Dünya şalteri yeniden kuruyor: Türkiye üretimin yeni akım merkezi olabilir mi? Özgür Bayram Soylu
Yenisafak sayfasından alınan verilere göre, Ankara24.com bilgi veriyor.
Deglobalization sürecinde üretim ve tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği, ülkelerin stratejik özerklik ve arz güvenliği önceliğiyle hareket ettiği bir dönemde Türkiye, hem coğrafi konumu hem sanayi çeşitliliği hem de lojistik altyapısıyla bölgesel bir üretim ve teknoloji merkezi olma potansiyelini giderek güçlendiriyor. Avrupa, Asya ve Orta Doğu arasında doğal bir üretim ve dağıtım köprüsü oluşturan Türkiye, genç ve yeniden beceri kazandırmaya uygun işgücü sayesinde bu dönüşümü kalıcı ekonomik güce dönüştürebilecek bir beşeri sermayeye de sahip. Ancak bu avantajın gerçek bir kalkınma kaldıraçına dönüşebilmesi, yalnızca coğrafi konuma değil; yeşil, dijital ve güvenilir üretim kapasitesi vizyonuna dayanıyor.
Bu nedenle ilk adım, yeşil sanayi dönüşümünün hızlandırılmasıdır. AB’nin Sınırda Karbon Düzenlemesi yürürlüğe girerken, karbon yoğun sektörlerin rekabet gücü doğrudan çevresel performansa bağlı hâle gelmiş durumda. Sanayi bölgelerinde yenilenebilir enerji kullanımını zorunlu hâle getiren düzenlemeler, enerji verimliliği yatırımlarının teşviki ve OSB’lerde güneş enerjisi santralleri, geri kazanım sistemleri ve karbon ayak izi izleme altyapıları Türkiye’nin ihracat üstünlüğünü koruması için kritik unsurlar olarak öne çıkıyor.
İkinci unsur, dijital üretim altyapısının güçlendirilmesidir. Yapay zekâ, robotik otomasyon, sensör tabanlı üretim ve büyük veri analitiği, Türkiye’nin sanayi verimliliğini sıçratabilecek araçlardır. Bu dönüşüm yalnızca büyük firmalarla sınırlı kalmamalı; KOBİ’lere yönelik dijital dönüşüm fonları, teknoloji danışmanlığı merkezleri ve yapay zekâ destekli üretim rehberleri ile tabana yayılmalıdır.
Üçüncü unsur, lojistik entegrasyonunun sürdürülebilir biçimde güçlendirilmesidir. Marmara Liman Kuşağı’nı karayolu–demiryolu–deniz yolu üçlüsünü içeren “Yeşil Lojistik Koridorları” ile desteklemek, Türkiye’yi Avrupa’ya kesintisiz ve düşük karbonlu tedarik zinciriyle bağlayan bölgesel bir omurgaya dönüştürebilir. Uzun vadeli sanayi ve teknoloji politikalarının yasalaştırılması, dijital güvenlik ve yapay zekâ yönetişiminde şeffaf mevzuat geliştirilmesi ve mesleki eğitimden yükseköğretime kadar tüm düzeylerde yeşil ve dijital becerilerin müfredata yerleştirilmesi, sürdürülebilir rekabetin temelini oluşturabilir. Böylelikle Türkiye, coğrafi avantajını yalnızca kısa vadeli bir fırsata değil, uzun vadeli bir kalkınma stratejisine dönüştürebilir.
