Ankara24.com
close
up
Geçmiş geçmişte kalmıştır!

Geçmiş geçmişte kalmıştır!

Ankara24.com, Sabah kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi paylaşıyor.

Sürekli ‘keşke’ diye başlayan cümleler kuran insanlar, beyinlerini pişmanlık döngüsüne sokarlar. ‘Ya şöyle olursa’ diye düşünenler ise kaygı döngüsüne girer

Hayatım boyunca çok değerli hocalarım oldu. Ama bazıları yalnızca tıp öğretmedi; hayatı da öğretti. Onlardan biri de, doktoru olmanın ötesinde dostluğunu ve güvenini kazanma ayrıcalığını yaşadığım merhum Cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel idi.
Kimi zaman bir muayene, kimi zaman uzun bir sohbet... O sohbetlerden birinde bana hiç unutamadığım şu cümleyi söylemişti:
"Geçmiş geçmişte kalmıştır." Sonra durdu, gülümsedi ve ekledi:
"Aslında bunun özü Mevlânâ'nın şu sözüdür:
'Dün dünde kaldı cancağızım, bugün yeni şeyler söylemek lazım.'" Ardından da tebessüm ederek yıllarca tartışılan o meşhur sözünü hatırlattı: "Dün dündür, bugün bugündür." Ve bana dönüp şöyle dedi: "İnsanlar bu sözümü niye bu kadar eleştirdi, hâlâ anlayabilmiş değilim." Haklıydı. Çünkü o cümle aslında bir siyaset açıklaması değil, güçlü bir yaşam felsefesiydi.
Bir başka sohbetimizde ise Winston Churchill'in şu sözünü paylaşmıştı: "Dün ile yarın kavga ederse, bugün kaybedilir." Aradan yıllar geçti. Tıp ilerledi, nörobilim gelişti, psikoloji yeni keşifler yaptı. Bugün görüyorum ki; Rahmetli Demirel'in o sade cümleleri, modern bilimin ulaştığı birçok gerçekle şaşırtıcı biçimde örtüşüyor.


BEYNİMİZ GEÇMİŞTE YAŞAMAYA AYARLI DEĞİL
Beynimizin en önemli görevlerinden biri geçmişten ders çıkarmaktır.
Ama aynı geçmişin içinde yaşamaya başladığımızda işler değişir.
Sürekli "Keşke..." diye başlayan cümleler kuran insanlar, farkında olmadan beyinlerini pişmanlık döngüsüne sokarlar. Sürekli "Ya şöyle olursa..." diye düşünenler ise kaygı döngüsüne girer.
Sonuçta biri geçmişin, diğeri geleceğin esiri olur. İkisi de bugünü kaçırır.


STRESİN EN BÜYÜK KAYNAĞI: ZİHNİN ZAMAN YOLCULUĞU
Araştırmalar gösteriyor ki zihnimiz, dinlenirken bile zamanının önemli bir bölümünü geçmişte dolaşarak ya da geleceği tahmin etmeye çalışarak geçiriyor. Oysa yaşam yalnızca "şimdi" yaşanabiliyor. Ne dün değiştirilebilir... Ne de yarın bugünden yaşanabilir. Elimizde olan tek zaman, şu an!


SAĞLIĞIN EN GÜÇLÜ VİTAMİNİ: BUGÜN
Sürekli geçmişi düşünen kişilerde stres hormonları daha uzun süre yüksek kalabiliyor. Uyku bozuluyor. Kan basıncı yükseliyor. Bağışıklık sistemi zayıflayabiliyor. Depresyon ve anksiyete riski artabiliyor.
Buna karşılık anda kalabilen, şükran duygusunu koruyabilen ve zihnini bugüne getirebilen kişilerde stres yükü azalıyor; uyku, bağışıklık sistemi ve yaşam kalitesi belirgin biçimde iyileşiyor. Aslında "anda yaşamak" romantik bir kişisel gelişim sloganı değil; fizyolojisi olan bilimsel bir sağlık stratejisi.


BUGÜNÜ KAZANAN HAYATI KAZANIR
Elbette geçmişi unutmayacağız. Çünkü geçmiş öğretmendir. Ama onu evimizin salonuna değil, kütüphanemize koyacağız. Gerektiğinde açıp ders alacağız, sonra yerine kaldıracağız. Geleceği de planlayacağız. Ama onun içinde yaşamaya çalışmayacağız. Çünkü gelecek henüz gelmedi.
Hayatın tamamı, nefes aldığımız şu ana sığar. Mutluluk da, sağlık da, huzur da...


OSMAN HOCA DİYOR Kİ....
Yıllar içinde binlerce hastam oldu. Şunu çok net gördüm: İnsanları yoran çoğu zaman yaşadıkları olaylar değil, o olayları zihinlerinde defalarca yaşamalarıdır.
Dünü değiştiremeyiz. Yarını garanti edemeyiz. Ama bugünü daha iyi yaşayabiliriz.
Belki de uzun ve sağlıklı yaşamanın en önemli sırlarından biri budur: Geçmişten ders almak, gelecek için hazırlanmak ama sadece bugünde yaşamak...
Ve yazıyı bana hayat dersi olarak kalan, rahmetli Süleyman Demirel'in unutulmaz sözüyle bitirelim: "Meseleleri mesele yapmazsanız, ortada mesele yapacak bir mesele kalmaz."


YENİ BİR DOĞUM GÜNÜ HEDİYESİ: BİYOLOJİK YAŞ TESTİ
oğum günleri ilginçtir... Çocukken pasta bekleriz. Gençken hediye. Orta yaşlarda "Kaç yaşına girdim?" diye hafif bir panik yaşarız. Bir süre sonra ise mumların sayısını azaltmaya başlarız!
Belki de artık kendimize alabileceğimiz en değerli doğum günü hediyesi yeni bir telefon, yeni bir saat ya da yeni bir kravat değil... Bir biyolojik yaş testi neden olmasın? Çünkü takvimin söylediği yaş ile vücudumuzun hissettiği yaşın aynı olmadığını artık çok iyi biliyoruz. Üstelik bunu söyleyen artık sadece Longevity meraklıları değil. Dünyanın en saygın tıp dergilerinden Nature Medicine'da yayımlanan kapsamlı bir derleme, biyolojik yaş saatlerinin geleceğin tıbbında merkezi bir rol oynayacağını ortaya koyuyor. Hazırsanız buyurun, biyolojik yaş ölçümlerinin önemine birlikte göz atalım.


VÜCUT TAKVİMLE HER ZAMAN ÖRTÜŞMEZ!
Nüfus cüzdanınız 60 yazabilir. Ama beyniniz 48... Kaslarınız 50... Kalbiniz 57... Damarlarınız ise 72 yaşında olabilir. İşte biyolojik yaş tam da bunu anlatıyor. Çünkü artık biliyoruz ki; insan tek parça halinde yaşlanmıyor. Her organın kendi saati var. Her organın kendi hikâyesi var. Ve her organ farklı hızda yaşlanıyor. Belki de evde en genç kişi sizsiniz ama damarlarınız bunu henüz öğrenememiş olabilir!


VÜCUDUN İÇİNDE BİRDEN FAZLA SAAT VAR
Eskiden doktorlar yalnızca kronolojik yaşımıza bakardı. Bugün ise bilim insanları;
Beyin yaşı
Kalp yaşı
Damar yaşı
Kas yaşı
Bağışıklık yaşı
Karaciğer yaşı
Böbrek yaşı
Metabolik yaş
Cilt yaşı gibi birbirinden farklı biyolojik yaşları ölçebilen sistemler geliştiriyor. Bu yaklaşım, önleyici tıbbın en önemli dönüşümlerinden biri olmaya aday. Çünkü hedef artık hastalığı bulmak değil... Hastalığa giden yolu çok daha erken fark edebilmek.


YAŞLANMA DÜZ BİR ÇİZGİ DEĞİL
Nature Medicine en dikkat çekici bulgularından biri de yaşlanmanın yavaş yavaş değil, sıçramalar halinde ilerlediğini göstermesi. Özellikle yaklaşık 44, 60, 78 ve 90 yaş civarında biyolojik değişimlerin hızlandığı görülüyor. Yani vücudumuz bazen yıllarca sakin ilerliyor... Sonra birden gaz pedalına basıyor. Belki de "Bir gecede yaşlandım!" diyenlerin biraz da bilimsel gerekçesi varmış.


GELECEĞİN CHECK-UP'I FARKLI OLACAK
Bugün check-up yaptırıyoruz. Kolesterol... Şeker... Tansiyon... Karaciğer enzimleri... Hepsi çok değerli. Ama gelecekte bunlara yeni bir soru eklenecek: "Ne kadar hızlı yaşlanıyorum?" İşte biyolojik yaş testlerinin asıl amacı bu. Sadece hastalığı göstermek değil... Yaşlanmanın hızını ölçebilmek.


KENDİNİZE VERECEĞİNİZ EN GÜZEL HEDİYE
Eskiden doğum günlerinde pasta keserdik. Şimdi belki de önce biyolojik yaşımızı ölçtürmeliyiz. Çünkü önemli olan kaç mum üflediğimiz değil... O mumları üflerken akciğerimizin kaç yaşında olduğu... Merdiven çıkarken kalbimizin kaç yaşında olduğu... Yeni şeyler öğrenirken beynimizin kaç yaşında olduğu... Ve torunlarımızla oynarken kaslarımızın kaç yaşında olduğu... Doğum günleri sadece geçen yılları kutlamak için değildir. Bazen önümüzdeki yılları daha sağlıklı yaşayabilmek için de harika bir başlangıç olabilir. Belki de bundan sonra alınabilecek en anlamlı doğum günü hediyesi, üzerinde fiyat etiketi olmayan ama geleceğe dair çok şey söyleyen bir armağandır.


YAPAY ZEKÂ DOKTORA YENİ BİR GÖZ KAZANDIRIYOR
Yeni nesil biyolojik yaş sistemleri yalnızca kan tahliline bakmıyor. DNA metilasyonu... Binlerce protein... Metabolitler... Bağışıklık hücreleri... Retina görüntüleri... MR incelemeleri... Giyilebilir teknolojiler... Ve bütün bu verileri aynı anda değerlendiren yapay zekâ algoritmaları... Artık insan bedenini çok daha ayrıntılı okuyabiliyor. Adeta vücudumuzun "kullanım kilometresi" hesaplanıyor.


EN BÜYÜK SÜRPRİZ
Belki de en çarpıcı gerçek şu: Bir insan kendini gayet sağlıklı hissedebilir. Kan tahlilleri normal olabilir. Ama biyolojik yaşı hızlanmış olabilir. Tam tersine kronolojik olarak ileri yaşta olmasına rağmen biyolojik olarak çok daha genç kalan insanlar da var. İşte longevity tıbbının en büyük hedefi de burada başlıyor. Takvim yaşını değiştirmek mümkün değil. Ama biyolojik yaşın hızını yavaşlatmak mümkün olabilir.


BİZ BİYOLOJİK YAŞI NASIL ÖLÇÜYORUZ?
İşte tam da bu nedenle biz OM/AGE Longevity Institute merkezlerimizde yaşlanma problemlerini araştırırken yalnızca takvim yaşına bakmıyoruz. Çünkü bizim için önemli olan kaç yaşında olduğunuz değil, nasıl yaşlandığınızdır. Peki bu ölçümlerin arka planındaki bilimsel gerçekler nedir? İşte cevapları...

ÖLÇÜM TEKNOLOJİLERİ DEVREDE
Bugün elimizde artık yaşlanmayı farklı açılardan ölçebilen bilimsel teknolojiler var.
GlycanAge ile bağışıklık sisteminizin ve biyolojik yaşlanma hızınızın izlerini okuyabiliyoruz.
BrainKey AI ile beyninizin biyolojik yaşını ve yapısal yaşlanma sürecini değerlendirebiliyoruz.
CardieX ile damar sertliği, arteriyel yaş ve kalpdamar sisteminizin biyolojik performansını ölçebiliyoruz.
Age Reader sayesinde cildinizin ve dokularınızın glikasyon yükünü analiz ederek biyolojik yaşlanmanın sessiz izlerini görebiliyoruz.
Anura Magic Mirror, yalnızca birkaç saniyelik temassız yüz analiziyle kalp-damar sağlığından stres düzeyine, dolaşım parametrelerinden cilt yaşlanmasına kadar birçok biyobelirteci yapay zekâ desteğiyle değerlendirebiliyor.
DEXA ise yalnızca kemik mineral yoğunluğunu değil; kas kütlesini, yağ dağılımını, visseral yağı ve bunlara bağlı kas yaşı ile kemik yaşını objektif olarak ortaya koyuyor. Kısacası biz OM/AGE'de yalnızca hastalık aramıyoruz. Yaşlanmanın izini sürüyoruz. Çünkü inanıyoruz ki; Ölçemediğiniz bir yaşlanmayı yönetemezsiniz. Ve yönetemediğiniz bir yaşlanmayı da yavaşlatamazsınız. Hastalığı beklemek değil, yaşlanmayı erken fark etmek için uğraşımız. Sürprizlerle yaşlanmak yerine, yaşlanmayı bilimle yönetmek yeni çağın mottosu!


GELECEĞİN SAĞLIK DOSYASI
BENCE önümüzdeki yıllarda herkesin sağlık dosyasında yalnızca doğum tarihi değil; beyin yaşı, kalp yaşı, damar yaşı, metabolik yaşı, kas yaşı, kemik yaşı, cilt yaşı ve biyolojik yaşı da yer alacak. Ve işte o gün geldiğinde insanlar birbirlerine artık sadece "Kaç yaşındasın?" diye sormayacak. "Biyolojik olarak kaç yaşındasın?" diye soracaklar. İşte gerçek doğum günü sorusu da o olacak.


EN ZENGİN 10 DEMİR KAYNAĞI!
En çok sorulan sorulardan birinin cevabını sunuyorum. Hücrelerinize nefes aldırmak ve demir depolarınızı doldurmak istiyorsanız, sofranızda yer açmanız gereken en güçlü kaynaklar neler? İşte buyurun liste...
BİR. Susam:14.6 mg
İKİ. Bitter çikolata (%70–85 kakao): 11.9 mg
ÜÇ. Kabak çekirdeği: 8.8 mg
DÖRT. İstiridye: 7–9 mg
BEŞ. Dana ciğeri: 6.5 mg
ALTI. Kinoa: 4.6 mg
YEDİ. Mercimek: 3.3 mg
SEKİZ. Nohut: 2.9 mg
DOKUZ. Ispanak: 2.7 mg
ON. Dana eti: 2.6 mg
Demir, eksikliği, dünyada en sık görülen beslenme eksikliklerinden biridir ve özellikle kadınlar, çocuklar, ergenler ile gebelerde daha yaygındır.
Bitkisel, kaynaklardaki demirin emilimi, C vitamini açısından zengin besinlerle (limon, portakal, kivi, çilek, kırmızı biber gibi) birlikte tüketildiğinde belirgin ölçüde artar.
Hayvansal, kaynaklardaki hem demiri, bitkisel kaynaklardaki hem olmayan demire göre vücut tarafından daha kolay emilir. Bu nedenle demir alırken sadece miktara değil, kaynağına da dikkat etmeyi lütfen unutmayınız.

En son güncellemeleri ve haberleri takip etmek için Ankara24.com'ı izlemeye devam edin, biz durumu takip ediyor ve en güncel bilgileri sunuyoruz.
seeGörüntülenme:63
embedKaynak:https://sabah.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 13 Temmuz 2026 07:06 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

50 metreden uçuruma yuvarlandı; 2 kişi öldü, 4 kişi yaralandı Sözcü Gazetesi

12 Ekim 2026 00:05see169

Bankalar kesenin ağzını açtı! Emekliye 35 bin TL

11 Ekim 2026 14:16see168

Baleden tiyatroya AKM bu hafta sanatla dolu

12 Ekim 2026 00:26see162

Daha 17 nin 20. bölümünde neler oldu? Teoman o geceyi hatırladı!

12 Ekim 2026 00:29see162

Cagliari Juventus MAÇ SONUCU İşte Cagliari Juventus maçı özeti ve golleri (İtalya Serie A)

12 Ekim 2026 00:20see157

Avrupa basını Türk şirketi mercek altına aldı: Yaptırımları deliyor iddiası Sözcü Gazetesi

12 Ekim 2026 09:25see155

AK Parti ye katılan belediye başkanlarından gövde gösterisi: 2029 da rekorla geliyoruz

11 Ekim 2026 12:50see153

IMF ve Dünya Bankası’ndan kritik ekonomi mesaisi

11 Ekim 2026 15:03see152

SpaceX in canlı yayınında gizemli cisim: Önce kameraya takıldı, sonra kayboldu

13 Ekim 2026 01:34see150

Trump ın en büyük bağışçısı bir kez daha Elon Musk oldu: Para musluklarını açtı

13 Ekim 2026 01:18see149

4 0 sonrası konuştu: Kolay değil!

13 Ekim 2026 00:08see149

Liverpool: 0 Manchester City: 3 MAÇ SONUCU

11 Ekim 2026 20:32see149

Seda Sayan dan kadınlara hayat tavsiyesi: Kendi paranızı kazanın

13 Ekim 2026 00:12see148

Suudi siyasi analist Mübarek el Ati: Türkiye nin yeni teknolojileri sahada, ittifak etkin!

11 Ekim 2026 18:51see147

Ankara kapalı yollar listesi: 13 Ekim Ankara’da hangi yollar, saat kaça kadar kapalı?

13 Ekim 2026 01:45see147

Doğu Kudüs te ruhsat engeli iki Filistinli aileyi evlerini elleriyle yıkmaya zorladı

13 Ekim 2026 00:56see147

Ormanda kaybolun kişi, termal kamera ile yeri saptanarak kurtarıldı

13 Ekim 2026 00:03see146

İKSV Genç Sanatçı Fonu na 310 Sterlin destek

13 Ekim 2026 01:08see146

İstanbul 2 Nolu Barosu Başkanlığına Rıza Saka seçildi

11 Ekim 2026 20:46see144

Barcelona nın yıldızından Osimhen e övgü! Dünyanın en iyilerinden

12 Ekim 2026 20:25see142
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları