Genlerin yaşam süresi üzerindeki etkisi yüzde 50 olabilir
Ankara24.com, T24 kaynağından alınan verilere dayanarak duyuru yapıyor.
Yeni bir çalışmaya göre ne kadar yaşadığımız, şimdiye kadar sanılandan çok daha fazla ölçüde genlerimize bağlı olabilir. Bu, kulağa moral bozucu geliyor ama bizi yine de çaresiz bırakmıyor.
istemeyenlerin haftada beş kez spor yapması, her gün gökkuşağının tüm renklerinde ve çok sayıda arkadaşa sahip olması gerektiği düşünülürdü. Şimdi ise uzman dergisi Science'ta yayımlanan bir çalışma bu reçeteyi sorguluyor. Çalışmaya göre dış etkenlere daha az, genlerimize ise çok daha fazla bağlı olabilir; hem de yüzde 50'den fazla.
Danimarkalı araştırmacısı Morten Scheibye-Knudsen, bu çalışmanın ! dair anlayışımız üzerindeki etkisini bir "Gerçek dünyaya hoş geldiniz" etkisi olarak tanımlıyor ve ekliyor: "Ne kadar yaşadığımız, ebeveynlerimizin ne kadar yaşadığına bağlı."
Çalışmada bizzat yer almayan Scheibye-Knudsen'e göre, son dönemde yaşam beklentimizin kendi elimizde olduğuna fazlasıyla inandık; yaptıklarımız ya da yapmadıklarımız sayesinde: Sebze yemek, yoga yapmak, geniş bir arkadaş çevresi kurmak (iyi). Çok oturmak, (sorunlu). Bir fabrikanın yanında yaşamak ya da yakın olmak (kötü). en çok çevre koşulları ve yaşam tarzımızla belirlendiği düşünülürdü.
Genlerin yaşam beklentisi üzerindeki etkisi, çalışmalarda yaklaşık yüzde 10 ile 25 arasında tahmin ediliyordu; bu oldukça düşük.
Hatta Scheibye-Knudsen'e göre o kadar düşük ki, bazı araştırmacılar genlerin, ne kadar yaşayacağımız üzerinde etkisi olup olmadığını bile sorguluyordu: "Genlerimizin ne kadar önemli olduğu gerçeğine biraz kapalıydık. Bu çalışma, belki bu düşünceye ani bir fren değil ama güçlü bir rota düzeltmesi."
Her yaşta düzenli spor yapmak, sağlıklı ve uzun bir yaşamın olmazsa olmazları arasında (Fotoğraf: Max/picture alliance) Dışsal ölüm nedenleri bugüne kadar hafife alındıYaşam beklentisini araştırırken bilim insanları, genetik açıdan benzer koşullarda hayata başlayan kardeşleri incelemeyi sever. Ancak araştırmacıların bugüne kadar ihmal ettiği bir nokta vardı: Kardeşlerden biri, genleriyle ilgisi olmayan bir olay nedeniyle hayatını kaybetmiş olabilir; örneğin bir kaza geçirmiş ya da bulaşıcı bir hastalığa yenik düşmüş olabilir.
Ölüm nedenini dışarıdan gelen bir etken olarak görmezden gelirseniz, genetik açıdan benzer iki kardeşiniz olur ama yaşam süreleri tamamen farklıdır. Bu da genlerin yaşam beklentisi üzerindeki etkisinin yanlış biçimde düşük hesaplanmasına yol açar.
Üstelik kardeş çalışmalarında ölüm nedeni çoğu zaman bilinmez. Veri setlerinin bir kısmı, bir önceki yüzyıldan da eski dönemlere dayanır. Araştırmacıların varsayımına göre o dönemde, dışsal etkenlere bağlı ölüm riski, yüz yıl sonra doğan insanlara kıyasla yaklaşık on kat daha yüksekti.
Şimdi yayımlanan çalışmada bilim insanları, , ve ABD'den kardeş kohortları ile bir miktar matematik yardımıyla bu hatayı düzeltti. Hesap sonunda, yaşam beklentisi üzerinde yüzde 50'den fazla genetik etki kaldı.
Ben Shenhar ve meslektaşları için bu araştırmanın acı bir arka planı da vardı: Haziran 2025'te, İsrail'in Rehovot kentindeki laboratuvarları bir İran füzesiyle yıkıldı. Bilim insanları, aylar boyunca çalışma alanlarını kullanamadı. Shenhar'a göre bu olay, "dışsal ölümcüllük" kavramının önemini bir kez daha gösterdi.
Çalışmaya dair bir sınırlama da var: Durum her zaman bir trafik kazasında olduğu kadar net değil. Bazı ölüm nedenleri ilk bakışta dışsal görünse de içsel faktörlerden etkilenir.
Örneğin bulaşıcı hastalıklar ilk etapta genlerimizle ilgili değildir. Ancak vücudumuzun onlarla nasıl mücadele ettiği genlerle bağlantılıdır. Scheibye-Knudsen, "İşte burada işler bulanıklaşıyor," diyor. Ancak ona göre bu, çalışmanın temel sonucunu değiştirmiyor: Genlerimiz, şimdiye kadar düşünüldüğünden daha büyük bir rol oynuyor.
Yaşam tarzı hâlâ belirleyiciPeki bu, müsliye uzun yaşam takviyeleri karıştıranlar, kendi çocuklarının kanını naklettirenler ya da yaşamı uzatmak için organ naklini düşünenler için ne anlama geliyor? Bunların hepsi gerçek girişimler. Ama şimdilik anlamı aynı: Çoğu zaman hiçbir şey.
Scheibye-Knudsen'e göre, muhtemelen hepimiz belirli bir yaşam beklentisiyle yola çıkıyoruz: "Atalarımız daha çok 70 mi yoksa 90 mı yaşadıysa, bizim de benzer bir ligde olma ihtimalimiz artıyor. Ama yaşam tarzı yine de rol oynuyor. Genlerimiz nasıl olursa olsun, yaşam süresini yaklaşık 20 yıl etkileyebilir."
Sigara içmek hâlâ yaşamımızdan yedi yıl götürüyor. Sağlıksız on yıla kadar, spor yapmamak da yedi yıl daha kaybettirebiliyor. Yani çalışma patates kızartması ve bira için bir serbest geçiş belgesi değil. Çalışmanın ilk yazarı Ben Shenhar, "Sonuçta hâlâ neredeyse yüzde 50 oranında her şey bizim elimizde," diyor.
İlerleyen yaşlarda da beden ve ruh sağlığını korumak için aktif ve rengeli bir yaşam tarzının yanında, teknoloji ve sosyal yaşamla bağın devam etmesi de önemli bir etken olarak değerlendiriliyor (Fotoğraf: Josephine Günther/DW) Gen araştırmaları için itici güçBen Shenhar, bu çalışmanın yaşlanma araştırmaları açısından bir dönüm noktası olabileceği görüşünde: "Yüz yaşını geçenlerin yarısının ağır bir hastalığı yok. Bu çılgınca! Bu insanları koruyan genler olmalı ve artık bunları daha hedefli araştırabiliriz. Özellikle de dışsal etkenlerin yaşam beklentisi üzerindeki etkisinin giderek azaldığı bir dönemde araştırmalar sürdürülürse."
Ayrıca, daha önce dışsal etkenlerin ihmal edildiği başka alanlar da yeniden ele alınabilir. Scheibye-Knudsen, "Belki de birçok genetik hastalığa şimdiye kadar yanlış bir gözlükle baktık," diyor ve ekliyor: "Kazalar, bulaşıcı hastalıklar ya da şiddet sonucu ölüm gibi dışsal parazitleri ayıklamak, başka gen analizlerinde de daha net bir sinyal elde etmeye yarayabilir. Sonra belirli hastalıklar için genleri tanımlarsak, onları manipüle edebiliriz."
Araştırma sonucundan payımıza düşen hisseye gelince: Uzun yaşamak isteyenler düzenli spor yapmalı, sağlıklı beslenmeli ve sosyal ilişkilerini sıkı tutmalı. Tabii, gerçekten de uzun yaşamak hedefleriyorsa.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:102
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 08 Şubat 2026 15:52 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















