Ankara24.com
close
up
Menu

Türkiye İtalya voleybol final maçı TRT 1 canlı izle: Türkiye İtalya maçı hangi kanalda? Avrupa Şampiyonası Filenin Sultanları maçı izle

Gizem Örge: Hep birlikte buradan kupayla ayrılmak istiyoruz

Eskişehir de sanayi sitesindeki dükkanda korkutan yangın: TOMA lar da destek verdi

Serhat Kılıç’ın 8 yıllık aşkından yürek yakan sözler: Beni hasretine mahkum ettin

Çanakkale nin 52 lezzet noktası festivalde ziyaret edildi

Bakan Gürlek: Ormanlarımızı yakanlar adaletten kaçamayacak

İran, Hürmüz Boğazı nda kısıtlı alan ilan edecek ve Umman la anlaşmayı imzalayacak

Endonezya da yanardağ patladı! Kül bulutu 15 kilometreye yükseldi, 6 havalimanında uçuşlar durdu

Netanyahu, Batı Şeria da Yahudilerin işgal ettiği yerleşim noktalarından bazılarının boşaltılmasına yönelik talimat verdi

Alanyaspor da Rizespor hazırlıkları tamam!

Savaşta sıcak saatler: Türkiye ve İran dan son dakika görüşmesi

Neyi, ne zaman, ne kadar yiyorsunuz?

Emniyet ve belediye GTA 6 için birbirine girdi Sözcü Gazetesi

Damlar kırmızıya boyandı! 300 TL den alıcı buluyor

Emre Belözoğlu: Maçın sonunda o penaltının verilmemesi başlı başına bir skandal

Yolda karşılaştıkları Ajdar’ı konser vaadiyle trollediler: İstediği ücreti duyanlar şaşkına döndü

DEM in hamlesine sert tepki: Bu milletin sabrıyla oynamayın

Luka Modric e 40 yaşında sürpriz davet Sözcü Gazetesi

Sıcak olaylarda sanal medyadaki bilgi kirliliğine dikkat

Haysiyet in ritmi daha şimdiden tuttu

Eski ile yeni arasında Gökhan Özcan

Eski ile yeni arasında Gökhan Özcan

Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan verilere dayanarak açıklama yapıyor.

Büyüklerinin “Ah nerede o eski günler!” tarzı şikayetlerine şahit olmayanımız yoktur. Yaş aldıkça kendi dilinden de benzer hayıflanma ifadeleri döküldüğünü fark ettiğinde buna şaşıranlarımız da çoktur. Gençken, hayatımızın baharındayken, eskilerin böyle derin iç geçirmeleriyle hafif hafif eğlenmeyi biliriz de; zamanı geldiğinde neden bizim de aynı dertten muzdarip olduğumuz sorusunun cevabını o kadar kolay bulamayız. Geçen zamanın biz istesek de istemesek de hayatımızda birçok şeyi değiştirdiği

Büyüklerinin “Ah nerede o eski günler!” tarzı şikayetlerine şahit olmayanımız yoktur. Yaş aldıkça kendi dilinden de benzer hayıflanma ifadeleri döküldüğünü fark ettiğinde buna şaşıranlarımız da çoktur. Gençken, hayatımızın baharındayken, eskilerin böyle derin iç geçirmeleriyle hafif hafif eğlenmeyi biliriz de; zamanı geldiğinde neden bizim de aynı dertten muzdarip olduğumuz sorusunun cevabını o kadar kolay bulamayız.

Geçen zamanın biz istesek de istemesek de hayatımızda birçok şeyi değiştirdiği bir gerçek… Değişimin hızının giderek arttığını da günlük hayatımızdan biliyoruz. Dünyada geçirdikleri zaman daha uzun olanlar, son kırk elli yılda birbirinden farklı üç beş ayrı dünyada yaşamaya mecbur oldular. Bu olurken, kendilerini dünyanın değiştiği hızda değiştirmeyi de pek başaramadılar. Dolayısıyla bir ayakları geçmişte, bir ayakları şimdiki zamanda yaşamak zorunda kaldılar. Yani aslında bir arafta yaşadılar.

Bendeniz de o arafta mahsur kalan kuşaklardan birine mensubum. Değişimin getirdiklerinin pek çoğu ile tam olarak barışık olamadım, götürdüklerini ise fazlasıyla özledim hep. Bunu yaşımın ilerleyişine, gençlik heyecanlarımın sönükleşmesine, enerjimin düşmesine, yol aldıkça hayal kurma menzilimin kısalmasına bağlayanlara bir yere kadar hak verdim. Ama bir yere kadar! Haklı tarafları olmasına rağmen bu bence durumu eksiksiz açıklamaya yetecek bir argüman olmadı hiç!

“Zaman her şeyi muhafaza eder ama hepsi rengini kaybeder; metal plakalara sabitlenen çok eski fotoğraflar gibi… Resmi sağa sola çevirmek gerekir, çünkü metalin vaktiyle çehresinin kendine has özelliklerini içine aldığı kişiyi kör plakanın üzerinde tanımak için belli bir ışık kırılmasına ihtiyaç vardır. İnsanın her hatırası da zamanla işte böyle solar. Fakat günün birinde bir yerlerden ışık gelir ve bir yüzü yeniden tanırız” diyor Sandor Marai, ‘Mumlar Sonuna Kadar Yanar’ ismini verdiği kitabında.

Zamanın tabiatı gereği değiştirdiği şeyler var, olacak. Ancak insanın karakteri, duruşu, hissedişi bunlara dahil midir, bu tartışılır! Duygularımızın, algılama biçimlerimizin, düşünme tarzlarımızın, değer yargılarımızın, hassasiyetlerimizin, yönelişlerimizin, durumlara verdiğimiz tepkilerin tanınamayacak kadar değişmesi itirazsızca kabul edilebilir mi? Eskilerin bildiği hayatla, yenilerin yaşadığı hayat arasında bu kadar büyük mesafeler, bu kadar derin uçurumlar bulunması normal mi?

Tarihin gür akan bir ırmak olduğunu ve önüne gelen birçok şeyi süpürüp götürdüğünü hepimiz biliyoruz. Ufak tefek taşkınlara da alışığız. Ama ırmağın yatak değiştirmesi pek bildiğimiz bir şey değil. Sanki bir kırılma yaşadık ve tarih hissedemediğimiz bir hızla yatak değiştiriverdi. Bir başka hayatın akıntısında sürüklenirken buluverdik kendimizi. Aramıza sonradan katılanlar, ırmağın bu yeni tabiatında bir tuhaflık bulmuyor doğal olarak. Ama biz, eskiler ve yenilerden biraz daha eskiler, kontrolden çıkmış bir ırmağın akıntısına kapılmış giderken içimizde bir başka ırmağın uzaklaşan çağıltısını duyuyoruz hâlâ.

Yaşadığımız hayatta hiçbir şeyin sebepsiz olmadığı öğretildi bize. Her vücuda gelen şeyin, iyi ya da kötü, bir sebebi, sebepleri var. Öyleyse kendimizi neredeyse içinde buluverdiğimiz bu yeni hayatın da sebeplerini aramalıyız. Bizi yaşayageldiğimiz hayatın dışındaki bir hayata taşıyan nedir? Hem de başkalaştığımızı hissetme kabiliyetimizi yitirmemizi sağlayacak kadar büyük bir hızla! Bu seyir tabii bir seyir midir ve biz neden bu kadar kolay tav olduk bu gidişata?

Bunlar zamanında sormayı ihmal ettiğimiz sorular. Biraz gecikmekle birlikte hâlâ sorabiliriz ve bu bize bir muhasebe imkânı verir diye umut ediyorum.

Önemli haberleri ve güncellemeleri kaçırmamak için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:100
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 04 Haziran 2026 04:13 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Türkiye İtalya voleybol final maçı TRT 1 canlı izle: Türkiye İtalya maçı hangi kanalda? Avrupa Şampiyonası Filenin Sultanları maçı izle

06 Eylül 2026 18:53see153

Gizem Örge: Hep birlikte buradan kupayla ayrılmak istiyoruz

06 Eylül 2026 15:49see153

Eskişehir de sanayi sitesindeki dükkanda korkutan yangın: TOMA lar da destek verdi

07 Eylül 2026 01:18see152

Serhat Kılıç’ın 8 yıllık aşkından yürek yakan sözler: Beni hasretine mahkum ettin

06 Eylül 2026 19:58see151

Çanakkale nin 52 lezzet noktası festivalde ziyaret edildi

06 Eylül 2026 18:20see151

Bakan Gürlek: Ormanlarımızı yakanlar adaletten kaçamayacak

06 Eylül 2026 15:58see150

İran, Hürmüz Boğazı nda kısıtlı alan ilan edecek ve Umman la anlaşmayı imzalayacak

07 Eylül 2026 02:07see150

Endonezya da yanardağ patladı! Kül bulutu 15 kilometreye yükseldi, 6 havalimanında uçuşlar durdu

06 Eylül 2026 15:42see149

Netanyahu, Batı Şeria da Yahudilerin işgal ettiği yerleşim noktalarından bazılarının boşaltılmasına yönelik talimat verdi

06 Eylül 2026 21:34see149

Alanyaspor da Rizespor hazırlıkları tamam!

06 Eylül 2026 19:59see149

Savaşta sıcak saatler: Türkiye ve İran dan son dakika görüşmesi

06 Eylül 2026 16:21see149

Neyi, ne zaman, ne kadar yiyorsunuz?

07 Eylül 2026 07:03see148

Emniyet ve belediye GTA 6 için birbirine girdi Sözcü Gazetesi

06 Eylül 2026 16:08see147

Damlar kırmızıya boyandı! 300 TL den alıcı buluyor

06 Eylül 2026 16:22see146

Emre Belözoğlu: Maçın sonunda o penaltının verilmemesi başlı başına bir skandal

06 Eylül 2026 20:42see145

Yolda karşılaştıkları Ajdar’ı konser vaadiyle trollediler: İstediği ücreti duyanlar şaşkına döndü

07 Eylül 2026 01:41see144

DEM in hamlesine sert tepki: Bu milletin sabrıyla oynamayın

06 Eylül 2026 16:18see142

Luka Modric e 40 yaşında sürpriz davet Sözcü Gazetesi

06 Eylül 2026 16:03see142

Sıcak olaylarda sanal medyadaki bilgi kirliliğine dikkat

06 Eylül 2026 15:47see142

Haysiyet in ritmi daha şimdiden tuttu

06 Eylül 2026 15:46see141
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları