CHP li Günaydın dan Abdullah Güler e yanıt: Yoklama dışında Meclis e gelme motivasyonu kalmamış bir AKP grubundan bahsediyoruz
Ankara24.com, T24 kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi paylaşıyor.
CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, TBMM Genel Kurulu’nun yeter sayı bulunamadığı için sık sık kapanması nedeniyle muhalefeti eleştiren AKP Grup Başkanvekili Abdullah Güler'e "Erdoğan'ın bir ara belediye başkanlarına ithaf ettiği 'metal yorgunluğu', şu anda kendi grubundadır. Kendi grubu sadece yoklama verme konusunda değil, Meclis'i takip etme konusunda da çok büyük bir aymazlık içerisindedir. Diyor ya, 'Muhalefet partileri aldıkları maaşı hak etsin'. Abdullah Güler siz bizim maaşımızla ilgilenmeyin. Siz kendinizin ve kendi milletvekillerinizin hak ettikleriyle ilgilenin. Hiçbir şekilde yoklama dışında Meclis'e gelme motivasyonu kalmamış bir AKP grubundan bahsediyoruz." dedi.
Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez, Hayat Milletvekili Nermin Yıldıırm Kara, Ankara Milletvekili Okan Konuralp ve Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan'ın yer aldığı CHP heyeti, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla Parlamento Muhabirleri Derneği'ni (PMD) ziyaret etti. Ziyarette, parlamento muhabirlerinin çalışma koşulları, basın özgürlüğü ve gazeteciliğin karşı karşıya olduğu sorunlara ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu.
PMD Başkanı Kemal Aktaş, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, CHP heyetiyle gazetecilerin yeni yılını ve 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutladı.
Günaydın, geçen yıldan bu yıla Türkiye’de medya alanında yaşanan gelişmelere dikkat çekerek, Habertürk ve Show TV’nin de içinde bulunduğu Can Medya Grubu’nun Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na (TMSF) devredildiğini, Flash TV’nin ise medya dışı bir aktör tarafından satın alındığını hatırlattı.
Tele1’e el konulduğu gün kanalı ziyaret ettiğini ve kayyumla doğrudan muhatap olmak zorunda kaldığını belirten Günaydın, "Sınırlı imkanlarla program yapan ve yayınını sürdüren bir televizyon kanalına ana haber bülteni sırasında el konuluyor. Derhal penguen yayınları başlıyor ve o televizyon kanalının bütün hafızası siliniyor. Bunlar kabul edilebilecek şeyler değil" dedi.
Çok sayıda gazetecinin cezaevinde bulunduğunu ifade eden Günaydın, Merdan Yanardağ başta olmak üzere birçok gazetecinin tutuklu olduğunu, Fatih Altaylı’nın hiç hak etmediği şekilde uzun süre cezaevinde kaldığını söyledi.
Medyanın bağımsız ve tarafsız olmak zorunda olduğunun altını çizen Günaydın, CHP'nin de basın tarafından eleştirildiğini, bu eleştirilerin bir kısmını haklı, bir kısmını ise haksız bulduklarını dile getirdi. Ancak bu değerlendirmelerin siyasi bir tutum çerçevesinde yapıldığını vurgulayan Günaydın, basının yayın yapma özgürlüğünün esas olduğunu kaydetti.
Günaydın, "Biz sadece, bizi haksız eleştirdiğini düşündüğümüz basın organlarına karşı düşüncemizi paylaşmakla yetinmek zorundayız ve öyle de oluyoruz. Ama sizler için, bir sabah kapınıza gelen bir polisle ya da bir kolluk kuvvetiyle bu süreç bambaşka bir yere evrilebiliyor" ifadelerini kullandı. Çok sayıda gazetecinin işsiz olduğuna işaret eden Günaydın, "Biliyoruz ki çok sayıda gazeteci dostumuz var; bunlardan üçü çalışıyorsa, yedisi şu anda çalışmıyor" dedi.
Siyasetçi–gazeteci ilişkilerinin saygın bir zeminde yürütülmesi gerektiğini ifade eden Günaydın, parlamento muhabirleriyle ilgili uzun ve stresli çalışma koşullarında karşılıklı saygının önemine dikkat çekti. Günaydın, en aykırı yayın organları dâhil olmak üzere tüm gazetecilerin çalışmalarını en uygun zeminde yapabilmeleri için imkân sağlamayı görev bildiklerini söyledi.
Gazetecilere yayınlarının içeriği konusunda yönlendirme yapılmasının söz konusu olamayacağını vurgulayan Günaydın, "Onlar özgürdür. Biz çalışmamızı yaparız, parlamento muhabiri olan arkadaşlarımız da bunları diledikleri gibi aktarır. Biz de bu aktarmanın sonucunu okuruz" dedi. Halkın haber alma özgürlüğü ve ifade özgürlüğünün asla kısıtlanmaması gerektiğini yineleyen Günaydın, gazetecilerin önündeki tüm engellerin kaldırılması çağrısında bulundu.
Suriye’deki gelişmelere de değinen Günaydın, çatışmaları kaygıyla izlediklerini, sivil ölümlerin derhal durdurulması gerektiğini söyledi. Türkiye’nin bölgede güvenliği sağlama sorumluluğu bulunduğunu belirten Günaydın, sözlerine şöyle devam etti:
"Türkiye'nin sivil ölümleri durdurmak başta olmak üzere orada güvenliği sağlamak konusunda bir sorumluluğu vardır. Bu sorumluluğu yerine getirmek zorundadır. Diyeceksiniz k,i Suriye'de ne sorumluluğu var? Sen gidip beraber fotoğraf çektirirsen, orayı birlikte araba kullanarak methettiğini iddia edersen sana o sorumluluk hatırlatılır. Colani'nin şu anda nerede olduğu, sağlık durumunun ne olduğu ayrı bir tartışma konusu. Anadolu Ajansı'nın iddia ettiği gibi bir markette alışveriş mi yapıyor? Yoksa başka bir yerde tedavi mi alıyor? Bunu bilmiyoruz. Bununla bu çatışmaların bağlantısı var mı yok mu? Onu da bilmiyoruz. Ama şunu biliyoruz: Türkiye Cumhuriyeti hem kendi ülkesinde hem de bölgede barışı, demokrasiyi tesis edebilmek için ortak akla ve yönetim gücüne dayanmak zorundadır. Ben bu yapı ile Türkiye'nin meseleye soğukkanlı yaklaşması gerektiğini düşünüyorum."
"330'un içerisinde 180'i bulamıyorlar"Meclis çalışmaları ve iktidar partisinin tutumunu da eleştiren Günaydın, AKP Grup Başkanı Abdullah Güler'e ilişkin, "Ben Abdullah Güler'i biraz sinirli buldum. Sabaha kadar nöbet falan mı beklemiş." dedi. TBMM’yi çalıştırma sorumluluğunun iktidar partisine ait olduğunu vurgulayan Günaydın, "İktidar blokunun milletvekili sayısı 330. Siz 180 kişi ile Meclis'i çalıştırabiliyorsunuz. 330'un içerisinde 180'i bulamıyorlar. 150 tane mazeretli milletvekili mi var" ifadesini kullandı. Günaydın, şunları söyledi:
"Erdoğan'ın bir ara belediye başkanlarına ithaf ettiği 'metal yorgunluğu' şu anda kendi grubundadır. Kendi grubunda büyük bir metal yorgunluğu vardır. Kendi grubu sadece yoklama verme konusunda değil, Meclis'i takip etme konusunda da çok büyük bir aymazlık içerisindedir.
Gong çalıyor, TBMM açılıyor. Bir grup başkan vekili yanında bir milletvekili alana o 200 kişilik koltuğa yayılmış 4-5 milletvekili ile meclis açıyorlar. Ben bu Meclis'i böyle çalıştırmak, bunu kabul etmek zorunda mıyım? Bakın biz sizinle olumlu getirdiğiniz kanuni düzenlemeler konusunda uzlaşabiliriz. Olumlu şeyler getiriyorsak biz bunlara destek veririz. İçerisinde destek vermeyeceğimiz maddeler var ise burada önergelerle değişiklik taleplerimizi de size iletiriz.
Ancak bütün bunlar karar yeter sayısı ve yoklama istemeyeceğimiz anlamına gelmez. Çünkü ben kendi grubumu orada tutarken 5 tane AKP'li milletvekiliyle muhatap olarak Meclis'te oturmak zorunda değilim. Meclis'i AKP doldurmak zorunda. Şöyle bir şey söyledi: 'Üç tane Yeni Yol, üç tane İYİ Parti, beş tane CHP, yoklama için yamalı talep açabiliyormuş'. Meclis, bu hafta üç kere Cumhuriyet Halk Partisi'nin yoklama istemesiyle kapandı. Yoklama istemeden 5 dakika önce, 10 dakika önce dönüyorum AKP Grup Başkanvekili'ne, 'Çağırın milletvekillerinizi, yoklama isteyeceğiz' diyoruz. Bu ne demek? Nerede dolaşıyorlar arkadaşlar? Nerede dolaşıyorlar?
Biz yoklama istediğimiz zaman kapılar açılıyor. Yoklama bitiyor, tekrar çıkıyorlar. Diyor ya, 'Muhalefet partileri aldıkları maaşı hak etsin'. Abdullah Güler siz bizim maaşımızla ilgilenmeyin. Siz kendinizin ve kendi milletvekillerinizin hak ettikleriyle ilgilenin. Hiçbir şekilde yoklama dışında Meclis'e gelme motivasyonu kalmamış bir AKP grubundan bahsediyoruz." (ANKA)
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:30
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 09 Ocak 2026 16:25 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















