Gölge ordu: Avrupa’yı içten yakan gizli bir savaş! Uzman isimden kritik Telegram detayı ve Türkiye yorumu
Hurriyet sayfasından alınan bilgilere göre, Ankara24.com açıklama yapıyor.


Haberlerimizi Google’da Takip Edin
Gelişmelerden anında haberdar olun.
Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin
Winston Churchill'in 1940 yılında İngiliz istihbaratına verdiği ünlü "Avrupa'yı ateşe verin!" talimatı, beş yıl sürecek acımasız bir sabotaj ve ayaklanma kampanyasını başlatmıştı. Bugün ise, Avrupa'nın dört bir yanında meydana gelen yangınlar ve patlamalar dikkate alındığında, Vladimir Putin'in de Rus istihbaratına benzer bir talimat vermiş olabileceği öne sürülüyor.
Nitekim Estonya hükümeti, Ukrayna için insansız araçlar üreten bir robotik şirketine düzenlenen kundaklama saldırısının arkasında "kesin olarak" Rusya'nın bulunduğunu açıkladı. Benzer şekilde 2024 yılında, Varşova'da dev bir alışveriş merkezi ile Londra'da Ukrayna'ya insani yardım malzemesi depolayan iki antrepo küle döndü. Polonya'da demiryolu hatlarına yönelik sabotaj girişimleri yaşanırken, Almanya'da yüksek gerilim hatlarının yakınında patlayıcılar tespit edildi.
Batılı yetkililere göre, bugüne kadar büyük bir insani facianın yaşanmamış olması yalnızca bir tesadüf veya şans eseri. 2024'te İngiltere'deki bir depoda patlayan kargo paketi, Avrupa hava sahasındaki bir kargo uçağında da patlayabilirdi. Leipzig-Halle Havalimanı'nda bir uçağın yakınında bulunan patlayıcı yüklü insansız hava aracının patlamamış olması da olası bir felaketi önledi. Ancak Batılı analizciler, bu şansın sonsuza kadar sürmeyeceğini ve olası bir felaketin Batı hükümetlerini zorlu bir misilleme ikilemiyle karşı karşıya bırakacağını savunuyor.
KGB'NİN MİRASI: ÜÇ ANA SERVİS
Bugünkü Rus istihbaratını anlamak için 1991'de Sovyetler Birliği'nin ve KGB'nin dağılma sürecine bakmak gerekiyor. KGB'nin yurt dışı istihbaratından sorumlu birinci dairesi, bugün İngiliz MI6'sının dengi sayılan Dış İstihbarat Servisi'ne (SVR) dönüştürüldü. İç güvenlik ve karşı casusluktan sorumlu bölümler ise bugünkü Federal Güvenlik Servisi'ni (FSB) oluşturdu.
Üç ana servisin en eskisi ise Stalin tarafından kurulan ve askeri istihbarat ile yurt dışındaki özel operasyonlardan sorumlu tutulan Genelkurmay İstihbarat Başkanı'na bağlı GRU'dur. Rus sisteminde, siber operasyonlar ve sinyal istihbaratını tek elde toplayan İngiliz GCHQ veya Amerikan NSA benzeri tek bir merkez bulunmuyor; bu görevler servisler arasında paylaştırılmış durumda.
İngiltere'nin eski İstihbarat Koordinatörü Sir David Omand'a göre Rus servisleri, Batı'daki gibi sadece karar alıcılara bilgi sağlamakla kalmıyor; doğrudan siyasi mücadelenin ve ‘aktif tedbirler’ adı verilen yıpratma stratejilerinin ana yürütücüsü olarak görev yapıyor. Omand, bu anlayışın Lenin'in Çeka geleneğine dayandığını ve günümüz Rus istihbarat yöneticilerinin de bu ‘Çekist’ kültürle yetiştiğini belirtiyor.
RUS İSTİHBARATININ LİDER KADROSU VE BOYUTU
Sistemdeki üç temel servisin başında yer alan isimler şunlar:
FSB Başkanı Alexander Bortnikov: Putin'e en yakın isimlerden biri olarak biliniyor ve Rusya içindeki yaklaşık 200 bin kişilik (sınır muhafızları dahil) en büyük teşkilatı yönetiyor.
SVR Başkanı Sergei Naryshkin: Yaklaşık 10 bin ila 15 bin personele sahip olan ve daha geleneksel dış istihbarat yöntemlerini benimseyen servisin başında bulunuyor.
: Askeri kökenli olan Kostyukov, yurt dışındaki operasyonel ve askeri sabotaj iddialarının merkezindeki servisi yönetiyor.
YÖNTEM DEĞİŞİKLİĞİ: ‘GİG EKONOMİSİ’ VE TELEGRAM ŞEBEKELERİ
2022'de Ukrayna savaşının başlamasının ardından Avrupa ülkeleri, diplomatik dokunulmazlık altında görev yapan 600'den fazla Rus görevliyi sınır dışı etti. Bu durum, Rus servislerinin Avrupa'daki yerleşik istihbarat ağlarına ağır bir darbe vurdu.
