Erdoğan ın kritik süreç yorumuna DEM Parti den ilk tepki
Ankara24.com, Halktv kaynağından alınan verilere dayanarak bilgi yayımlıyor.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin, İmralı Süreci kapsamında Abdullah Öcalan'a yönelik "Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü" statüsü önermesinin ardından Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan sürece ilişkin açıklamalar geldi. İstanbul Fuar Merkezi'nde düzenlenen SAHA EXPO 2026'da konuşan Erdoğan, süreci Türkiye ve bölge ülkeleri açısından 'Büyük bir vizyon' olarak tanımladı.
Sürecin siyasi merkezine Cumhur İttifakı'nı işaret eden Erdoğan, "Terörsüz Türkiye süreci, Türkiye'yi ve komşu ülkeleri iç cepheleriyle birlikte güçlendirerek, huzurlu, güvenli, müreffeh ve barışın egemen olduğu bir geleceğin inşasını hedefleyen büyük bir vizyonun adıdır. Bu mevzinin fikri ve siyasi müşterek karargahı elbette Cumhur İttifakı'dır" dedi. Erdoğan, "Türkiye devleti ve milletiyle yaklaşık yarım asırlık başarılı mücadelesinin ardından terörden kurtulma iradesini ortaya koymuş, terörsüz Türkiye için çok net bir duruş sergilemiştir" ifadelerini kullandı.
BAHÇELİ'NİN STATÜ VE KOORDİNATÖRLÜK ÖNERİSİErdoğan'ın açıklamaları öncesinde MHP lideri Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında Abdullah Öcalan'ın statü meselesinin konuşulmasının kendileri açısından önemli olduğunu ifade etmişti.
Bahçeli, "Bu mesele yokmuş gibi davranarak sürecin sağlıklı işlemesi mümkün değildir" diyerek, örgütün feshi ve silahların teslimini takip eden süreçte konunun hukuki, siyasi ve vicdani ölçüler içinde değerlendirilmesi gerektiğini belirtmişti. Bahçeli, "Abdullah Öcalan için statü açığı varsa; bu açık Türkiye Cumhuriyeti lehine ele alınmalıdır. Bu tartışmalara son vermek için bunun adının 'Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü' olmasını öneriyorum" diyerek Öcalan'ın bir tanım altında görev yapması temennisini dile getirmişti.
DEM PARTİ: SİLAHLAR YAKILDI, HUKUK ZEMİNİ YETİŞEMEDİİktidar cephesinden gelen bu açıklamaların ardından DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Cumhuriyet gazetesine değerlendirmelerde bulundu. Sürecin ilk evrelerinde PKK'nin kendini feshettiğini ve silahların yakıldığını söyleyen Bakırhan, "Meclis de bu tarihi çağrıya kayıtsız kalmadı. Türkiye tarihinde ilk kez, Kürt meselesinin çözümü ve barış için bu denli geniş bir siyasal konsensüs oluştu" dedi.
AKP'den bomba PKK iddiası! "Silah takviyesi yapıp eğitim veriyorlar"
Yasal düzenlemelerde gecikmeler yaşandığını belirten Bakırhan, "Tarihin hızına yetişemeyen bir hukuk zemini, bu sürecin en zayıf halkası haline geldi" diyerek silah bırakma ve yasal adımların eşgüdümlü olarak ilerlemesi gerektiğini söyledi. Komisyon raporunun yasalarda anlam kazanması ve somut bir takvime bağlanması gerektiğini ifade eden Bakırhan, sahada sürecin 'somut adımlar' üzerinden eleştirildiğini kaydetti. Bakırhan, "Halk barış istiyor, ama belirsizlik istemiyor. Bir yandan barıştan söz edilirken, diğer yandan kayyım uygulamalarının, siyasi operasyonların, gözaltı ve tutuklamaların, cezaevlerindeki ağır koşulların neden sürdüğünü dile getiriyorlar" dedi.
"CHP'NİN KATKISI ÖNEMLİ, CUMHURİYET DEMOKRASİYLE TAMAMLANMALI"Barış sorumluluğunun sadece DEM Parti'ye ait olmadığını ve Meclis'in daha etkin rol üstlenmesi gerektiğini belirten Bakırhan, CHP yönetiminin sürece karşıt pozisyonda durmadığını ifade ederek, "Partileri üzerindeki yargı baskısı, çeşitli çevrelerin milliyetçi-ırkçı basınçlarına rağmen barış sürecine dönük çok önemli destek ve katkılar gerçekleştirdiler. CHP'nin içinde olduğu Kürt meselesinin çözümü daha sağlam bir zeminde olur" dedi.
TBMM'deki 23 Nisan özel oturumundaki "Cumhuriyet devrimci bir fikirdi" sözlerine de açıklık getiren Bakırhan, Cumhuriyetin yüzyılı aşan serüveninde demokraside derin, yapısal eksiklikler oluştuğunu ifade etti. Kuvvetler ayrılığı ilkesinin kâğıt üzerinde kaldığını ve yargı bağımsızlığının zayıf kaldığını savunan Bakırhan, "Cumhuriyet, vatandaş yetiştirmeyi hedefledi; ama o vatandaşın haklarını tam anlamıyla güvence altına almakta geç kaldı. Şimdi biz diyoruz ki: Demokrasi eksikliğini ortadan kaldıralım. Demokratik Cumhuriyet dediğimiz şey tam da budur: Kürdün, Türkün, Alevinin, Sünninin, kadının, gencin, emekçinin, bütün farklılıkların eşit ve özgür biçimde ortak geleceğe katılmasıdır" diyerek sözlerini tamamladı.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:51
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 11 Mayıs 2026 11:06 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















