Güneşsiz fotosentez şaşkına çevirdi! Uzayda yaşam olabilir
Halktv sayfasından alınan verilere göre, Ankara24.com bilgi veriyor.
Araştırmanın merkezinde, ABD’nin New Mexico eyaletinde bulunan Carlsbad Mağaraları Milli Parkı yer alıyor. Sülfürik asidin kireçtaşını eritmesiyle milyonlarca yıl önce oluşan bu mağara sistemi, her yıl yüz binlerce ziyaretçiyi ağırlıyor. Ancak turistlerin çoğu, mağaranın derinliklerinde bilim dünyasını şaşkına çeviren bir keşfin yapıldığından habersiz.
NASA tarihi açıkladı: 50 yıl sonra Ay'a insan gönderiyor
BBC'nin haberine göre Barton, mağaranın turistik rotasından sapıp karanlık bir oyukta ilerlediklerinde duvarda olağanüstü parlak bir yeşillik fark ettiklerini açıkladı. Işık kaynağı olmadan görülmesi imkânsız olan bu örtü, yapılan analizlerde siyanobakteri olarak tanımlandı.
Siyanobakteriler, genellikle güneş ışığıyla fotosentez yapan organizmalar olarak bilinse de burada güneş ışığının bulunmaması dikkat çekti.
GÖRÜNMEYEN IŞIKLA FOTOSENTEZ
Araştırmalar, mağaradaki bu mikropların klasik klorofil a yerine, yakın kızılötesi ışığı kullanabilen klorofil d ve f pigmentlerine sahip olduğunu ortaya koydu. İnsan gözünün algılayamadığı bu ışık türü, mağaranın kireçtaşı duvarlarından yansıyarak derin bölgelere kadar ulaşabiliyor.
Ölçümler, mağaranın en karanlık noktalarında yakın kızılötesi ışık yoğunluğunun girişe kıyasla yüzlerce kat daha fazla olduğunu gösterdi. Bu durum, fotosentezin yalnızca görünür ışıkla sınırlı olmadığına dair güçlü bir kanıt sundu.
Barton ve ekibi ise benzer mikroorganizmaların park içindeki diğer mağaralarda da bulunduğunu belirledi. Bulgular, bu canlıların milyonlarca yıldır izole bir ortamda varlığını sürdürdüğüne işaret ediyor.
Keşfin etkisi yalnızca yeraltı ekosistemleriyle sınırlı değil. Galaksimizde en yaygın yıldız türü olan kızıl cüceler (M tipi yıldızlar), büyük ölçüde yakın kızılötesi ışık yayıyor. Daha önce fotosentezin 700 nanometre dalga boyunda sınırlandığı düşünülüyordu. Oysa Carlsbad mağaralarındaki mikroplar, 780 nanometreye kadar enerji toplayabiliyor.
Bu bulgu, özellikle kızıl cüce yıldızların çevresindeki gezegenlerde yaşam olasılığı tartışmalarını yeniden gündeme getirdi. Şu ana kadar keşfedilen birçok kayalık ötegezegen, bu yıldızların yörüngesinde bulunuyor.
Barton ve meslektaşı Lars Behrendt, fotosentezin en düşük ışık seviyesinde ve en uzun dalga boyunda hangi koşullarda gerçekleşebileceğini belirlemek amacıyla NASA’ya yeni bir proje sundu. Amaç, yaşam ihtimali bulunan yıldızları daha dar bir listeye indirerek gözlem sürecini daha verimli hale getirmek.
YAŞANABİLİR YILDIZ SAYISI ARTABİLİR
Araştırmacılar, elde edecekleri verilerin James Webb Uzay Teleskobu (JWST) gibi gelişmiş teleskopların hedef seçiminde kullanılabileceğini söylüyor. Eğer fotosentez daha geniş bir ışık aralığında mümkünse, potansiyel yaşanabilir yıldız sayısı da önemli ölçüde artabilir.
Barton, mağaranın karanlığında keşfedilen bu mikropların, evrende yaşam arayışının sınırlarını genişlettiğini ifade etti: “Eğer Dünya’da neredeyse mutlak karanlıkta fotosentez mümkünse, galakside düşündüğümüzden çok daha fazla yerde yaşam olabilir.”
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:47
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 25 Şubat 2026 10:20 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















