Ekonomik kriz her gün derinleşiyor: Günde 3 doların altında yaşayanlar var Sözcü Gazetesi
Sozcu sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com haber yayımlıyor.
Dünya Bankası'nın 13 Ekim 2026'da yayımladığı güncelleme, çatışma ve kırılganlıktan etkilenen ekonomilerdeki çalışma koşullarındaki derin farkları gözler önüne serdi. 2025 yılı verilerine göre bu ekonomilerde çalışanların yalnızca yüzde 23'ü ücretli veya maaşlı bir işte yer alırken, bankanın desteklediği tüm ekonomilerde bu oran yüzde 47'ye çıkıyor. Maaşlı işlerin düşük oranı, nüfusun işsiz olduğu anlamına gelmiyor; çalışanların önemli bir bölümü kendi hesabına veya aile işletmelerinde faaliyet gösteriyor. Ancak bu işlerde düzenli ücret güvencesi bulunmayabiliyor, bu da istihdam biçimlerindeki yapısal farklılığı vurguluyor.
"MAAŞLI ÇALIŞAN ORANI YÜZDE 23'TE KALDI"Düzenli maaşlı işlerin yaygınlığı, ekonomilerin gelir yapısı için kritik bir gösterge oluşturuyor. Krizden etkilenen ülkeler arasında bile belirgin farklılıklar mevcut. Orta gelirli kırılgan ekonomileri destekleyen IBRD kapsamındaki ülkelerde maaşlı çalışan oranı yüzde 61'e ulaşırken, daha düşük gelirli IDA kapsamındaki ülkelerde bu oran yalnızca yüzde 19. Bu uçurum, çatışma ve ekonomik kırılganlık yaşayan ülkelerin çalışma hayatında aynı koşullara sahip olmadığını kanıtlıyor.
"YOKSULLUK ORANI DÜNYA ORTALAMASININ DÖRT KATI"2024 yılı yoksulluk verileri, gelir yetersizliğinin boyutunu netleştiriyor. Satın alma gücü paritesine göre günlük 3 doların altında yaşayanların oranı, kriz ekonomilerinde yüzde 38,9 iken dünya genelinde yüzde 10,1. Son 23 yılda her iki grupta da yoksulluk azaldı; ancak kriz ekonomilerinde oran 2001'deki yüzde 48,7'den yüzde 38,9'a gerilerken, dünya genelinde yüzde 35,3'ten yüzde 10,1'e düştü. Bu durum, küresel ilerlemenin kriz bölgelerine aynı ölçüde yansımadığını ve gruplar arasındaki farkın daralmak yerine büyüdüğünü gösteriyor.
Daha yüksek bir yoksulluk eşiği olan günlük 8,30 dolar baz alındığında tablo daha da ağırlaşıyor. Kriz ekonomilerinde nüfusun yüzde 81,1'i bu sınırın altında kalırken, dünya genelinde oran yüzde 46,2. Başka bir ifadeyle, çatışma bölgelerinde her beş kişiden yaklaşık dördü bu yoksulluk sınırının altında yaşıyor. Bu sonuç, gelir yetersizliğinin yalnızca en ağır yoksulluk koşullarındaki nüfusla sınırlı olmadığını ortaya koyuyor.
"HER ÜÇ ÇOCUKTAN BİRİ BÜYÜME GERİLİĞİ YAŞIYOR"
Ekonomik kırılganlığın en ağır sonuçlarından biri çocukların beslenmesinde görülüyor. Dünya Bankası'nın desteklediği ekonomilerde beş yaş altı çocuklarda büyüme geriliği oranı 2020'de yüzde 24,5 iken 2024'te yüzde 25,3'e yükseldi. Çatışma ve kırılganlık yaşayan ekonomilerde ise yaklaşık her üç çocuktan biri bu sorunla karşı karşıya. Dünya genelinde büyüme geriliği yaşayan yaklaşık 150 milyon çocuğun yüzde 99'u bankanın desteklediği ekonomilerde yaşıyor.
Ülke bazlı veriler, sorunun bazı bölgelerde çok daha ağır olduğunu gösteriyor. Nijer'de beş yaş altı çocukların yüzde 48,3'ünde, Papua Yeni Gine'de yüzde 47,6'sında ve Yemen'de yüzde 47,4'ünde büyüme geriliği görülüyor. Bu üç ülkede neredeyse her iki çocuktan biri yaşına göre beklenen boya ulaşamıyor. Nijerya, Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Etiyopya'da ise büyüme geriliği yaşayan çocukların toplam sayısı 27 milyona ulaşıyor.
"TEMEL SU VE SANİTASYONA ERİŞİM DÜŞÜK"Temiz suya erişim de kriz ekonomilerinde kritik bir sorun olmaya devam ediyor. 2024 verilerine göre bankanın desteklediği ekonomilerde nüfusun yüzde 90'ı temel içme suyu hizmetlerine ulaşabilirken, çatışma ve kırılganlıktan etkilenen ekonomilerde bu oran yüzde 71'de kaldı. Sorun, temel temizlik koşullarında daha da belirginleşiyor. Krizden etkilenen ekonomilerde nüfusun yalnızca yüzde 47'si temel sanitasyon hizmetlerine ulaşabiliyor; evinde sabun ve su bulunan el yıkama imkânına sahip nüfusun oranı ise yüzde 39. Buna karşılık orta gelirli kırılgan ekonomilerin küçük bir bölümünde su, sanitasyon ve el yıkama hizmetlerine erişim yüzde 96'yı aşıyor.
Dünya Bankası'nın değerlendirdiği son gösterge, çatışmalar ve istikrarsızlık nedeniyle yerinden edilen insanların sayısı oldu. Krizden etkilenen ekonomilerde zorla yerinden edilmiş kişi sayısı 2024'te 69,7 milyonken, 2025'te 61,9 milyona geriledi. Ancak bu düşüşe rağmen sayı, 2010 yılındaki 16,8 milyonun yaklaşık 3,7 katı seviyesinde bulunuyor. Sudan, Suriye, Afganistan, Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Ukrayna, uzun dönemli artışın öne çıktığı ülkeler arasında yer alıyor. Veriler, son yıldaki gerilemeye rağmen insani krizin boyutlarının hâlâ büyük olduğunu gösteriyor.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:55
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 14 Ekim 2026 19:07 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















