Dijital platformlarda 158 milyar liralık kayıp; uzmanlar yanıtladı: Türkiye ne yapmalı?
Ankara24.com, T24 kaynağından alınan verilere dayanarak açıklama yapıyor.
Yabancı dijital platformların Türkiye’de yatırım ve istihdam sağlamadan yalnızca reklam gelirleriyle 158 milyar lirayı yurt dışına aktarması, ekonomik ve dijital egemenlik tartışmalarını alevlendirdi. Uzmanlar, bu tabloyu bir “milli güvenlik meselesi” olarak nitelendirirken, telif, vergi ve algoritma denetimini içeren kapsamlı yasal düzenlemeler çağrısı yaptı.
Hürriyet'ten Selin Irmak Kaçmaz ve Özgür Gündüz'ün göre, yabancı sanal ağlar ve dijital platformlar Türkiye’de uzun süredir faaliyet yürütüyor, bu süreçte yatırım ve istihdam sağlamadan yüksek gelir elde ediyor. Söz konusu platformlar yıllar içinde sessiz bir şekilde etkilerini artırıyor ve bu da ciddi sonuçlar doğuruyor.
Yabancı dijital platformların Türkiye’de yatırım ve istihdam sağlamadan reklam gelirleriyle büyük kazanç elde etmesi kamuoyunda tartışma yarattı. Uzman değerlendirmelerine göre, 2024 yılında X, Meta, Google ve TikTok gibi platformlara Türkiye’den reklam yoluyla yaklaşık 158 milyar lira aktarıldı. Dijital mecraların reklam pastasındaki payının yüzde 70’in üzerine çıkması, yerli medya kuruluşlarının gelirlerinde ciddi daralmaya yol açarken, elde edilen kaynağın büyük bölümünün yurt dışına çıkması ekonomik boyutuyla dikkat çekiyor.
Uzmanlar, meselenin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda dijital egemenlik ve toplumsal etki açısından da ele alınması gerektiğini vurguluyor. Algoritmalar üzerinden içerik akışının yönlendirilmesi, dezenformasyon ve içerik denetimi konularını gündeme getirirken; reklam şeffaflığı, vergi uygulamaları ve dijital telif düzenlemelerinin önemine işaret ediliyor. Avrupa ülkelerinde hayata geçirilen yaş sınırı, içerik denetimi ve telif uygulamalarının Türkiye için de örnek olabileceği belirtiliyor.
"Milli egemenlik sorunu"Bilişim Uzmanı Osman Demircan, “Farklı üç durumu değerlendiriyor olmamız gerekiyor. Ekonomik anlamda ciddi bir şekilde reklam altyapı bağımlılığımız bulunuyor. Türkiye’de dijitalin payı yapılan birçok araştırmada %74’ler seviyesinde. Bu durum yerli medya için bir gelir sıkışması, haber ekosistemi içinde finans krizi anlamına gelmekte” dedi ve şu detayları verdi:
"Bir diğer durum ise bilginin bulunduğu ortamdaki riskleri. Yani algoritmik dağılım. Bu algoritmalar istenildiği gibi yönlendirilebildiği sürece gündem belirleme sadece algoritmanın ve o algoritmayı yaratanların inisiyatifine kalmış olur. Bu durumun yarattığı en büyük gerçek ise, dezenformasyon, kutuplaşma ve koordineli manipülasyon risklerinin artması.
Son olarak konunun milli egemenlik sorunu olarak algılanması ve yerel kanunların ciddi şekilde gözden geçirilmesi, yeniden oluşturulması ve kurallara uyulmasının sağlanması gerekli.
Yabancılar sırf yabancı oldukları için kurallara uymama hakkına sahip değiller. Ülke sınırlarımızda yayın yapan tüm dijital platformlar bu kurallara uymalı."
Hangi önlemler alınmalı?Demircan alınması gereken önlemleri anlattı:
“Özellikle reklam şeffaflığı, reklamların denetlenebilir olmasının sağlanması ve ilgili devlet kurumlarının reklam kütüphanelerine, reklamın hedeflenmesini sağlayan kriterlere, reklam için harcanan bütçeler ve o reklamlara kimlerin eriştiği verisine erişim sağlanabilmeli. Tabi kâğıt üzerinde kalmayacağına emin olunan ve uygulanmaması halinde ciddi para ve teknik yaptırımların uygulanacağı kanunların hızlı bir şekilde oluşturulması çok önemli.
Çocukların güvenliğinin de sağlanması şart. Yaş doğrulamaları tüm platformlar için standart hale getirilmeli ve bağımlılık yaratıcı ya da yaşa uygun olmayan hiçbir algoritmanın çocukların ekranında çalışmaması sağlanmalı. Verginin sağlıklı alınabilmesi için hizmetlerin yasal mevzuatlarla ölçeklendirilebilmesi ve rekabetin daha adil bir şekilde yapılabilmesi için de sanal dünyaya özel, algoritma denetimleri yapan bir kurumun oluşturulması hem hakların daha sağlıklı korunmasını sağlayacak hem de algoritmalardaki yönlendirmeleri kontrol altında tutabilecektir.”
"Türkiye dijital işgalle karşı karşıya"Bilişim Uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık da bu konunun bir milli güvenlik sorunu olduğunun ısrarlar altını çizdi, “Türkiye bugün sessiz ama derinden ilerleyen bir ‘dijital işgal’ ile karşı karşıyadır. Yıllardır hayatımıza sızan yabancı dijital platformlar, artık sadece birer iletişim aracı değil, ülkemizin ekonomik damarlarını kurutan ve toplumsal yapımızı hedef alan birer milli güvenlik sorunu haline gelmiştir. Kendi topraklarımızda, bizim vatandaşımız üzerinden milyarlarca dolar kazanan bu yapılar ne Türkiye’ye yatırım yapıyor ne de topladıkları devasa verileri bizimle paylaşıyor” dedi.
Kırık, “Ekonomik tablo tam anlamıyla bir felaketi işaret ediyor: 2024 yılında sadece reklam aracılığıyla Türkiye’den Google, Meta, TikTok ve X gibi platformlara tam 158 milyar lira aktarıldı. 2014 yılında reklam pastasından %20 pay alan bu yabancı mecralar, bugün pastanın %74’ünü ele geçirmiş durumda. Yerel medyamızın payı ise %26’lara kadar geriledi. Bu, vergi veren ve personel çalıştıran milli basınımızın finansal olarak idam edilmesi demektir” ifadelerini kullanarak şöyle devam etti:
“Mesele sadece para da değil; algoritmalar bugün birer ‘toplum mühendisliği’ silahı olarak kullanılıyor. Bu platformlar, algoritmalarını tamamen kendi çıkarları doğrultusunda belirleyerek Türk toplumunun değerlerini ve sosyal yapısını istedikleri gibi şekillendiriyorlar. Gençlerimiz üzerinde yürütülen ahlaki yozlaştırma operasyonları; kumar, uyuşturucu özendirme ve sapkın akımlar, ‘ifade özgürlüğü’ maskesi altında çocuklarımızın zihinlerine adeta enjekte ediliyor.”
"TBMM gündeminde bekleyen Dijital Telif Yasası ivedilikle yasalaşmalı"Prof. Dr. Kırık, Türkiye için de bir ‘Dijital Telif Yasası’nın artık lüks değil, kaçınılmaz bir zorunluluk olduğunu söyledi. Bu platformların Türkiye'deki ekonomik hareket alanının daraltılması gerektiğini söyleyen Kırık, şöyle devam etti:
“Yerli şirketlerimizin haksız rekabet altında ezilmesini engellemek için mali denetim şarttır. Dijital egemenliğimizi kazanmak bizim için bir varoluş mücadelesidir. TBMM gündeminde bekleyen Dijital Telif Yasası ivedilikle ve tavizsiz bir şekilde yasalaşmalıdır. Kendi algoritmalarımızı ve yerli medya ekosistemimizi kurmadığımız her saniye, milli servetimiz ve geleceğimiz dışarı akmaya devam edecektir. Türkiye, bu dijital işgale karşı hem hukuki hem de mali kalkanını bugün kuşanmalıdır; yarın çok geç olabilir!”
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:31
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 11 Ocak 2026 08:59 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















