Ankara24.com
close
up
Eğitimde imece ruhuyla yeniden doğuş

Eğitimde imece ruhuyla yeniden doğuş

Halktv sayfasından alınan verilere göre, Ankara24.com bilgi veriyor.

"Atatürkçe düşünme" sistematiğini Köy Enstitüsü felsefesiyle birleştirmek, sadece bir eğitim reformu değil, bir Türkiye kalkınma projesidir."

Eğitimde Mükemmellik Dünya Konseyi Genel Direktörü Prof. Dr. Hayal Köksal ile eğitimdeki kalite sorunundan atanamayan öğretmenlere, çözüm yollarını ve onun yeni eğitim modelini konuştuk.

Eğitimde Mükemmellik Dünya Konseyi Genel Direktörü Prof. Dr. Hayal Köksal

Türkiye’nin eğitim hafızasında derin izler bırakmış, Ortaöğretimden üniversite kürsülerine kadar eğitimin her kademesinde emek vermiş bir isim Prof. Dr. Hayal Köksal. Bugün, eğitimdeki tıkanıklıkları aşmak için Köy Enstitüleri’nin "iş içinde eğitim" felsefesini modern teknolojiyle harmanlayan vizyoner bir model sunuyor. Köksal ile eğitimdeki kalite sorunundan atanamayan öğretmenlere, çözüm yollarını ve onun yeni eğitim modelini konuştuk.

SAYIN KÖKSAL, YILLARDIR EĞİTİMİN HER KADEMESİNDE GÖREV ALMIŞ BİR BİLİM İNSANISINIZ. SİZCE BUGÜN TÜRK EĞİTİM SİSTEMİNİN ÖNCELİKLİ ÇÖZÜM BEKLEYEN YUMUŞAK KARNI NEDİR?

Türk eğitim sistemindeki en temel mesele, ne yazık ki eğitimde fırsat eşitliği ve yeni kuşak yetiştirmede kullanılan değerlerimizdeki aşınmadır. Otuz yılı aşkın süredir üzerinde çalıştığım "eğitimde kalite" konusunda, maalesef dünya standartlarının gerisinde kalıyoruz. Bölgeler arası fiziki imkân farklılıkları, sosyoekonomik dezavantajlar ve özellikle kırsaldaki kaynak yetersizliği devasa boyutlara ulaşmış durumda.

PISA sonuçları da gösteriyor ki sadece fiziki değil, niteliksel bir sorunla da karşı karşıyayız. "Sınav odaklı" ve "ezberci" anlayış; düşünen, sorgulayan bireyler yetiştirmemize engel oluyor. Buna bir de okul iklimini olumsuz etkileyen şiddet olaylarını ve öğretmenlerimizin motivasyonunu düşüren belirsizlikleri eklediğimizde, sistemin bir "kaos" noktasına evrildiğini görüyoruz. CİDDİ YAPISAL ZORLUKLARLA KARŞI KARŞIYAYIZ.

PEKİ, BU SORUNLARIN TEMEL KAYNAĞINI NEREDE ARAMALIYIZ? NEDEN BİR TÜRLÜ İSTİKRARI YAKALAYAMIYORUZ?

Sorunun özü, değişken ve süreklilik arz etmeyen eğitim politikalarımızdır. “POLİTİKALARDA UZUN VADELİ İSTİKRARIN GÜÇLENDİRİLMESİ GEREKTİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM.” Her ülkenin çağa uygun, ileriye dönük bir "Temel Eğitim Paradigması" olmalıdır. Bizde ise her yeni yönetimle birlikte sistemin değişmesi hem öğretmeni hem öğrenciyi uyum sürecinde yormakta ve kaliteyi aşağı çekmektedir.

Müfredat değişiklikleri, evrensel bilimsel kurallar ve pilot çalışmalar eşliğinde, demokratik bir katılımla yapılmalıdır. Stratejik bir süreklilik sağlanmadığı müddetçe, yapılan reformlar ne yazık ki sadece kâğıt üzerinde kalıyor.

SİZİN HER FIRSATTA VURGULADIĞINIZ "KÖY ENSTİTÜLERİ FELSEFESİ" BUGÜNÜN TÜRKİYE’SİNE NE SÖYLEYEBİLİR? BU BİR "GEÇMİŞE ÖZLEM" Mİ YOKSA "GELECEK TASARIMI" MI? ÖRNEĞİN YENİ KİTABINIZDA "21. YÜZYIL ÇAĞDAŞ TÜRKİYE EĞİTİM MODELİ"Nİ ANLATIYORSUNUZ. BU MODELİN TEMELİNDEKİ "İMECE" RUHU GÜNÜMÜZ TEKNOLOJİSİYLE NASIL BİRLEŞİYOR?

Köy Enstitüleri sadece müzelik bir değerli eser değil; "iş içinde, iş için" öğrenme felsefesiyle dünya çapında bir kalite modelidir. 1930’lu yılların ortalarında Atatürk’ün öngörüsüyle filizlenen bu proje; üretimi, kalkınmayı ve demokratik eğitimi merkeze alıyordu.

Bugün biz, kente yığılmış ve mezuniyet sonrası işsizlikle boğuşan bir gençlikten bahsediyoruz. Oysa bu felsefe, öğrenciye sadece kuramsal bilgi değil; tarımdan sanata, inşaattan müziğe kadar "hayatta kalma ve üretme" becerisi aşılıyordu. 20 yıl boyunca eğitim fakültelerinde bu modeli geleceğe taşımak için çalıştım. Kitabımda üzerinde durduğum en önemli konu; geçmişin başarılarını bugünün dijital imkanlarıyla sentezlemektir. Eğer bu "imece" ruhunu dijital çağın imkanlarıyla birleştirebilirsek; atanamayan öğretmenlerimizi kırsala lider olarak gönderebilir, köylerimizi yeniden birer üretim ve eğitim üssü haline getirebiliriz. Örneğin, Köy Enstitüleri’nin o eşsiz "yaparak öğrenme" modelini, bugün "Maker" kültürü ve kodlama atölyeleriyle birleştirebiliriz. Modelim, sadece okul binalarını, köylerin mimari yapısını değil, öğretmeni bir "toplumsal bilgi lideri" olarak yeniden konumlandırıyor. Atanamayan binlerce öğretmenimizi, belli düzeyde teknolojiyle donatılmış köy okullarında birer "bilgi rehberi" haline getirerek hem kırsal kalkınmayı tetikleyebilir hem de eğitimdeki dijital uçurumu kapatabiliriz. "GENÇ ÖĞRETMENLERİN YEREL KALKINMA PROJELERİNDE AKTİF ROL ALABİLECEĞİ MODELLER GELİŞTİRİLEBİLİR.”

DİJİTAL BİR ÇAĞDAYIZ ANCAK "EZBERCİ EĞİTİM" HALA EN BÜYÜK ŞİKÂYET KONUSU. BU KISIR DÖNGÜYÜ NASIL KIRABİLİRİZ?

Ezberden kurtulmanın yolu, çocuğu merkeze alan, oyunlaştırma ve problem çözme odaklı yöntemlerden geçer. Ancak iş sadece okulda bitmiyor; aileler ilk eğitimi veren öğretmen kadrosunda (!). Öncelikle her okul bünyesinde ciddi bir şekilde yapılandırılmış ve gereği gibi işletilen "Ana-Baba Okulları" açılmalıdır. Aileler, çocuklarına pozitif geri bildirim veren, onları farklı kültürlerle tanıştıran rehberler olmalı. Öğretmen zaten aldığı pedagojik eğitimle buna hazırdır; yeter ki müfredat, çocuğu sorgulamaya teşvik edecek şekilde, Köy Enstitüsü disiplini ve modern bilimle güncellensin. Ayrıca öğrencileri ekip ruhuyla besleyip araştırma yöntemlerini erken yaşlarda kazandıran, zamanı yönetmeyi, teknolojiyi özellikle de yapay Zekayı proje tabanlı öğrenme ile birleştirdiğim bir yöntemim var. O da kültürümüzden gelen ve Köy Enstitülerini düşündüren bir yöntem: “İmece Halkaları”. Kitabımda bir çözüm yolu olarak sunduğum ve 1997 yılından bu yana her dersimde ve çeşitli projelerimde sürdürdüğüm bu model; öğrencilere sorunları tespit etmeyi, veri toplamayı ve etik yapay zekâ araçlarını kullanarak çözüm üretmeyi öğretiyor. Farklı ülkelerden ve ülkemizden 530 bilişim projesi hayata geçirildi bu yöntemle. Üniversitelerde her derste, temel yöntem olarak kullanmam nedeniyle beş bini buluyor proje sayısı. Ezberi bozmanın yolu, çocuğa "cevapları" değil, "doğru soruları sormayı" öğretmektir. Kitabımın son bölümünde de belirttiğim gibi; kalite, bir varış noktası değil bir yolculuktur ve biz bu yolculuğa "İmece" ruhuyla çıkmalıyız.

SİZİN HAYAL ETTİĞİNİZ ‘ÇAĞDAŞ EĞİTİM SİSTEMİ’NİN SAC AYAKLARI NELERDİR? KARAR VERİCİLERE KİTABINIZDAKİ HANGİ "ACİL EYLEM PLANINI" ÖNERİRSİNİZ?

Geleceğin eğitimi; laik, çağdaş, parasız ve mutlaka karma olmalıdır. “EĞİTİMİN BİLİMSELLİK, FIRSAT EŞİTLİĞİ VE KAPSAYICILIK İLKELERİ TEMELİNDE YÜRÜTÜLMESİ GEREKTİĞİNE İNANIYORUM.” Yaşamın her alanında kadın ve erkeğin yan yana olduğu bir dünyada, eğitimi cinsiyet üzerinden ayrıştırmak çağın gerisinde kalmaktır.

Daha da önemlisi; "Atatürk gibi düşünen", YANİ AKIL VE BİLİMİ REHBER ALAN BİREYLER YETİŞTİRMELİYİZ. Şehirlerdeki her ortaöğretim kurumu ayarındaki üniversitelerimize prestij kazandırmalı, onları gerçek birer araştırma merkezine dönüştürmeliyiz. Biz bu amaçla, 23. yılına giren "Uluslararası Bilişimci Martılar" projemizle gençlere etik yapay zekâ kullanımını ve bilimsel sorun çözmeyi öğretiyoruz. Unutmayalım ki; kuramdan uygulamaya geçmedikçe ve topluma rol model olmadıkça eğitimde başarı mümkün değildir.

Son olarak da vurgulamak istediğim en önemli konu şu: “Eğitimi siyaset üstü bir "milli strateji" haline getirmeliyiz!”. “EĞİTİM UZUN VADELİ VE ORTAK AKILLA YÜRÜTÜLMESİ GEREKEN BİR ALANDIR.” Kuramdan uygulamaya geçmedikçe başarılı olamayız. Modelim; laiklik, bilimsellik ve fırsat eşitliği temelinde, devletin denetleyici ve destekleyici olduğu bir yapıyı öngörüyor. Mutlaka karma eğitimi savunmalı, felsefe derslerini müfredatın kalbine koymalıyız. Unutmayalım ki; "Atatürkçe düşünme" sistematiğini Köy Enstitüsü felsefesiyle birleştirmek, sadece bir eğitim reformu değil, bir Türkiye kalkınma projesidir.

Sevgili hocam değerli bilgileriniz için size teşekkür ediyorum. Türkiye Hepimizin, Eğitim Hepimizin...

Önemli haberleri ve güncellemeleri kaçırmamak için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:166
embedKaynak:https://halktv.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 14 Şubat 2026 05:04 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

MGK bugün toplanıyor! Kritik başlıklar masaya geliyor

30 Eylül 2026 10:54see184

Türk Telekom, EuroCup ta Tenerife ye mağlup oldu

01 Ekim 2026 00:57see167

NATO Genel Sekreteri Rutte’den Putin’e mesaj: NATO’yu asla yenemeyeceğini biliyor

01 Ekim 2026 00:20see162

Fotoğrafın 200 yıllık yolculuğu Sözcü Gazetesi

01 Ekim 2026 03:04see161

Resmi Gazete yayımlandı! Akaryakıtta Eşel mobil sistemi sona erdi: İşte 1 Ekim 2026 Resmi Gazete de alınan atama kararları

01 Ekim 2026 00:52see157

The Cinematic Orchestra İstanbul a geliyor

01 Ekim 2026 00:19see156

Arda Güler, Real Madrid de eylül ayının futbolcusu seçildi

01 Ekim 2026 00:28see153

Bakan Çiftçi açıkladı: 12 kişilik Zeyn ailesi teşekkür mektubuyla ülkesine döndü

30 Eylül 2026 19:06see151

Eşref Rüya hayranlarını heyecanlandıran gelişme: Final yaptı derken sürpriz afiş geldi

30 Eylül 2026 18:27see150

Yıldızlar İstanbul ve Ankara sahnelerinde

30 Eylül 2026 07:05see147

İstanbul uçağında akılalmaz olay: Kabin memuruyla yolcuyu ısırdı Sözcü Gazetesi

01 Ekim 2026 00:19see147

Fransa, İngiltere nin AB ye yeniden katılma olasılığına olumlu bakıyor

30 Eylül 2026 17:44see146

Rahatlamak isterken canınızdan olmayın! Boyun kütletmeye ilişkin çarpıcı araştırma

30 Eylül 2026 17:09see146

3 günlük kâbustan polis kurtardı

30 Eylül 2026 07:15see144

İddia hayli vahim! İşte Kaçırıldı denilen uçaktan kan donduran görüntüler

30 Eylül 2026 11:43see140

Contemporary Istanbul a yabancı misafir akın etti

01 Ekim 2026 00:19see139

Komşu ateşle oynuyor! İsrail yapımı füzeleri konuşlandırlar

30 Eylül 2026 14:51see139

Oyuncu Erbulak tan Bakan Mustafa Çiftçi ye edepsizlik!

01 Ekim 2026 00:00see138

MSB den Birliğin Gücü 2026 Tatbikatı paylaşımı Sözcü Gazetesi

30 Eylül 2026 13:58see138

Tekne alabora oldu: 1 polis hayatını kaybetti, 1 polis kayıp Sözcü Gazetesi

30 Eylül 2026 22:02see136
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları