Denizin rengi neden değişti? İstanbul Boğazı’nı turkuaza boyayan doğa olayının perde arkası
Haberturk sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com duyuru yapıyor.
İstanbul Boğazı ve çevresinde son günlerde hem kıyılardan hem de uydu görüntülerinden net şekilde gözlemlenen turkuaz renk değişimi, ilk bakışta kartpostallık bir manzara sunsa da aslında deniz ekosistemini yakından ilgilendiren önemli bir biyolojik sürecin sonucu. Peki, bu görsel şölenin arkasındaki bilimsel gerçek ne ve bu durum Marmara’nın hassas dengesini nasıl etkiliyor? İşte Boğaz’ı turkuaza boyayan doğa olayının perde arkası...
TURKUAZ RENGİN NEDENİ NE?
Deniz bilimleri alanındaki çalışmalara göre, Boğaz’daki renk değişiminin temel nedeni “Coccolithophore” adı verilen mikroskobik alglerin yoğun şekilde çoğalması. Karadeniz’de doğal olarak bulunan bu tek hücreli canlılar, hücre yüzeylerinde kalsiyum karbonat taşıyor. Bu yapısal özellik, güneş ışığını yansıtarak deniz suyunun turkuaz ve açık mavi tonlarda görünmesine yol açıyor.
Bilim insanları, bu canlıların yalnızca renk değişimine neden olmadığını, aynı zamanda atmosferdeki karbonun deniz tabanında depolanmasına katkı sağlayarak küresel karbon döngüsünde önemli bir rol üstlendiğini belirtiyor. Deniz bilimci Prof. Dr. A. Cemal Saydam da uzun yıllardır yaptığı çalışmalarda bu oluşumun normal koşullarda deniz ekosistemi için bir tehdit oluşturmadığına dikkat çekiyor.
SICAKLIK ARTIŞI, ÇÖL TOZLARI VE KİRLİLİK SÜRECİ HIZLANDIRIYOR
Uzmanlara göre son dönemdeki yoğun çoğalma yalnızca mevsimsel döngülerle açıklanmıyor. Yükselen deniz suyu sıcaklıkları, atmosfer yoluyla taşınan çöl tozları ve kıyısal kirlilik baskısının birleşmesi, plankton yoğunluğunun hızla artmasına neden oluyor. Evsel ve endüstriyel kaynaklı atıkların oluşturduğu besin yükü de bu süreci destekleyen başlıca etkenler arasında gösteriliyor.
Bilim insanları, Sahra Çölü’nden atmosfere karışan tozların yağışlarla birlikte Karadeniz ve Marmara’ya taşınabildiğini belirtiyor. Bu tozların içerdiği demir ve çeşitli minerallerin planktonlar için besin kaynağı oluşturduğu ifade ediliyor.
MARMARA’DAKİ RENK FARKI NE ANLAMA GELİYOR?
Nitekim İstanbul Boğazı’nda akıntının güçlü olduğu bölgelerde açık turkuaz tonlar öne çıkarken, Marmara Denizi’nin bazı kıyılarında kirlilik yükünün de etkisiyle farklı alg türleri baskın hale geliyor. Akıntının zayıf olduğu batı, doğu ve güney kıyılarında denizin kahverengi ve pas tonlarına yakın renk değişimleri görülmesi, çevresel baskının bu bölgelerde daha yoğun hissedildiğine işaret ediyor.
Uzmanlara göre bu durum, deniz ekosistemindeki değişimlerin farklı bölgelerde farklı biçimlerde ortaya çıkabildiğini gösteriyor.
"EKOSİSTEM ÜZERİNDEKİ BASKI ARTIYOR"
Bilim insanları, kontrolsüz plankton artışının kirliliğin yoğun olduğu kapalı körfezlerde “ötrofikasyon” olarak bilinen süreci tetikleyebileceğine dikkat çekiyor. Sudaki oksijen seviyesinin kritik derecede düşmesine yol açabilen bu süreç, deniz canlılarının yaşam alanlarına doğrudan zarar verme riski taşıyor.
Marmara Denizi’nin mercanlar, deniz çayırları, pinalar ve birçok hassas canlı türü için önemli bir yaşam alanı olduğunu vurgulayan uzmanlar, mevcut kirlilik yükünün doğanın kendi döngüsüyle temizlenemeyeceğinin altını çiziyor. Ekosistemin korunabilmesi ve kalıcı hasarların önlenmesi için evsel ve endüstriyel atık yönetiminde daha kapsamlı ve bilimsel çevre politikalarına ihtiyaç duyuluyor.
NASA’NIN UYDU GÖRÜNTÜLERİNE DE YANSIMIŞTI
Karadeniz’de görülen benzer turkuaz renk değişimleri daha önce NASA Earth Observatory tarafından yayımlanan uydu görüntülerine de yansımıştı. Uzmanlar, geçmiş yıllarda kaydedilen benzer görüntülerde de yine “Emiliania huxleyi” türü planktonların etkili olduğunu açıklamıştı.
Bilim insanlarına göre bu tür plankton yoğunlukları belirli dönemlerde doğal olarak görülebiliyor. Ancak kirlilik baskısı ve iklim koşullarındaki değişimlerin süreci daha görünür hale getirdiği belirtiliyor.
Görsel kaynak: Vikipedi / Kamu Malı
RENK DEĞİŞİMİ NE KADAR SÜRECEK?
Uzmanlara göre bu durum kalıcı değil. Deniz sıcaklığı, rüzgar, akıntılar ve besin miktarı gibi faktörlere bağlı olarak plankton yoğunluğu zamanla azalıyor.
Sosyal medyada ortaya atılan “15 gün içinde tamamen geçecek” iddiası için ise kesin bir bilimsel süre verilmiyor. Sürecin hava ve deniz koşullarına göre değişebileceği belirtiliyor.
Haber kaynak: NASA Earth Observatory, Sciencedirect, Boğaziçi Üniversitesi Bilim Platformu, AA Bilim ve Çevre Haberleri
Görseller AA, İHA ve DHA tarafından servis edilmiştir.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:27
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 20 Mayıs 2026 10:56 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar


