Bunun üzerine Rus istihbaratının, özellikle GRU'nun, yöntem değiştirdiği iddia ediliyor. ‘Taşeron’ veya ‘gig ekonomisi’ adı verilen bu yeni sistemde, GRU subaylarının Telegram gibi platformlar üzerinden Batı Avrupa'daki sempatizan veya para karşılığı çalışacak kişilerle temas kurduğu öne sürülüyor. Sahte kimliklerle yürütülen bu iletişimde; duvarlara propaganda görseli çizmek gibi küçük işlerle başlayan süreç, para karşılığında kritik tesislerin keşfini yapmaya veya kundaklama eylemlerine kadar varabiliyor.
Nitekim İngiltere'de Ukrayna'ya yardım taşıyan depoları yakmaktan suçlu bulunan gençlerin yargılandığı davada, Telegram üzerinden Wagner bağlantılı bir hesapla temas kurulduğu ve kundaklama karşılığında para teklif edildiği mahkeme kayıtlarına yansıdı. Analistler, amatör kişilerin kullanılmasının operasyonel hataları ve yakalanma riskini artırdığını, ancak ucuza mal edilen bu eylemlerin Avrupa'da güvensizlik hissi yaratmayı hedeflediğini değerlendiriyor.
TIRMANAN GERİLİM VE GELECEK RİSKLER
Son dönemde, geleneksel olarak daha ‘profesyonel ve ketum’ bir çizgi izleyen SVR'nin de daha agresif operasyonel süreçlere dahil olduğu iddia ediliyor. Uzmanlar, servisler arasındaki rekabetin yerini Putin'e somut sonuçlar sunma yarışına bıraktığını ifade ediyor.
Analize göre, Avrupa genelinde yaşanan bu örtülü mücadelenin temel amacı NATO ülkelerinin tepki eşiğini ve savunma reflekslerini test etmek. Ancak kontrolsüz bir sabotajın veya kitlesel kayba yol açacak olası bir kazanın, Batı ile Rusya arasında doğrudan bir tırmanmayı tetikleme riski taşıdığı vurgulanıyor.
Peki, Avrupa gerçekten Rusya merkezli bir hibrit savaşın eşiğinde mi? Emekli İstihbarat Albay Coşkun Başbuğ, konunun operasyonel ve stratejik boyutlarını değerlendirdi.
"SAVAŞIN SÜRMESİNİ İSTEYEN SİLAH BARONLARININ İŞİ OLABİLİR"
Sıcak savaşların yerini istihbarat ve hibrit savaşlara bıraktığına dikkat çeken Coşkun Başbuğ, Avrupa’daki insan kaynağı krizine vurgu yaptı:
"Türkiye hariç dünyada ciddi bir asker temini sıkıntısı var. Yeni nesil askerlik yapmak istemeyince devletler ya paralı asker temini yoluna ya da hibrit savaş yöntemlerine yöneliyor. Avrupa'daki olaylar Rusya kaynaklı olabilir; çünkü Rusya'nın bölgede Varşova Paktı döneminden kalma bir altyapısı mevcut. Ancak esas ağırlıklı ihtimal, 'sahte bayrak' operasyonlarıdır. Savaşın devamından yana olan silah baronları ve küresel odakların bu tür eylemleri gerçekleştirme ihtimali daha yüksek. İngiltere menşeli bir sahte bayrak operasyonuyla karşı karşıya olma olasılığımız son derece kuvvetli."
RUSYA, TELEGRAM'DAN AJAN TOPLUYOR OLABİLİR Mİ?
Batı basınında yer alan "Telegram üzerinden devşirilen amatör sabotajcılar" iddialarını da değerlendiren Başbuğ, kritik operasyonların acemi kadrolarla yürütülemeyeceğini belirtti:
"Rusya'nın Telegram'dan ajan topladığına dair somut bilgi yok. Kritik operasyonların bu yolla yapılması imkânsızdır. Acemi kadrolarla saha operasyonuna çıkarsanız yakalanırsınız; Rusya gibi köklü bir istihbarat geleneği olan devlet bu riski almaz. Bu anlatı, kamuoyunu yönlendirmeye yönelik bir algı operasyonudur."
TÜRKİYE BU GERİLİMDEN ETKİLENİR Mİ?
Olası büyük sabotaj riskleri ve Türkiye'nin konumuna da değinen Başbuğ, Ankara'nın izlediği dengeli dış politikanın koruyucu kalkan oluşturduğunu ifade etti:
"Şu aşamada uçak düşürme veya kitlesel can kaybı hedefleyen devasa sabotajlar beklemiyorum. Ancak küresel çete istediği sonucu alamazsa her türlü çılgınlığa başvurabilir. Tırmanan gerilimin Türkiye'ye etkisi ise son derece sınırlı kalır. Türkiye taraflara eşit mesafede duran ve arabulucu rol üstlenen bir siyaset izliyor. Bu denge korunduğu sürece Türkiye büyük krizlerden etkilenmeyecektir."
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:33
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 08 Ekim 2026 07:07 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















