Donald Trump müttefiklerini endişelendirdi: Körfez ülkeleri alarma geçti
Hurriyet sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com haber yayımlıyor.


Haberlerimizi Google’da Takip Edin
Gelişmelerden anında haberdar olun.
Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin
ABD Başkanı Donald Trump'ın politikaları, Körfez ülkelerinde hayal kırıklığına yol açtı. Batılı ve Arap yetkililere göre, ABD'nin bölgedeki müttefikleri, Trump'ın İran'la barış sağlanması için gereken diplomatik başarıyı elde edememesinden giderek daha fazla rahatsızlık duyuyor. ABD basınının Beyaz Saray kaynaklarına dayandırdığı habere göre; Suudi Arabistan, BAE, Katar, Kuveyt ve Bahreyn'in Washington yönetimiyle ilişkilerde yaşanan zayıflamaya ilişkin yeni adımlar atmayı değerlendiriyor.
Adı açıklanmayan Avrupalı bir yetkili, bu kapsamda Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na dikkat çekti.
Körfez ülkeleriyle yakın temas halinde olduğu belirtilen yetkili, "Bu anlaşma, üç güçlü Müslüman ülkenin güvenlik ve savunma ortaklıklarını çeşitlendirmeye çalıştığını gösteriyor. ABD'nin yetersiz olduğu düşünülüyor" dedi.
Washington Post gazetesinin ABD'li, Avrupalı ve Körfez bölgesinden yetkililer ile çeşitli uzmanlara dayandırdığı haberde, Körfez ülkelerinin geniş çaplı silah tedariki ve güvenlik iş birliği konusunda Washington'a güvenmeyi sürdürdüğü ancak mevcut memnuniyetsizliğin bölge ülkelerini alternatif seçenekleri değerlendirmeye ittiği ifade edildi. Bazı Körfez ülkelerinde, topraklarında ABD'ye ait geniş çaplı askeri tesisleri barındırmaya devam edip etmeme konusunda da tartışmalar yürütüldüğü öne sürüldü.
"KÖRFEZ'DE 'GEREKSİZ SAVAŞ' GÖRÜŞÜ HAKİM"
Eurasia Group'un Orta Doğu ve Kuzey Afrika Birimi Direktörü Firas Maksad, Körfez ülkelerindeki rahatsızlığın savaşın başından bu yana mevcut olduğuna dikkat çekti.
Maksad, "Daha en başından beri bir hayal kırıklığı vardı. Körfez'deki ABD müttefikleri, şimdi Trump'ın çözmekte zorlandığı bir savaşa gereksiz yere sürüklendiklerini düşünüyor" ifadelerini kullandı.
Körfez ülkelerinin üst düzey yöneticileriyle geniş bağlantıları bulunduğu belirtilen Maksad, Trump'ın İran politikasının bölgede sıklıkla "istikrarsız" ve "öngörülemez" olarak nitelendirildiğini ifade etti.
Hürmüz Boğazı, İran ile ABD arasında savaşın başlamasından bu yana kapalı kaldı. Körfez ülkeleri, başta petrol ihracatı olmak üzere ticaretini stratejik öneme sahip boğaz üzerinden yürütüyordu.
"ABD'NİN VARLIĞI KATLANILMASI GEREKEN BİR KÖTÜLÜK"
Bölgede görev yapan bir Batılı diplomat, mevcut değişimlerin ABD'ye yönelik kamuoyu algısında kayda değer bir dönüşüm anlamına gelmediğini belirtti.
Diplomat, İran'la savaş öncesinde de bölgedeki ABD güçlerinin "sevinçle" karşılanmadığını belirterek, ABD askeri varlığının "katlanılması gereken bir kötülük olarak görüldüğünü" söyledi. Yetkili, "Şimdi ise buna gerçekten ihtiyaç olup olmadığı sorgulanıyor" ifadelerini kullandı.
Körfez bölgesinden adı açıklanmayan bir yetkili, ABD'ye yönelik tepkilerin yoğunluğuna dikkat çekerek, "Bu savaşı Trump başlattı ve bedelini biz ödüyoruz. ABD'ye duyulan öfke, İsrail ile birlikte ortak saldırıları başlattıkları şubat ayından bu yana en yüksek noktada" dedi.
ABD, savaş başlamadan kısa süre önce Orta Doğu'ya 40 binden fazla asker konuşlandırmıştı. Savaş sırasında bu sayı 50 bin askere çıktı.
'ANLAŞMA KISA SÜREDE ÖLDÜ'
Arap Körfez Ülkeleri Enstitüsü (AGSI) uzmanlarından Anna Jacobs, savaşın başlamasından bu yana ABD'ye yönelik güvenin azaldığını ifade etti. Jacobs, ABD'nin bölgedeki müttefiklerinin, Washington yönetiminin politikalarının kendilerini "daha güvende değil, daha güvensiz" hissettirdiğini düşündüğünü belirtti. AGSI uzmanı ve Kuveyt Üniversitesi'nde tarih alanında doçent yardımcısı olan Bader Al-Saif de Trump yönetiminin tutarsız politikalarının son aylarda Körfez ülkelerinde endişeye yol açtığını dile getirdi.
Al-Saif, haziran ayında ABD ile İran arasında imzalanan mutabakat zaptına da değinerek, anlaşmanın Körfez ülkelerinin en önemli endişelerini karşılamadığını savundu.
Anlaşmada İran'ın balistik füze cephaneliği ve Tahran'ın desteklediği vekil güçlere ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmadığını belirten Al-Saif, "Mutabakat zaptı tam bir şakaydı. Bu şartlar beğenilmedi ve bu yüzden anlaşma kısa süre içinde öldü" değerlendirmesini yaptı.
ABD ve İran, şubat ayında başlayan savaşı durdurmak için 17 Haziran'da İsviçre'de 60 günlük geçici ateşkes anlaşması imzalamıştı. Mutabakat zaptı, temmuz ayında yaşanan çatışmalarla çökmüş, taraflar çatışmasızlık haline dönmeyi kabul etse de anlaşmada yer alan diğer konulara ilişkin maddeler uygulanmamıştı.
'ÇÖLDEKİ DAVOS ERKEN SINAV OLACAK'
AGSI Başkanı Douglass Silliman da yakın zamanda bölgeye gerçekleştirdiği ziyaret sırasında Washington yönetiminden duyulan memnuniyetsizliği fark ettiğini öne sürdü. Geçmişte ABD'nin Kuveyt Büyükelçisi ve Irak Büyükelçisi olarak görev yapan Silliman, bunun yanı sıra bölgedeki enerji altyapısına yönelik saldırılar gerçekleştiren İran yönetimine yönelik öfkenin de arttığını kaydetti.
Silliman, Suudi Arabistan'ın ekim ayı sonunda düzenleyeceği ve "Çöldeki Davos" olarak anılan 10. Gelecek Yatırım Girişimi (FII) toplantısının, üst düzey yetkililer ile önde gelen şirketlerin yönetim kurulu başkanlarının bölgeyi ziyaret etmeye ne ölçüde istekli olduğunu gösterecek "erken bir sınav" niteliğinde olabileceğini bildirdi.
Silliman, toplantının temasının bölgede devam eden güvenlik endişelerini yansıtacak şekilde değiştirilebileceğinin altını çizerken, "Toplantıyı ertelemek yanlış bir mesaj verebilir" diye konuştu.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:50
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 16 Ağustos 2026 11:14 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















