Ankara24.com
close
up
Menu

Maltepe de meydana gelen zincirleme kazada 4 yaralı İstanbul Haberleri

İsrail askerinden çirkin provokasyon: Bozuk Türkçesiyle Türkiye yi hedef aldı

Fatih Tekke: Bizim için üzücü bir akşam oldu Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke: Şu an için ilk düşüncem 3. lüğü garantilemek. Trabzonspor un Avrupa da olması gerekiyor Konya Haberleri

Fatih Tekke: Kariyerimin en kötüsü Sözcü Gazetesi

Karbonu sıfırlar finansmanı al Ekonomi Haberleri

İran ın başkenti Tahran da bugüne kadar ki en büyük gösteri

ABD den İran yaptırımlarının delinmesine yardım iddiasıyla 35 kişi ve kuruluşa yaptırım

Şampiyonlar Ligi’nde gol düellosu: PSG, Bayern’i 5 4 mağlup etti

Dünyada sadece Aydın da yetişen Küçük Çan yok olma tehlikesiyle karşı karşıya

Beykoz’da servis minibüsü ile otomobil çarpıştı: 1’i ağır 11 yaralı

Ankara’da ‘Gümüşhane’ye Değer Katanlar Ödül Töreni’ düzenlendi

İnşaat temel kazısı sırasında doğal gaz borusu patladı Erzurum Haberleri

182 yıllık Türk şirketi krize girdi: Mahkeme 3 ay verdi

Eskişehirspor rövanşı kazandı turu geçti! 3. Lig de play off heyecanı sürüyor...

İzmir de evde çıkan yangında baba öldü, oğlu entübe edildi İzmir Haberleri

Piyasalar barış çıkmazında karışık seyretti

Sarunas Jasikevicius: Maçın genelinde çok iyi oynadığımızı düşünüyorum

İlhan Palut: Sonuna kadar götürelim!

ABD resmen düğmeye bastı! İran a ağır darbe

Musk: Hepimizi öldürebilir de!

Dijital vicdan: Dijital çağda insanlığın yeni imtihanı Düşünce Günlüğü Haberleri

Dijital vicdan: Dijital çağda insanlığın yeni imtihanı Düşünce Günlüğü Haberleri

Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan verilere dayanarak açıklama yapıyor.

Dijital iletişim ortamları, duygusal tepkiyi ve hız faktörünü merkeze alarak rasyonel ve ahlaki temellere dayalı iletişim zeminini zayıflatmaktadır. Dijital vicdan, bu noktada bireyin iletişim eylemini yalnızca “ifade özgürlüğü” bağlamında değil; “etik sorumluluk” çerçevesinde de değerlendirmesini gerektirir.

Dr. Batuhan Mumcu / Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı

DDijitalleşme, teknik bir dönüşümün ötesinde insanın hakikatle, bilgiyle ve birbirleriyle kurduğu ilişkinin yeniden yapılanmasını ifade etmektedir. Dijital vicdan ise; bireyin dijital ortamda ürettiği, paylaştığı, tükettiği ve yönlendirdiği her türlü içeriği etik, ahlaki ve insani değerler süzgecinden geçirerek değerlendirme yetisini ifade eder. Bu kavram, hem bireysel kullanıcıyı hem de medya kuruluşlarını, teknoloji şirketlerini, algoritma tasarımcılarını ve kamusal otoriteleri de kapsayan çok katmanlı bir sorumluluk alanı oluşturur.

Luciano Floridi’nin “Bilgi Etiği” (Information Ethics) yaklaşımı, dijital ortamda ortaya çıkan ahlaki sorunların insan merkezli olduğu kadar sistem merkezli de ele alınması gerektiğini vurgular. Bu yaklaşım, dijital vicdanı yalnızca bireysel niyetle sınırlı olmayan; dijital ekosistemin bütününe yayılan bir etik bilinç olarak konumlandırır.

AHLAK PUSULASI DİJİTALLEŞME HIZI KARŞISINDA YÖNÜNÜ ŞAŞIRDI

Türk Dil Kurumu’nun 2025 yılı kavramı olarak “dijital vicdan”ı belirlemesi, çağdaş toplumların karşı karşıya olduğu etik, ahlaki ve manevi sorunlara dikkat çeken önemli bir göstergedir. Zira dijitalleşme, hayatın her alanını dönüştürürken, insanın ahlaki pusulası bu hız karşısında çoğu zaman yönünü şaşırmaktadır. Dijital vicdan, tam da bu noktada, teknolojiyle birlikte büyüyen sorumluluğu hatırlatan bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır.

Bugün artık yalnızca izleyen ya da okuyan değil; paylaşan, çoğaltan ve yönlendiren bireyleriz. Sosyal medya, her kullanıcıyı potansiyel bir yayıncıya dönüştürmüş durumda. Bir tuşla paylaşılan yalanlar, çoğu zaman vicdani muhasebe yapılmadan yayılmaktadır. Bu noktada dijital vicdan, bireyin anonimlik zırhı arkasına saklanmadan, hakaret, linç, dezenformasyon ve manipülasyon karşısında kendini sorumlu hissetme bilincidir. Bu yeni iletişim düzeninde temel soru şudur: Her yapılabilen şey, yapılmalı mıdır?

ETİK BİLİNÇ HALİ

İletişim, dijital çağda büyük ölçüde aracılı (mediated) hale gelmiştir. Sosyal medya platformları, haber siteleri ve dijital ağlar; bireylerin hem bilgi üreticisi hem de bilgi yayıcısı olduğu hibrit bir iletişim ortamı oluşturmuştur. Bu durum, klasik iletişim etiği ilkelerinin (doğruluk, nesnellik, zarar vermeme) dijital bağlamda yeniden değerlendirilmesini zorunlu hale getirmektedir.

Habermas’ın kamusal alan teorisi, rasyonel ve ahlaki temellere dayalı iletişimin demokratik toplumlar için vazgeçilmez olduğunu vurgular. Ancak dijital iletişim ortamları, duygusal tepkiyi ve hız faktörünü merkeze alarak bu rasyonel zemini zayıflatmaktadır. Dijital vicdan, bu noktada bireyin iletişim eylemini yalnızca “ifade özgürlüğü” bağlamında değil; “etik sorumluluk” çerçevesinde de değerlendirmesini gerektirir.

Dezenformasyon ve yanlış bilginin yayılması, teknik bir sorun olmanın ötesinde, doğrudan vicdani ve ahlaki bir meseledir. Claire Wardle ve Hossein Derakhshan’ın ortaya koyduğu “bilgi düzensizliği” (information disorder) kavramsallaştırması, dijital medya ortamında bilginin kasıtlı ya da kasıtsız olarak nasıl çarpıtıldığını ortaya koymaktadır. Bu bağlamda dijital vicdan, medya profesyonelleri kadar sıradan kullanıcıları da kapsayan bir etik bilinç halini alır. Paylaşılan bir içeriğin doğruluğunu sorgulamamak, dijital ortamda pasif bir davranış gibi görünse de; kamusal zarar üretme potansiyeli taşımaktadır. Dolayısıyla dijital vicdan, “bilgiye erişim hakkı” ile “bilgiyi sorumlu kullanma yükümlülüğü” arasındaki dengeyi kuran temel ilkedir.

ALGORİTMALAR, YAPAY ZEKÂ VE VİCDANİ SORUMLULUK

Günümüzde dijital vicdan tartışmaları, yalnızca insan davranışlarıyla sınırlı kalmayıp algoritmik sistemleri de kapsamaktadır. Avrupa Birliği Yapay Zekâ Etik Rehberi’nde vurgulanan “insan merkezli yapay zekâ”, “etik” ve “şeffaflık” gibi ilkeler, teknolojinin vicdani bir çerçeveye ihtiyaç duyduğunu ortaya koymaktadır.

Sosyal medya, haber platformları ve yapay zekâ destekli algoritmalar, bireylerin algılarını yönlendirme ve davranışlarını şekillendirme gücüne sahiptir. Bu güç, vicdani bir denetim mekanizmasıyla desteklenmediğinde dezenformasyon, dijital linç, nefret söylemi ve mahremiyet ihlallerini normalleştiren bir yapıya dönüşebilmektedir.

Son yıllarda yapay zekâ destekli deepfake teknolojileri, dijital vicdan tartışmalarının merkezine yerleşmiştir. Görsel ve işitsel gerçekliğin yüksek doğrulukla taklit edilebilmesi, hakikat ile kurgu arasındaki sınırları belirsizleştirmektedir. Robert Chesney ve Danielle Citron, Foreign Affairs’de yayımlanan makalelerinde deepfake teknolojilerinin, bireylerin itibarını zedeleme, siyasal manipülasyon ve toplumsal güveni sarsma açısından ciddi tehditler barındırdığından söz etmektedirler.

Deepfake içerikler, yalnızca teknolojik bir sorun olarak ele alındığında eksik kalmaktadır. Asıl mesele, bu içeriklerin üretimi, yayılması ve tüketilmesi sürecindeki vicdani sorumluluğun nasıl tesis edileceğidir. Dijital vicdan, burada hakikat ilkesini merkeze alan bir etik refleks olarak devreye girer. Hakikatin bilinçli biçimde tahrif edilmesi, hem hukuki hem de derin bir ahlaki ve manevi ihlaldir.

Dijital medya çağında en büyük sorunlardan biri de dezenformasyondur. Yanlış ya da çarpıtılmış bilgi, saniyeler içinde milyonlara ulaşabilmektedir. Üstelik bu yayılım, çoğu zaman kötü niyetten değil; dikkatsizlikten ve sorumsuzluktan beslenir. Ancak sonuç değişmez: Toplumsal güven zedelenir, insanlar hedef haline gelir, hakikat bulanıklaşır.

Bu noktada dijital vicdan, yalan üretenler kadar, yalanı sorgulamadan yayanları da kapsayan bir sorumluluk alanı oluşturur. Akademik çalışmalarda “bilgi düzensizliği” olarak tanımlanan bu süreç, vicdani refleksler zayıfladığında daha da derinleşmektedir. Sessiz kalmak ya da sorgulamadan paylaşmak, dijital çağda masum bir davranış olmaktan çıkmıştır. Her ne kadar vicdanın doğrudan kodlanması mümkün olmasa da, vicdani ilkelerin algoritmik karar süreçlerine rehberlik etmesi mümkündür. Bu durum, dijital vicdanı bireysel bir erdemden çıkararak kurumsal ve yapısal bir sorumluluk alanına taşımaktadır.

KUL HAKKI VE VİCDANİ MUHASEBE

İslâm’ın üzerinde hassasiyetle durduğu temel kavramlardan birisi “hak” kavramıdır. İslâm, bütün canlılara ait hakları tespit ve tarif edip sınırlarını belirledikten sonra her bir hak sahibine hakkının verilmesini emretmiş; hak ihlali anlamına gelecek her türlü davranışı da yasaklamıştır. Bu hakların başında kul hakkı gelmektedir. Kur’an-ı Kerim’de Allah Teâlâ, insanı en güzel biçimde yarattığını ve onu mükerrem kıldığını bildirmektedir. (İsrâ, 17/70; Tîn, 95/4). Bundan dolayı İslâm’da ırkı, rengi, cinsiyeti, dili, dini, konumu ne olursa olsun insanların hakları dikkate alınmış ve gözetilmiştir. Resûlullah (s.a.v.) veda hutbesinde; “Ey insanlar! Sizin canlarınız, mallarınız ırz ve namuslarınız, Rabbinize kavuşuncaya kadar dokunulmazdır.” (Buharî, Hac, 132 [1739, 1741]) buyurmuş; kul haklarını ihlal eden kişinin ahirette hüsrana uğrayacağını haber vermiştir. (Müslim, Birr, 59 [2581])

Dolayısıyla İslâm’da kul haklarına riâyet, İslâm’ı anlama ve özümseme göstergelerinden olup dünya ve ahiret saadetine ulaştıran temel vesilelerden birisidir. İlahiyat alanındaki çalışmalarda kul hakkı, “insan onurunun dokunulmazlığı” ilkesiyle birlikte ele alınmaktadır. Hayrettin Karaman “İslam’ın Işığında Günün Meseleleri” adlı eserinde kul hakkının, modern toplumlarda iletişim araçlarının çoğalmasıyla daha geniş bir etki alanına kavuştuğunu; söz ve yazının yol açtığı zararların klasik dönemlere kıyasla çok daha derin hale geldiğini ifade etmiştir.

Kul hakkının dijital bağlamda en sık ihlal edildiği alanlardan biri, iftira ve gıybettir. Kur’an-ı Kerim’de gıybet, insan onuruna yönelik ağır bir saldırı olarak nitelendirilir:

“Ey iman edenler! Zannın birçoğundan sakının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurlarını ve mahremiyetlerini araştırmayın. Birbirinizin gıybetini yapmayın. Herhangi biriniz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? (Hucurât, 49/12).

İlahiyat literatüründe bu ayet, gıybetin yalnızca bireysel bir ahlak sorunu değil, toplumsal güveni tahrip eden bir fiil olduğu şeklinde yorumlanmaktadır. Dijital ortamda yapılan paylaşımlar gıybetin etkisini katbekat artırmakta; sınırlı bir çevrede kalması mümkün olan bir söz, milyonlara ulaşabilmektedir.

"NEFS-İ LEVVÂME"NİN ÇAĞDAŞ BİR TEZAHÜRÜ

Vicdan, insanın fıtratında var olan ve davranışları denetleyen içsel bir mekanizma olarak kabul edilir. İslam ahlakında davranışların değerlendirilmesi, görünür sonuçlarının yanı sıra, niyet ve sorumluluk bilinci üzerinden de yapılır. Kur’an-ı Kerim’de geçen “nefs-i levvâme” kavramı, bireyin kendi eylemleri karşısında içsel bir muhasebe yürütmesini ifade eder: “(Kusurlarından dolayı kendini) kınayan nefse de yemin ederim (ki diriltilip hesaba çekileceksiniz).” (Kıyâme, 75/2).

İlahiyatçı müfessirler, bu ayeti insanın kendi eylemleri karşısında içsel bir hesap verme bilincine sahip olması gerektiği şeklinde yorumlamaktadır. Dijital ortamda anonimlik duygusuyla yapılan ihlaller, bu içsel denetim mekanizmasının zayıfladığını göstermektedir. Dijital vicdan, tam da bu noktada nefs-i levvâmenin çağdaş bir tezahürü olarak değerlendirilebilir.

Hadis literatüründe yer alan “Kişiye günah olarak, duyduğu her şeyi söylemesi yeter” (Müslim, Mukaddime, 5) ifadesi, özellikle dijital medyada bilgi paylaşımının ahlaki sınırlarını belirleyen temel bir çerçevedir.

Deepfake, iftira, mahremiyet ihlali ve dijital linç gibi olgular, dini perspektiften bakıldığında doğrudan kul hakkı ve toplumsal vebal meselesi olarak karşımıza çıkmaktadır. Dijital vicdan, bu bağlamda; gıybet, iftira, kul hakkı ve mahremiyet ihlali gibi kavramların dijital ortamdaki karşılıklarını değerlendirmeyi; bireyi yalnızca “yasal olan” ile değil, “helal olan”, “adil olan” ve “kul hakkına riayet eden” davranışlara yönlendirir. Bu yönüyle dijital vicdan, teknolojik çağda manevi sorumluluğun en güncel ve en hayati tezahürlerinden biridir.

Gelişmeleri kaçırmamak için Ankara24.com'dan en güncel haberleri takip edin.
seeGörüntülenme:96
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 29 Ocak 2026 04:04 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Maltepe de meydana gelen zincirleme kazada 4 yaralı İstanbul Haberleri

28 Nisan 2026 00:36see161

İsrail askerinden çirkin provokasyon: Bozuk Türkçesiyle Türkiye yi hedef aldı

28 Nisan 2026 00:22see160

Fatih Tekke: Bizim için üzücü bir akşam oldu Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke: Şu an için ilk düşüncem 3. lüğü garantilemek. Trabzonspor un Avrupa da olması gerekiyor Konya Haberleri

28 Nisan 2026 00:06see153

Fatih Tekke: Kariyerimin en kötüsü Sözcü Gazetesi

28 Nisan 2026 00:01see152

Karbonu sıfırlar finansmanı al Ekonomi Haberleri

29 Nisan 2026 04:29see152

İran ın başkenti Tahran da bugüne kadar ki en büyük gösteri

28 Nisan 2026 00:27see149

ABD den İran yaptırımlarının delinmesine yardım iddiasıyla 35 kişi ve kuruluşa yaptırım

29 Nisan 2026 01:06see147

Şampiyonlar Ligi’nde gol düellosu: PSG, Bayern’i 5 4 mağlup etti

29 Nisan 2026 01:43see146

Dünyada sadece Aydın da yetişen Küçük Çan yok olma tehlikesiyle karşı karşıya

29 Nisan 2026 01:44see146

Beykoz’da servis minibüsü ile otomobil çarpıştı: 1’i ağır 11 yaralı

29 Nisan 2026 01:46see145

Ankara’da ‘Gümüşhane’ye Değer Katanlar Ödül Töreni’ düzenlendi

29 Nisan 2026 01:02see145

İnşaat temel kazısı sırasında doğal gaz borusu patladı Erzurum Haberleri

29 Nisan 2026 00:55see145

182 yıllık Türk şirketi krize girdi: Mahkeme 3 ay verdi

29 Nisan 2026 00:41see145

Eskişehirspor rövanşı kazandı turu geçti! 3. Lig de play off heyecanı sürüyor...

29 Nisan 2026 01:33see144

İzmir de evde çıkan yangında baba öldü, oğlu entübe edildi İzmir Haberleri

29 Nisan 2026 03:00see144

Piyasalar barış çıkmazında karışık seyretti

28 Nisan 2026 02:57see144

Sarunas Jasikevicius: Maçın genelinde çok iyi oynadığımızı düşünüyorum

29 Nisan 2026 01:33see143

İlhan Palut: Sonuna kadar götürelim!

28 Nisan 2026 00:11see143

ABD resmen düğmeye bastı! İran a ağır darbe

29 Nisan 2026 02:39see141

Musk: Hepimizi öldürebilir de!

29 Nisan 2026 02:07see138
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları