Ankara24.com
close
up
Edebiyatın eşiğinde insan: Akıldan kalbe açılan kapı Ömer Lekesiz

Edebiyatın eşiğinde insan: Akıldan kalbe açılan kapı Ömer Lekesiz

Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan verilere dayanarak bilgi yayımlıyor.

İnsanı, idrak ve güçlerinin çokluğu içinde düşündüğümüzde, “İnsan nedir” sorusunu tek bir cevaba indirmenin neden bu kadar zor olduğunu daha baştan kabul etmiş oluruz. Çünkü insan, sadece sahip olduğu güçlerin toplamı değildir; o güçlerin birbirine muhtaçlığı, çatışması ve müşterek işleyişi içinde sürekli yeniden kurulan bir varlıktır. Bir bakıma insan, sabit bir “şey” değil, hareket hâlindeki bir nispetler ağıdır. Bu yüzden “İnsan nedir?” sorusunun edebiyat için zorunlu olup olmadığı meselesi,

İnsanı, idrak ve güçlerinin çokluğu içinde düşündüğümüzde, “İnsan nedir” sorusunu tek bir cevaba indirmenin neden bu kadar zor olduğunu daha baştan kabul etmiş oluruz. Çünkü insan, sadece sahip olduğu güçlerin toplamı değildir; o güçlerin birbirine muhtaçlığı, çatışması ve müşterek işleyişi içinde sürekli yeniden kurulan bir varlıktır. Bir bakıma insan, sabit bir “şey” değil, hareket hâlindeki bir nispetler ağıdır.

Bu yüzden “İnsan nedir?” sorusunun edebiyat için zorunlu olup olmadığı meselesi, ilk bakışta sanıldığı kadar basit değildir. Nitekim hem teorik hem pratik düzeyde gördüğümüz gibi, edebiyatla meşgul olanların çoğu, insanın idrak güçlerini saymak bir yana, onları düşünmenin gerekliliğini bile hissetmez. Bu durum, bir eksiklik gibi görünür; fakat hakikatte bu, sorunun mahiyetinden kaynaklanan bir uyumsuzluktur.

Çünkü edebiyatın iş gördüğü alan ile “idrak ve güçleri” dediğimiz alan aynı cinsten değildir. Edebiyat, çoğu zaman maddî olanın, yani dile gelen, biçim kazanan, eser olarak somutlaşan tarafın içinden konuşur. Oysa idrak ve güçleri, maddeden ziyade manaya, daha doğrusu nispetlere / fenomenlere aittir. Bu nedenle sayılabilir olanla sayılamaz olanın cevabı nasıl birbirinden farklıysa, insanın maddî tezahürleriyle onun idrakî hakikatine verilecek cevap da aynı olmayacaktır.

Fakat asıl mesele burada bitmez. Çünkü bu güçlerin insanda “bulunması”, onların insana ait olduğu anlamına gelmez. Söz konusu güçler insanın “malı” değildir, daha doğrusu onları temellük edemez. Onlar insanda tecelli eder, dolayısıyla insanın mülkü değildir. Hayat tarzlarının çeşitliliği ve ölüm karşısındaki eşitsizlik bu hakikati açıkça gösterir.

İşte bu noktada soru derinleşir: İdrak ve güçleri insanda madem yerleşik değildir, o hâlde insanı bu güçlere “mekân” kılan nedir ve bu gelişin “kaynağı nerede”dir?

Bu soruya verilecek cevap, İmam Gazzâlî’nin (r.h.) tasnifiyle, muamele ilimlerinden değil, mükâşefe ilminden gelir. Yani maddiliğiyle muamele ilmine dahil olan edebiyatın sınırları içinde değil, tasavvufun açtığı ufukta… Çünkü “İnsan nedir?” sorusundaki asıl düğüm, “nedir”in hangi düzlemde sorulduğudur.

Tam burada İbn Arabî’nin (k.s.) sözü devreye girer ve meseleyi kökten değiştirir.

İbn Arabî, aklın kendi başına bir bilgi kaynağı olmadığını, aksine sürekli başka güçlere muhtaç olduğunu gösterir. Akıl kulağa muhtaçtır; sesleri onsuz bilemez. Göze muhtaçtır; renkleri onsuz tanıyamaz. Hayale, hafızaya, musavvireye muhtaçtır; düşünceyi onsuz kuramaz. Hatta kendi kurduğu düşünceyi bile, aslında kendisi gibi bir varlık olan “fikir gücünden” taklit eder.

Bu durumda akıl, sandığımız gibi bağımsız bir hâkim değil, bağlı bir memurdur.

İbn Arabî’nin asıl çarpıcı tespiti ise şudur: Akıl, kendisinden daha aşağı mertebedeki güçleri taklit etmekte tereddüt etmezken, Allah’ın kendisi hakkında bildirdiği hakikatleri kabul etmekte çekingen davranır. Yani insan, kendi düşüncesini taklit eder; fakat Rabbini taklit etmez.

Bu, onun ifadesiyle “âlemdeki en tuhaf yanlışlıklardan biridir.”

Buradan çıkan sonuç şudur: Akıl, kendi sınırlarını bilmedikçe, hakikate değil, sadece kendi kurduğu dar çerçeveye ulaşır. Oysa peygamberin getirdiği bilgi, aklın imkânsız gördüğü şeyleri de içerir. Bu durum aklı sarsar; ama onu iptal etmez, aksine kendi sınırını fark etmeye zorlar.

İşte bu sınırın ötesinde “Kuvvetler yaratılışlarını ve hakikatlerinin verdiği şeyi aşamaz. Kendi zatı bakımından akıl da üzerinde yaratılmış olduğu zorunluların dışında, bir bilgiye sahip olmadığını bilir.” diyen İbn Arabî’nin işaret ettiği başka bir güç daha vardır: Kalp.

Kalp, akıl gibi sade değildir; sürekli hâlden hâle geçer. Bu yüzden ilahî tecellilere açıktır. Akıl sınırlar, kalp ise kuşatmaz; aksine değişime eşlik eder. Bu nedenle Allah’ı bilmek, aklın işi değil, kalbin işidir. Akıl ancak kalbin getirdiğini kabul eder. (Fütûhat-ı Mekkiyye, 2. Cilt, trc.: Ekrem Demirli, Litera İstanbul 2006)

Bu noktada “İnsan nedir?” sorusu da yeni bir anlam kazanır. İnsan, sadece düşünen bir varlık değildir; hatta düşünce, onun en güvenilir tarafı da değildir. İnsan, kalbi ölçüsünde insandır ve kalp, ancak kendisine açılan ilahî bilgiyle genişler.

Dolayısıyla edebiyat da burada yerini bulur. Eğer edebiyat sadece aklın ve düşüncenin ürünü olarak kalırsa, insanı eksik anlatır. Fakat kalbin açıldığı yerden konuşabilirse, o zaman insanın hakikatine yaklaşır.

Çünkü insanı tanımlayan şey, sahip olduğu güçler değil; o güçlerin ötesine açılabilme imkânıdır.

Ve belki de bu yüzden, insan hakkında söylenebilecek en doğru söz, bir tanım değil, bir teslimiyettir:

İdrak’in idrakine ulaşamamaktan doğan acziyet, hakikatin eşiğidir.

En son güncellemeleri ve haberleri takip etmek için Ankara24.com'ı izlemeye devam edin, biz durumu takip ediyor ve en güncel bilgileri sunuyoruz.
seeGörüntülenme:90
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 28 Mart 2026 04:04 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

ABD de dev bir beyaz köpekbalığı iskelede görüntülendi

13 Mayıs 2026 01:01see168

Avcılar da üç aracın karıştığı zincirleme kaza: 2 yaralı

13 Mayıs 2026 00:30see167

Bursa da 6 katlı binada yangın paniği Bursa Haberleri

13 Mayıs 2026 02:02see166

Yılanların yıllardır merak edilen yeteneğinin sırrı çözüldü Sözcü Gazetesi

13 Mayıs 2026 00:46see163

Eurovision’da İsrail protestosu: “Soykırımı durdurun” sloganları salonu inletti

13 Mayıs 2026 01:10see159

Kayseri’de özel gereksinimli bireyler için kına gecesi düzenlendi

13 Mayıs 2026 01:03see159

Köstebek davasında emniyetçilere beraat Yerel Gündem Haberleri

13 Mayıs 2026 04:04see159

Küçükçekmece’de iş yeri alevlere teslim oldu İstanbul Haberleri

13 Mayıs 2026 00:49see158

Özkan Yalım ın ek ifadeleri Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderildi

14 Mayıs 2026 01:05see143

Netanyahu nun son çırpınışları! İsrail meclisi feshedilecek! Erken seçim kararı

14 Mayıs 2026 00:06see141

İsrail de Erken Seçim Tasarısı

14 Mayıs 2026 01:18see139

İran: ABD ye iletilen öneri aşırı talepler değil

12 Mayıs 2026 23:31see138

Bartın da vatandaşların fırtınayla imtihanı kamerada Bartın Haberleri

13 Mayıs 2026 01:14see137

Bilal Erdoğan: Dilin kodlarıyla oynadığın zaman bütün aktarımı kesmiş oluyorsun

13 Mayıs 2026 19:11see135

Brüksel de İsrail in Eurovision a katılımına tepki için konser düzenlendi VİDEO İZLE

13 Mayıs 2026 00:23see135

Hakan Çalhanoğlu, Inter de bir kupa daha kazandı!

14 Mayıs 2026 00:45see135

Türkiye den BM de Yunanistan a Türk Boğazları cevabı: Ne yasal ne de siyasi statüyü değiştirmeyecek Gündem Haberleri

13 Mayıs 2026 21:30see133

‘Tekstil Sektöründe Su Yönetimi’ programı ilk webinarı ile başladı

13 Mayıs 2026 17:27see131

Alkollü sürücünün kullandığı otomobil takla attı Kırıkkale Haberleri

13 Mayıs 2026 03:47see129

19 Mayıs için sahne genç sanatçıların

14 Mayıs 2026 00:13see126
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları