Ankara24.com
close
up
Depremden sağ çıktı, sevk edilirken kayboldu: Acılı anne 18 mezar açtırarak oğlunun cenazesine ulaştı

Depremden sağ çıktı, sevk edilirken kayboldu: Acılı anne 18 mezar açtırarak oğlunun cenazesine ulaştı

Ankara24.com, Hurriyet kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi paylaşıyor.

Haberlerimizi Google’da Takip Edin

Gelişmelerden anında haberdar olun.

Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin

Merkez üssü Kocaeli'nin Gölcük ilçesi olan 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nin üzerinden 27 yıl geçmesine rağmen, o gece yaşanan acılar ve sonrasında verilen mücadeleler hafızalardaki yerini koruyor. Deprem gecesi oğlu Serkan ile birlikte enkaz altında kalan 70 yaşındaki Emine Cebeci, 16 saat sonra yaralı olarak kurtarıldı. Oğlu ise 13. saatte enkazdan çıkarılarak hastaneye sevk edildi ancak sevkin ardından kendisinden bir daha haber alınamadı.
Bir yıl boyunca hastanelerde tedavi gören ve 14 kez ameliyat olan Cebeci, tüm yaşadığı zorluklara rağmen oğlunu aramaktan vazgeçmedi. 4 yıl boyunca Türkiye'nin dört bir yanında oğlunun izini süren, emniyetleri, hastaneleri ve morgları dolaşan Cebeci, başlattığı hukuki mücadele sonucu 18 mezarın açılmasını sağlayarak evladının cenazesine ulaştı.

"1999 BİZİM İÇİN MİLATTAN ÖNCE VE MİLATTAN SONRA GİBİ OLDU"

O gece yaşadıklarını anlatan Emine Cebeci, "Derler ya, 'milattan önce, milattan sonra' diye. Bizim için de öyle oldu. 1999'dan önce bir hayatımız vardı, 1999'dan sonra başka bir hayata döndük. O gece oğlumla beraber evdeydik. Çok sıcak bir ağustos ayıydı. Bu sıcaklar beni zaten hep korkutur. Yine böyle kötü, sıcak bir geceydi. Oğlum astsubaylığı kazanmıştı. 'Gece erken yatayım, yarın sabah raporlarımı götüreceğim askeriyeye' dedi. Televizyon izliyordum. O sırada büyük bir gümbürtü koptu. O kadar büyük bir gümbürtüydü ki deprem olduğunu düşünemedim. Bir an evin altından tren geçiyor zannettim. Öyle sert bir sarsıntıydı. Birden fırladım. Oğluma koşturayım, korkmasın diye düşündüm. Ne yazık ki üç adım atabildim, dördüncü adımı atamadım. Hani '45 saniye sürdü' dediler ya, biz ilk 10 saniyede yıkılan evlerden biriydik" dedi.

"ÖYLE BİR SARSINTIYDI Kİ DÖNE DÖNE YIKILDIK"

Birinci katta oturduklarını ve üzerlerinde 5 kat bulunduğunu belirten Cebeci, sarsıntının şiddetine dikkati çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Sağa sola çarpa çarpa, döndüre döndüre evimiz yıkıldı. Öyle bir sarsıntıydı ki döne döne yıkıldık. Ben yüzüstü yere düştüm. Bütün merdivenler yıkılmış, yanıma gelmiş. Sadece çenem yerdeydi. Kafam kımıldamıyordu. Beton kafama değiyordu ama ezmiyordu. Bacaklarım, kolum kolonun altında kaldı. Aradan zaman geçti. Oğluma seslendim, sesini duyayım diye. Ondan hiç ses alamadım. ‘Eyvah' dedim, ‘Oğlum öldü herhalde.' Hiç aklımı kaybetmemeye çalışıyorum, yüzüstü düştüğüm halde. Deprem olduğunu düşünmüyorum. ‘Bizim bina yıkıldı' diyorum. Sahilden gören olur, binanın yıkıldığını fark eder, yardım eden olur diye düşünüyorum. Ama bir iki saat hiç kimseden ses gelmedi. Ne sahilden ne dışarıdan. Bir iki saat sonra oğlumun sesini duydum. 'Anne, iyiyim. Sadece ayağım ezik' dedi. ‘Tamam oğlum, dayan. Sahilden dönenler görür bizi, kurtarırlar' dedim."

"OĞLUM, 'KURTARAMAYACAKLAR BİZİ, KİMSE YOK' DEDİ"

Enkaz altında oğluyla sabaha kadar konuştuklarını dile getiren Cebeci, "En son oğlum, 'Kurtaramayacaklar bizi, kimse yok' dedi. 'Hakkınızı helal edin' dedi. 'Yok oğlum, öyle deme. İlla kurtulacağız. Sen gayret et' dedim. Oğlum helalleşmeyi düşünüyordu ama ben o an bunu düşünemedim. Ona cesaret vermeye çalışıyordum. Saatlerce arada gelen giden olmaya başladı. Enkazı görenler yardıma koşmaya çalıştı. Komşuların sesini duyuyoruz ama onlar bizim sesimizi duyamıyor. Enkazın altında sen her şeyi duyuyorsun ama onlar seni duyamıyor. Enkazlarda çok büyük yanlışlar oluyor. Üzerine o kadar insan çıkıyor ki o devamlı betonlar kayıyor. Sağlam insanlar aşağıda ezilmeye başlıyor. Hiç kimse orada ilk anda ölmedi. Bazen ölmek istiyorsun, ölemiyorsun. Diri diri mezara giriyorsun ama çaresizsin yapacağın bir şey yok. Oğluma teselli vermekten kendime unutmuştum" ifadelerini kullandı.

“OĞLUMU BULDULAR YA, ‘BENİ BULMASALAR DA OLUR' DİYORDUM"

Aradan 13 saat geçtikten sonra oğlunun enkazdan sağ olarak çıkarıldığını ifade eden Cebeci, "Allah'a şükürler olsun. Oğlumu buldular ya, beni bulmasalar da olur' diyordum. Sadece bizim binamızın yıkıldığını zannediyorum. Oysa deprem olmuş, her taraf yerle bir olmuş. Daha sonra oğlumu çıkardılar. Yanında köpeğimizi de çıkardılar. Köpeğimiz yaşıyordu. Oğlumla beraber onu da çıkardılar. Oğlum, 'Gitmem, annemi çıkarın. Annem aşağıda yaşıyor' diyordu. Daha sonra en yakın arkadaşım zorla oğlumu ikna etti ve Gölcük Askeri Hastanesi'ne götürdü. Ben hep şükrettim. ‘Oğlum gitti, kurtuldu. Ben kurtulmasam da olur' diye düşündüm. Saat 16.00 sıralarında beni de oğlumdan üç saat sonra çıkardılar. Çıktığımda çok kötüydüm. Herkes bunu söylüyor. ‘Serkan çok iyiydi, senin hastaneye ulaşacağını bile düşünmüyorduk' diyorlardı" dedi.

"OĞLUMU KAYBETTİĞİM YERDE ARAYACAKTIM"

Enkazdan çıktığında her yerin yerle bir olduğunu gördüğünü aktaran Cebeci, tedavisinin ardından başlayan zorlu arayış sürecini şöyle anlattı:

"Gölcük adeta yerle bir olmuştu. Ben sadece oğlumu soruyordum. Bir yıl boyunca hastanelerde kaldım, sürekli ameliyat oldum. Ayağımdan 14 kez ameliyat geçirdim. ‘Ben Serkan'ı bulacağım' dedim. Onu kaybettiğim yerde arayacaktım. Gölcük'e geldiğimde bir baktım, duvarların üzerinde hep kayıp insanların fotoğrafları vardı. Bir sürü kayıp vardı. Askeriyeye gittim. Askeriye bana, 'Biz 18 kimsesiz kişiyi gömdük ama resimleri elimizde' dedi. Resimlere baktım, benim oğlum yoktu. Yine de ‘Bakın, bir sürü kayıp var. Bu kayıplardan biri o mezarlıktan çıkabilir. O 18 mezarın açılmasını istiyorum' dedim. Çünkü hangi kaybı bulsak, bir anne için bu huzurdur."

"BENİM OĞLUM O MEZARLARDAN BİRİNDEN ÇIKTI"

Kayıp aileleriyle bir araya gelerek yıllarca sürecek bir hukuk mücadelesi başlattıklarını belirten Cebeci, "Benim mahkeme sürecim 4 yıl sürdü. Mezarları açtırabilmek için mücadele ettim. Mahkemeye para yatırmadan zaten süreç ilerlemiyordu. Daha sonra tüm kayıp ailelerinin davaları iptal oldu. Bir tek benimki devam etti. Ben de tekrar üst mahkemeye müracaat ettim. Depremi yaşamışsın, bağırıyorsun ama seni soran olmuyor. Sonunda mezarlar açıldı. 18 mezarın açılmasını istedim. Benim oğlum çıkacak diye değil, başka kayıpların bulunması için açtırdım ama benim oğlum o mezarlardan birinden çıktı. 4 yıl sonra. Ben bu 4 yılda Türkiye'de gitmediğim yer bırakmadım. Bu işler öyle ufacık bir aramayla olmuyor. Her gün sırtımda kayıpların resimleriyle Türkiye'yi dolaştım. Oğlumun mezarını buldum ama yine de ‘Ya oğluma benzeyen biri olsaydı?' diye düşünüyorsun. 4 yıl sonra bulmak öyle kolay bir şey değil. Herkes cenazesini aldı, kabul etti. Benimki çok zor oldu. Çünkü çocuğumu sağ olarak göndermiştim, ben de onu her yerde sağ olarak arıyordum. Öldüğünü aklına bile getirmiyorsun" şeklinde konuştu.

"YILLARCA SOKAK SOKAK DOLAŞTIM"

Gözyaşlarına hakim olamayan Cebeci, sözlerini şöyle noktaladı:

"Ben 4 yıl kapımı kapatmadım 'Çocuğumdan bir haber gelir, bir ses duyarım' diye düşündüm. Yıllarca sokak sokak dolaştım. Her arabanın içine baktım. 'Acaba benim çocuğum bir yerlerde şuurunu yitirdi de geziyor mu?' diye düşündüm. Bakırköy'e gittim, akıl hastanelerini aradım. Oğlumu bulana, o mezarlar açılana kadar aramadığım program, gazete, haber kalmadı. Yurt dışına kadar fotoğrafını gönderdim. 'Belki bir gören olur, bir yerlerden bir ses gelir' diye umut ettim."

Haber Bültenleri ve E-Posta Tercihleri

Türkiye ve dünyadaki en güncel gelişmelerden haberdar olmak için, bültenlerin gönderileceği e-posta adresini girin.

Ad

Soyadı

E-Posta Adresi

Bülten Seçimleri

Gün Başlıyor

Gün Sonu

ETK Kuralları ve Bilgilendirme Metnikapsamında onay veriyorum.

Abone Ol

Keşfetmeye Devam et
Önemli haberleri ve güncellemeleri kaçırmamak için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:46
embedKaynak:https://hurriyet.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 16 Ağustos 2026 10:39 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Okan Buruk tan tepkilere yanıt: Statta negatif hava çok hızlı oldu!

15 Ağustos 2026 00:18see162

Abdülkerim Bardakcı: Allah ın izniyle telafi edeceğiz!

15 Ağustos 2026 01:52see158

Franco Tongya: Çok güzel bir gece oldu!

16 Ağustos 2026 00:01see157

Muhammed Diomande: Çorum çok iyi bir proje sundu!

15 Ağustos 2026 01:52see153

İsmail Kartal ın mağlubiyet şaşkınlığı! Hiç böyle bir şey beklemiyorduk

16 Ağustos 2026 00:28see150

‘Devlet Baba’ diyoruz ama üvey evlatmışız Sözcü Gazetesi

15 Ağustos 2026 06:13see149

2026 2027 MALİ YILI ASPİRASYON TORBASI ALIMI

16 Ağustos 2026 00:01see149

Keltepe Gözlem Şenliği ve Uzay Girişimciliği Festivali başladı 2 bin rakımlı Keltepe gökyüzü tutkunlarını ağırlıyor Karabük Haberleri Habertürk Yerel Haberler

15 Ağustos 2026 01:00see148

Göztepe de Samsunspor mesaisi devam etti!

15 Ağustos 2026 00:05see147

Son dakika: Fenerbahçe otobüsüne saldırı şüphesi ile gözaltına alınan 4 kişi adliyede! Son dakika haberleri

14 Ağustos 2026 17:50see147

AKP’nin 24 yılının bilançosu Sözcü Gazetesi

15 Ağustos 2026 04:33see147

19 yaşındaki genci bıçaklayarak ölümüne sebep olan zanlı tutuklandı Zonguldak Haberleri Habertürk Yerel Haberler

16 Ağustos 2026 00:42see146

Selman Coşkun: Seyir zevki yüksek bir müsabaka oldu!

16 Ağustos 2026 02:49see146

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman dan sanal medya açıklaması: Yeni sözler söylemek gerekiyor

14 Ağustos 2026 19:01see145

Munzur Dağları nın 2 bin rakımlı yamaçları paraşütçülerin yeni rotası oldu

14 Ağustos 2026 17:27see144

İsmail Kartal: Beklemediğimiz bir mağlubiyet!

16 Ağustos 2026 00:19see144

Fenerbahçe den sakatlık açıklaması: Mert Günok!

14 Ağustos 2026 18:30see144

Karadeniz yolu 20 dakika kısalıyor! Bakan Uraloğlu Çamlıhemşin Tünelli için tarih verdi

15 Ağustos 2026 15:54see143

Gökhan Özen ve Naz Canbaz evlendi

14 Ağustos 2026 21:37see143

Milan Skriniar: Utanç verici

16 Ağustos 2026 00:26see139
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları