Ankara24.com
close
up
Ertuğrul Özkök: Bugün yaşasalardı Maduro için Türkeş ve Ecevit ne derdi?

Ertuğrul Özkök: Bugün yaşasalardı Maduro için Türkeş ve Ecevit ne derdi?

Ankara24.com, T24 kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi paylaşıyor.

Tuhaf bir soru değil mi…

Bülent Ecevit de, Alpaslan Türkeş de artık yaşamıyor.

Dolayısıyla “yaşasaydı” deyip bu soruya cevap aramak da tuhaf.

Böyle diyebilirsiniz ama acele etmeyin.

Sizi 44 yıl önce bir cezaevine götüreceğim.

Yok yok Silivri değil, Ankara Mamak Cezaevi’ne…

Hem de günü gününe…

27 Nisan 1982…

12 Eylül askeri darbe döneminde Mamak Cezaevi’nin havalandırma alanındayız.

Gerisini ünlü bir gazetecinin kitabından okuyacağız…

Oral Çalışlar'ın Liderler Hapishanesi isimli kitabı 27 Nisan 1982 Mamak Askeri Cezaevi havalandırma alanı

“Havalandırmaya üç kişi rağbet etmiş. Diğerleri çamura batmamak için içeride kalmayı yeğlemişler.

(İki siyasi parti genel başkanı ve sonradan gazeteci olacak bir solcu)

(Bülent) Ecevit, (Alpaslan) Türkeş ve (Oral) Çalışlar, yeşil otların üzerinde çamurlardan seke seke yürüyorlar, günün siyasî gelişmelerini konuşuyorlar.

Türkeş, Ecevit'e o günlerde yoğunluk kazanan Falkland bunalımını sorar.

Ecevit: Bilmiyorum bir tarafta sömürgeciler öteki tarafta faşistler.

‘Biz arkadaşlarla ikiye bölündük, bir kısmı İngiltere'yi destekliyor, bir kısmı Arjantin'i. Meselâ ben ve Sadi Bey (Somuncuoğlu) İngiltere'den yanayız. Siz ne düşünüyorsunuz?’

Ecevit, ‘Bilemiyorum ki, bir yanda İngiliz sömürgeci imparatorluğu, öte yanda cuntacı Arjantin faşistleri, insan tercih yapamıyor.’

Türkeş: Arjantin yenilsin böylece faşizm yıkılır

Türkeş, ‘Arjantin yenilsin efendim, böylece başındaki diktatör de gider, belki bu sayede faşizm de yıkılabilir…’

Ecevit ve Çalışlar, anlamlı anlamlı Türkeş'in yüzüne baktılar.

MHP Genel Başkanı başı öne eğik, demokrasi üzerine konuşmasını sürdürdü.”

Bu tuhaf soruyu işte o yüzden sordum

Bu bilgileri Oral Çalışlar’ın 12 Eylül darbesinden sonra Mamak hatıralarını yazdığı “Liderler Hapishanesi” kitabından aktarıyorum.

O nedenle sordum o tuhaf soruyu…

Alpaslan Türkeş bugün yaşasaydı acaba Maduro’nun alınıp götürülmesi ile ilgili ne derdi?

Benim Venezuela konusunda durumum Ecevit’in o günkü duygularına yakın.

Tekrar edeyim Maduro olayı benim için şudur

Dün görüşümü şöyle özetlemiştim.

Maduro olayı benim için şudur:

Kendisi, sonucunu birçok ülkenin tanımadığı seçim darbesi ile hüküm süren bir diktatör, bir başka ülkenin dikdatörlük meraklısı çılgın liderince dış darbe ile indirildi.

Böyle bir durumda ne Maduro için ağlarım, ne öteki liderin yaptığını onaylarım.

İki darbeden birinin yanında olmak zorunda değilim.

Bu mantıkla Esad’ın arkasından da gözyaşı mı dökeceğiz?

Dün gördüm ki bu konuda görüşlerini yazanların çoğu benimle aynı fikirde değil.

Bunlar arasında yakın çevremden birçok arkadaşım da var.

Oysa onlara bir sorum var.

Alpaslan Türkeş artık hayatta değil.

Onun yerine ben sorayım.

Biz Türkler bu mantıkla Esad’ın arkasından da gözyaşı mı dökmeliyiz?

Biliyorum ne alakası var diyeceksiniz…

Esad’ı “Evinden alıp götüren olmadı, kendi halkı devirdi” diyeceksiniz…

Yani Esad’ı 30 kamyon dolusu HTŞ mi devirdi?

Allah aşkınızda içinizde buna inananız var mı…

Yani Esad’ı 30 Toyota kamyonla 12 saatte Şam’a giren HTŞ militanı mı devirdi?

Buna inanmamızı mı istiyorsunuz…

O Toyota kamyonları kimin verdiği, üzerindeki silahların nereden gönderildiği, Şam’a giderken üzerlerindeki İngiliz üniformalarının nereden geldiğini, O Şam’a gidirken Amerikan uçaklarının dışarı çıkmasınlar diye IŞİD mevzilerini vurduğunu, İran’dan kalkan uçakların İsrail uçakları tarafından geri çevrildiğini…

O ÖSO ki maaşlarını kimin ödediğini, üniforma ve silahlarını kimin verdiğini…

Bunları bilmeyen var mı…

Bal gibi dış müdahele ile devrildi Esad…

Trump “we will run Venezuela” deyince ayağa kalkanlara bir soru: Who runs Syria?

Şimdi Trump “We will run Venezuela”(Venezuela’yı biz yöneteceğiz)  dediği zaman ayağa kalkanlar, kendi kendilerine “Who runs Syria” (Suriye’yi kim yönetiyor) sorusunu soruyor mu?

Sorarlarsa kızdıkları Trump onun cevabını Cumhurbaşkanı Erdoğan’la veya onun hakkında her konuştuğunda veriyor.

Ayrıca iktidar yanlısı medyanın konuşan kafa programlarının geçmişini biraz karıştırın.

Kimlerin o günlerde “Esad’ı Türkiye devirdi” diye övündüklerini, kimlerin “Suriye artık Türkiye’nin vilayeti” dediklerini göreceksiniz.

Daha önceki gün Şam’da SDG ile Şara Yönetimi arasındaki görüşmelerde masanın bir ucunda ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi oturmuyor muydu…

İran Cumhurbaşkanının sözleri bütün beşten küçükler için geçerli

Şimdiden ilan edeyim.

Yarın İran’daki o faşist Molla rejimi çökerse onlar için de gözyaşı dökmem.

Beni eleştirenlere de İran’ın seçilmiş Cumhurbaşkanı Pezekiyan’ın geçtiğimiz hafta ülkedeki gösterilerle ilgili söylediği sözleri hatırlatırım…

Ne demişti?

“Halk memnuniyetsizse bunun sorumluluğu bizimdir. ABD’yi ya da başkalarını suçlamayın.”

Seçilmiş Cumhurbaşkanı böyle diyor.

Ya onun tepesindeki Mollalar?

“Dış güçler… ABD… Siyonistler…”

Dünyanın beşten büyük olduğunu ispat etmek istiyorsak...

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sık sık söylediği bir söz var.

“Dünya Beşten büyüktür…” Bence bu eleştirisinde haklı da…

İyi de mesafe alanabildi mi…

Ne yazık ki Maduro olayı bize şunu ispatladı:

“Dünya üçten küçüktür…”

ABD, Çin, Rusya…

Biri Venezuela’yı, öteki Tayvan’ı, üçüncüsü ise Ukrayna’yı yutmaya uğraşıyor.

Eğer hayır “dünya üçten de beşten de büyüktür”ü ispat etmek istiyorsak yapılacak iş basit.

İran Cumhurbaşkanının sözünü bütün ülkelerin kendilerine uyarlaması.

Özellikle de İslam ülkelerinin…

Arkasında sadece rejimin Chavistacı narko milisleri var

Şu trajediye bakın ki, Maduro Rejiminin iki numarası, daha ilk günden onun koltuğuna oturdu ve ABD’ye sempati mesajları göndermeye başladı.

Bu kadar büyük bir aşağılanmaya rağmen kendi halkı arkasında durmuyor.

Arkasında duranlar ise İran’daki Devrim ve ahlak muhafızları gibi cüzdanlarından rejime bağlı Chavistacı narko milisler.

Çok trajik değil mi…

O yüzden soruyorum.

Kendi halkının arkasından gözyaşı dökmediği bir diktatör için ben niye gözyaşı dökeceğim…

O nedenle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dün de sürdürdüğü sakin tavrı doğrudur.

Bu tavır Türkiye’nin Venezuella’ya daha yapıcı bir yardımda bulunmasını da sağlar.

Bu dünyayı kimler üçten küçük hale düşürdü?

Onu yapmak yerine şunu soracağım…

Bu dünyayı kimler “Üçten küçük” hale getirdi…

150 yıldır demode bir emperyalizm, kolonyalizm bahanesi ile kendimizi uyuttuk.

75 yıl önce bağımsızlığını almış ülkelerin yolsuzluk batağına batmış liderleri yöneticileri ülkelerinin zavallı durumunu ya “Üst akıl” ya “Emperyalizm-kolonyalizm” masalları ile uyuttular.

Hiç bir üçüncü dünya lideri “Biz ne ne yanlış yaptık” diye sormadı.

Bu dünyanın üçten küçük ülkeleri, samimiyse, bir Amerikan, Rus, Çin emperyalizmi istemiyorsa…

Ancak sağlam bir iç cephe ile dünya beşten büyüktür talebi savunulabilir

Her biri önce kendi ülkelerine dönüp, “Biz ne yanlışlar yapıyoruz” sorusunu sormalı.

Bugün bu dünya düzenini eleştiren ülkelerin çoğunda demokrasi, adalet, insan hakları yok.

Eğer dünyayı beşten büyük haline getirmek istiyorlarsa, önce kutuplaşmaları ortadan kaldırarak, kendi halklarını arkalarına alacak adil bir iç barışı sağlamalı. Sağlam bir iç cepheyle dile getirmeli “Dünya beşten büyüktür” talebini.

O zaman ne böyle Maduro’lar olur…

Ne de böyle bir şeye cüret edebilecek Trump’lar…

Ne de o Maduro’lara ağlama zavallılığı…

Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro Nusret Gökçe'nin restorantına gitmişti. Nusret yemeğin ardından Maduro ve eşine üzerinde kendisiyle özdeşleşen saltbae haraketinin yaptığı fotoğrafın basılı olduğu tişört hediye etmişti. Ekonomik kriz nedeniyle Venezuela muhalefetinin önde gelen isimleri bu duruma tepki göstermişti. Maduro ailesinden ne bir Bolivar ne Evita

Ne de “Don’t Cry for me Venezuela” ağıtı çıkar

Son olarak; biz dahil bütün ülkeler bu soruyu sormadıkça kimse benden “Don’t Cry for me Venezuela” ağıtı beklemesin.

Çünkü ne Bay Maduro’dan bir Devrimci Bolivar efsanesi, ne Madam Maduro’dan bir Evita çıkar…

Çıksa çıksa Narkos dizisinden bir Venezuellalı Escobar bölümü çıkar.

***

(*) Oral Çalışlar: “Liderler Hapishanesi; 12 Eylül Günlükleri”, Everest Yayınları, 2013, s.48

Daha fazla bilgi ve son haberler için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:145
embedKaynak:https://t24.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 06 Ocak 2026 07:15 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Kuytul suç örgütünün kirli para çarkı deşifre oldu! Fırat Avcı’dan dikkat çeken açıklamalar

23 Ağustos 2026 00:38see169

Kavganın ardından evine gitti, tüfekle geri döndü! Sokakta dehşet saçtı Sözcü Gazetesi

23 Ağustos 2026 00:40see160

Kayseri de yabancı uyruklu kadın evinde ölü bulundu

22 Ağustos 2026 01:42see153

Tersine göçün altından gizli plan çıktı: Belki de aile faciası olacak!

22 Ağustos 2026 17:56see151

Yunan dan alçak provokasyon: İsrail olası savaşta oradaki Türk askerini hedef alabilir

23 Ağustos 2026 00:41see151

Espanyol 1 2 Real Madrid (LaLiga) Arda Güler...

23 Ağustos 2026 00:56see149

Toulouse Lyon: 0 2 (MAÇ SONUCU)

23 Ağustos 2026 00:28see143

Özel: Delege melege yok

23 Ağustos 2026 07:10see142

Kolombiya dan İsrail kararı! 2 yıl sonra yeniden başlıyor

23 Ağustos 2026 00:55see141

Yapay zekâ sınıfa girdi, ülkeler frene bastı

23 Ağustos 2026 07:07see139

Kırıkkale de açık hava sineması vatandaşlardan ilgi gördü Kırıkkale Haberleri Habertürk Yerel Haberler

23 Ağustos 2026 02:42see139

YARIN KANDİL Mİ, NE KANDİLİ? 2026 Mevlid Kandili ne zaman, hangi gün, ayın kaçında? Mevlid Kandili tarihi 2026 Diyanet dini günler takvimi ile belli oldu!

23 Ağustos 2026 00:25see139

Darıca da Kardeşlerin Cenazeleri Toprağa Verildi

22 Ağustos 2026 18:34see139

İsmail Kartal sarılmak istedi: Kadıköy de geceye damga vuran kare Sözcü Gazetesi

23 Ağustos 2026 00:37see139

Sergej Jakirovic: Oyuncularım sahada her şeyini verdi

22 Ağustos 2026 19:20see138

İsrail Dışişleri Bakanı: Türkiye ile gerginliğin tırmanmasını istemiyoruz

22 Ağustos 2026 22:01see138

İsmail Kartal dan transfer ve ayrılık açıklaması! Yeni takviyenin bölgesini duyurdu

23 Ağustos 2026 00:46see138

Ankara’daki maden faciasının ardından işçilerin yakınlarının endişeli bekleyişi sürüyor

22 Ağustos 2026 01:56see137

Hakan Çalhanoğlu’ndan muhteşem bir gol

22 Ağustos 2026 20:02see137

Ebru Şallı, deniz üzerinde pilates yaptı

22 Ağustos 2026 08:51see136
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları