Diyanet te hayalet lojman skandalı! Yöneticinin eşi yıllardır bedavaya oturuyor
Ankara24.com, Halktv kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi paylaşıyor.
Günlerdir kamuoyu, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın oğlu, aynı zamanda İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan'ın açıklamalarını tartışıyor. Bilal Erdoğan, "Yeniden bu toplumda, 'Dindar olan insan iyidir' yargısını güçlendirmek zorundayız. Müslümanlar olarak bizim dinimizi doğru temsil etmemizin yolu, bu toplumda iyiliklerin kaynağının yine Müslüman insanlardan, yine dindar insanlardan geldiğini muhakkak ve kesin şekilde yerleştirmekten geçtiğini düşünüyorum" ifadelerini kullanmıştı.
Ancak "Dindar olan insan iyidir" algısındaki irtifa kaybının nedenleri ve ne zaman başladığı, halkın malumu. AKP iktidarı döneminde Diyanet İşleri Başkanlığı'nın ülkenin en tartışmalı kurumu haline gelmesi, bu erozyonun en büyük sebeplerinden biri olarak karşımızda duruyor. Bilal Erdoğan'ın bu "özeleştiri" niteliğindeki sözleri gündemdeyken, Gazeteci Müyesser Yıldız, bir camide yaşanan ve Cumhurbaşkanlığı'na (CİMER) kadar intikal eden "lojman savaşını" yazarak, kurumdaki işleyişe dair çarpıcı veriler sundu.
MÜEZZİNİN HAKKI OLAN LOJMANA USULSÜZ TAHSİSMüyesser Yıldız'ın aktardığına göre olay, büyük ilçelerden birindeki caminin müştemilatında yaşandı. Caminin iki lojmanı bulunuyor; biri imama tahsisli. Diğerinin ise, 24 saat esasına göre görev yapması nedeniyle öncelik hakkı bulunan müezzine verilmesi gerekiyor. Ancak işleyiş yasal önceliğe göre işlemiyor. Lojman, müezzin yerine Kur'an Kursu Öğreticisine tahsis ediliyor. 2018 yılına kadar N.Y., 2018'den bugüne kadar da E.K. isimli kadın öğretici bu lojmanı kullanıyor.
Üstelik lojman tahsisine gerekçe gösterilen "Kur'an kursu" faaliyetinin ise, 70-80 yaşlarında üç-dört kadına akşamları verilen birkaç saatlik dersten ibaret olduğu belirtiliyor.
TEK TELEFONLA DEVLETİN LOJMANINI "BUHARLAŞTIRDILAR"Mart 2022'de camiye yeni bir müezzin atanmasıyla olayın perde arkası aralanıyor. Hakkı olan lojmanın kendisine tahsis edilmesini isteyen müezzin, yaptığı araştırmada şaşırtıcı bir durumla karşılaşıyor:
2021 yılında, Diyanet İşleri Başkanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nün "sözlü talimatıyla" söz konusu lojman, Bilgi Yönetim Sistemi'nden düşürülüyor. Yani devletin malı, kayıtlardan resmen buharlaştırılıyor. Ancak bu işlem yapılırken, içeride oturan Kur'an Kursu Öğreticisine "Artık böyle bir lojman yok" denilmiyor, lojmanı boşaltması istenmiyor. Lojman kağıt üzerinde yok edilirken, fiili kullanım devam ediyor.
Müezzin araştırmasını derinleştirdikçe, bu "buharlaştırma" işleminin sebebi anlaşılıyor. Devletin lojmanını sistemden sildiren o dönemki genel müdürlük yetkilisinin, lojmanda oturan Kur'an Kursu Öğreticisi E.K.'nin eşi olduğu ortaya çıkıyor. Söz konusu yönetici, yakın zamanda Diyanet İşleri Başkanı'nın değişmesinin ardından görevden alınıp Başkanlık Müşavirliği kadrosuna atanmış bir isim.
Dahası, Diyanet İşleri Başkanlığı Yönetmeliği'ne göre cami görevlisi olmayan ancak lojmanda oturanların kira bedeli ödemesi gerekirken, bu ailenin 7 yıldır devlete tek kuruş kira ödemediği tespit ediliyor.
Ez cümle; bir Diyanet yöneticisi ve eşinin, yıllardır kayıtlarda "görünmeyen" bir lojmanda, hem haksız hem de hukuksuz şekilde oturduğu iddia ediliyor.
Diyanet 2026'ya İhlas ihalesiyle girdi
Müezzin, bu hukuksuzluğun giderilmesi için durumu cami imamına ve ilçe müftüsüne bildiriyor. Kendisine verilen tavsiye ise "Önce Kur'an Kursu Öğreticisinin eşi olan Diyanet yetkilisi ile görüş" oluyor. Müezzin, yetkili ile görüşüp lojmanı boşaltmalarını, aksi takdirde dava açacağını ve 4 yıllık kamu zararının tazminini isteyeceğini belirtiyor. Ancak aldığı cevap, kurum içindeki keyfiyeti özetliyor. Diyanet yetkilisi, "Buradan ayrılmayacağım. İstediğini yap" diyerek müezzine karşılık veriyor.
Bunun üzerine müezzin, geçtiğimiz Kasım ayında İlçe Müftüsü M.O.'ya resmi dilekçeyle başvuruyor. Kayıtlardan düşülen lojmanın yeniden sisteme işlenmesini ve öğreticinin tahliye edilerek lojmanın kendisine verilmesini talep ediyor.
MÜFTÜLÜK REDDETTİ, OLAY CİMER'E GİTTİMüftülükten 1 ay sonra gelen cevap ise talebin reddi yönünde oluyor: "Talebinizin müsbet değerlendirilmesi cihetine gidilememiştir." Müftülüğün bu tutumu üzerine müezzin, çareyi CİMER'e yazmakta buluyor.
Durumu tüm detaylarıyla anlatan müezzin, dilekçesinde şu ifadelere yer veriyor:
"Diyanet İşleri Başkanlığı'nın Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ndeki saygınlığına leke düşürecek bu durumun adliye boyutuna taşınmadan halledilmesini Sayın Cumhurbaşkanı'nın zat-ı devletlerinden istirham ederim."
Müyesser Yıldız yazısında, kamu malının usulsüz kullanımı ve kayıtlardan silinmesi iddiaları karşısında CİMER başvurusunun sonucunun ne olacağının merakla beklendiğini vurguladı.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:41
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 14 Ocak 2026 10:06 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda

Diyanet Vakfı'nda 10 milyar liralık karadelik iddiası! Sayıştay denetleyemiyor, iktidar hesap vermiyor







En çok okunanlar



















