Ankara24.com
close
up
Menu

Batman da, serinlemek için girdiği çayda yaşamını yitirdi Batman Haberleri Habertürk Yerel Haberler

Galatasaray’a Zaniolo piyangosu! İmza atar atmaz ayrılıyor...

TDK, Atatürk mesajını sessiz sedasız sildi Sözcü Gazetesi

Luis de la Fuente den Lamine Yamal açıklaması! Doğru zamanda en iyi süreyi alacaktır

AKP’li belediyeden 79 milyona etkinlik Sözcü Gazetesi

Ahmed Şara: 4 liderden yardım istedik, bu Suriye için bir ayıp değil

Bakan Göktaş: Başörtülü kadınlar imha edilsin’ diyen şahsı kınıyoruz

Güzide Duran ile Fikret Orman dan yeni paylaşım Magazin haberleri

Yapay zeka dünyasında dikkat çeken transfer: Google dan Anthropic e geçiyor!

Netanyahu dan İran itirafı: Tahran yönetiminin düşüşüne zemin hazırladık Ortadoğu Haberleri

İsrail’in BM Temsilcisi ile BM yetkilisi arasında Cinsel şiddet tartışması çıktı

Türk Kızılay ekipleri, adada tek başına yaşayan Halime teyzeye yardım malzemesi ulaştırdı

Osimhen e dev talip! Galatasaray 150 milyon Euro bekliyor

Trump yok ederiz demişti: İran dan son dakika açıklaması! Resmen ilan ettiler

Görev başında kalp krizi geçiren polis memuru Kütahya da son yolculuğuna uğurlandı

YKS SINAV SONUÇLARI YKS sınav sonuçları ne zaman açıklanacak? ÖSYM ile YKS sonuçları nasıl öğrenilir?

Müslüman karşıtı nefret saldırısı! Yararlılar var! Saldırgan gözaltına alındı

Guetemala da turistler patlamaya yakalandı: Yanardağ kraterinin yakınında duran insanların üzerine lav yağdı VİDEO İZLE

Fransa da Didier Deschamps tan Irak maçı sözleri!

Baba sevgisi bir başka

CHP’nin medya ve kültürel iktidar sorunu Düşünce Günlüğü Haberleri

CHP’nin medya ve kültürel iktidar sorunu Düşünce Günlüğü Haberleri

Yenisafak sayfasından elde edilen bilgilere dayanarak, Ankara24.com duyuru yapıyor.

Seçim öncesi kendi elleriyle yaptığı putu, seçim sonrası yine kendi elleriyle yiyen bir yapıdan geleceğe dönük bir öneri çıkmaz. En fazla; daha çok sesi çıkanın, daha çok öfke saçanın kazandığı hizipler döngüsünün galipleri olur.

Emre Cemil Ayvalı/AK Parti MKYK Üyesi

Cumhuriyet Halk Partisi 50 yılı aşkın süredir iktidar olamıyor. Kendi politikaları ve gündemi üzerinden iktidara gelecek siyaset pratiği ve kapasitesi CHP’de yok. Bunda sosyolojiden yoksun siyaset geleneğinin çok büyük etkisi var. Sosyolojiden yoksun siyasetten kastım hiçbir tabanı olmaması değil, CHP’nin mutlu, seçkin, elitist bir kitlesi her zaman oldu, ama iktidara gelmek için geniş kesimleri ikna edecek sosyolojik bir siyasete tarihinin önemli bir bölümünde ihtiyacı olmadı. CHP sanat camiası, medya, bürokrasi ve iş dünyasından müteşekkil bir grubun siyasi temsilcisiydi; vesayetin ve darbelerin şekillendirdiği bir Türkiye’de, yerleşik ve ayrıcalıklı konumdaydı. Bu yüzden milletle iç içe bir siyaset pratiği de hiçbir zaman gelişmedi.

NE HİZMET ÜRETEBİLDİ NE DE SİYASET

Son 25 yılda vesayet odaklarının tasfiyesi, Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde AK Parti ve Cumhur İttifakı’nın üst üste yaşadığı seçim zaferleri, yönetimde muktedir olabilmek için sandıktan çıkma zorunluluğunun bir hükümet sistemi olarak benimsenmesi gibi etkenler bugün CHP’yi milletle siyaset yapmaya zorluyor. Ancak CHP, tek parti döneminden başlayarak, kendi dar kitlesini ve yönetici kadrosunu öyle bir siyasi formasyondan geçirdi ki, bugün hala demokratik siyasette var olma ve parlama hususunda ciddi olumsuzluklar yaşıyor. Mevcut iktidara olan tepkiyi büyütüp gayrı memnunların ittifakı üzerinden iktidara gelmek dışında alternatif bir politika ortaya koyamıyor.

Hizmet üretemiyor. Çünkü ünsiyetinde vatandaşla demokratik bir al-ver ilişkisi yok. Onun gönlünü yapma, onun için vaktinden ve hayatından çalıp kendini adama gibi duygulara hala uzak. O yüzden yöneticileri, kamu kaynaklarını öncelikle kendi bireysel çıkarları ya da çok hızlı sonuç alacakları bir üst makamlara giden yolda “PR” için harcıyor.

Siyaset üretemiyor. Çünkü oy almak için izleyeceği milli siyasi çizgi ile kavgalı. Kendi ajandası ve arzu ettiği istikamet milletle çelişiyor. Bu yüzden ya şecaat arz ederken sirkatin söylüyor ya da doğrudan milletle inatlaşıp bağlı bulunduğu emperyal başkentlerin söylemlerinin Türkiye’deki temsilcisi gibi hareket ediyor. Bunu eleştirene de sınıfsal bir kategorizasyon ve aşağılama ile mukabele ediyor. Kur’an kurslarına dönük “Orta Çağ zihniyeti” ifadeleri, Libya ve Doğu Akdeniz politikasını Neo-Osmanlıcı olarak itham etmeleri, Türkiye ve Azerbaycan’ın Karabağ zaferini “cihatçı gruplar” diye nitelendirmeleri bu durumun somut örneklerinden yalnızca bazıları…

HİZİPÇİ SARMALINDAN ÇIKAMIYOR

Siyasetsizliğin ve hizmet üretmemenin tek sonucu “iktidara gelmemek” değil elbette. Takip edilecek yoğun bir iş yükümlülüğü olmayınca, parti içi bireysel çıkar mücadelesi, hiziplerin ideolojik ve siyasi rekabetten bağımsız salt güç kavgası, CHP’yi kendi içine mahkum eden kısır bir döngüye sıkıştırıyor. Toplumsal meselelere cevapsızlık ve parti içi kavgalar artınca da dağılma ve umutsuzluk riski taşıyan tabanını konsolide etmek adına, halihazırda kavgalı olduğu rakip sosyolojiye ve onun temsilcisi olan siyasi geleneğe saldırma yoluna gidiyor. Böylece, üretimsizliğin doğurduğu iç sorunları bir müddet daha erteliyor.

Bu belki iç iktidarı korumaya yetiyor ancak onu hem iktidar olmaktan hem de kalıcı bir siyasi model üretmekten alıkoyan ayrı bir açmaz daha oluşturuyor. Zira parti içi iktidarı kurtarmak adına kavgayı ve ayrışmayı köpürtüp, düşmanlaştırdığı rakip sosyolojiyi hükümete giden yolda yanına çekecek yeni önerilerde bulunma kapısını kapatıyor. Nihayetinde tepki oylarıyla iktidara gelmek için rakibine uzlaşma zemini bırakmayacak ölçüde karşıtlık üretiyor. Bunu son 25 yılda “Erdoğan karşıtlığı” üzerinden yapmaya çalıştı. Kendi kitlesini konjonktüre ve değişen dünyaya göre esneme payı bırakmayacak şekilde zehirledi. Artık CHP’nin seçmen kitlesi de CHP yöneticilerini en az kendi öfkesi kadar öfkeli görmek istiyor.

ZEHİRLEDİKLERİ KİTLE SAĞDUYUYU KAYBETTİ

Baasçı bir kasvetle her türlü açılımı boğuyor. Bu, 2023 seçimlerine giderken 6’lı masa arasındaki anlaşmazlıklarda da, Özgür Özel’in genel başkan olduktan sonraki, Cumhur İttifakı ile normalleşme siyasetine verdiği reaksiyonda da fazlasıyla görüldü. Özgür Özel ilk zamanlarında, taze bir “genel başkan” olarak normalleşme siyasetine olumlu yaklaşmıştı. Bu yaklaşım, CHP’li çevreler ve medyasınca “giden AKP’ye can suyu” olarak okundu. Özgür Özel kısa sürede karikatürize edildi. Siyaseten toy ve yetersiz olarak resmedildi. CHP belki bu normalleşme siyasetiyle farklı sosyolojik kitlelerle temas kurabilecekti. Ancak on yıllara sari olarak zehirlediği kitlesi yeni sosyolojik açılımlara kapalıydı. Nitekim Özgür Özel de bu durumu gördü. Ve CHP içindeki iktidarını tahkim etmek adına öfkeli ve pervasız bir söylem geliştirdi. Sokağı tahrik etti.

Kazanma umudu yeşerdiğinde, ortalama bir devir teslim törenine bile tahammülü olmadığını göstermekten kendini alamayan, Cumhurbaşkanlığı'nı kazanınca külliyenin kapılarını kıracaklarını, herkesi yargılayacaklarını dile getiren, yanından geçen başörtülüyü rejimin elemanı olarak kameraya çekip tahkir etmekten çekinmeyen bu hakim kitle nihayetinde bir açılımı daha boğuyordu. Bu kitle seçim kayıplarında da özeleştiriye kapalı. Zira CHP siyaseti ve medyası her seçim yenilgisinin ardından kendi kitlesinin öfkesini dindirmek için sahneye bir günah keçisi sürüyor; kendi sorumluluğunu öne sürdükleri bu kurbanla takas ederek, ellerini yıkayıp kenara çekiliyor.

TEK SORUMLU CHP’Lİ SİYASETÇİLER Mİ?

Türkiye, siyasetçisi bol bir ülke. Meseleleri de devlet ve siyasi partiler üzerinden okumak doğal olarak alışkanlığımız. Peki CHP’nin kabaca anlatmaya çalıştığım bu sorunlarında tek sorumlu CHP’li siyasetçiler mi? Bana kalırsa siyasetçiler bu sorunların ya en edilgen parçaları ya da acı sonuçları olmaktan ibaret… Söz konusu sağ siyaset olsa cevabım farklı olurdu. Zira sağ siyasette ister merkez olsun, ister daha dar ideolojik kadrocu partiler, iş siyasi partiler üzerinden yürür. Zira merkez ve sağ siyasette sosyoekonomik olarak dışlanmış kesimler geleceğini demokrasi içinde kalarak siyasi partiler üzerinden aradı. Haliyle toplumsal olarak süreç, siyaset ve partiler üzerinden aktı. Bağlantılar oradan kuruldu. Zaman içinde performansa ve verime dayalı rasyonel bir parti-taban ilişkisi oluştu.

Cumhur İttifakı’nın kalesi olan yerlerde, seçmenin 2023’te verdiği desteğin aksine 2024’te kestiği fatura bu anlamda en somut örnektir. Seçimleri CHP kazanmadı zira merkez ve sağ sosyoloji serzenişlerini sandıkta dile getirdi. Tek sorun, milletin elindeki alternatiflerin az olması idi. Türkiye’de solun siyasetsizliği ve kapasitesizliği, CHP’nin CHP’lilerce bile iyi bir alternatif olamaması yüzünden muhalefetin seçimlerde elde ettiği kazanç, “başarı” olarak okundu. Dolayısıyla merkez ve sağ siyasette özeleştirilerin siyasi parti temsilcileri üzerinden yapılması bu akışa göre doğal olandır. Ancak sağ siyaset üzerinden somut örnekler üzerinden yaptığımız bu tarz okumaları CHP ve sol siyaset için yapamayız. Zira CHP ile tabanı arasındaki ilişki aynı değil. Orada daha çok kültürel iktidar üzerinden kurulan bir ilişki var. CHP bu ilişkide parti olarak dönüştürücü ve yönetici bir aktör değil. Medya, ekonomi dünyası, sanat camiası tabanın reaksiyonlarını belirlemede daha etkili.

ŞARKICILAR, GAZETECİLER, MENAJERLER, İŞ DÜNYASI EN AZ SİYASETÇİLER KADAR MESULDÜR

CHP Genel Başkanı'ndan ziyade Zülfü Livaneli’nin söylediği ve işaret ettiği daha geçerlidir. CHP mitinglerinde ne söylendiğinden ziyade, bir konserde lobi gücü sağlam bir menajerin sahnedeki şarkıcıya söylettirdikleri daha tesirlidir. Burhanettin Bulut, Gökhan Günaydın, Gürsel Tekin ve Ali Mahir Başarır’dan ziyade Uğur Dündar’ın, Müjdat Gezen’in, Özlem Gürses’in ne söylediği daha önemlidir. CHP’nin seçim reklamındansa, sanatçıların “oy ver” başlığı altında CHP ve muhalefete oy istediği reklamlar daha belirleyicidir. Nagehan Alçı’yı seçim otobüsüne aldığı için hiçbir CHP’li siyasetçi Ekrem İmamoğlu’na özür diletemez ama Atilla Taş gibi biri ve CHP medyası bunu 3 günlük bir propagandayla yaptırabilir. Nitekim yaptırdı da.

CHP’de parti içi aktörlerle tabandan bir örgüt mücadelesi verilmez. CHP’ye oy veren de oraya bakmaz. O mücadeleyi geçmişte, belirleyici olarak Ertuğrul Özkök’ler, Tufan Türenç’ler, Oktay Ekşi’ler, Emin Çölaşan’lar, Bekir Coşkun’lar veriyordu. Şimdilerde Şaban Sevinç’ler, Barış Terkoğlu’lar, Özlem Gürses’ler, Senem Tolunay Ilgaz’lar, Fatih Portakal’lar veriyor. Bu yüzden Sözcü TV’deki Kılıçdaroğlu mülakatı, 4 gazeteci ve bir genel başkan arasındaki soru-cevaptan ziyade CHP’li taraflar arasındaki bir münazara idi. Gazeteciler, CHP’deki tarafları adına Kılıçdaroğlu’nu siyaseten mahkum etmek istediler.

BİR MUHASEBE TUTULACAKSA TÜM BİLEŞENLER HESABA KATILMALI

İsimlerin şahsını tabii ki hedef almıyorum. Sadece söz konusu CHP ve sosyolojisi olduğunda, örnek olarak verdiğim ve çoğaltılabilecek isimlerin sadece gazeteciden, şarkıcıdan, menajerden ibaret olmadığını ifade etmeye çalışıyorum. Merkez ve sağ siyasette şekillenen siyaset-taban ilişkisinin söz konusu CHP ve sol olunca böyle şekillendiğini söylüyorum. Hal böyle olunca, bir seçim kaybı ve siyasetteki başarısızlık muhasebe edilirken CHP’de tüm bu bileşenlerin özeleştiriye dahil edilmesi gerektiğini belirtiyorum. Siz şarkıcılar, gazeteciler, menajerler ve iş dünyası temsilcileri… En az CHP’li genel başkanlar, grup başkanvekilleri, milletvekilleri, il başkanları kadar mesulsünüz diyorum…

Fatih Portakal ve Fatih Altaylı, seçim öncesi Kılıçdaroğlu’nun adaylığını eleştirenleri son derece üstenci bir dille hedef alıp, edindiği yüksek etkileşimi Kılıçdaroğlu’na sunarken, şimdi Kılıçdaroğlu’nu savunanları aynı üstenci ve pişkin bir dille hedef alıyorsa, burada sorun sadece Kılıçdaroğlu olamaz. Kılıçdaroğlu’nun adına şarkılar yazan, Selda Bağcan, Zülfü Livaneli, Sabahat Akkiraz ve Suavi gibi sanatçılar, bugün bestelerinin kullanımını yasaklıyorlar, onu ve onunla beraber yürüyenleri hain ilan ediyorlarsa, burada sorun sadece Kılıçdaroğlu olamaz.

DAVULU BAŞKASININ BOYUNUNA ASIP TOKMAĞI ELİNDE TUTMA KOLAYCILIĞI

Siyasette yanılabilir, yenilebilirsiniz. Bu doğaldır, ancak bedel ve sorumluluk beraberinde geldiği ölçüde. CHP ve medyası, özetle çok övündüğü kültürel iktidarı, davulu başkasının boynuna asıp tokmağı elinde tutma kolaycılığına takıldığı sürece bu kısır döngü bitmeyecek. Zira seçim öncesi kendi elleriyle yaptığı putu, seçim sonrası yine kendi elleriyle yiyen bir yapıdan geleceğe dönük bir öneri çıkmaz. En fazla; daha çok sesi çıkanın, daha çok öfke saçanın kazandığı hizipler döngüsünün galipleri olur. Hedef sadece CHP ve tek parti döneminin miras bıraktığı zihniyeti temsilse problem yok. Ancak hedef bugün artık sınırlarının çok ötesinde aktörleşmiş bir Türkiye ise orada ciddi bir muhasebeye ihtiyaç var.

Baykal’ı sünni olmakla suçlayan CHP’li Zülfü Livaneli’ler, Ecevit’i hasta yatağında hedef alan CHP’li iş dünyası, Muharrem İnce’yi “sarayın adamı” olarak ilan eden CHP siyaseti, Kılıçdaroğlu’nu hain ve işbirlikçi olarak niteleyen CHP medyası, ve nihayetinde çapı ne olursa olsun Ekrem İmamoğlu’na özür dileten Atilla Taş’lar bu muhasebeye dahil edilmediği sürece ihtiyaç hasıl olmayacak…

En son güncellemeleri ve haberleri takip etmek için Ankara24.com'ı izlemeye devam edin, biz durumu takip ediyor ve en güncel bilgileri sunuyoruz.
seeGörüntülenme:38
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 23 Haziran 2026 04:09 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Batman da, serinlemek için girdiği çayda yaşamını yitirdi Batman Haberleri Habertürk Yerel Haberler

21 Haziran 2026 19:16see145

Galatasaray’a Zaniolo piyangosu! İmza atar atmaz ayrılıyor...

21 Haziran 2026 12:17see142

TDK, Atatürk mesajını sessiz sedasız sildi Sözcü Gazetesi

22 Haziran 2026 01:06see141

Luis de la Fuente den Lamine Yamal açıklaması! Doğru zamanda en iyi süreyi alacaktır

21 Haziran 2026 09:16see141

AKP’li belediyeden 79 milyona etkinlik Sözcü Gazetesi

21 Haziran 2026 05:44see139

Ahmed Şara: 4 liderden yardım istedik, bu Suriye için bir ayıp değil

22 Haziran 2026 00:47see138

Bakan Göktaş: Başörtülü kadınlar imha edilsin’ diyen şahsı kınıyoruz

21 Haziran 2026 20:24see137

Güzide Duran ile Fikret Orman dan yeni paylaşım Magazin haberleri

21 Haziran 2026 09:38see137

Yapay zeka dünyasında dikkat çeken transfer: Google dan Anthropic e geçiyor!

21 Haziran 2026 12:10see135

Netanyahu dan İran itirafı: Tahran yönetiminin düşüşüne zemin hazırladık Ortadoğu Haberleri

22 Haziran 2026 00:02see135

İsrail’in BM Temsilcisi ile BM yetkilisi arasında Cinsel şiddet tartışması çıktı

21 Haziran 2026 18:42see134

Türk Kızılay ekipleri, adada tek başına yaşayan Halime teyzeye yardım malzemesi ulaştırdı

21 Haziran 2026 23:33see131

Osimhen e dev talip! Galatasaray 150 milyon Euro bekliyor

21 Haziran 2026 21:40see130

Trump yok ederiz demişti: İran dan son dakika açıklaması! Resmen ilan ettiler

21 Haziran 2026 19:36see130

Görev başında kalp krizi geçiren polis memuru Kütahya da son yolculuğuna uğurlandı

21 Haziran 2026 19:24see130

YKS SINAV SONUÇLARI YKS sınav sonuçları ne zaman açıklanacak? ÖSYM ile YKS sonuçları nasıl öğrenilir?

21 Haziran 2026 20:04see129

Müslüman karşıtı nefret saldırısı! Yararlılar var! Saldırgan gözaltına alındı

21 Haziran 2026 06:27see127

Guetemala da turistler patlamaya yakalandı: Yanardağ kraterinin yakınında duran insanların üzerine lav yağdı VİDEO İZLE

22 Haziran 2026 00:11see127

Fransa da Didier Deschamps tan Irak maçı sözleri!

22 Haziran 2026 00:10see125

Baba sevgisi bir başka

21 Haziran 2026 08:56see123
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları