Geçmişte çektiği onca çilenin hiç izi kalmadı: Bu yaşına geldi ama gençliğinden bile daha güzel
Hurriyet kaynağından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com açıklama yapıyor.
İşte bu sarı bikinili güzel kadın da öyle öykülerden birinin kahramanı... Babasının, annesi tarafından ateşli silahla öldürülüşünü gördü... Balerin olma hayalleri yıkıldı. İşin gerçeği epey parasızlık çekti.
Yine de sonunda hayallerinin peşini bırakmadı ve istediği yere ulaştı. Orada kalmak için de çok çaba gösterdi. Bunun da üstesinden geldi.
Şu anda 50 yaşında olan bu ünlü yaşadığı onca sıkıntının izlerini bile taşımıyor üzerinde. Gözleri hala pırıl pırıl bakıyor dünyaya.
HEM MESLEĞİNDE HEM FİZİĞİYLE YILLARA MEYDAN OKUYOR
Anlattığımız bu öykünün kahramanı Charlize Theron… Artık sinemanın ustaları arasında yer alan Theron, artık 50 yaşına da geldi. Ama belki 20'li yaşlarında olduğundan daha güzel görünmeyi de başarıyor.
Ünlü oyunu, geçtiğimiz hafta sonu iki kızıyla birlikte çıktığı Hawai tatilinde görüntülendi. Theron, üzerindeki sarı renkli askısız bikiniyle, geçip giden yıllara nasıl meydan okuduğunu da gözler önüne serdi.
Paparazzinin kendisini adım adım takip ettiğini bilen Theron, sık sık da bikinisiyle ilgili bir sorun yaşamamak için üstünü başını düzeltti.
�
Charlize Theron'un, bu dünyada geçirdiği yarım asra rağmen 20'li yaşlarındaki formunu koruması ise merak konusu oldu. Aslına bakılırsa bu durum da bir sır değil.
Theron daha önce verdiği röportajlarda pilates ve yoga yaptığını, bunlara ek olarak dövüş sporlarıyla ilgilendiğini söylemişti.
Theron, formunu korumak için tenis de oynuyor ve sık sık doğada yürüyüşler yapıyor. Güzel oyuncu yine de 40 yaşından sonra kilo korumanın eskisi kadar kolay olmadığını da saklamamıştı.
DOĞURMAK YERİNE EVLAT EDİNDİ
Bu arada bir hatırlatma. Theron, iki çocuk annesi ama onları doğurmak yerine evlat edinmeyi tercih etti., 2012 yılında Jackson; ondan üç yıl sonra da August adında iki çocuk evlat edindi.
Aslına bakılırsa Theron, her iki çocuğunu da evlat edindiğinde doğurganlık çağını geride bırakmamıştı. Çocuk doğurmak yerine evlat edinmek onun için tamamen bilinçli bir tercih.
Bu konuda doğup belli bir yaşa kadar yaşadığı Güney Afrika'da tanık olduklarının büyük etkisi var.
Ana vatanında geçirdiği yılları içinde toplumda birçok yardıma muhtaç yetim çocuğun zorlu yaşamlarına tanıklık etti.
Sonra da kendi hayatıyla ilgili çocuk dünyaya getirmek yerine evlat edinme fikri yerleşti kafasına.
�
Birçok kadının aksine Charlize Theron, hiçbir zaman kendisi bir çocuk dünyaya getirmeyi istememiş.
Bunu da bir röportajında bu konuda şunları söylemişti Theron: "Bir ilişki içinde olduğun zamanlarda da partnerlerime karşı hep dürüst oldum. Onlara evlat edinme hakkındaki görüşlerimi ve benim ailemin nasıl olacağını anlattım."
Theron'un söylediğine göre birçok kadın için ikinci ya da üçünü tercih hatta son çare olan evlat edinme onun her zaman ilk hedefi oldu.
"Evlat edinme benim için ikinci seçenek değildi. Her zaman ilk seçimimdi" diyerek bu konudaki görüşlerini de ifade ediyor Theron.
Charlize Theron'un evlat edindiği çocukların ikisi de Afrika kökenli. Bu da onun ilk tercihi. Yani kendisi gibi sarışın ve mavi gözlü çocuklar yerine kendisine fiziksel olarak hiç benzemeyen çocuklarıyla ailesini oluşturdu. Bu konuda da etkili olan ayrıntı yine Güney Afrika'da geçirdiği çocukluğu ve ilk gençliği. Irkçılığın yoğun olarak yaşandığı ülkede tanık olduklarından sonra bu durumun insan haklarına ne kadar aykırı olduğunu farkına varmış. Sonra da zamanı geldiğinde yani kendini hazır hissettiğinde iki tane Afrika kökenli çocuğu evlat edindi.
BALERİN OLMA HAYALLERİ YIKILDI
Charlize Theron'un bugünkü şöhretine ulaşmasının da kelimenin tam anlamıyla 'Film gibi' bir öyküsü var.
Güney Afrikalı Charlize Theron, 6 yaşında bale dersleri almaya başladı. Fakat bu alandaki serüveni dizini incitince sona erdi. Sonra 16 yaşına geldiğinde ise modellik yapıyordu.
Şansını sinemada denemek için Los Angeles'a giden Charlize Theron'a annesi bir miktar para ve tek gidişlik bilet verdi.
Haftalar geçmesine rağmen bir sonuç alamayan Theron, hesabında kalan son parayı çekmek için bankaya gitti.
Çeki kabul etmeyen veznedarla kavga ederken menajer John Crosby'nin dikkatini çekti. Crosby; Theron'a oyuncu olup olmadığını sordu.
Theron ise "Değilim ama olmak istiyorum" yanıtını verince oyunculuk kapılarını araladı.
KAMERA KARŞISINDA BAŞARIDAN BAŞARIYA KOŞTU
Theron, 1996 tarihli 2 Days in the Valley adlı filmde kamera karşısına geçti.
Bugün Hollywood'un en başarılı oyuncularından biri olan Charlize Theron, kariyerindeki en önemli çıkışını Keanu Reeves ve Al Pacino ile birlikte oynadığı 1997 tarihli The Devil's Advocate (Şeytanın Avukatı) filmiyle yaptı.
Ardından peş peşe iyi izlenen filmlerde rol alan Theron 2004'te de kadın seri katiy Aileen Wuornos'u canlandırdığı The Monster (Cani) filmiyle en iyi kadın oyuncu dalında Oscar ödülü kazandı.
Theron 15 yaşındayken aile trajedisi yaşadı. Babası Charles, alkollü olduğu bir gece hem karısı Gerda'yı hem de kızı Charlize'i vurup öldürmekle tehdit etti. Sonunda Gerda, kendilerini korumak için kocasını vurmak zorunda kaydı. Ama nefsi müdafaa nedeniyle herhangi bir ceza almadı.
Özel hayatını fazla göz önünde yaşamayan Theron, uzun süre Stuart Townsend ile nişanlı kaldı. 2001 yılında İrlandalı aktör Stuart Townsend birlikteliğe başlayan Theron, 2011 yılında ilişkisini bitirdi. Oyuncunun eski nişanlısının adı bir dönem dolandırıcılık olayına karışmıştı. Theron'un Sean Penn ile yaşadığı ilişki de çok konuşuldu. Herkes onlardan evlilik haberi beklerken onlar yollarını ayırdılar.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:42
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 01 Nisan 2026 17:03 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