YÜKSEK TEKNOLOJİ BÖLGELERİ VE YAPAY ZEKÂ MERKEZLERİ
Yabancı yatırımlar açısından bakıldığında Türkiye’nin cazibesini artırması, artık ucuz üretim veya coğrafi konumdan çok kurumsal güven, teknolojik kapasite, yeşil dönüşüm ve nitelikli insan sermayesine bağlıdır. Yatırımcı güvenini tesis etmek için izin, lisans, gümrük ve vergi süreçlerini dijitalleştiren tek duraklı bir yatırım platformu; uzun vadeli fiyat ve vergi garantilerini içeren devlet destekli sigorta mekanizmaları ve öngörülebilir bir hukuk çerçevesi şart. Diğer yandan, İstanbul-Kocaeli-Ankara-İzmir ekseninde kurulacak yüksek teknoloji serbest bölgeleri ve yapay zekâ mükemmeliyet merkezleri, yabancı firmaların hem üretim hem Ar-Ge süreçlerini Türkiye’de bütünleştirmesini mümkün kılabilir. Yenilenebilir enerji kapasitesine dayalı düşük karbonlu üretim bölgeleri ise, sürdürülebilirlik kriterlerini önemseyen küresel sermayeyi Türkiye’ye çekecek stratejik bir mıknatıs görevi görme potansiyeli ile öne çıkıyor. Bunun tamamlayıcısı ise, yapay zekâ, veri analitiği ve ileri üretim teknolojilerinde yeniden beceri kazandırılmış bir işgücüdür.
Küresel ölçekte savunma, enerji, sağlık, teknoloji ve gıda sektörlerinin öne çıktığı bu yeni dönemde Türkiye’nin rekabet gücü, bu alanları parçalı değil bütünleşik bir kalkınma mimarisi içinde ele almasına bağlıdır. Yapay zekâ ekosisteminin ölçeklendirilmesi, yerli dil modelleri ve yazılım altyapılarının geliştirilmesi, enerji verimliliği ve depolama teknolojilerinin yerelleştirilmesi ve savunma sanayiindeki mühendislik birikiminin sivil sektörlere aktarılması, Türkiye’yi bölgesel bir teknoloji üreticisine dönüştürebilir. Sağlık teknolojilerinde ise yapay zekâ destekli tanı sistemleri, kişiselleştirilmiş tedavi algoritmaları ve dijital hastane yönetim platformları Türkiye’ye yüksek katma değerli bir rekabet alanı açar. Tarım ve gıda teknolojilerinde yapay zekâ tabanlı planlama, verim izleme ve akıllı sulama sistemlerine yapılacak yatırımlar hem gıda güvenliğini güçlendirir hem de Türkiye’yi Orta Doğu ve Avrupa’ya yönelik bir “akıllı gıda tedarikçisi” konumuna getirir.
DİJİTAL EKONOMİNİN KALBİ
Tüm bu dönüşümün merkezinde ise enerji yer alıyor. Yapay zekânın devasa enerji ihtiyacı, yenilenebilir kaynakları stratejik bir gereklilik hâline getirirken Türkiye rüzgâr, güneş ve jeotermal potansiyeli sayesinde bu alanda belirgin bir avantaja sahip. Bu nedenle Türkiye’nin yenilenebilir kapasitesini yalnızca elektrik üretimi olarak değil, veri merkezleri, bulut altyapıları ve yüksek performanslı hesaplama tesislerini besleyen bir “dijital enerji ekosistemi” olarak planlaması gerekiyor. İç Anadolu ve Güneydoğu’da kurulacak enerji-veri entegrasyon bölgeleri, düşük karbonlu yapay zekâ veri merkezlerini Türkiye’ye çekebilir ve ülkeyi dijital ekonominin temiz enerji üssüne dönüştürebilir. Enerji depolama, yeşil hidrojen ve akıllı şebeke teknolojilerine yapılacak yatırımlar ise, bu dönüşümün güvenilirliğini ve sürekliliğini sağlar.
Sonuç olarak Türkiye, deglobalization döneminde güçlü bir bölgesel aktör olma potansiyeline sahip; ancak bu potansiyelin hayata geçmesi yeşil enerjiyle çalışan sanayi altyapısı, yapay zekâ destekli üretim kapasitesi, uluslararası yatırımcının güven duyduğu bir kurumsal çerçeve ve nitelikli insan sermayesi arasında kurulacak stratejik dengeye bağlı. Bu bütüncül yaklaşım Türkiye’yi yalnızca bölgesel bir üretim merkezi yapmakla kalmaz; aynı zamanda küresel tedarik zincirlerinin yeniden kurulduğu yeni ekonomi düzeninde sürdürülebilir kalkınmanın lider ülkelerinden biri hâline getirebilir.
Bizde rüzgârı arkana almak istiyorsan, yönünü iyi seçeceksin.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:31
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 05 Ocak 2026 04:05 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















