik, NATO’nun bölgedeki hazırlıkları ve Moskova’dan gelen sert açıklamalar, taraflar arasındaki gerilimin yeni bir boyuta taşındığını gösteriyor.
Özellikle NATO’nun gerçekleştirdiği tatbikatlarda olası hava saldırıları, denizaltı tehditleri ve kritik deniz yollarının güvenliği gibi senaryoları test etmesi de dikkat çekmişti.
NATO’nun söz konusu hazırlıklarını ve tatbikatın neden özellikle bu bölgede gerçekleştirildiğini daha önceki haberimizde ayrıntılarıyla ele almıştık, detaylara aşağıdaki haberimizden ulaşabilirsiniz.

Bu gelişmelerin ardından gözler bu sefer Baltık Denizi’ne çevrildi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in son açıklamaları ise Moskova ile NATO arasındaki gerilimin ne kadar hassas bir noktaya geldiğini ortaya koydu.
KALININGRAD GERİLİMİ ARTIYOR

Putin, geçtiğimiz günlerde Moskova’da düzenlenen Valdai Tartışma Kulübü’nde yaptığı konuşmada, Rusya’nın herhangi bir Avrupa ülkesine saldırma planı olmadığını savundu. Ancak Rusya’ya yönelik doğrudan bir saldırı olması halinde karşılık vereceklerini belirten Putin, özellikle Kaliningrad’a yönelik olası bir saldırı konusunda sert mesajlar verdi.
NATO üyesi Polonya ve Litvanya arasında yer alan Kaliningrad’ın Rusya açısından stratejik önemine dikkat çeken Putin, bölgeye yönelik herhangi bir saldırının doğrudan Rusya Federasyonu’na yönelik bir saldırı olarak değerlendirileceğini ifade etti.
Putin, Baltık Denizi’nde son dönemde gerçekleştirilen NATO tatbikatlarına ve Rusya’ya ait gemilere yönelik girişimlere de tepki gösterdi. Rus lider, bölgede düzenlenen askerî tatbikatların ve Rus deniz araçlarının hareketlerinin engellenmesine yönelik girişimlerin “tırmanma” anlamına geldiğini söyledi.
“Eğer Rusya’ya, bu durumda Kaliningrad’a ve muhtemelen diğer bazı bölgelere doğrudan bir saldırı söz konusu olursa, ülkemizin cephaneliğindeki tüm silahların kullanılması konusu kaçınılmaz ve önlenemez bir şekilde gündeme gelecektir” diyen Putin, bunun Rusya açısından kaçınılmaz bir karşılık olacağını savundu.
Putin’in özellikle ‘tüm silahlar’ ifadesini kullanması, Ukrayna savaşı nedeniyle zaten yüksek seviyede seyreden Rusya-Batı geriliminin Baltık Denizi ve Kaliningrad hattında yeni bir aşamaya taşınıp taşınmayacağı sorusunu gündeme getirdi.


‘RUSYA HANGİ ARACIN KULLANILACAĞINI AÇIKÇA BELİRTMEYEREK KARŞI TARAFIN RİSK HESABINI ZORLAŞTIRIYOR’
Peki, Putin’in Kaliningrad’a yönelik olası bir saldırı halinde nükleer silahlar da dahil olmak üzere “tüm silahların” kullanılabileceğini söylemesini nasıl okumak gerekiyor? Bu açıklama, Moskova’nın gerçek bir askerî hazırlığına mı işaret ediyor, yoksa NATO’ya yönelik bir caydırıcılık mesajı mı?
St. Petersburg Devlet Üniversitesi’nde Uluslararası İlişkiler üzerine doktora yapan ve Rusya konusunda araştırmaları olan Buğra Bekir Işılak’a göre Putin’in açıklamasını Rusya’nın nükleer silah kullanmaya hazırlandığının göstergesi olarak okumamak gerekiyor. Ancak bunun sıradan bir diplomatik uyarı olmadığı da açık.
Işılak, “Moskova Kaliningrad konusunda daha güçlü bir caydırıcılık mesajı veriyor ve olası bir saldırıya verilecek karşılığın sınırlarını bilinçli olarak belirsiz bırakıyor. Açıklamanın arka planı burada önemli. Rusya’nın Londra Büyükelçiliği, İngiliz basınında NATO’nun Kaliningrad’ı abluka altına alabileceğine ve bölgeye yönelik varsayımsal askerî senaryolara ilişkin tartışmalara tepki göstererek, Rusya topraklarına yönelik olası bir NATO eylemine nükleer silahlar dahil mevcut bütün araçlarla karşılık verilebileceğini açıklamıştı” dedi. Işılak, şöyle devam etti:
-- Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov ise daha sonra bu mesajın ‘çatışmacı bir açıklama’ olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Nikolay Patruşev de olası bir NATO girişimine ‘hızlı ve uygun’ karşılık verileceğini belirtti. Bu nedenle burada bir nükleer savaş hazırlığından ziyade stratejik belirsizlik üzerinden oluşturulan caydırıcılık görüyorum. Moskova hangi şartta hangi aracın kullanılacağını açıkça belirtmeyerek karşı tarafın risk hesabını zorlaştırıyor. Verilmek istenen temel mesaj, ‘Kaliningrad’a yönelik doğrudan bir müdahalenin sonuçları öngördüğünüz sınırlar içerisinde kalmayabilir’ şeklinde okunabilir.
-- Bu söylemin sertleşmesini Baltık’taki askerî dönüşümden ayrı değerlendirmemek gerekiyor. Finlandiya’nın 2023, İsveç’in 2024 yılında NATO’ya katılmasıyla Rusya dışında Baltık’a kıyısı bulunan ülkelerin tamamı NATO üyesi hâline geldi. NATO, Ocak 2025’te kritik denizaltı altyapısının korunması amacıyla Baltic Sentry faaliyetini başlattı. Haziran 2026’daki BALTOPS 2026 tatbikatına ise 15 NATO ülkesinden yaklaşık 6 bin personel katıldı.

KALININGRAD NEDEN BU KADAR ÖNEMLİ?
Putin’in açıklamaları, NATO’nun Kaliningrad çevresinde gerçekleştirdiği askerî tatbikatların ardından geldi. NATO ve bazı Avrupa ülkeleri, bu tatbikatları savunma ve caydırıcılık amacıyla düzenlediklerini belirtirken, Moskova söz konusu faaliyetlerin Rusya’ya yönelik baskıyı artırdığını savunuyor. 
Gerilim yalnızca Baltık Denizi ile sınırlı değil. NATO üyeleri ve İngiltere, Moskova’yı Ukrayna’ya verilen desteği zayıflatmak amacıyla siber saldırılar, sabotaj faaliyetleri ve casusluk girişimleri de dahil olmak üzere çeşitli hibrit savaş yöntemleri kullanmakla suçluyor. Rusya ise Batılı ülkelerin Ukrayna’ya verdiği askerî ve ekonomik desteğin çatışmayı uzattığını savunuyor.

Peki, Kaliningrad neden bu kadar kritik?
“Kaliningrad küçük bir coğrafya olabilir ancak Avrupa güvenlik haritasındaki ağırlığı yüzölçümünün çok ötesinde” diyen Buğra Bekir Işılak, “Rusya ana karasıyla doğrudan kara bağlantısı bulunmayan bölge, NATO üyeleri Polonya ve Litvanya arasında yer alıyor. Rus Baltık Filosu’nun ana üslerinden Baltiysk’in burada bulunması, bölgedeki füze ve hava savunma kapasitesi Kaliningrad’ı Rusya’nın Baltık stratejisinin önemli merkezlerinden biri hâline getiriyor” dedi. Işılak, şu önemli bilgilerin altını çizdi:
-- Fakat Kaliningrad’ın önemini yalnızca askerî kapasitesi üzerinden açıklamak eksik kalır. Bölge Rusya’nın Avrupa’ya açılan en batıdaki toprağı olmakla birlikte, aynı zamanda ana karadan kopuk bir ekslav bölgedir. Bu nedenle Kaliningrad Moskova açısından hem stratejik bir koz hem de stratejik bir kırılganlık. Rusya’ya NATO’nun kuzeydoğu kanadının hemen yanında önemli askerî imkânlar sağlarken, coğrafi konumu kriz dönemlerinde bölgenin güvenliğini çok daha hassas hâle getiriyor. 
-- Moskova’nın abluka senaryolarına sert tepki göstermesinin arkasında da bu coğrafi gerçeklik bulunuyor. Finlandiya ve İsveç’in NATO’ya katılması bu denklemi daha da değiştirdi. Baltık çevresindeki NATO coğrafyası büyük ölçüde bütünleşirken ittifak bölgedeki askerî hazırlığını ve tatbikatlarını artırdı. Bu nedenle zaman zaman kullanılan ‘Baltık NATO denizine dönüştü’ ifadesinin arkasında önemli bir jeopolitik dönüşüm bulunuyor. Ancak bunu mutlak bir NATO hâkimiyeti şeklinde okumak da doğru değil. Rusya’nın St. Petersburg ve Kaliningrad üzerinden Baltık’a erişimi, Baltık Filosu ve bölgedeki askerî kapasitesi devam ediyor.


‘EN CİDDİ RİSK, KÜÇÜK BİR ASKERÎ OLAYIN KONTROLDEN ÇIKARAK TIRMANMASI’
“Aslında iki tarafın güvenlik algısı tam bu noktada ayrışıyor” diyen Buğra Bekir Işılak, “NATO, Rusya’nın Ukrayna’daki askerî operasyonunun ardından doğu kanadındaki caydırıcılığın güçlendirilmesini gerekli görüyor. Rusya ise NATO’nun genişlemesini, askerî altyapısının kendi sınırlarına yaklaşmasını ve Baltık’taki faaliyetlerin yoğunlaşmasını kendi güvenlik planlamasında hesaba katılması gereken gelişmeler olarak değerlendiriyor. Aynı askerî hareketlilik Brüksel’den bakıldığında savunma, Moskova’dan bakıldığında ise artan stratejik baskı anlamına gelebiliyor” ifadelerini kullandı.
Kaliningrad’ı tehlikeli hâle getiren de bu iki güvenlik algısının çok dar bir coğrafyada karşı karşıya gelmesi olduğunu söyleyen Işılak, “Burada yaşanabilecek ciddi bir kriz Ukrayna savaşından farklı olarak Rusya ile NATO kuvvetlerini doğrudan karşı karşıya getirebilir. Polonya ve Litvanya NATO’nun 5. madde güvenlik garantisi altında; Kaliningrad ise Rusya Federasyonu’nun egemen toprağı. Bu nedenle Baltık’taki en ciddi risk taraflardan birinin bilinçli biçimde büyük bir savaş başlatmasından çok, küçük bir askerî olayın kontrol edilemeyen bir tırmanmaya dönüşmesi” şeklinde konuştu.

RUSYA’DA SAVAŞIN EKONOMİK ETKİLERİ HİSSEDİLİYOR
Ukrayna’daki savaş beşinci yılına girerken, çatışmanın ekonomik sonuçları ise Rusya’da daha görünür hale geliyor. Ukrayna’nın son dönemde Rusya’nın petrol rafinerilerine yönelik insansız hava aracı saldırıları, bazı bölgelerde yakıt tedarikinde sorunlara yol açtı.
Rusya’nın büyük şehirlerindeki bazı akaryakıt istasyonlarında uzun araç kuyrukları oluşurken, ülkenin büyük çevrimiçi perakende platformlarına yönelik saldırılar da zaten baskı altında olan savaş ekonomisi üzerindeki yükü artırdı.
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Rusya topraklarının derinliklerine yönelik Ukrayna insansız hava aracı saldırılarını ‘uzun menzilli yaptırımlar’ olarak nitelendiriyor. Kiev yönetimi, bu saldırılarla Rusya’nın gelirlerini ve askerî kapasitesini azaltmayı ve Moskova’yı müzakere masasına dönmeye zorlamayı amaçladığını belirtiyor.
Putin ise Ukrayna saldırılarının Rus ekonomisine zarar verdiğini kabul etti. Rus lider, saldırıların ülkenin gayrisafi yurt içi hasılasında yaklaşık yüzde 1’lik kayba yol açtığını söyledi. Putin ayrıca Karadeniz’deki çatışmalarda çok sayıda Rus gemisinin etkisiz hale getirildiğini belirterek Ukrayna’ya karşı misilleme saldırılarının sürdüğünü ifade etti.

PUTİN: RUS EKONOMİSİ GÜVENDE
Putin’in ekonomik kayıplara ilişkin açıklamaları, Rus parlamentosunun alt kanadı Devlet Duması’nın yeni üyelerine ülke ekonomisinin istikrarlı olduğunu söylemesinden yalnızca bir gün sonra geldi. Rus lider, Ukrayna’nın Batılı ülkelerden aldığı mali desteği de eleştirdi. Putin, Rusya’nın ekonomik sorunlarını çözmek için dış yardıma ihtiyaç duymadığını savunarak ülkenin finansal sisteminin ve ekonomisinin güvende olduğunu söyledi.
Öte yandan Putin, savaşın sona erdirilmesi için müzakerelere açık olduğu mesajını vermeye de devam ediyor. Ancak Kremlin’in son açıklamaları ve Rusya’nın savunma harcamalarına ilişkin planları, Moskova’nın askerî faaliyetlerini kısa vadede azaltma niyetinde olmadığını gösteriyor.
Bazı haberlerde yer alan bilgilerde bütçe belgelerine göre Rusya’nın 2027 yılında savunmaya 17,1 trilyon ruble, yaklaşık 205 milyar dolar, ayırması planlanıyor. Bu rakam, başlangıçta bütçelenen miktarın yaklaşık yüzde 27 üzerinde bulunuyor ve Ukrayna’ya yönelik tam kapsamlı işgalin başlamasından bu yana planlanan en yüksek savunma harcaması seviyesine işaret ediyor.

Moskova bir taraftan savaşın ekonomik maliyetini kontrol altında tutmaya, diğer taraftan askerî kapasitesini orta vadede korumaya çalışıyor. Müzakere mesajlarını da bu tablodan bağımsız değerlendirmemek gerekiyor. Putin, Rusya’nın görüşmelere başlamaya ve bunları mümkün olduğunca hızlı sonuçlandırmaya hazır olduğunu söylüyor; ancak bunun Rusya’nın ulusal çıkarları açısından kabul edilebilir şartlarda gerçekleşmesi gerektiğinin de altını çiziyor.

Bu nedenle Rusya’nın mevcut stratejisini ‘savaş mı, diplomasi mi?’ şeklindeki bir ikilem üzerinden okumak yeterli değil. Moskova’nın yaklaşımında askerî süreç ile diplomatik arayışın eş zamanlı yürütüldüğü görülüyor. Sahadaki gelişmeler devam ederken müzakere seçeneğinin açık tutulması, Rusya’nın mevcut stratejisinin iki önemli boyutunu oluşturuyor. Putin’in aynı konuşmada, Rus kuvvetlerinin eylül ayında 1.301 kilometrekarelik alanı kontrol altına aldığını açıklarken diğer taraftan barış görüşmelerine hazır olduklarını ifade etmesi de bu tabloyu ortaya koyuyor. Bu çerçevede bugün üzerinde durulması gereken temel mesele, Rusya’nın müzakereye açık olup olmadığından ziyade, tarafların hangi şartlar altında ortak bir müzakere zemini oluşturabileceğidir.

Buğra Bekir Işılak
En son güncellemeleri ve haberleri takip etmek için Ankara24.com'ı izlemeye devam edin, biz durumu takip ediyor ve en güncel bilgileri sunuyoruz.
seeGörüntülenme:120
embedKaynak:https://hurriyet.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 05 Ekim 2026 13:20 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

ASELSAN dan tersine beyin göçü hamlesi: 9 ayda 180 den fazla mühendis yurda döndü

03 Ekim 2026 17:49see180

Fon soruşturması kapsamında SPK dan yeni karar: Tedbirin süresi uzatıldı Son Haberler

03 Ekim 2026 16:06see169

TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı Bayraktar: TEFNOFEST yarışmalarında dünya standartlarının üzerinde rekabet ortamı var

03 Ekim 2026 18:54see169

Isparta da göl kıyısında erkek cesedi bulundu Sözcü Gazetesi

04 Ekim 2026 00:25see163

Güller ve Günahlar ın 36. bölümünde neler oldu? Berrak eve döndü!

04 Ekim 2026 00:34see163

Muğla da göçmen kaçakçılığı operasyonu

03 Ekim 2026 20:05see160

Zen Pırlanta sahiplerine “Çirkinler” suç örgütünden tehdit: 5 şüpheli gözaltında

03 Ekim 2026 20:25see159

Rizespor, Boluspor a karşı ikinci yarıda açıldı!

03 Ekim 2026 19:07see158

Ronaldo suz Portekiz şaha kalktı

05 Ekim 2026 00:01see157

İsrail Suriye topraklarına girdi, operasyon yaptı Sözcü Gazetesi

03 Ekim 2026 20:53see156

Sırbistan dan Belçika ya geçme kararı alan Mile Svilar hayatının şokunu yaşadı! Yıllardır milli takım forması giyemiyor

05 Ekim 2026 00:12see156

Avukat Pehlivan, dün gece Kandıra ya sevkini eziyet ve zulüm olarak değerlendirdi

03 Ekim 2026 20:11see155

Bermuda Boston seferi yapan 6 kişilik hava ambulansı Nantucket açıklarında kayboldu

03 Ekim 2026 17:47see155

Daha 17 nin 19. bölümünde neler oldu? Teoman ın büyük çaresizliği: Bana yardım eder misin?

05 Ekim 2026 00:24see154

Hırvatistan İngiltere MAÇ SONUCU İşte Hırvatistan İngiltere maçı özeti ve golleri (UEFA Uluslar Ligi)

03 Ekim 2026 21:05see154

Akaryakıt istasyonunda tanker patladı, yürekler ağza geldi Sözcü Gazetesi

03 Ekim 2026 20:02see154

Yer: Kırıkkale! 20 yıl hapis cezasıyla aranan firari hükümlü yakalandı

03 Ekim 2026 20:02see154

Kan donduran cinayet! Kızıyla görüşen genci öldürdü!

04 Ekim 2026 02:15see151

Ferhat Gündoğdu Hakemliği bırak ya da adam ol demişti! Ersoy un ifadesi ortaya çıktı

03 Ekim 2026 18:50see151

Denizli de akaryakıt istasyonunda tanker yangını: Ekipler müdahale ediyor

03 Ekim 2026 18:47see148
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları