Hangi ürün çöpe gitmeli? Uzmanlar yanlış bilinen gıda kuralını açıkladı
Ankara24.com, Hurriyet kaynağından alınan bilgilere dayanarak haber veriyor.
Gıda güvenliği meselesi ülkece en hassas olduğumuz meselelerden biri. Konuyla ilgili her gelişme hemen radarımıza giriyor, merakla takip ediliyor. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın geçtiğimiz günlerde gıdaların son tüketim tarihi (STT) ve tavsiye edilen tüketim tarihi (TETT) ile ilgili açıklaması da bu konunun yeniden gündeme gelmesine neden oldu.
Yumaklı, “TETT, ürünün son tüketilmesi gereken tarihi değil, kalite özelliklerini koruyabildiği tarihtir. Tavsiye edilen tarih geçtikten sonra gıda; güvenilir olması, tat, koku, görünüş gibi bozulmaların olmaması koşuluyla piyasada bulunabilir” açıklamasını yaptı. Bakanlığın denetim uygulamaları da bu şekilde. Kontrollerde, süt, peynir, yoğurt, tereyağı ve et gibi kolay bozulabilen ürünlerin STT’si geçmiş ise bu ürünü sattığı tespit edilen işyerlerine idari para cezası uygulanıyor ve riskli ürünlere el koyuluyor.
TETT etiketlerinde ise farklı bir uygulama söz konusu. Bakliyat, makarna, bitkisel sıvı yağ, alkolsüz içecekler, çay, kahve gibi ürünler için TETT’si geçmiş ürünlere şartlı olarak izin veriliyor. Ürünün tadında, kokusunda veya görünüşünde hiçbir bozulma meydana gelmemesi, paketinin hasar görmemiş, yırtılmamış veya patlamamış olması halinde TETT’si geçen ürün satışa sunulabilmekte.
Peki tarihi geçmiş bir ürün nasıl oluyor da reyonda kendine yer bulabiliyor. İşte burada STT ve TETT arasındaki fark devreye giriyor. Konunun detaylarını gıda mühendisleri Ebru Akdağ ve Prof. Dr. Işıl Var’a sorduk…
‘BU KONUDA KAFA KARIŞIKLIĞI VAR’
Gıda mühendisi ve Türkiye Gıda ve İçecek Sanayi Dernekleri Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Ebru Akdağ, değerlendirmelerine STT ve TETT arasındaki farkın yarattığı kafa karışıklığına değinerek başladı.
“STT ve TETT arasındaki fark konusunda ülkemizde bir bilgi kargaşası var” diyen Akdağ, bir gıdanın üzerinde ya STT ya da TETT olabileceğine, iki tarihin aynı anda yazamayacağına işaret etti ve ekledi:
“Bu uygulama bütün dünyada da böyledir. STT bir güvenlik limitidir, yasal düzenlemelere konu olan ve evlerde de dikkat etmemiz gereken bir tarihtir. Bozulabilen ve bozulduğunda da insan sağlığına olumsuz etkide bulunabilecek gıdalarda bu tarihi belirlemek üreticinin sorumluluğudur ve o tarih geçtiğinde söz konusu gıdanın satılması yasaktır.”
Örnek vermek gerekirse, süt ve süt ürünleri, kıyma gibi gıdaların üzerinde STT yazar ve bu ürünler son tüketim tarihinden sonra tüketilmemeli. Ebru Akdağ da hatta şöyle bir uyarıda bulunuyor:
“Tüketiciler, STT geçtiği halde gıdada hiçbir bozulma gözlemlemiyorsa bile STT’ye uymalı ve o gıdayı atmalıdır.”
TETT ise söz konusu gıdanın tadının, aromasının, kokusunun en yüksek düzeyde kalabileceği döneme işaret ediyor. Adı üzerinde, tavsiye edilen tüketilme aralığı...
Ebru Akdağ, “TETT bir kalite tarihidir aslında. Yani üretici der ki ‘Benim ürettiğim üründe kalite bu tarih aralığında maksimum düzeyde olacak ama bu tarih geçtikten sonra ürünün ambalajı açılmadıysa, ürün uygun koşullarda saklandıysa ve ürünün görünümünde ve kokusunda bir terslikle karşılaşılmadıysa bu gıdayı güvenli bir şekilde tüketebiliriz, bu gıda güvenli bir şekilde satılabilir.”
Akdağ, TETT konusunda verdiği örnekte ise “Mesela kahvenin TETT’si geçtiyse aroması biraz hafifleyebilir, bisküvinin çıtırlığı biraz azalabilir. Ancak bu bir gıda güvenliği konusu değildir ve bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de bunun satışına izin verilir” ifadesini kullandı. Ülkemizde genel kamuoyunun bu iki tarih arasındaki farkı tam bilmediğini ve TETT’si geçmiş ürünün rafta bulunma izni olduğunu kaydeden Akdağ, önemli bir noktaya dikkat çekiyor:
“Tabii bozulma emaresi gösteriyorsa cezai yaptırımı olur.”
Akdağ, TETT meselesinin israf açısından çok önemli olduğunun altını çizerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Çünkü Türkiye gıda israfı yapan başlıca ülkelerden biri. Yapılan araştırmalarda her 10 kişinin yedi veya sekizinin bu tarihler arasındaki farkı bilmediği ortaya çıkıyor. Öte yandan, tüketiciye sen etikette neye bakıyorsun dediğimizde de tüketici ‘tarih’ diyor; yani tüketiciler için en hassas konu tarih. Ama bu iki tarihi birbirine karıştırdığı için TETT’si gelen gıdayı çöpe atıyor tüketici. Bu da ciddi bir gıda israfı demek ve aile bütçesine büyük bir zarar getiriyor.”
Marketlerde bu ürünlerin satılmamasının da ciddi bir gıda israfına neden olduğuna değinen Akdağ, Avrupa’da Danimarka ve Finlandiya, Asya’da ise Singapur gibi gelişmiş ülkelerde TETT’si yaklaşan veya geçen ürünlerin daha uygun fiyata satıldığı etik sürdürülebilir marketler olduğunu dile getirdi:
“Bizde de bunun bir örneği var aslında ama bizim ülkemizde bu ürünler kalitesiz, ucuz ürün gibi algılanıyor. Avrupa’da bu marketlerden alışveriş yapan tüketiciler gıda israfını engellemek amacıyla buralardan alışveriş yapıyor.”
Akdağ’ın verdiği bilgilere göre, sadece Avrupa’da gıda israfının yaklaşık yüzde 10'u STT ve TETT arasındaki kavram karmaşasından kaynaklanıyor. Ülkemizde yapılan araştırmalarda ise, tüketicilerin yüzde 72’si TETT ile STT arasındaki farkı bilmiyor.
TETT ve STT konusunda farkındalığın artmasının gıda israfı ile mücadelede önemli bir rol oynadığının altını çizen Akdağ, Birleşmiş Milletler’in gıda israfı raporuna göre, küresel gıda israfının yüzde 60’ının hanelerde gerçekleştiği bilgisini verdi.
Akdağ, “Türkiye’de yılda yaklaşık 23 milyon ton gıda israf ediliyor ve bunun önemli bir kısmı hâlâ tüketilebilir durumdaki ürünlerden oluşuyor. Üstelik çöpe attığımız şey yalnızca bir ürün değil; suyu, çiftçinin emeğini, enerjiyi, lojistik zincirini ve gezegenin geleceğini de kaybediyoruz” dedi.
Çukurova Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Işıl Var ise, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 21 Haziran 2023’te yayımladığı “Gıda Etiketlerini Nasıl Okumalıyız” broşüründe zaman zaman değişiklik yapıldığını ve broşürün günümüzde tartışılmaya devam ettiğini dile getirdi.
Prof. Dr. Var, TETT’nin, gıdanın kendine has özelliklerini koruduğu tarihi belirttiğini ve ürünün kalitesine yönelik bir tarih olduğunu söyledi. Bu nedenle TETT’si geçen bir gıdanın uygun şartlarda saklanması ve görünüşü, kokusu, tadının normal olması koşuluyla tüketilebileceğinin belirtildiğini ifade eden Var, bunun da ürünün kaybı ve israfını önlediğini aktardı.
Bu pozitif etkinin sevindirici olduğunu belirten Var, diğer yandan gıdanın ambalajının fiziksel olarak uygun olmaması halinde denetçilerin gerekirse örnekleri gıda güvenilirliği açısından analize gönderdiklerini kaydetti. Var, tüketicilerin de bahse konu ürünleri alırken bunlara dikkat etmesi gerektiğinin altını çizdi.
Ayrıca, bu TETT’si geçen ürünlerin marketlerde farklı bir rafta satılmaları ve tüketicilerin bu konuda bilgilendirilmesi gerektiğine vurgu yapan Var, denetim sırasında bu koşulları sağlamayan satış yerlerine idari yaptırım uygulandığını bildirdi.
STT’nin ise gıdanın tüketilebileceği son tarih olduğunu anımsatan Var, bu tarihin gıdanın güvenilirliliği ile ilişkili olup daha çok gıdadan gelebilecek biyolojik ve kimyasal tehlikelere işaret ettiğini dile getirdi ve “Bu nedenle de son tüketim tarihi geçmiş bir gıda kesinlikle tüketilmemelidir” dedi:
“Eğer STT’si geçmiş bir gıda rafta bulunuyorsa denetçiler direkt idari yaptırım uyguluyor. Bu nedenle tüketiciler de bu durumla karşılaştığında öncelikle satış yerindeki yetkilileri uyarmalı gerekirse ALO 174 başta olmak üzere diğer şikayet mercilerini kullanmalı.”
STT’si belirlenen gıdaların çabuk bozulabilen ve kısa raf ömürlü et ve süt ürünleri olduğunu belirten Var, “Bu yıla kadar yumurta da bu grup içinde yer alıyordu ancak şu anda TETT kategorisinde bulunuyor” değerlendirmesini yaptı.
Bu uygulamaların genellikle Avrupa Gıda Otoritelerince belirlendiğine ve AB Kodeksi’nde yer aldığına vurgu yapan Var, Türk Gıda Kodeksi’nin de bu kodekse paralel hazırlanmasıyla uygulamaların ülkemizde de hayata geçtiğini söyledi ve sözlerini şu şekilde sonlandırdı:
“Fakat unutulmaması gereken şey, aynı iklim koşullarını içermeyen ve iyi hijyen uygulamalarında hala eksikliklerin yer aldığı ülkemizde bu uygulamaların yeniden gözden geçirilmesi gerçeğidir.”
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:99
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 19 Mayıs 2026 10:12 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















