Hâkim ve savcılara sosyal medya bilgilendirmesi yapıldı Ankara Haberleri
Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan bilgilere dayanarak haber veriyor.
Dijital çağda bir paylaşım, bir beğeni ya da kısa bir yorum saniyeler içinde geniş kitlelere ulaşabiliyor. Bu hızlı görünürlük, yargı mensupları açısından da yeni bir sorumluluk alanını beraberinde getiriyor. Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK), hâkim ve savcıların sosyal medya ve dijital ağlardaki görünürlüğüne ilişkin etik çerçeveyi yeniden hatırlatan bir bilgilendirme yayımlayarak bu alandaki hassasiyete dikkat çekti.
Kurul bilgilendirmesinde öne çıkan yaklaşım, “yasaklar listesi” ya da disiplin uyarısından çok, yargının toplumsal meşruiyetinin yalnızca verilen kararlarla değil, yargı mensuplarının kamusal duruşuyla da şekillendiği fikri oldu.
ANAYASAL GÜVENCE, TOPLUMSAL SORUMLULUK
Bilgilendirmede, Anayasa’nın 9’uncu ve 138’inci maddeleri hatırlatılarak, yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanıldığı vurgulandı. HSK, bu anayasal güvenceyi bir ayrıcalık olarak değil, yargıya duyulan güveni koruma sorumluluğunun temel dayanağı olarak değerlendirdi.
Kurul, hâkim ve savcıların mesleki kimliklerinin yalnızca verdikleri kararlarla sınırlı olmadığını, günlük hayattaki tutum, iletişim tarzı ve dijital alandaki davranışlarla da anlam kazandığını kayda geçirdi.
“KİŞİSEL ALAN” SINIRI BULANIKLAŞIYOR
HSK’nın dikkat çektiği başlıklardan biri de sosyal medyada “kişisel alan” sınırlarının giderek belirsizleşmesi oldu. Paylaşımların çoğu zaman bağlamından koparılarak yorumlanabildiği, bunun da yargının tarafsızlığına ilişkin algıyı doğrudan etkileyebildiği belirtildi.
Kurul, hâkim ve savcıların ifade özgürlüğünün ulusal ve uluslararası hukukta güvence altında olduğunu belirtti. Ancak yargı mesleğinin kendine özgü niteliği nedeniyle bu özgürlüğün etik ilke, ölçülülük ve özen çerçevesinde kullanılması gerektiğini vurguladı. Kurul bilgilendirmesinde, “Fiilen tarafsız olmak kadar, her koşulda tarafsız görünmek de yargının asli unsurlarındandır” mesajı öne çıktı.
CEZA DEĞİL, YOL GÖSTERMEK
HSK, hâkim ve savcıların dijital alanda yaşayabileceği tereddütleri gidermek amacıyla hazırlanan “Türk Yargı Etiği Bildirgesi Kapsamında Sosyal Medya Kullanım Rehberi”ni de hatırlattı. Kurul, bu metnin cezalandırıcı bir belge değil, yol gösterici bir çerçeve sunduğunu vurguladı.
Kurulun değerlendirmesine göre rehber, yargı mensuplarını sosyal medya kaynaklı risklerden korumayı, mesleki itibarı güçlendirmeyi ve kamuoyunda yargıya duyulan güveni pekiştirmeyi amaçlıyor.
TAKİP VE ETKİLEŞİMLERE DİKKAT EDİN
Kurul, hâkim ve savcılara sosyal medyada dava yorumu, sembol paylaşımı ve “takip ilişkileri” için net sınırlar hatırlattı. Kurul, yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığının yalnızca mahkeme salonlarında değil, dijital mecralar dâhil tüm kamusal alanlarda korunması gerektiği mesajını paylaştı.
KILAVUZ BİLGİLER YER ALIYOR
HSK, Kurula intikal eden bazı başvurular ile yazılı ve görsel basında yer alan değerlendirmelerden, hâkim ve savcıların sosyal medya kullanımında ilke ve sınırlar konusunda zaman zaman tereddüt yaşayabildiğinin anlaşıldığını kaydetti. Bu nedenle, Türk Yargı Etiği Bildirgesi ve ilgili rehberlerin “yol gösterici niteliğinin” bir kez daha hatırlatılmasının gerekli görüldüğü belirtildi.
İÇERİK SİLİNSE BİLE DİJİTAL İZ KALIR
Bilgilendirmede, sosyal medya ve dijital ağlarda hesap açmaktan paylaşım içeriğine, takip–etkileşim ilişkilerinden fotoğraf ve video paylaşımlarına kadar tüm dijital davranışlarda hâkim ve savcıların “yargıyı temsil ettikleri” bilinciyle seçici ve ihtiyatlı olması gerektiği vurgulandı. Ayrıca önemli bir hatırlatma da yapıldı, “Paylaşımlar silinse bile dijital dünyada iz bırakabildiği” ve “kamuoyu algısını uzun süre etkileyebildiği” ifade edildi.
DAVA YORUMU, SEMBOL PAYLAŞIMI
Bilgilendirmede dikkat çekilen başlıklar arasında özellikle şu uyarılar öne çıktı:
Devam eden ya da ileride görülmesi muhtemel soruşturma ve davalara, taraflara, vekillere veya toplumsal-siyasi nitelik taşıyan olaylara ilişkin paylaşımların, tarafsızlığı ve “tarafsızlık görünümünü” zedeleyebileceği belirtildi. Duruşma salonu, adliye binası gibi yargısal mekânlar ile cübbe, kürsü gibi yargısal otoriteyi temsil eden sembollerin sosyal medya paylaşımlarına konu edilmesinin, paylaşımın amacı ne olursa olsun “makul ve bilgili bir gözlemci” nezdinde yargı yetkisinin kişisel ilişkilere taşındığı izlenimi doğurabileceği ifade edildi. Gizli kalması gereken bilgi ve belgeler ile kişisel verilerin sosyal medya veya başka bir dijital mecrada doğrudan ya da dolaylı şekilde ifşa edilmemesi gerektiği de yazıda açık biçimde hatırlatıldı.
TAKİP–ETKİLEŞİM NASIL OLMALI?
Kurul, sosyal medya üzerinden kurulan arkadaşlık, takip ve etkileşim ilişkilerinin, hâkim ve savcıların işlem ve kararlarının bu ilişkilerden etkilendiği ya da etkilenebileceği yönünde bir izlenime yol açmaması gerektiğini vurguladı. Bu tür dijital ilişkilerin kamuoyunda nasıl algılanabileceğinin gözetilerek ihtiyatlı davranılmasının etik sorumluluğun parçası olduğu kaydedildi.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:102
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 27 Ocak 2026 16:51 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















