Cumhurbaşkanı Erdoğan: Laiklik kavramının arkasına saklanmaktan vazgeçin
Ankara24.com, Trthaber kaynağından alınan verilere dayanarak bilgi yayımlıyor.
AK Parti TBMM Grup Toplantısı'ndaki konuşmasına Balıkesir'de F-16 uçağının kaza kırıma uğramasıyla ilgili gerekli inceleme ve soruşturmaların başladığını belirterek başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Öncelikle kahraman şehidimiz Hava Pilot Binbaşı İbrahim Bolat’a Allah’tan rahmet, kederli ailesine ve yakınlarına sabır, Türk Silahlı Kuvvetlerimize ve aziz milletimize başsağlığı diliyorum. Şehit pilotumuzun ruhu şad, mekanı inşallah cennet olsun." ifadelerini kullandı.
Grup toplantısının ülke, millet ve demokrasi için hayırlara vesile olmasını temenni eden Erdoğan, "Katılımlarıyla toplantımızı şereflendiren kıymetli misafirlerimize 'hoş geldiniz, safalar getirdiniz' diyorum. Ahde vefanızdan, dayanışmanızdan, sevdanızdan dolayı sizlere teşekkür ediyorum. AK Parti’nin millete hizmet davasına hem gönül hem de omuz verdiğiniz için her birinize şükranlarımı sunuyorum." diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti;
Milletçe mübarek Ramazan’a kavuşmanın bahtiyarlığını yaşıyoruz. Öncelikle siz milletvekillerimizin ve misafirlerimizin Ramazan-ı Şerif’ini tüm kalbimle tebrik ediyor; bu rahmet mevsiminin milletimize, İslam dünyasına ve bütün insanlığa hayırlar getirmesini Rabbimden niyaz ediyorum. Bizleri bir kez daha Şehr-i Ramazan’a ulaştıran Cenab-ı Allah’a sonsuz hamd ediyor, şükrediyoruz. Rabbim tuttuğumuz oruçları, yaptığımız ibadetleri katında makbul buyursun.
"Dualarımız Filistinli kardeşlerimizle"Yoksulun, ihtiyaç sahibinin, kimsesizin daha çok hatırlandığı, komşuluk ve akrabalık hukukunun daha da güçlendirildiği, paylaşmanın ve dayanışmanın zirveye çıktığı bu mübarek günler aynı zamanda hepimiz için büyük bir fırsattır. Başta aziz milletimiz olmak üzere tüm İslam aleminin bu rahmet ve bereket ortamından azami derecede istifade etmesi, Ramazan’ın gönüllerimizi kaynaştıran, kalplerimizi yumuşatan manevi atmosferini doya doya yaşaması en büyük dileğimiz, en büyük arzumuz ve temennimizdir. Ancak Gazze’de 12 Ekim’de varılan ateşkese rağmen devam eden saldırılar ve yapılan tüm anlaşmalara rağmen insani yardımların istendiği şekilde ulaşamaması maalesef Ramazan-ı Şerif’i buruk geçirmemize sebep oluyor. Bu Ramazan’da da aklımız, gönlümüz, dualarımız Filistinli kardeşlerimizle.
Öte taraftan ülkemiz genelinde Ramazan-ı Şerif gerçekten çok çok farklı bir manevi atmosferde idrak ediliyor. Camilerimiz dolup taşıyor. Çocuklarımız, gençlerimiz gittikçe artan oranda camilerimizi şenlendiriyor. Sofralarımız hamdolsun bereketleniyor. İhtiyaç sahibi kardeşlerimiz bu ayın bereketiyle daha çok gözetiliyor. Kur’an-ı Kerim’in o eşsiz sedası kulaklarımıza, kalplerimize adeta şifa oluyor. Bu yıl ayrıca ülkenin her yerinde terennüm edilen ilahilerle coşkuyu, neşeyi, manevi hazzı millet olarak hep birlikte yaşıyoruz. Kabe’de hacılar Hu der Allah... Bu ilahiyi yediden yetmişe insanımızın diline ve inşallah kalbine nakşeden, ülkemizi o güzel ilahilerle tek ses, tek yürek haline getiren bestecisinden icracısına kadar tüm kardeşlerime buradan tebriklerimi iletiyorum. Özellikle okul bahçelerinde yavrularımızın hep birlikte bu ilahilere eşlik ettiklerini, hep bir ağızdan coşkuyla "Allah" Lafz-ı Celali'ni seslendirdiklerini görmek bizi ziyadesiyle memnun etti, mesrur etti, gururlandırdı.
"Bu fotoğraf gerçek Türkiye fotoğrafıdır"Tüm Türkiye'nin aynı ritimde buluşması, aynı sözleri, aynı sesleri terennüm etmesi; özlediğimiz, arzuladığımız, hasretini çektiğimiz bir iklimdi. Şunu bir defa açık açık söylemek isterim: Kimse bundan gocunmamalı, rahatsız olmamalı, kimse tedirgin olmamalıdır. Bu fotoğraf gerçek Türkiye fotoğrafıdır. Bu fotoğraf bu toprakların fotoğrafıdır, bu milletin fotoğrafıdır. Bu fotoğrafa vesile olan herkesten Allah gani gani razı olsun diyorum. AK Parti olarak 11 ayın sultanı Ramazan-ı Şerif'in, tıpkı şefkatli bir anne misali hem İslam alemini hem de ülkemizi sarıp sarmaladığı bu mübarek günleri, milletimizle bir kez daha kucaklaşmak, dertleşmek, aramızda yeni muhabbet köprüleri kurmak için en verimli şekilde değerlendirmenin çabasındayız. Genel Merkezimiz, tüm başkanlıklarımızın katkısını alarak teşkilatımız için çok kapsamlı, çok anlamlı bir etkinlik takvimi hazırladı. Hepimiz tam kadro sahadayız. Ramazan ayının rahmet ve merhamet iklimini hep beraber milletimizle teneffüs etmeye çalışıyoruz.
"Külliye'de Ramazan etkinlikleri yoğun ilgiye mazhar oluyor"Kabine üyelerimiz, milletvekillerimiz, kadın ve gençlik kollarımız, Merkez Yürütme Kurulu ile Merkez Karar ve Yönetim Kurulu üyelerimiz ve elbette AK Parti'nin hizmet siyasetinin lokomotifi olan belediyelerimiz; 11 ayın sultanını idrak ve ihya etmek için, bizi biz yapan, bizi diğerlerinden ayıran güzel hasletlerimizi yaşatmak için cansiperane bir gayret sergiliyor. Bilhassa yuvalarına kavuşan depremzedelerimize konuk olduğumuz "Yeni Evim İlk İftarım" programımızın yüreklere dokunduğunu görüyorum. Bu sene ikincisini tertiplediğimiz "Külliye'de Ramazan" etkinlikleri de Ankaralı kardeşlerimizin yoğun ilgisine mazhar oluyor.
Niyetimiz bir, inancımız bir, yolumuz bir diyerek en küçük köyümüzden en büyük şehrimize kadar 86 milyona kardeş olan teşkilatımızın her neferine teşekkür ediyorum. AK Parti teşkilatlarının daha önceki tüm Ramazanlarda olduğu gibi bu sene de yoksulları, kimsesizleri, garip gurabayı gözetiyor olmasından bu partinin Genel Başkanı olarak gurur duyduğumu özellikle ifade etmek istiyorum. İnşallah aynı tempoda çalışmaya devam edecek, Ramazan-ı Şerif'in son gününe kadar dayanışma ve paylaşmanın dozunu artıracağız.
"Maarif'in Kalbinde Ramazan temasıyla etkinlikler düzenlenecek"Burada bir konunun üzerinde özellikle durmak istiyorum. Milli Eğitim Bakanlığımız, "Türkiye Yüzyılı Maarif Modelimiz" kapsamında "Maarif'in Kalbinde Ramazan" teması altında çeşitli etkinliklerin düzenlenmesi için 81 vilayetimize bir yazı gönderdi. Bu kapsamda öğrenciler için söyleşi programları düzenlenecek, okul-aile işbirliğini güçlendirmek için iftar sofraları kurulacak. Çocuklarımızın milli ve manevi değerlerimizi daha iyi öğrenmeleri ve tecrübe etmeleri için okul dışı öğrenme ortamları hazırlanacak; paylaşma bilinci, birlik ruhu, adalet, merhamet ve vatanseverlik gibi hasletlerin çocuklarımıza aşılanması sağlanacak.
Bu etkinlikler her şeyden önce gönüllülük esasına dayalı olarak yapılacaktır. İkinci olarak da bu etkinlikler, hiç şüphesiz anayasal dayanağı olan etkinliklerdir. Anayasamızın gerek başlangıç kısmında gerekse sonraki diğer maddelerinde her vatandaşın manevi varlığını geliştirme hakkı olduğu açıkça belirtilmiştir. Milli Eğitim Bakanlığımız da anayasanın kendisine yüklediği sorumluluk mucibince öğrencilerimizin milli ve manevi değerlerini güçlendirmek amacıyla tamamen gönüllülük esasına göre böyle güzel bir çalışmayı yapmıştır. Yapılan doğrudur, yerindedir, hukukidir. Ramazan'ın manevi iklimine uygun olmasının yanı sıra milletimizin hissiyatına da tercüman olan çok hayırlı bir hizmettir. Hangi siyasi görüşten olursa olsun milletimizin kahir ekseriyeti de genelgeye destek vermiş, memnuniyetle sahiplenmiş, fevkalade olumlu karşılamıştır.
"Noel süslemeleri yapılınca rahatsız olmazlar"Bu yazının gönderilmesinin hemen akabinde Ramazan-ı Şerif'ten sadece bir gün önce artık nesli tükenmekte olan bir kısım yobaz çıktı, o bayat 'Laiklik elden gidiyor' şarkısını söyleyen, zehir saçan, baştan aşağı millete nefret kusan o malum bildirilerini yayınladı. Bakın bunlar Noel süslemeleri yapılınca rahatsız olmazlar. Bunlar güya cadılar bayramı kılıfı altında ne idiği belirsiz saçmalıklar sahnelenirken rahatsız olmazlar. Çocuklarımızı alkole, uyuşturucuya, sigaraya, her türlü sapkınlığa özendiren şarkılardan rahatsız olmazlar. Bunlar sosyal medya ve dijital platformlarda yavrularımızın türlü rezilliklere maruz kalmasından rahatsız olmazlar. Bunlar batıda çocuklara yönelik her gün bir yenisi patlak veren o rezil, o insanlık dışı skandallardan asla rahatsız olmazlar.
Ama ne zaman ki Ramazan kapsamında çocuklarımıza bu toprakların milli ve manevi değerleri anlatılacak olsa işte bundan hemen rahatsız olurlar. Biz bunların derdinin ne olduğunu çok iyi biliyoruz. Biz bunların karın ağrısının asıl sebebini gayet iyi biliyoruz. Laiklik kavramının arkasına saklanarak on yıllar boyunca bu millete nasıl zulmettiklerini, bu milletin değerlerini nasıl tahrik ettiklerini, bu milletin çocuklarını özünden uzaklaştırmak için nasıl gayret ettiklerini çok ama çok iyi biliyoruz. Bunların derdi laiklik değil, hiçbir zaman da laiklik olmadı. Bunların derdi bu toprakların kutsallarıyla, bu toprakların milli ve manevi değerleriyle, bunların derdi bu milletin ta kendisiyledir.
"Çocuklarımızın namazı, orucu öğrenecek olması sizi neden rahatsız ediyor?"Hayırdır; çocuklarımızın namazı, orucu öğrenecek olması sizi neden rahatsız ediyor? Çocuklarımızın ramazan süslemesi yapması sizi neden rahatsız ediyor? Çocuklarımızın teneffüs saatlerinde okul bahçelerinde cıvıl cıvıl hep bir ağızdan ilahiler söylemesi sizi neden rahatsız ediyor? Gençlerimizin dilinde küfür, hakaret yerine Allah lafzının olması sizi neden bu kadar rahatsız ediyor? Laiklik kavramının arkasına saklanmaktan vazgeçin. Neyse derdiniz çıkın açıkça söyleyin. Lafı dolandırmayı bırakın, dilinizin altındaki baklayı çıkarın. Kimse kusura bakmasın ama bu milletin hiçbir ferdi, bu milleti var eden milli ve manevi değerlerin öğretilmesinden rahatsız olmaz, olamaz. Rahatsız olan varsa gitsin bu vatanla, bu bayrakla, bu toprakla, bu milletle aidiyetini tekrar tekrar sorgulasın.
Ayrıntılar gelecek...
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:28
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 25 Şubat 2026 13:05 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















