Erdoğan İsrail’i neden bu kadar korkutuyor? Koro halinde saldırıyorlar. Sen 3 bin yılı unutmadın, biz yüzyılı mı unutacağız! Türkiye coğrafya olur, İsrail “haritasız” kalır. Size ayrılan süre doldu. Alışacaksınız… İbrahim Karagül
Yenisafak sayfasından alınan verilere göre, Ankara24.com bilgi veriyor.
İsrailli yetkililer ısrarla; “Türkiye’nin İsrail’i yok etmek istediğini” söylüyor. Hemen her açıklamada, eski ve yeni siyasetçilerin tamamında, güvenlik çevrelerinin her ifadesinde, Netanyahu’nun sözlerinin hepsinde açık ya da gizli mesaj, cümle bu.
Bunu da Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bağlıyorlar, “Türkiye ile iyi geçiniriz ama Erdoğan tehdit” mesajı yayıyorlar. Bu yüzden de Erdoğan’ın tasfiyesi için içeride ve dışarıda bir yerlere mesaj veriyorlar.
SEN ÜÇ BİN YILI UNUTMADIN, BİZ DÖRT YÜZ YILI NEDEN UNUTALIM!
Mesela Netanyahu son konuşmasında;
“Erdoğan İsrail’i yok etmek ve Kudüs’ü yeniden kontrol altına almak istediğinden söz ediyor. Sanırım dört yüzyıllık Osmanlı yönetiminin sona erdiğini unuttu” diyor.
Ve tehdit ediyor; “Bugün güçlü bir İsrail devleti var. Hiç kimsenin varlığımızı ve güvenliğimizi tehdit etmesine izin vermeyeceğiz. Neler yapabileceğimizi gösterdiğimi düşünüyorum.”
Bu cümleleri “Üç bin yıl önce bu ülke bize vadedildi” diyerek korkunç bir soykırıma imza atan insanlık suçlusu bir şizofren söylüyor. O üç bin yılı unutmamış ama Türkiye dört yüzyılı unutacak!
YÜZ YIL BUGÜN KADAR YAKINDIR.
O ÖFKE UNUTULDU MU? HAYIR! İNTİHARA HAZIRLIK YAPIN SİZ!
Türkiye daha 1917 yılında, (dün gibi) Gazze’de savaş veriyordu ama maalesef 1917’de (dün gibi) Kudüs’ün işgalini maalesef önleyemedi. Peki bu öfkeyi unuttu mu? Hayır! Milletlerin tarihinde yüz yıl, bir ömür, bir kuşaktır. Bugün gibidir.
“Neler yapabileceğimizi gösterdik” diyerek bir de tehdit ediyor. Yani “Türkiye’ye saldırırız” diyor. “Her türlü çılgınlığı yaparız” diyor. “İnsanlık ailesinden zaten kovulduk, intihar edebiliriz” diyor.
Aynı cümleleri İsrail eski Başbakanı Naftali Bennett de söylüyor: “Erdoğan’ın büyük bir felaket olduğunu, İsrail’i ortadan kaldırmak istediğini düşünüyorum.”
Koro halinde, panik halinde aynı cümleler ezberletilmiş hepsine. İsrailli birçok “küçük insan”ın aynı cümleleri kurmasından bu anlaşılıyor.
İSRAİL GERÇEK BİR ORDU İLE HİÇ SAVAŞMADI TÜRKİYE’YE TEHDİT EDECEK BİRG ÜCÜ DE YOK.
Öncelikle, İsrail’in Türkiye’yi tehdit edecek gücü yok. Gerçek bir ordu ile hiç savaşmadı. İsrail ordusu aslında hiç savaşmadı. Sadece mazlum, sahipsiz, savunmasız sivil katliamlarıyla kendini “ordu” kategorisine kendini sokmuş dünyanın en kirli yapısıdır.
Daha önceki Arap-İran savaşlarını İsrail kazanmadı. Bütün ABD ve Avrupa orduları İsrail’in yanında savaşa girdiği için kazanmış oldu. ABD ve Avrupa savaştı, İsrail hanesine yazıldı.
Ayrıca Arap orduları, birkaçı hariç yine ABD ve Avrupa kontrolünde yönetimlere sahipti. Ortada özgür, güçlü ordular zaten yoktu. Bu bir sömürge dönemi hikayesiydi ve bugün ile geleceğin gerçek güç hesaplaşmalarında hiçbir matematiğe uyumlu olmayacaktır.
ÜÇÜNCÜ BÜYÜK YÜKSELİŞ İSRAİL’İ
PANİK-LETİYOR. AMA BU ÖNLENEMEZ!
Türkiye, Selçuklu ve Osmanlı’dan sonra o kadar büyük bir güç inşa ediyor ki, İsrail önünde “yürürken ezilip geçilecek” bir ülke sadece.
Tarihten söz edenler, son bin yılda bu coğrafyada inşa edilen güçlere bir bakmalı. Coğrafya formatlama, harita çizme yeteneğine bir bakmalı. Üçüncü Büyük Yükseliş İsrail’i gerçek anlamda panikletiyor. Bütün bu cümleler onun göstergesi.
Hemen söyleyelim: İsrail’in mesajları ile içerideki bazı siyasi yapılanmalar bu anlamda örtüşüyor. Evet, bunu biliyoruz. Çünkü bunu yirmi yıldır izliyoruz.
İSRAİL’İN KADERİ 15 TEMMUZ İLE DEĞİŞTİ.
ARTIK ÇÖKÜŞ ÖNLENEMEZ.
Yine çok açık söyleyelim; 15 Temmuz bu “tasfiye” planlarının son büyük saldırısıydı. Ve dışarıda ve içeride bilinenden çok daha fazla “ortakları” vardı. O ortakların bazıları içeride hala aktif ama güçleri büyük oranda tasfiye edildi. Daha da edilecek.
Buradan Türkiye’ye bedel ödetmenin artık bir yolu kalmadı. İsrail’in bu silahı elinden alındı. Onlar içeriden darbe yapıp, Suriye’nin kuzeyinde yürüttükleri kuşatma haritası ile Türkiye’nin işini bitireceklerdi! Hani nerede Suriye, hani nerede içerideki darbeciler?
İsrail Gazze, Lübnan, Suriye’nin bir bölümü gibi savunmasız, güçsüz, savaş yorgunu bölgelere saldırarak güç ispatı yapıyor!
Ama bu hiçbir devletin kendini tanımlayacağı bir yol değil. Bu sadece kendileri için bir kandırma yöntemidir ve şizofrence bir durumdur.
ERMENİSTAN BİLE ONLARLA ALAY ETTİ.
“MAHALLE ÇETESİ” YÖNTEMİ BUNLAR…
Devlet olma vasfını o kadar hızlı kaybettiler ki bir terör örgütü gibi taktik hareketlerle intikam almaya çalışıyorlar. Mesela en son “Ermeni Soykırımı İddiası”na dair bir karar aldılar.
Karabağ meselesinin bittiği, Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin güçlendiği, Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki yakınlaşmanın şaşırtıcı ölçüde rahatladığı, Orta Koridor haritasının birleştirildiği bir dönemde, böyle bir kararı ancak mahalle çeteleri, örgütler, mafyatik yapılar intikam için alır.
Bu kararın Türk dünyasında yol açacağı etkiyi öyle “Azerbaycan’la görüştük” söylemiyle geçiştirebileceklerini de sanmıyorum.
Ermenistan bile İsrail ile dalga geçti. On yıllarca Ermeni iddialarını reddeden İsrail, “soykırım tezi”nin sadece Yahudilere ait münhasır bir alan olarak, bir sömürü alanı olarak kalması için Ermenistan’a mesafe koydu.
BU COĞRAFYADA BARIŞ DÜZENİ KURULACAKSA İSRAİL OLMAYACAKTIR. BU ARTIK ORTAK İNANÇTIR.
Şimdi ne oldu da Ermeni sever oldu. Bu kararı alırken Kudüs’teki Ermenilere yapmadığın bırakmıyor ama!
İsrail’in devlet refleksi yoktur ve artık hiç olmayacaktır. Ortada, coğrafyamızın merkezinde başıboş, dengesiz bir yapı vardır ve bütün coğrafyayı ciddi anlamda rahatsız etmektedir. Dolayısıyla böyle bir serseriliğe bu coğrafyada yaşayan milletlerin artık tahammülü kalmamıştır.
Batı Asya’da, 21. yüzyılda bir istikrar ve refah düzeni kurulacaksa bu ancak İsrail’in yokluğunda mümkündür. İsrail varken bu imkansızdır ve herkes artık bunu kabullenmiştir. Bu yüzden de coğrafyamızda İsrail’in harita hakkı yoktur ve asla olmamalıdır.
İSRAİL’İN “HARİTA HAKKI” ELİNDEN ALINACAKTIR! ONLAR SAMİ IRKINDAN BİLE DEĞİL.
Ayrıca bugün İsrail’i yönetenlerin Sami ırkı ile hiçbir bağı yoktur. Aslında Yahudilikle de alakaları yoktur. Onlar çoğunlukla Doğu Avrupa’dan göçmüş sömürgeci işgalcilerdir.
Bütün bunların ışığında “İsrail haritasının kaldırılması” coğrafyanın ortak inancı haline gelmiştir ve İsrail’in paniği buradan kaynaklanmaktadır. Çünkü artık Batılı orduların yardımı da o kadar garanti olmayacaktır. Dünyanın yeni güç haritası bu gücü ellerinden almaktadır.
İsrail’in ortadan kaldırılması ya da dizginlenip teslim alınması, coğrafyanın ayakta kalabilmesinin ön şartı haline gelmiştir. Başka türlü bir coğrafya olmayacaktır. Bunu da hiçbir ülke, hiçbir millet göze alamaz.
İSRALİ MESELESİ, GÜÇ VE SİLAH MESELESİDİR. ŞANTAJ KORKUDANDIR.
Bu ülkenin artık bir “devlet” olarak tanınması, kabullenilmesi mümkün değildir. Dolayısıyla “devletler ailesi”nin hiçbir kuralı, teamülü, itibarı, güveni, müzakeresi, anlaşması İsrail için geçerli değildir. Her devlet bunun farkındadır.
İsrail meselesi bu aşamadan sonra sadece silah meselesidir. Herkes de bunun nihai sonda bir güç, silah meselesi olduğunu biliyor. İsrail de bütün açıklamalarında bu şantajı yapıyor zaten. Ama o şantajların tamamı korkunun göstergesidir. “Beklenen son”un paniğidir.
BU İŞİN ESASI KUDÜS’TÜR, O HESAP SORULACAKTIR.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu hafta bir cümle söyledi. Buraya alayım da İsrailliler bir açıklama daha yapsın:
“Gazze’de bir soykırım yaşandı. Bu soykırımın hesabını, Allah izin verirse, işte bu kadro soracak.”
Evet, bu hesabın sorulacağını en iyi Erdoğan’a saldıran İsrailli siyasetçiler biliyor. Onlar üç bin yıl önceki iddialarla korkunç bir kıyıma imza atıyorlar.
Ama Türkiye ve bölge ülkeleri, sadece yüz yıl önceki bir hesabı “masaya koyacak, cepheye yerleştirecek” tir. Bu işin esası Kudüs’tür. 1917’nin hesabı henüz görülmedi ve görülecektir.
İKİ HAFTA İÇİNDE DAHA NET CÜMLELER KURULUR.İSRAİL İLE SAVAŞ ON YILDIR DEVAM EDİYOR!
Önümüzdeki hafta Ankara’da yapılacak NATO zirvesinden sonra çok şey daha da berraklaşacak. O zaman daha net cümleler kurulacak. Türkiye’nin coğrafyayı aşan gücünün ve etkisinin sonuçları olacak. Bunu İsrail de görecek.
Ve ondan sonraki hafta 15 Temmuz saldırısının “10. Yıldönümü.” Türkiye tam on yıldır aslında İsrail ve uzantıları ile kesintisiz bir savaş yürütüyor. Onuncu yıldan sonraki tarih İsrail için ürkütücü olabilir.
“Coğrafya silahtır.” Bu bile İsrail’i yok oluşun eşiğine getirebilir. Artık “ikili ilişkiler” coğrafya ve dünya şekillendirmiyor. Bir yüz yıl dizayn ediliyor. Bence İsrailliler buna direnemeyecekler. Direnmeyi seçerlerse intihar etmiş olacaklar.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:73
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 02 Temmuz 2026 04:15 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar


















