Ankara24.com
close
up
Ertuğrul Özkök: Dindar insanlar “alnı secdeye varan siyasetçiden” uzaklaşıyor mu?

Ertuğrul Özkök: Dindar insanlar “alnı secdeye varan siyasetçiden” uzaklaşıyor mu?

Ankara24.com, T24 kaynağından alınan verilere dayanarak açıklama yapıyor.

Cumhurbaşkanının oğlu Bilal Erdoğan önceki gün yaptığı bir konuşmada 31 Aralık gecesi dua edeceklerini, 1 Ocak sabahı da Galata Köprüsü’nde Gazze mitingi yapacaklarını söyledi. Bir anlamda “yılbaşını eğlenerek kutlamayacaklarını” ima etti. Çoğu insan farkında değil ama başında bulunduğu TÜGVA bir süredir ilginç bir eylem biçimi geliştirdi. Pazar sabahları bazı camilerde toplu halde namaz kılıyorlar. Bu namaz için seçtikleri ilk iki cami de şu:
 Taksim ve Nişantaşı Camileri…

Bilal Erdoğan, A Haber'e yaptığı açıklamada, 2026 yılının ilk gününde Galata Köprüsü'nde Büyük Filistin Yürüyüşü'nü düzenleyeceklerini duyurmuştu Kravatlı Bilal Erdoğan’ın yeni belagatının hedefi

Bilal Erdoğan ayrıca son bir aydır tarzında değişiklik yaptı. Artık onu eskisine göre daha sık kravatlı ve takım elbiseli görüyoruz. Sık sık konuşma fırsatları yaratıyor ve konuşuyor. Sadece kontrol ettikleri medyada değil, muhalif medyada da yer buluyor bu konuşmalar. Bütün bunlara bakınca, kendisinin “belli bir amaca” yönelik yeni bir strateji uygulamaya başladığı izlenimi doğuyor.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ile oğlu Bilal Erdoğan Babası olmazsa yerine o mu aday?

Bazı çevrelerde bu “Babası aday olmazsa onun yerine kendisi hazırlanıyor” şeklinde yorumlanıyor. Doğrusu ben buna pek ihtimal vermiyorum. Cumhurbaşkanının yeniden aday olacağı çok daha güçlü bir ihtimal. Ama oğlunun bu yeni stratejisinin bir amacı ve hedefi olduğu da açık. Mesela parti başkanlığı… Bilal Erdoğan’ın bütün konuşmalarını dikkatle takip ediyorum. Bu yeni stratejisi çerçevesinde yaptığı konuşmalarında çok belirgin bir İslami vurgu var. Bundan anlaşılıyor ki belirlediği hedefe yürürken bu “İslami vurguyu” daha da arttıracak. 1 Ocak eylemi bunun ilk işareti…

Sorunun cevabı güvenilir bir İslami yazardan geldi

O zaman akla şu soru geliyor: 2025 Türkiye’sinde siyasette İslami vurgunun ne kadar etkisi olabilir? Mesela cumhurbaşkanı adayı olursa, bu İslami vurgu onun seçimi kazanmasında belirleyici faktör haline gelebilir mi? İlginç bir tesadüf; Bilal Erdoğan’ın 1 Ocak eylemini açıkladığı gün bu sorunun cevabı ondan değil ama çok güvenilir bir İslami kaynaktan geldi. Karar Gazetesi yazarı Ahmet Taşgetiren’in yazısının başlığı şuydu:
“Bilal’in Serzenişi…” Taşgetiren dindar kesimin en itibarlı yazarlarından biridir.

Taşgetiren: Acaba aile içinde şöyle bir sıkıntı mı var?

Taşgetiren de yazısına şu cümleyle başlıyor:

“Son zamanlarda da babasından sonra 'halef' olabileceğine dair tahminler sıklaştı. Siyasetin baskın sorusu şöyle çünkü: Erdoğan yeniden aday olacak mı, olabilecek mi, olmayacaksa AK Parti’deki halefi kim olur? Biraz 'Tayyip’in yerini dolduracak aday' sıkıntısı çekiliyor ve orada acaba 'Aileden biri pozitif ayrımcılığa nail olur mu?' sorusu etrafında Bilâl’in ismi öne çıkıyor.”

Dindar nesil misyonu Bilal Erdoğan’a emanet edildi

Sonra ona biçilen rolü anlatıyor:

“Bilâl, AK Parti iktidarları döneminde kendisine gençlikle ilişki misyonu biçmiş göründü. 'Dindar nesil' misyonu ona emanet edilmiş gibi oldu ya da kendisi o misyonu üstlendi. İmam hatiplerle ilgilendi, İlim Yayma Cemiyeti ile ilgilendi.”

Peki, AKP seçmeni ve Erdoğan’a oy vermiş seçmen, gözü kapalı Bilal Erdoğan’a oy verir mi? Yani 'Dindarlık özelliği' muhafazakar oyları aynen Bilal Erdoğan’a taşır mı? Sözü yine, İslami çevrelerde itibarı yüksek din insanına, Ahmet Taşgetiren’e bırakıyorum. Bu islami sorunun cevabını İslami çevreden bir insan verecek:

Ey vatandaş, iki adaydan biri alnı secdeye varan biriyse oyunu hangisine verirsin?

(*) “ARGEDER Strateji Enstitüsü Başkanı Mehmet Ali Kulat bir veriyi paylaştı kamuoyu ile. Kendisi muhafazakâr kimliği ile biliniyor. Bir araştırma yapmış. Araştırmada vatandaşlara şunu sormuş: 'Siyasi tercihlerinizde iki adaydan birinin rakibine göre daha dindar olması tercihinizi olumlu anlamda ne düzeyde etkiler?' Şimdi sonuçlara dikkat:

10 yıl önceki cevap ve bugün verilen cevap

(*) 10 yıl önce bu soruya 'Çok etkiler' ve 'Etkiler' diyenlerin oranı yüzde 62 seviyesindeydi.”

Peki bugün durum ne? Sıkı durun…

(*) “Bugün aynı oran dramatik bir düşüşle yüzde 31 seviyesine geriledi.”

Araştırmayı yapan Kulat’ın paylaştığı ilginç not

Araştırmayı yapan Mehmet Ali Kulat, muhafazakar bir insan. Paylaştığı bu veriyi şu çarpıcı cümleyle paylaştı:


“Dindar siyasetçiye bakış açısında geldiğimiz nokta bu…”

Şimdi ben de görüşlerimi yazayım.

İmam hatip lisesinde öğrenciler Bu araştırma, cami cemaati illüzyonu ve dindar nesil projesinin çöküşü demek

Bana göre bu araştırma sonucu Cumhurbaşkanı ve çevresinin 23 yıl boyunca iddialı “dindar nesil” projesinin çöküşünün vatandaş tarafından ilanıdır. Fethullah Gülen’in “altın nesil” diye başlattığı, toplumun dindarlaştırılması projesi ilk büyük darbeyi o yıllarda aldı. Şimdi de tamamen çöktü.

Türkiye siyaseti üzerinde dolaşan cami cemaati hayaleti kayboluyor

Türkiye siyaseti üzerinde 30 yıldır bir “cami cemaati hayaleti” dolaşıyordu. Buna göre “Cami cemaatine dokunmayan hiçbir siyasi hareket iktidara gelemezdi.” Ben de yıllardır hep şunu savunuyorum:
Türkiye’de cami cemaati diye sosyolojik bir olgu yoktur. Bu araştırmanın sonucu, “cami Cemaati illüzyonunun” da sonu anlamına geliyor.

AKP’nin başlangıçtaki tarihi hatası 23 yıl sonra anlaşıldı

AKP’nin büyük hatası işte bu hayalete inanmaktı. AKP ilk yıllardan beri kendisini iktidara “alnı secdeye varan insanların getirdiği” varsayımı üzerine siyaset geliştirdi. Oysa 2022’de onu iktidara getiren oyların büyük bölümü “ANAP, Doğruyol ve DSP’den” gelmişti. Ve bu insanlar “Erdoğan’ın partisine dini saiklerle oy vermediler.” Liderleri tarafından iflas ettirilmiş bir merkezin küskün insanlarıydı onlar. “Biz Milli Görüş gömleğini çıkardık” diyen bir Erdoğan’ın partisine oy verdiler. Ama Cumhurbaşkanı bu sosyolojik temel üzerine bir “dindar nesil” ve ona dayalı bir “devlet” inşa etmeye çalıştı. Olmadı… Geri tepti.

Eski Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, elinde kılıçla hutbe verirken Son 5 aylık araştırmalara göre en dipteki iki kurum

Son 5 aydır baktığım bütün ciddi araştırmaların ortak yanı şu; halkın gözünde itibarı en düşük iki kurum Diyanet İşleri ve Milli Eğitim Bakanlığı. Her ikisi de o “dindar nesil illüzyonunun” temel direkleri haline getirilmek isteniyordu. İkisi de iflas etti. Elinde kılıçla minbere çıkan Diyanet İşleri Başkanı gitti, Türkiye sanki memnuniyetini göstermek için bu yılbaşını birçok şehirde çok daha renkli ve ışıklı kutluyor.

Seküler semtlerdeki camilerde toplu sabah namazı yanlış adres

Diyeceğim şu; Eğer Bilal Erdoğan gerçekten “babasının makamına” yönelik bir niyete sahipse… TÜGVA’nın İslami renkleri üzerine kurulu bu yeni siyaset yanlış adreslerde dolaşıyor. Eğer bu yürüyüşe seküler semtlerde kıldıkları toplu sabah namazları ile başladılarsa, yanlış adres. Araştırmalar gösteriyor ki, Bilal Erdoğan önce kendi muhafazakar semtlerinde kaybettikleri insanları ikna turlarına başlamalı. Ama Taşgetiren’in yazdığı araştırma gösteriyor ki; artık o mahalleleri de toplu sabah namazları ve Gazze mitingleri ile geri kazanmak mümkün değil. Bütün Türkiye için daha dünyevi meselelere çözüm gerekiyor.

Önce şu tarihi sorunun mantıklı cevabı verilmeli

2001 yılında, en güçsüz üçlü koalisyon döneminde Türkiye’nin en derin ve yapısal krizi 3 yılda aşılabilirken, bugün en güçlendirilmiş hükümetle neden 8 yıldan beri bir enflasyon sorununun çözülemediğini önce “alnı secdeye varan” insanlara izah etmek gerekiyor... Bir de Ahmet Taşgetiren’in sorduğu şu soruyu kendi kendine sorup gerçekçi cevabını vermeli:


(*) “2014 -2021 arasında 35 bin 581 kişi hakkında 'cumhurbaşkanına hakaret' davası açıldı. Ne oldu bu insanlara, kafalarını mı yediler de cumhurbaşkanlarıyla kavgalı hale geldiler?”

(*) “En son iki dönem AK Parti’den milletvekili olan Hüseyin Kocabıyık da 'cumhurbaşkanına hakaret'ten 2 yıl 5 ay hapis cezası aldı. 'Hakaret etmedim, sadece eleştirdim' dedi ama inandıramadı. Hüseyin Kocabıyık ile Cumhurbaşkanı'nın dünyası neden bu kadar ayrıldı…”

Cumhurbaşkanı'nın vatandaş desteğine ihtiyacı yok ama Bilal Erdoğan’ın var

Bilal Erdoğan Erzurum’da, vatandaşın Cumhurbaşkanı'na yeterince güçlü destek vermediğini söyledi. Oysa bugün Türkiye’de öylesine güçlendirilmiş bir Cumhurbaşkanlığı Sistemi var ki, Cumhurbaşkanı'nın bir şey yapmak için ne vatandaşın ne de Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin desteğine ihtiyacı var. Ama Bilal Erdoğan gerçekten babasının koltuğuna talipse, vatandaşın oyuna ihtiyacı olacak. Dolayısıyla bu sorulara cevap vermek de onun görevi…


Gelişmeleri kaçırmamak için Ankara24.com'dan en güncel haberleri takip edin.
seeGörüntülenme:101
embedKaynak:https://t24.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 20 Aralık 2025 07:21 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Bosch’tan aile yılında anneleri hedef alan skandal reklam! Milyonlarca vatandaş ayaklandı

04 Mayıs 2026 01:54see149

Trump tan Hürmüz de Özgürlük Projesi : Mahsur gemiler kurtarılacak Dünya Haberleri

04 Mayıs 2026 00:11see148

Afyonkarahisar da kar trafiği olumsuz etkiledi

04 Mayıs 2026 00:38see147

İran misillemeyi duyurdu: Artık vizeyle girilecek

04 Mayıs 2026 01:36see147

Ankara’da havalimanı yolunda zincirleme kaza: 3’ü ağır 8 yaralı

04 Mayıs 2026 00:01see144

Hane ve esnafta batık alarmı Sözcü Gazetesi

03 Mayıs 2026 05:32see144

Yaptığı işin parasını istedi, darp edildi Bursa Haberleri

04 Mayıs 2026 00:37see143

Kanser alanında geliştirilen koruyucu aşılarla kanser önlenebilir’

03 Mayıs 2026 10:02see142

İran dan Trump ın Korsan gibiyiz açıklamasına tepki

03 Mayıs 2026 06:19see141

Dr. Öğr. Üyesi Melahat Bekir Külah uyardı: Akciğerlerde kalıcı hasara neden olabilir

03 Mayıs 2026 16:42see136

‘Sanal medyanın yaygınlaşması, bağımlılıkların da artmasına yol açıyor’

03 Mayıs 2026 13:42see132

Küçükçekmece de durakta beklerken yaşamını yitiren mühendisin amcası konuştu

03 Mayıs 2026 17:25see132

Ekonomide yeni reformlar geliyor Ekonomi Haberleri

03 Mayıs 2026 06:47see130

İletişim Başkanı Duran dan okuldaki saldırının ardından yaşamını yitiren Almina için başsağlığı

03 Mayıs 2026 15:47see130

ABD senatörü Çin otomobilleri için: Kanser gibiler kalıcı olarak yasaklanmalılar

03 Mayıs 2026 19:43see129

BALIKESİR 1. SULH HUKUK MAHKEMESİ

04 Mayıs 2026 00:07see129

Pereira dan hakem tepkisi! Maç adil yönetilseydi kazanırdık

04 Mayıs 2026 00:03see128

“Birkaç heyecanlı genç” dedikleri… Ersin Çelik

03 Mayıs 2026 04:49see126

Anna Karenina ya alkış yağdı

03 Mayıs 2026 13:01see122

Brezilya da dehşet anları: Pala ile soygunculara direndiler

03 Mayıs 2026 17:43see121
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları