Güneş te son 20 yılın en güçlü radyasyon fırtınası: GPS ve uydu sistemleri için uyarı
Ankara24.com, Halktv kaynağından alınan verilere dayanarak duyuru yapıyor.
İsveç’in Malmö kentinde bir akşamüzeri, 2003 yılının Ekim ayında, 50 bin kişi aniden karanlığa gömüldü. Binlerce kilometre güneyde, Johannesburg’daki trafo merkezleri, açıklanamayan bir yük altında aşırı ısınarak devre dışı kaldı. O gün yeryüzünde fırtına yoktu, gökyüzü açıktı. Ancak atmosferin dışındaki "hava durumu", modern dünyanın kırılgan elektrik altyapısına ağır bir fatura çıkarmıştı. Uzmanların "Cadılar Bayramı Fırtınaları" olarak literatüre geçirdiği bu olay, Güneş’in Dünya ekonomisi üzerindeki görünmez elini hatırlatan en sert uyarılardan biriydi.
Bugün, aradan geçen yirmi yılın ardından, gezegenimiz yeniden benzer bir senaryonun eşiğinde. Güneş’te meydana gelen ve son yirmi yılın en güçlüsü olarak kaydedilen patlama, S4 seviyesinde devasa bir radyasyon fırtınasını Dünya’ya doğru savurdu. Olay, sadece gökyüzünde görsel bir şölen sunmakla kalmıyor; küresel iletişim ağlarından enerji nakil hatlarına, havacılıktan tarımsal üretime kadar milyarlarca dolarlık altyapıyı test etmeye hazırlanıyor.
ALTYAPI VE ENERJİ İÇİN "SESSİZ" ALARMABD Ulusal Hava Durumu Servisi, sosyal medya üzerinden yaptığı, veri odaklı ancak endişe verici açıklamayla durumu netleştirdi:
"S4 seviyesinde şiddetli bir güneş radyasyon fırtınası yaşanıyor. Bu, son 20 yılı aşkın sürede kaydedilen en büyük olay."
Referans noktası olarak 2003 yılının gösterilmesi, olayın ciddiyetini ortaya koyuyor. Yetkililer, bu kez etkilerin genel kamuoyunu sarsacak yaygın teknoloji kesintilerine yol açmasını beklemediklerini ifade etse de, perde arkasında hummalı bir hazırlık süreci işliyor. NASA, Federal Havacılık İdaresi (FAA) ve enerji altyapısı kuruluşları ile Acil Durum Yönetim Ajansı (FEMA) teyakkuza geçirildi. Zira modern yaşamın damarlarını oluşturan uydu operasyonları ve elektrik şebekeleri, uzaydan gelen bu yüklü parçacıkların doğrudan hedefi konumunda.
GÖKYÜZÜNDEKİ İŞ GÜCÜ VE RİSK YÖNETİMİYeryüzündeki vatandaş günlük hayatına devam ederken, atmosferin üst katmanlarında ve yörüngede çalışanlar için durum farklı. Artan radyasyon seviyeleri nedeniyle kutup rotalarını kullanan ticari uçuşlarda radyasyon dozajının artabileceği öngörülüyor. Bu durum, havayolu şirketlerini rotalarını yeniden hesaplamaya zorlayabilir.
Ay'da ilk otel açılıyor: Rezervasyonlar başladı bile!
Daha yukarıda, Uluslararası Uzay İstasyonu’nda (ISS) görev yapan astronotlar için ise protokoller devreye girdi. Mayıs 2024’te yaşanan jeomanyetik fırtınada olduğu gibi, astronotların istasyonun radyasyona karşı daha iyi yalıtılmış bölümlerine sığınmaları gerekebilir. Bu prosedür, uzay araştırmalarının insan sağlığı üzerindeki maliyetini ve risklerini bir kez daha gündeme taşıyor.
Fırtınanın etkisi sadece uzaydaki donanımlarla sınırlı kalmayabilir. Geçtiğimiz Mayıs ayında yaşanan benzer bir jeomanyetik fırtına sırasında, teknolojinin tarımsal üretimdeki kritik rolü acı bir tecrübeyle sınanmıştı. GPS’e dayalı "hassas tarım" teknikleri kullanan çiftçiler, sinyal kayıpları nedeniyle ekim ve hasat süreçlerinde aksamalar yaşamış, bu durum verimlilik kaybı ve maliyet artışı olarak üreticiye yansımıştı.
Uzmanlar, S4 seviyesindeki bu yeni dalganın da uydu tabanlı iletişim ve GPS sistemlerinde geçici aksaklıklar yaratabileceği uyarısında bulunuyor. Navigasyon sistemlerindeki milimetrik sapmaların, küresel lojistik zincirinden tarımsal planlamaya kadar zincirleme etkiler yaratma potansiyeli, yetkililerin "beklenti sınırlı" açıklamalarına rağmen masada duran bir risk faktörü.
IŞIKLARIN ARKASINDAKİ FİZİKKamuoyu için bu olayın en somut yansıması ise gökyüzündeki renkler olacak. Artan güneş aktivitesi nedeniyle, Kuzey Işıklarının (Aurora Borealis) alışılmadık enlemlere inmesi, ABD’nin kuzeyinden Alabama ve Kuzey Kaliforniya’ya kadar geniş bir coğrafyada gözlemlenmesi bekleniyor. Uzmanlar, insan gözünün seçemediği durumlarda bile cep telefonu sensörlerinin bu ışımaları yakalayabileceğini belirtiyor.
Ancak bu görsel şölenin arkasındaki mekanik ayrım önemli: Güneş radyasyon fırtınaları, ışık hızına yakın hareket eden yüklü parçacıkların Dünya’ya ulaşmasıyla oluşurken; jeomanyetik fırtınalar daha yavaş ilerleyen koronal kütle atımlarının (CME) sonucudur. Şu an Dünya’ya yaklaşan dalga, sistemlerimizi en hızlı şekilde test edecek türden.
Güneş'in 20 yıllık uykusundan bu denli şiddetli uyanışı, teknolojiye olan bağımlılığımızın ne kadar pamuk ipliğine bağlı olduğunu hatırlatıyor. Uzmanların teknik uyarıları kayıtlara geçerken, asıl soru sistemlerin bu yükü kaldırıp kaldıramayacağı değil; bu tür doğa olaylarının, ekonomisi teknolojiye endeksli toplumlar üzerindeki maliyetinin kim tarafından üstlenileceği.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:96
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 20 Ocak 2026 10:02 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















