Egemenlik ilişkilerinin yeniden şekillendiği Teknopolitik çağı yaşıyoruz İş Yaşam Haberleri
Ankara24.com, Haberturk kaynağından alınan bilgilere dayanarak haber veriyor.
Gürok Grup Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Kütahya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Esin Güral Argat teknolojinin artık tarafsız bir araç olmadığını, bizzat yaşamın kendisinin haline geldiğini, gücün, egemenliğin ve dayanıklılığın merkezine yerleştiği bir çağda olduğumuzu vurgulayarak Ve bu çağda ayakta kalmak, teknolojiyi satın almakla değil onu yönetecek kurumsal DNA'ya sahip olmakla mümkün" dedi.
Ticaret, enerji, teknoloji ve finansın “maliyet–verimlilik” dilinin ötesine geçtiğini ifade eden Esin Güral Argat, bugün bunların tamamının jeopolitik araçlar olduğunu belirterek şunları söyledi: "Bağımlılıklar karşılıklı kazanç üretmiyor; kırılganlık üretiyor. Tedarik zincirleri ucuzluk için değil, risk yönetimi için yeniden kurgulanıyor. Bu yeni dönemde asıl fark, kriz anında kimin kendi kararlarını alabilen özerk bir aktör olarak kalabildiği, kimin ise başkalarının kararlarına göre hareket etmek zorunda kaldığı noktasında ortaya çıkıyor. Küreselleşme bitmedi ama yön değiştirdi. Ticaret artık sadece ticaret değil. Enerji artık sadece enerji değil. Teknoloji ise hiç olmadığı kadar politik."
TEKNOLOJİ ARTIK VERİMLİLİK ARACI DEĞİL
"Bugün yaşadığımız şey klasik anlamda bir küreselleşme krizi değil, teknoloji, güç ve egemenlik ilişkilerinin yeniden örgütlendiği bir teknopolitik çağ. Ve bu çağda teknoloji artık tarafsız bir verimlilik aracı değil; devletlerin, şirketlerin ve blokların iktidar kurma, yönlendirme ve denetim kapasitesinin merkezinde yer alan stratejik bir güç" diye konuşan Güral Argat son birkaç yılda yaşananların da bunu çok net biçimde gösterdiğini söyledi.
Güral Argat, "ABD ile Çin arasındaki gerilim, artık gümrük tarifeleriyle sınırlı değil, yarı iletkenlerden yapay zekaya uzanan kapsamlı bir teknoloji rekabetine dönüşmüş durumda. Avrupa ise Rusya–Ukrayna savaşıyla birlikte, enerjinin bir gecede nasıl güçlü bir jeopolitik araca dönüşebileceğini yaşayarak gördü. Enerji akışları kesildi, fiyatlar hızla yükseldi ve sanayi üretimi doğrudan etkilendi. Benzer şekilde gıda, pandemi sonrasında ve Karadeniz’deki savaşla birlikte ilk kez bu ölçekte stratejik bir başlık haline geldi; limanlar, tahıl koridorları ve sigorta maliyetleri artık dış politikanın ayrılmaz bir parçası olarak ele alınıyor" şeklinde konuştu.
KAYNAKLAR SİLAHLAŞTIRILIYOR
Dünyada kaynakların artık silahlaştırıldığını anlatan Güral Argat, şunları söyledi: "Kaynaklar ve kritik girdiler, artık ekonomik aklın “arka planı” değil; pazarlığın ön cephesi. Ticaret araçsallaştırılıyor. Bağımlılıklar avantaja, karşılıklı kırılganlıklar baskı unsurlarına dönüşüyor. Küreselleşme artık “herkes için daha fazla entegrasyon” demek değil. Artık entegrasyon bir amaç değil araç. Asıl soru, kiminle, ne ölçüde ve hangi koşullarla entegre olunacağıdır. Güç denklemi değişti. Bugün öncelikli olan, sistemi ayakta tutmak ve yönetebilmek, şokları yutabilmek ve kaos içerisinde bile hızlı ve tutarlı kararlar alabilmektir. Bu yeni stratejik yetkinlik sınavının merkezinde ise her alana nüfuz eden teknoloji kapasitesi yatıyor."
Bu çağda kimin ayakta kalacağını belirleyen asıl gücün teknolojiyi yönetmekle ilgili olduğunu dile getiren Güral Argat, "Bugün ayakta kalabilmek, yalnızca güvenliği sağlamak değil; enerjiye erişimi güvence altına alabilmek, kritik teknolojilerde kırılganlığı yönetebilmek, ticaretin ve finansın zaman zaman bir baskı aracına dönüşebildiği dönemlerde kurumları ve ekonomiyi çalışır tutabilmek demek" şeklide konuştu.
YAPAY ZEKA ENERJİ MESELESİ
Yapay zekanın gelişiminde enerji kullanımına da dikkat çekerek küresel ölçekte veri merkezlerinin elektrik tüketiminin 2030’a kadar neredeyse iki katına çıkmasını beklediğinin altını çizen Güral Argat, "Üstelik sözünü ettiğimiz enerji miktarı küçük değil. Büyük veri merkezleri tek başına bir şehrin tüketimine yakın elektrik kullanabiliyor. Yani yapay zeka ve dijitalleşme, sanıldığı gibi yalnızca yazılım meselesi değil; doğrudan enerji ve altyapı meselesi. Günümüzde enerji planı olmayan bir dijital dönüşüm hikayesi artık ikna edici değil. Yapay zekadan bulut sistemlerine kadar uzanan dijital ekonomi, sanıldığı gibi yalnızca soyut kodlardan ibaret değil. Aksine, son derece fiziksel, devasa enerji ihtiyacı olan bir altyapıya dayanıyor. Bütün bu gelişmeler yeni dünyanın habercisi. Bugün rekabet, yalnızca daha iyi algoritmalar arasında değil; o algoritmaları çalıştırabilecek altyapıya sahip olanlar arasında yaşanıyor. Dijital çağda veri ne kadar değerliyse, onu işleyecek enerji de o kadar stratejik bir öneme sahip" diye konuştu.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:108
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 19 Ocak 2026 17:14 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















