Ankara24.com
close
up
Çin istilası Özgür Bayram Soylu

Çin istilası Özgür Bayram Soylu

Yenisafak sayfasından alınan bilgilere göre, Ankara24.com açıklama yapıyor.

Küresel ekonomi politik düzlemde son otuz yılda yaşanan dönüşüm, klasik askeri güç projeksiyonlarının yerini giderek daha fazla jeoekonomik araçlara bıraktığını gösteriyor. Günümüzde küresel rekabet, her ne kadar barut dumanı ve askeri yığınaklarla karşımıza çıkıyor olsa da aslında arka planda lojistik ağlar, tedarik zincirleri ve üretim kapasitesi üzerinden şekillenmeyi sürdürüyor. Sınırları zorlamadan, üretim ağlarının kılcal damarlarına meydan okurcasına sızan Çin modeli askeri hegemonya yerine

Küresel ekonomi politik düzlemde son otuz yılda yaşanan dönüşüm, klasik askeri güç projeksiyonlarının yerini giderek daha fazla jeoekonomik araçlara bıraktığını gösteriyor. Günümüzde küresel rekabet, her ne kadar barut dumanı ve askeri yığınaklarla karşımıza çıkıyor olsa da aslında arka planda lojistik ağlar, tedarik zincirleri ve üretim kapasitesi üzerinden şekillenmeyi sürdürüyor. Sınırları zorlamadan, üretim ağlarının kılcal damarlarına meydan okurcasına sızan Çin modeli askeri hegemonya yerine doğrudan nüfuz mekanizmaları ile hayatımızın tam ortasında duruyor. Eskilerde rekabet avantajı üzerinden konumlanan Çin artık oyunun kurallarını belirleme kapasitesi üzerinden konumlanıyor.

EJDERHA NASIL İLERLİYOR?

Çin’in yürüyüşü son derece planlı, sabırlı ve matematiksel bir stratejinin ürünü olarak bugün içtiğimiz çayın bardağında, oynadığımız misketin yuvarlağında, çektiğimiz besmelenin tesbihinde vücut buluyor.

Önce rekabeti sonra tekeli hedefleyen Çinli şirketler bu hedef uğrunda ucuz kredi alıyor, devlet sübvansiyonu kullanıyor ve gerektiğinde zararına satış yapabiliyor.

Hatırlayalım, ilk aşamada ucuzluk sessizce kapıdan girdi. Bir gün markette, pazarda ya da internet alışverişinde aynı ürünün daha ucuzunu gördük. “Niye daha pahalıyı alayım ki?” dedik. Bu bizim için aslında son derece rasyonel bir tercihti. Zamanla bu tercih yaygınlaştı. Her şey önce 1 lira sonra 10 lira sonra 100 lira oldu gitti. Mahalledeki küçük üretici müşteri kaybetmeye başladı, üretmek yerine ithal ederek tedarik etmek daha keyifli hale geldi, yerli ürünlerimizi zamanla raflarda daha az görür hale geldik.

Savunma sanayimiz için hayati öneme sahip (!) oyuncaklarımızı, plastiklerimizi ithal ederek büyük bir “bağımsızlık” hamlesi yaptık yetmedi üstüne de yerli üreticiye “eller havaya” dedirtip birer birer kepenk kapattırdık.

Ve geldiğimiz noktada dün indirim diye gördüğümüz şey, bugün bir bağımlılık ilişkisine dönüştü. Dün tercih ettiğimiz ucuzluk, bugün zorunlu hale geldi. Başlarda ucuzlukla alıştığımız, sonralarda alternatifsizliğe bağlandığımız saplantılı bir aşk hikayesine dönüştü.

BİZ NE YAPIYORUZ?

Baştan söyleyelim, hiçbir şey yapmıyoruz. Dünya yanarken aşağı faiz yukarı faiz (aşağı derken yanlış anlaşılmasın, adamı döverler), sağa carry, sola trade savrulup duruyoruz. Üretim mi? Çok şakacısınız…

Dünya tatlısı ekonomi programımız ile şirketlerimizi nefessiz bırakmışken pastamızın çileği de Hürmüz Boğazının derin sularından gelmiş oldu. Küresel gerilimlerin arttığı, ABD-İran savaşının çıkardığı kriz ve belirsizlik ortamında dahi refleksimizin değişmediğine şahitlik ediyoruz. Üretimin ruhuna Fatiha okumaya adeta ant içtiğimiz bu dönemde, “faizi nasıl artırırız, kapasiteyi nasıl daraltırız, yerli üreticiyi nasıl daha da zorlarız?” sorularına odaklanmış durumdayız. Ve tabii ki bu gayretli (!) yaklaşımın doğal sonucu olarak, başta Çinli firmalar olmak üzere yabancı üreticilerin ekmeğine yağ sürmeyi de ihmal etmiyoruz.

Asıl meselemiz olan üretim refleksinin kaybı olduğu gerçeğini göz ardı ettiğimiz sürece üretim fay hatlarımızdaki kırılma devam edecek. Teknoloji açığı olarak gösterilen artçı sarsıntılar aslında büyük depremin habercisi olarak dip dalga olarak büyüyecek. Plastik kova denip küçümsenen üretememe refleksi de bu haberin en dramatik örneği olarak beş litrelik haliyle bir çeşme başında vakur duruşuyla sergileniyor.

Bugün Türkiye’nin tesbihini, Rusya’nın matruşkasını, Afrika’nın sembollerini Çin üretip dünyaya satıyorsa, biz de gönül rahatlığıyla anlam üretmeye devam edebiliriz. Nasıl olsa o anlamları paketleyip, etiketleyip, barkodlayıp bize geri satan birileri var.

AÇIK PAZAR, KAPALI GELECEK

Dünyada bu oyunu herkes aynı şekilde oynamıyor. Japonya, Güney Kore ve Hindistan kendi sanayisini koruma refleksine sahipken biz maşallah açık pazar olmayı tercih ediyoruz. Şunu kabul edelim, serbest ticaret güçlü olan için serbest, zayıf olan için ise bağımlılıktır. Türkiye’nin Çin ve Asya ile 70 milyar doların üzerinde açık vermesi de meselenin tek başında bir dış ticaret verisi ile okunamayacağını gösteriyor. Önceleri yavaş, sürekli ve fark edilmeden gerçekleşen sızıntı bugün artık basit bir havuz problemi olmaktan çıkmış durumda.

Her ay oluşan bu açık bazen bir fabrikanın kapanışına, bazen bir ustanın mesleği bırakışına, bazen de bir sektörün sessiz vedasına neden oluyorsa, bu istila değildir de nedir?

Üstelik bu süreç yalnızca fiyat rekabetiyle ilerlemiyor.

Çin bir yandan satın alma ve birleşmeler yoluyla küresel üretim ağlarını devralırken, diğer yandan ürünleri hızla kopyalayarak piyasayı içeriden yeniden kuruyor. Dün rakibiniz olan firma, bugün tedarikçiniz yarın ise sizi piyasadan silen ana üretici haline gelebiliyor.

Bu noktada, yüksek faizle üretim esnekliği elinden alınan Türk sanayisine bu esnekliği yeniden kazandırmaktan başka bir seçeneğimiz görünmüyor. Elbette gerçekleştirilmesi gereken yapısal düzenlemeler var (vergi reformu, üretim odaklı kredi ve teşvik mekanizmaları, yerli tedarik zincirlerinin güçlendirilmesi, eğitim-işgücü uyumu gibi).

Savaş ortamı, hammadde ve enerji maliyetlerini (arz yönlü) tetiklediği için sadece faiz indirimi çözüm olmayabilir ancak çokça kutsadığımız faizi %20 seviyelerine çekmeden, Çin istilasına karşı vergileri %40 seviyesine yükseltmeden üretimi yeniden değerli kılmayı ve üretimin nefes almasının önünü açmayı başaramayacağız.

Bizde başkasına yaslanan, ayakta kalamaz.

Durumu takip etmeye devam edin, Ankara24.com her zaman en yeni haberleri sunuyor.
seeGörüntülenme:113
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 25 Mart 2026 04:01 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Alev alev yanan tanker kullanılamaz hale geldi

09 Mayıs 2026 00:08see154

Hull City, Premier Lig ateşini yaktı! Gözler rövanş maçında

09 Mayıs 2026 00:26see153

İşgalci İsrail ordusu Batı Şeria da 4 Filistinliyi yaraladı, 2 Filistinliyi gözaltına aldı

08 Mayıs 2026 04:26see147

Can Uzun un golü Borussia Dortmund u durduramadı!

09 Mayıs 2026 00:43see147

Son dakika: Başkan Erdoğan dan yeni atamalar! SPK ve TUİK başkanı değişti

09 Mayıs 2026 00:14see145

Veli Ağbaba Halk TV de tek tek açıkladı: Bu kadar iftira bu kadar alçaklık olmaz!

09 Mayıs 2026 00:06see141

ABD, Venezuela da bir reaktördeki zenginleştirilmiş uranyumu ülkeden çıkardı

09 Mayıs 2026 00:04see134

Türk Telekom CEO su Ebubekir Şahin in kızı Zeynep Melike Şahin dünyaevine girdi

09 Mayıs 2026 04:00see134

Vatandaş, kuyrukta, isyanda, aç Sözcü Gazetesi

08 Mayıs 2026 05:32see129

Yandaşların hayalleri suya düştü! İBB davasında Gülibrahimoğlu nun dilekçesi sahte çıktı

08 Mayıs 2026 16:51see129

TÜİK’te başkanlığa Mehmet Arabacı atandı

09 Mayıs 2026 00:38see129

Aydın da vali karşılamasında protokol tartışması Sözcü Gazetesi

09 Mayıs 2026 01:26see129

Cumhurbaşkanlığı atama kararları Resmi Gazete’de

09 Mayıs 2026 00:42see128

Trafik cezaları arttı magandalar frene bastı

09 Mayıs 2026 07:05see127

Epstein’in binlerce belgesi sergilendi! Sözcü Gazetesi

08 Mayıs 2026 22:50see126

Meksika’da AVM yangını: 5 ölü, 12 yaralı

08 Mayıs 2026 05:02see126

Tarımsal destekleme ödemeleri hesaplara yatırılıyor Gündem Haberleri

08 Mayıs 2026 17:52see126

Trump: Özgürlük Projesi ne devam etmeye gerek yok

09 Mayıs 2026 03:57see126

Olanı ben oldurdum zanneden olacak olanın da olduğunu nereden bilsin? Serdar Tuncer

09 Mayıs 2026 04:05see126

Anneler Günü öncesi Bilgili Anneler Sağlıklı Nesiller sempozyumu

08 Mayıs 2026 16:36see125
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları