Ankara24.com
close
up
Halk TV bilirkişi davasında tüm adli kontroller kaldırıldı

Halk TV bilirkişi davasında tüm adli kontroller kaldırıldı

Halktv sayfasından alınan verilere göre, Ankara24.com bilgi veriyor.

İBB Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun 27 Ocak’ta düzenlediği basın toplantısında gündeme getirdiği bir bilirkişiye ait ses kaydının Halk TV’de yayınlanması üzerine beş gazeteci hakkında dava açıldı.

Halk TV Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş bir süre tutuklu kalırken, Barış Pehlivan, Serhan Asker, Kürşad Oğuz ve Seda Selek hakkında adli kontrol uygulanmıştı.

Gazeteciler, daha önce “yargı görevini yapanı etkileme” suçlamasından beraat etmişti. Ancak “kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaların kayda alınması ve yayınlanması” suçlaması için ayrılan dosyada duruşmalar devam etti.

İLK KEZ SAVUNMA YAPTILAR

İstanbul 54. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen dördüncü duruşmada gazeteciler ilk kez hâkim karşısına çıktı. Barış Pehlivan savunmasında şunları söyledi:

“Tamamen gazetecilik saikiyle, bir gerçeğin ortaya çıkması amacıyla; Türkiye’nin konuştuğu, canlı yayınında milyonların izlediği bir meselenin aktörü olan müştekiyi aradım. Amacım son derece açıktı: ‘Hakkınızda bir iddia var, bu iddiaya ilişkin ne söylemek istersiniz?’”

Pehlivan, AKP’li Hamza Dağ ve Melih Gökçek’in aynı ses kaydını sosyal medyada paylaşmasına rağmen sanık olmadıklarını hatırlatarak, bu çifte standarda dikkat çekti. Yurt dışı yasağının kızını bir yıldır göremesine yol açtığını da vurguladı.

Halk TV'ye 'Basın Özgürlüğü' ödülü!

KÜRŞAD OĞUZ: SUÇLANAN GAZETECİLİKTİR

Programlar Koordinatörü Kürşad Oğuz ise şu ifadeleri kullandı:

“Gazeteciliğin çok farklı alanlarında, dergi, gazete ve televizyonlarda; muhabirlikten yayın yönetmenliğine kadar pek çok görevde bulundum. Bu süre zarfında, başbakanlar döneminde dahi böyle bir davayla karşılaşmadım. O zaman da gazetecilik yapıyordum, bu süreçte de gazetecilik yaptım.

Açıkçası, neden böyle bir davayla karşı karşıya kaldığımız konusunda hiçbir fikrim yok. Bildiğim tek şey şudur: Burada suçlanan gazeteciliktir. Benim ve diğer arkadaşlarım nezdinde yargılanan şey gazeteciliktir. Biz bildiğimiz işin doğrusunu yaptık. Ortada bir taraf vardı, kendisine soru sorduk. O da açıklamalarını yaptı. Biz bu açıklamaları kesmeden, biçmeden yayınladık. Aynı şekilde, söz konusu konuşmasında eğer bu dava siyasi bir davaysa, Ekrem İmamoğlu hakkında da birçok iddiada bulundu, suçlamalar yöneltti. Bunları da yine hiçbir şekilde kesmeden, biçmeden yayınladık. Dolayısıyla bizim herhangi bir siyasi amacımız yoktur. Biz sadece gazetecilik yaptık ve bugün burada bunun için bulunuyoruz.

Yurt dışına çıkış yasağına gelince; bu tedbir, geçen bir yıl içinde benim için fiilen bir cezaya dönüşmüş durumdadır. Biz yaklaşık bir yıldır ceza çekiyoruz. Çünkü benim yurt dışında gerçekleştirdiğim söyleşiler var, bu kapsamda yürüttüğüm bir programım bulunuyor. Bu süreçte, yurt dışındaki muhataplarıma durumu anlatmak zorunda kalarak yaklaşık sekiz söyleşiyi iptal ettim. Bana ‘Neden gelemiyorsun?’ diye soruyorlar. Ben de ‘Böyle bir davam var’ demek zorunda kalıyorum. Ardından, ‘Bu, yurt dışına çıkmayı gerektiren bir dava mı?’ diye soruluyor. ‘Devletimiz böyle uygun görmüş’ diyorum ve konuyu kapatıyorum. Açıkçası bunu açıklamakta da ciddi zorluk yaşıyorum. Ayrıca çocuğum yurt dışında eğitim görüyor. Bu nedenle, yurt dışına çıkış yasağının kaldırılmasını sizden özellikle talep ediyorum.”

"38 YILDIR KARAKOL GÖRMÜŞ İNSANLARIZ"

Suat Toktaş ise 38 yıllık gazetecilik geçmişine dikkat çekerek şunları söyledi:

“Aradan bir yıl geçtikten sonra dönüp baktığınızda, gerçekten ortada olağanüstü bir durum olmadığını görüyorsunuz. Dosyanın tamamına bakıldığında da bu çok açık. Bizler 38 yıldır gazetecilik yapan insanlarız. Ben 1989’dan bu yana, yani 38 yıldır bu mesleğin içindeyim. Orta yaşını çoktan geçmiş, hayatını gazeteciliğe vermiş bir gazeteciyim. Buradaki arkadaşlarımızın yaşlarına ve tecrübelerine baktığınızda da, bunun açıkça bir gazetecilik faaliyeti olduğunu uzun uzun anlatmanın bile artık garip bir hâl aldığını düşünüyorum.

Özgeçmişlerimiz dosyada mevcut. Avukatlarımız da ayrıntılı şekilde ifade etti. 38 yıldır karakol görmüş insanlarız. Bugün ise son derece temel bir gazetecilik faaliyeti nedeniyle yargılanıyoruz. Açık söyleyeyim, bu durum kendi başına zaten ciddi bir cezalandırmaya dönüşmüş durumda. Yargılamanın konusu “izinsiz ses kaydı”dır. Ancak dosyada çok net bir tablo vardır: Müşteki arandığında, arayan kişinin hangi kurumdan aradığı söyleniyor, ismi belirtiliyor, karşılıklı konuşuluyor, hatta sohbet ediliyor. İstediği noktada konuşmayı sonlandırma imkânı da var. Bunların tamamı dosyada mevcut. Buna rağmen ‘izinsiz ses kaydı’ndan söz ediliyor.

Ayrıca şunu da hatırlatmak isterim: Aynı gün Yeni Şafak gazetesine konuşuyor. Ertesi gün basılı gazetede röportajı çıkıyor. Yani ortada açıkça bir konuşma ve açıklama iradesi var. Sadece bizimle konuşulmuş bir durum da değil. Bu tablo karşısında, izinsiz ses kaydı iddiasının hangi mantıkla ileri sürüldüğünü anlamakta güçlük çekiyorum. Hukukçu değilim ama en azından sağduyu ile bakıldığında bu değerlendirme yapılabilir diye düşünüyorum.

"ÇOK GARİP TABLO"

Öte yandan, adli kontrol tedbiri açısından da çok ciddi bir çelişki var. Biz sanıklar olarak bir yıldır, dördüncü celse de dâhil olmak üzere, her duruşmaya geliyoruz. Yargıyı ciddiye alıyoruz, yaptığımız işi ciddiye alıyoruz, Mahkemenizi ciddiye alıyoruz. Buna karşılık, dosyanın esas aktörü olan kişi duruşmalara gelmiyor. Zorla getirme, yakalama gibi kararlar var; ancak bunlara da hiçbir şekilde cevap vermiyor. Gelmiyor, ifade vermiyor. Bu durumda biz kendisine hiçbir soru soramıyoruz. ‘İzin var mıydı, yok muydu?’, ‘Biz doğru mu anladık, yanlış mı anladık?’ diye soramıyoruz. Çünkü ortada yok. Bu artık iyi niyetli bir durum değildir. Bu, yargı mekanizmasıyla alay etmektir. Bence bunun, yargı mensupları tarafından öncelikle sorgulanması gerekir. Çok garip bir tabloyla karşı karşıyayız.

Adli kontrol tedbirinin yarattığı sonuçlara da özellikle değinmek istiyorum. Benim iki kızım var, ikisi de yurt dışında yaşıyor. Bir yıldır yanlarına gidemiyorum. Kızım şu anda ev taşıyacak, yanında olmam gerekiyor ama olamıyorum. Acil bir durum olsa ulaşma şansım yok. Buna karşılık, duruşmalara gelmeyen, yargılamayı fiilen aksatan kişi hakkında herhangi bir fiili yaptırım yok. Ama biz, fiilen ceza çekiyoruz.

"BİR YILDIR FİİLİ CEZA"

Bir yıldır fiili olarak cezalandırılıyoruz. Bu durum sadece bizi değil, çocuklarımızı da etkiliyor. Burada arkadaşlarımızdan birinin kızının pasaportuna el konulduğunu da biliyorsunuz. Bu tedbirler yalnızca sanıkları değil, aileleri ve çocukları da mağdur ediyor. Biz insanız, sosyal hayatımız var. Bu bir yıl, zaten başlı başına bir cezaya dönüşmüş durumda.

Açıkça söylemek gerekirse, özgürlüğümüz fiilen kısıtlanmış durumda. Bu tedbirin artık sonlandırılması gerekiyor. Bu nedenle, adli kontrol tedbirinin, özellikle yurt dışına çıkış yasağının kaldırılmasını talep ediyorum.”

S.B. İÇİN ZORLA GETİRME KARARI

Savcılık, adli kontrol tedbirlerinin devamını talep etti. Ancak mahkeme, tüm sanıklar hakkında uygulanan yurt dışına çıkış yasağının kaldırılmasına karar verdi. Müşteki bilirkişi S.B. hakkında ise tekrar zorla getirme kararı çıkarıldı. Davanın bir sonraki duruşması 13 Şubat’ta yapılacak.

Durumu takip etmeye devam edin, Ankara24.com her zaman en yeni haberleri sunuyor.
seeGörüntülenme:124
embedKaynak:https://halktv.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 13 Ocak 2026 16:55 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Döviz bürosuna soyguna giden hırsız hayatının şokunu yaşadı Sözcü Gazetesi

28 Ağustos 2026 00:51see180

Rusya dan vazgeçtiler! Türkiye merkezli bölgede yeni bir ittifak doğuyor

28 Ağustos 2026 04:16see169

Tek bir açıklamayla her şey değişebilir: Altında gözler Jackson Hole’da

27 Ağustos 2026 17:28see166

Gaziantep’ten İtalya’ya uzanan gurur! Kaan Efe Kaya tarih yazdı

27 Ağustos 2026 17:42see154

Yerli ve milli MMT 76 dan büyük başarı: Helikopter kullanımına hazır!

27 Ağustos 2026 17:22see153

Emre Altuğ’un gözlerden uzak aşkı davette ortaya çıktı: Sevgilisiyle yan yana Sözcü Gazetesi

27 Ağustos 2026 15:53see152

Leon Goretzka, Aston Villa ya transfer oldu!

27 Ağustos 2026 19:20see152

Bu yıl herkes bizi izleyecek Sözcü Gazetesi

29 Ağustos 2026 00:13see152

Karadeniz’de savaş gerilimi etkili oluyor: Buğday fiyatları 3 yılın zirvesinde

27 Ağustos 2026 16:36see152

IMF Başkanı Georgieva: Sabitcoinler küresel finans için yeni riskler getirebilir

29 Ağustos 2026 00:31see152

Türk dizileri zirvede: ABD ve Hindistan ı geride bıraktı

27 Ağustos 2026 17:56see150

Bakan Güler, üst rütbeye terfi eden personel için düzenlenen törene katıldı

28 Ağustos 2026 19:55see150

Galatasaray ve Fenerbahçe’nin Şampiyonlar Ligi’ndeki rakipleri belli oluyor! Kura çekimi canlı yayın Sözcü Gazetesi

27 Ağustos 2026 19:02see149

Sevdan Bir Ateş in yayın tarihi belli oldu

27 Ağustos 2026 21:15see147

Suriye de bomba kararname: Ahmed Şara, Mazlum Abdi yi atadı

28 Ağustos 2026 01:21see146

Adana da Gelinlikçi Mağazası Yangını

27 Ağustos 2026 19:41see145

Dursun Özbek ten Şampiyonlar Ligi yorumu: Galatasaray alışık!

27 Ağustos 2026 20:39see145

Komşu duyurdu: 4 gün kaldı, tüm askerler çekilecek!

27 Ağustos 2026 16:08see144

Viyana da Mısır Kraliçesi nin Elmas Kolyesi Çalındı

29 Ağustos 2026 01:52see144

Cumhurbaşkanı Erdoğan dan önemli mesajlar: Tarihi bir dönemi yaşıyoruz!

28 Ağustos 2026 19:41see141
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları