Epstein dosyaları: Şeffaflık vaadi, siyasi gerçeklik ve kasım senaryoları Kadir Üstün
Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan verilere dayanarak açıklama yapıyor.
Jeffrey Epstein skandalı son aylarda Amerikan siyasetinin merkezine oturdu. Venezuela, Grönland ve İran gibi dış politika konularında son derece dramatik gelişmeler yaşanmasına rağmen Epstein dosyası gündemin ilk konusu olmaya devam ediyor. Kasım 2025’te Kongre’den geçen ‘Epstein Dosyaları Şeffaflık Yasası’ Adalet Bakanlığı’nın Epstein’le ilgili gizli olmayan bütün belgelerin mağdurların kimliklerinin korunması kaydıyla açıklamasını gerektiriyor. Bu belgelerin açıklanmasına hem Başkan Trump’ın hem de Adalet Bakanlığı’nın direnmesi sonrasında yoğunlaşan baskı, belgelerin kamuoyuyla paylaşılmasını kaçınılmaz hale getirdi.
Bakanlığın milyonlarca redakte edilmiş belge, resim ve videoyu açık hale getirmesine rağmen milyonlarca belgenin halen açıklanmamış olması, Başkan Trump dahil birçok önemli ismin korunduğu yönündeki şüpheleri artırıyor. Kongre’nin Adalet Bakanı ve FBI Direktörü’nü halka açık oturumlarda sorgulaması skandalın siyasetin merkezine oturduğunu gösteriyor. Şiddetli siyasi tartışmaları tetikleyen Epstein tartışması, önümüzdeki Kasım seçimlerini ve sonrasındaki senaryoları da belirleyecek boyutta görünüyor. Amerikan kamuoyunun elitlere, medyaya ve siyaset kurumuna güvensizliğini iyice derinleştiren skandal, demokratik şeffaflığın sınırlarını da yeniden belirliyor.
ŞEFFAFLIK VAADİNİN MALİYETİ
Epstein tartışmasının kökleri 2008’e uzanıyor. Epstein’in 18 yaş altındaki kızlara cinsel taciz davasında uzlaşma anlaşmasının şartlarının son derece hafif olması, Epstein’in arkasında güçlü dostları olduğu için kendisine ayrıcalıklı davranıldığı algısını oluşturmuştu. 2019’un temmuz ayında yeniden tutuklanan ve ağustos ayında hücresinde intihar ettiği açıklanan Epstein’in yine bu güçlü isimler tarafından öldürülmüş olabileceği teorisi yaygınlık kazandı. Bu noktada Epstein dosyası artık sadece bir suç soruşturması değil, zengin ve güçlü elitlerin hukuk önünde hesap verip vermediğinin sembolü haline geldi.
2024 başkanlık seçimi öncesinde Trump kampanyası Epstein meselesini Demokrat küreselci elitlerin ‘pedofiliye varan kirli ilişkileri’ bağlamında işleyerek seçim malzemesi olarak kullandı. Muhafazakâr tabanında ciddi karşılığı olan bu meseleyi politize eden Trump, Epstein dosyalarını açıklayarak zengin ve güçlü elitleri ifşa etme sözü verdi. İktidara geldikten sonra bu konuda verdiği sözü adeta unutturmaya çalışan Trump tabanın baskısıyla karşılaştı. Konunun abartıldığını ve çok önemli olmadığını söyleyen Trump, seçim öncesinde kendisinin en hararetli savunucuları arasında yer alan Marjorie Taylor Greene gibi siyasetçileri yanında tutmayı başaramadı. Trump’ın seçim öncesinde verdiği şeffaflık vaadi, seçim sonrasında iktidarını en zorlayan mesele haline geldi.
SİYASETİN GERÇEKLERİYLE YÜZLEŞME ZAMANI
Trump’ın kendi tabanından yükselen muhalefeti nötralize etmekte başarısız olması sonucunda her iki partiden milletvekilleri harekete geçti. Cumhuriyetçilerin ‘kazan kaldıracağını’ gören Trump da pozisyon değiştirerek saklayacağı bir şeyi olmadığını söyledi ve Şeffaflık Yasası’nın geçirilmesini destekledi. Mağdurların ve yakınlarının Epstein’in uçuş kayıtlarından savcılık yazışmalarına kadar bütün belgelerin açılması için yaptığı baskı sonuç verdi. Demokratlar mağdurlara adalet ve hesap verebilirlik, Cumhuriyetçiler de derin devlet ve bürokratik gizlilikle mücadele söylemleriyle belgelerin açıklanmasını savundular.
Çıkarılan yasa sadece güçlü isimleri ifşa etmeyi değil, Kongre’nin Adalet Bakanlığı ve FBI’ı sorgulayarak Trump yönetimi üzerindeki denetimini güçlendirmeyi amaçlıyordu. Adalet Bakanlığı bürokrasisi Kongre’nin geçirdiği yasaya uymak adına milyonlarca belge açıkladı ancak belgelerde ağır redaksiyon yapılması aralarında Trump’ın da olduğu güçlü isimlerin aktif biçimde korunduğu algısını güçlendirdi. Açıklanan belgelerde binlerce defa adı geçmesine rağmen Trump’a yönelik net bir suç isnadı bulunmuyor ancak daha açıklanmayı bekleyen milyonlarca belge bulunması, başkanın korunduğu iddialarını gündemde tutmaya yetiyor.
KASIM SEÇİM SENARYOLARI
Birçok siyasetçi açısından seçim bölgesine kampanya için gittiğinde, pedofilleri koruduğu şeklinde bir algıyla karşılaşması tam bir kâbus senaryosu teşkil ediyor. Kongre’ye güvenin tarihin en düşük seviyelerinde olduğu bir dönemde Epstein dosyalarının açıklanmasını engellemek veya mağduriyetlerin hesabını sormamak siyasi intihar anlamına geliyor. İddiaları Trump’a karşı siyasi operasyon söylemiyle bertaraf etmek de artık mümkün değil. Seçmenin büyük bir kısmı için kimin suçlu olduğu kadar siyasetçinin güçlü elitlerin etkisinde olup olmadığı da önemli. Dolayısıyla Kasım seçimleri öncesindeki kampanya döneminde, Epstein dosyaları meselesinin halk nezdinde siyasetçilerin güvenirliğini anlamak için bir turnusol kâğıdı işlevi göreceğini söyleyebiliriz.
Özellikle Trump’la ilgili iddialar yüzünden Cumhuriyetçi Parti içindeki gerilimin artma potansiyeli, şeffaflık isteyen popülist kanatla Başkan’ın yanında durmak isteyen kanat arasındaki farkı daha belirgin hale getirebilir. Temsilciler Meclisi seçim yarışlarında parti içindeki rekabeti artıracak türden bir gerginlik, Epstein dosyası üzerinden bir çatışmaya dönüşebilir. Demokratlar açısından şimdiden güçlü bir retorik araç olarak öne çıkan bu skandal etrafında yürütecekleri etik ve hesap verebilirlik temalı mesajlar özellikle bağımsız seçmen üzerinde etkili olabilir. Buna karşın Demokratların mağdurlar için adalet değil sadece Trump nefreti motivasyonuyla hareket ettiği algısı oluşturma riskleri de var.
Kasım’a kadar Epstein dosyasından şimdiye kadar bilinenlerin ötesinde çarpıcı bulgular çıkmazsa bu konunun arka planda kalma ihtimali de var. Ekonomi, enflasyon ve İran’la savaş gibi dış politika konuları gündemin daha üst sıralarına tırmanabilir. Demokratlar Epstein meselesiyle birlikte ekonomi ve sağlık sigortası gibi konular arasında iyi bir denge kurabilirlerse başarı şansları artar. Temsilciler Meclisi çoğunluğunu ele geçirmeleri durumunda da büyük ihtimal Trump’a karşı bir kez daha azil soruşturması başlatacaklar. Topal ördek dönemini iki parti arasında bölünmüş veya Demokratların yönettiği bir Kongre’nin bitmek bilmeyen soruşturmalarıyla geçirmek zorunda kalacak Başkan Trump’ın da siyasi etkinliği şimdikine oranla azalacaktır.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:57
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 13 Şubat 2026 04:04 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















