Fark açılıyor: Son seçim anketinde çarpıcı değişim
Ankara24.com, Haber7 kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi yayımlıyor.
Fark açılıyor: Son seçim anketinde çarpıcı değişim
GİRİŞ 07.04.2026 11:25 GÜNCELLEME 07.04.2026 11:25
İlk Yorum Yapan Sen Ol
HABER7 - ÖZEL
Araştırma, eğitim ve danışmanlık şirketi Areda Survey, Mart 2026 kamuoyu araştırma sonuçlarını yayınladı.
Anket çalışmasında, “Bu pazar milletvekilliği genel seçim olsa” AK Parti’ye oy vereceklerin oranı yüzde 34 olarak ölçüldü. Areda’ya göre olası seçimde CHP’ye oy vereceklerin oranı yüzde 29,2.
Ankete göre Mart 2026 sonuçlarına göre son seçim anketi şöyle:
AK Parti: 34
CHP: 29,2
MHP: 8,1
DEM Parti: 8,7
İYİ Parti: 5,6
Yeniden Refah Partisi: 2,1
Zafer Partisi: 3,9
Anahtar Parti: 4,6
Diğer: 3,7
Areda, Sosyometre'nin Mart sayısında Türkiye genelinden 4 bin 802 kişinin görüşlerine başvurulduğunu bildirdi.
Sosyometre'nin Kasım 2025 sayısında oy oranı 32,3 olarak ölçülen Cumhuriyet Halk Partisi, üst üste beşinci ayda gerileme kaydetti. Son olarak Şubat 2026'da oy oranları 29,7'ydi.
AK Parti ise, Kasım 2025'te 32,6'yken, Aralık 2025'te 31,7'ye kadar geriledi. Ancak Ocak, Şubat ve Mart aylarında peş peşe kaydedilen büyümelerle partinin oy oranı 34'e çıktı.
TÜRKİYE "TARAFSIZ KALMALI"Katılımcılara yöneltilen bir başka soru, ABD - İsrail koalisyonunun İran'a karşı yürüttüğü işgal savaşında Türkiye'nin nasıl bir politika izlemesi gerektiğiydi.
Vatandaşın yüzde 63,8'i Türkiye'nin "tarafsız kalmasını" belirtirken, yüzde 34,9'u "Ankara, Tahran'ın yanında yer almalı" dedi.
Yüzde 1,2'lik küçük bir azınlık ise, "Türkiye, ABD - İsrail'in yanında yer almalı" şeklinde görüş açıkladı.
Areda Survey tarafından, vatandaşın önemli bir kesiminin "tarafsızlığa" yakın olması şu şekilde değerlendiriliyor:
"Bölgesel savaşlar karşısında ülkelerin izleyeceği politika çoğu zaman güvenlik, diplomasi ve ekonomik çıkarların birlikte değerlendirilmesini gerektirir. Türkiye, coğrafi konumu ve çok yönlü dış politika ilişkileri nedeniyle Orta Doğu’daki krizlerden doğrudan veya dolaylı biçimde etkilenebilen bir ülkedir. Bu nedenle böyle bir savaş karşısında Türkiye’nin izleyeceği strateji genellikle iki temel yaklaşım etrafında tartışılmaktadır: çatışmanın taraflarından birine yakın durmak veya daha dengeli ve temkinli bir diplomatik çizgi izlemek. Uluslararası ilişkiler literatüründe “orta güç” olarak tanımlanan ülkelerin çoğu zaman doğrudan askeri taraf olmaktan kaçınarak diplomatik girişimlere ağırlık verdiği görülmektedir. Bu bağlamda Türkiye’nin böyle bir kriz karşısında hem ulusal güvenliğini koruyan hem de bölgesel istikrarı destekleyen dengeli bir dış politika yaklaşımı benimsemesi gerektiği yönünde değerlendirmeler sıklıkla dile getirilmektedir."
Buna ek olarak, katılımcıların ezici bir çoğunluğu İran'dan ateşlenip Türkiye topraklarına yönelen balistik füze vakalarında hükümetin izlemiş olduğu politikayı, "doğru ve dengeli" bulundu.
Ayrıca, katılımcıların neredeyse tamamı Türkiye topraklarında Amerikan üslerine izin verilmemesi noktasında birleşti.
Öte yandan, yüzde 58,2'lik çoğunluk "savaş sonrası Türkiye'nin bölgedeki etkisinin artacağını" düşünürken, soruları yanıtlayanların yüzde 63,4'ü, Körfez ülkelerinin güvenlik konularında Türkiye ile ilişkilerini artıracağını öngörüyor.
VALİLİĞİN "KANTİN KARTI" UYGULAMASINA TAM DESTEKKatılımcılara yöneltilen bir başka soru, İstanbul Valiliği'nin öğrencilere yönelik 2 bin TL'lik kantin kartı uygulamasıydı.
Katılımcıların yüzde 73,5'i, söz konusu bu uygulamadan "Doğru bir karar" diye bahsetti. Yüzde 4,2'si "gereksiz" bulurken, yüzde 22,4'ü konuyla ilgili "bilgisinin olmadığını" paylaştı.
Areda Survey ekibi, İstanbul Valiliği'nin "kantin kartı" uygulamasının toplumun geniş kesimi tarafından sahiplenilmesini şu ifadelerle özetliyor:
"Bu tür sosyal destek uygulamaları, özellikle ekonomik koşulların zorlaştığı dönemlerde kamu kurumlarının toplumsal dayanışmayı güçlendirme çabasının bir göstergesi olarak değerlendirilir. Eğitim çağındaki çocukların temel ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik destekler, yalnızca bireysel refahı artırmakla kalmaz, aynı zamanda fırsat eşitliği açısından da önemli bir rol oynar. Öğrencilerin beslenme ve günlük ihtiyaçlarının karşılanması, okul başarısı ve aidiyeti üzerinde de olumlu etkiler yaratabilir. Bu nedenle kamuoyunda bu tür uygulamalar çoğu zaman sosyal devlet anlayışının bir parçası olarak görülür ve özellikle dar gelirli ailelerin yükünü hafifletmesi bakımından olumlu karşılanır."
Ramazan Dengiz Haber7.com - Muhabir
YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL
GÖNDER
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:91
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 07 Nisan 2026 11:26 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















