Dünyanın en büyük rezervi bulundu: Kimse çıkarmaya yanaşmıyor Sözcü Gazetesi
Sozcu sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com duyuruda bulunuyor.
Bolivya'nın yüksek platosunda yer alan bu devasa yatakta, lityum üretimi için yeraltı suları pompalanarak havuzlarda yoğunlaştırılıyor. Ancak bu süreç, bölgenin eşsiz doğasını ve yerel toplulukların yaşam alanlarını ciddi bir kimyasal baskı altına alıyor.
BUHARLAŞTIRMA HAVUZLARINDA ARSENİK PATLAMASI
Duke Üniversitesi'nden Dr. Avner Vengosh liderliğindeki ekip, lityum çıkarılma sürecindeki kimyasal değişimleri inceledi. Mineral bakımından zengin yeraltı suları 50 metre derinlikten çekilerek güneş ve rüzgarla buharlaştırılmak üzere dev havuzlara yönlendiriliyor.
Su buharlaştıkça lityum konsantresi artarken, tehlikeli bir element olan arsenik seviyeleri de ürkütücü boyutlara ulaşıyor. Doğal yeraltı suyunda çok düşük oranlarda bulunan arsenik, son havuz aşamasında milyonda 50 parçaya kadar yükselerek zehirli bir hale geliyor.
ASİTLİK ORANI EKOSİSTEMİ TEHDİT EDİYOR
Tuzlu su yoğunlaştıkça suyun sertliği artarken asitlik derecesi de tehlikeli bir şekilde yükseliyor. Yapılan ölçümler, en konsantre havuzlarda pH değerinin 3,2 seviyesine kadar düştüğünü gösteriyor. Bu yüksek asitlik, bölgedeki minerallerin yapısını bozma potansiyeline sahip.
Eşlik eden bu asidik ortam, atık sıvıların güvenli bir şekilde depolanmasını zorlaştırıyor. Olası bir sızıntı durumunda, yoğunlaşmış ağır metallerin kuşların ve böceklerin beslendiği tuz kabuğuna yayılması kaçınılmaz bir ekolojik felaket olarak görülüyor.
BESİN ZİNCİRİNDE TOKSİK BİRİKİM RİSKİ
Tuz düzlüklerinin çevresindeki vahşi yaşam, küçük kabuklular ve alglerle beslendiği için kimyasal kirlilik doğrudan besin zincirine giriyor. Laboratuvar testleri, bölgedeki canlıların belirli bir arsenik seviyesine kadar tolerans gösterdiğini, ancak yüksek seviyelerin hayatta kalma oranını hızla düşürdüğünü kanıtladı.
Özellikle flamingoların temel gıdası olan tuzlu su karideslerinin azalması, bölgedeki kuş popülasyonunu doğrudan etkileyebilir. Kirleticilerin organizmalarda zamanla birikmesi, su seviyeleri düşük görünse bile yaban hayatı üzerindeki öldürücü dozun artmasına neden oluyor.
TOPRAK ÇÖKMESİ VE SU KAYNAKLARININ KURUMASI
Büyük miktarlarda yeraltı suyunun çekilmesi, havzada "toprak çökmesi" olarak bilinen zeminin yavaşça aşağı kayması riskini doğuruyor. Üç boyutlu modeller, su pompalamasının üretim bölgesinin çok ötesinde yeraltı su seviyelerini değiştirdiğini ortaya koyuyor.
Bu değişimler, yerli toplulukların bağımlı olduğu sığ kuyuların ve sulak alanların kurumasına yol açabilir. Madencilik atık suları kontrol altına alınamazsa, ağır metaller içme suyuna karışarak yiyecek ve toz yoluyla insan sağlığını doğrudan tehdit edebilir.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:49
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 01 Şubat 2026 13:46 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















