FUNDA KARAYEL Mavi Balina’dan sonra PUBG vakası: Bu oyunlar yasaklanmalı!
Sabah sayfasından alınan bilgilere göre, Ankara24.com açıklama yapıyor.
PUBG oynayan gençleri izlerken içimde büyüyen bir rahatsızlık var. Bu sadece bir oyun değilmiş gibi geliyor artık. Ekranda sürekli silah, sürekli çatışma, sürekli hayatta kalmak için öldürmek fikri...
Türkiye, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'da meydana gelen ve toplamda 10 kişinin hayatını kaybetmesine, onlarca kişinin yaralanmasına yol açan okul saldırılarıyla sarsıldık. Gençlerin silaha olan ilgisi, öfke kontrolündeki zayıflık, şiddeti çözüm gibi görme eğilimi... Bunlar tesadüf mü, yoksa PUBG gibi oyunların sonucu mu? Bir dönem "Mavi Balina" gibi dijital tehditlerle sarsıldık. Hatırlayacaksınız Rusya'da ortaya çıkan oyun; Ukrayna, Hindistan, ABD ve Türkiye dahil pek çok ülkede genç intiharlarıyla ilişkilendiriliyordu. Gençleri intihara sürükleyen o karanlık yapı karşısında hepimiz ayağa kalktık. Şimdi ise başka bir tehlike ile karşı karşıyayız; şiddeti oyunlaştıran, öldürmeyi rekabete dönüştüren bir dijital dünya. Bu sefer tehlike daha sinsi, çünkü eğlence adı altında geliyor.
Bakın "Oyun oynayan herkes suç işler" demiyorum ama bir Mavi Balina vakası daha olabilir diyorum çünkü saldırganların dijital oyun bağımlılığı ve şiddet içeriklerine olan ilgisi, Türkiye'de popüler olan PUBG ve benzeri oyunların yasaklanması gerektiğine işaret ediyor.
PSİKOLOJİYİ BOZUYOR
Bu kadar yoğun silah ve şiddet dolu içeriklere maruz kalan bir nesil, dünyayı nasıl algılar? Uzmanlar psikolojiyi derinden etkiliyor diyor elbette ama kim bunu dikkate alıyor, kimse. Bundan tam bir yıl önce Adolescence dizisini izleyin diye bir yazı yazmışım. Hala izlemediyseniz mutlaka açıp izleyin. Hikaye, sakin bir İngiliz kasabasında bir sabah 13 yaşındaki Jamie Miller'ın sınıf arkadaşını öldürme şüphesiyle tutuklanmasıyla başlıyor. Ama dizi burada durmuyor. Bu olayın sadece Jamie değil, onun ailesi, çevresi ve hatta ülke genelindeki gençler üzerindeki etkilerini de gözler önüne seriyor. Kurgusal olsa da hikaye, günümüz dünyasındaki gençlik şiddeti, radikalleşme ve toplumsal dışlanma gibi konularda yapılmış gerçek araştırmalara dayandırılmış. Dizi, belirli bir olaydan esinlenmemiş olsa da, İngiltere'de son yıllarda artan bıçaklı suçlardan ilham alınarak yazıldı. İstatistiklere göre, 2023-24 yıllarında gençler arasında işlenen cinayetlerin yüzde 83'ü bıçak kullanılarak işlendi. Genç, sevdiği kız reddedince bıçağa sarılıyor. Herkesin yapmaz o dediği çocuk bir anda katil oluveriyor. İngiltere böyle, Türkiye'de de farklı değil bu durum. Reddedilince karşısındaki insanın hayatına kast eden binlerce insan var.
Dizi üzerinden kiminle konuşsam, aileyi suçluyor. Çünkü bazen daha çocukken istediğini alamadığında çocukların ağlamasına göz yumdular, susturmak için eline oyuncak verdiler, öfkesini sağlıklı şekilde ifade etmeyi değil, bastırmayı öğrettiler. Sonra ne mi oldu, o bastırılan öfke, birçok insanın canını aldı. Denetim, yaş sınırlamaları, bilinçlendirme ve gerekirse yasaklama. Evet, bu tür oyunların sınırlandırılması artık bir tartışma değil, bir zorunluluk olmalı. Çünkü mesele özgürlük değil, mesele güvenlik. Mesele, bir neslin ruh sağlığı.
Daha ne kadar bekleyeceğiz? PUBG sadece bir oyun değil, ve biz bunu artık görmek zorundayız.
BABA NEDEN TUTUKLANDI?
Bu mesele ilk bakışta gerçekten insanın aklını kurcalıyor. İçgüdüsel olarak çoğumuz aynı yerden düşünüyoruz. Bir çocuk suç işlediyse, bundan baba nasıl sorumlu tutulur?
Hele ki konu 14 yaşında bir çocuksa, işin içine hem hukuk hem de vicdan daha da karmaşık biçimde giriyor. Ancak burada kritik ayrım şu; hukuk, ebeveynleri çocuklarının işlediği suçtan dolayı otomatik olarak sorumlu tutmaz. Yani bir baba, sırf o çocuğun babası olduğu için tutuklanmaz. Ama eğer ebeveynin ihmal, teşvik, kolaylaştırma ya da dolaylı katkı gibi bir rolü varsa, işin rengi değişiyor. Eski emniyet müdürü ve polis başmüfettişi Uğur Mersinli üzerinden tartışılan mesele de tam olarak bu gri alanda duruyor.
İddialara göre çocuğunu bir poligona götürmesi, yani ateşli silah kullanımına erişimini sağlaması, bazılarına göre "normal bir baba-çocuk aktivitesi" gibi görünebilirken; bazılarına göre ise riskli bir ortamı bilerek açmak anlamına geliyor. Özellikle çocuğun yaşı, psikolojik durumu ve sonrasında işlenen suç düşünülünce, bu eylem bir anda çok daha ağır bir anlam kazanıyor. Burada şu sorular kaçınılmaz oluyor, bir baba, çocuğunun psikolojisinin bozuk olduğunu biliyorsa, onu silahla tanıştırması ne kadar doğru?
Toplumun şaşırmasının sebebi de bu zaten. Çünkü bu olay, sadece bir suç vakası değil; aynı zamanda ebeveynlik sorumluluğunun sınırlarını tartışmaya açıyor. Hiçbir baba çocuğunun bir suça karışmasını istemez, bu çok açık. Ama hukuk, niyetle birlikte sonuçları ve süreçteki etkileri de değerlendirir. O yüzden mesele baba suçlu mu değil mi sorusundan biraz daha derin. Asıl mesele şu olabilir; bir çocuğun o noktaya gelmemesi için kim, neyi, ne zaman yapmalıydı?
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:67
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 18 Nisan 2026 07:05 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















