CHP den AKP ye geçen Çakır ın emekli çıkışı gündem oldu, Şamil Tayyar Kabul edilemez dedi: Partimizden hiç kimseden olumsuz bir şey duymadım
T24 sayfasından elde edilen bilgilere dayanarak, Ankara24.com duyuru yapıyor.
CHP'den AKP'ye geçen Mersin Milletvekili Hasan Ufuk Çakır, emeklilerle ilgili sözlerine gelen eleştirilere yanıt verirken partisinden olumsuz bir dönüş almadığını belirterek; "Bu ülkeye şuradan gavur geldiği zaman CHP’li, AK Parti’yi ayırt edecek mi? Benim namusuma bakacak da sen AK Parti’lisin, sen CHP’sin diye bakmayacak mı? Memleketin sıkıntıları var. Sayın Cumhurbaşkanı da bunu günü geldiği zaman en iyi şekilde emeklileri rahatlatacağını belirttim. Bunda ne var?" dedi.
CHP'den AKP'ye transfer olan, rozetini takıldığı gün Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'a asker selamı vermesiyle gündem olan Mersin Milletvekili Hasan Ufuk Çakır, emekli çıkışıyla da gündeme geldi. Çakır, açlık sınırı altındaki aylığa tepki gösteren emeklileri jeopolitik riskler üstünden hedef alarak; "20 bin TL mi emekli maaşı diye tepinip duruyorlar. Kardeşim, sen İsviçre'de yaşamıyorsun!” dedi.
"CHP'nin hediyesi Çakır'ın sözleri kabul edilemez"AKP'li Şamil Tayyar ise Çakır'ın sözlerine tepki göstererek şunları söyledi:
"CHP’nin AK Parti’ye hediyesi Hasan Ufuk Çakır’ın emeklilerle ilgili sözleri, kabul edilemez. Cumhurbaşkanımızın da parti yönetiminin de bu açıklamadan çok rahatsız olduğunu biliyorum. Bu vesileyle eski önerimi yeniden gündeme getirmek isterim. Dar bölge seçim sistemi. Milletvekilliği seçim sistemini değiştirmeden cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin huzur bulacağını düşünmüyorum. Bu arada vekil sayısı 600’den 100’e düşürülse iyi olur ama pratikte mümkün değil. Dar bölge için saha ve iklim şartları uygun. Vekil sayısı kadar seçim bölgesi olur, her bölgeden tıpkı belediye başkanı gibi tek vekil seçilir. Rekabet şartlarının ağırlaştığı bu ortamda vekili seçme iradesi ağırlıklı topluma geçer, tombala vekillik dönemi yüksek oranda biter. Parti yönetimleri toplum iradesine aykırı aday tercihi yaparsa sandıkta çarpılır. Şimdi yanına kâr kalıyor. Daha önce bu modele karşı çıkanlar PKK terörünü gerekçe gösteriyordu. O da bittiğine göre mazeret de kalmadı, bu model denenmeli. Güçlü meclis için en ciddi seçenek bu modeldir."
Çakır, Sözcü yazarı ve gazeteci Saygı Öztürk'e verdiği konuyla ilgili eleştirilere yanıt verdi. "Beni çekemiyorlar" diyen Çakır, şöyle konuştu:
“Ben, Venezuela Devlet Başkanı’nı ve eşini evlerinden alıp götürdüler dedim. Dolayısıyla Venezuela’nın namus ve şerefiyle oynandığını ifade ettim. Bunun kabul edilemez olduğunu söyledim. Ardından, sağımızda Yunanistan, solumuzda birçok kargaşa, nükleer silahların dolaştığı bir coğrafyada, ülkemizi beka sorunu yaşamadan yöneten bir Cumhurbaşkanımız olduğunu dile getirdim.
Emeklilere verilen paranın yetersiz olduğunu biliyoruz. Ancak inşallah Sayın Cumhurbaşkanım bunları artıracak ve emeklileri rahatlığa kavuşturacaktır, dedim. Bazıları bu sözleri alıp oradan buradan keserek yayımlıyor. Benim söylediklerimden kimin rahatsız olduğunu gerçekten anlamıyorum. Bu sözlerin neresi rahatsız edici?
Özellikle Mersin’de milletin beni kucaklaması, ilçelere hareket getirmem nedeniyle tepkiler oluyor. İşte sözlerimi bahane ederek, emeklilere verilen parayı gerekçe gösterip üzerime geliyorlar. Konuştuğum da bu zaten. Yani elin gavuru geldiğinde, CHP’liydi, ben AK Partiliyim diye bir ayrım mı olacak? Bunu anlatıyorum. Bunun neresi anlaşılmıyor, gerçekten anlamıyorum. Bundan kim, niçin rahatsız olsun? Seçim bölgemde asla ve asla sözlerimden dolayı bir rahatsızlık yok. Günde en az 426 kişiyle telefonla görüşüyorum. Arayanların hepsine de geri dönerim. Bir Allah’ın kulu çıkıp da ‘Bu nasıl konuşma?’ demedi. Aksine, ‘Partiye bir hareket getirdin. Bizi de kucaklayacak, hizmet edecek bir milletvekilisin. Tam yerini buldun’ diyorlar. Bunlar bana oy vermiş, merkez sahadaki insanlar.
Partimizden hiç kimseden olumsuz bir şey duymadım. CHP’lilerle ilgili de şu kadarını söyleyebilirim: Namuslu, dürüst CHP’lilerin başımın üstüne yeri var. Bunu dün de diyordum, bugün de diyorum. Benim hırsızlıkla, rüşvetle işim olmadığı için bunu yapanları da kınıyorum. Bazı CHP’liler, muhalefet yapmak için satır aralarından medet umuyorlar. Açıkçası bu CHP’lerin üçte biri bana yakın. Emin olun benimle beraberler. Ben gittiğim zaman önce CHP’lileri ararım. CHP’ye oy veren köylere giderim. Onlardan ben herhangi bir tepki görmedim. Bazı katı CHP’ler işte ‘Niye bırakıp gittin?’ diye eleştiriyorlar. Onda bir sorun yok. Millet, bana olan teveccühünü nasıl keseriz Cemal Enginyurt’un ağzına beni verdiler. Onu konuşturuyorlar. Ama ben de Cemal Enginyurt’la muhatap olmam. Yani niye muhatap olayım ki? MHP’den geldi, Demokrat Parti’ye gitti. CHP’nin önde gelen bazı isimlerine küfretti. Benimle ilgili paylaşımlarından sonra bununla ilgili gelecek yorumları kapattı. Çünkü, binlerce Mersinli bunun üstüne yüklendi. Yani; benim vatandaşımızla bir sıkıntım yok.
"Maaş veremeyen belediyeler" iddiasıBenim sözlerim işlerine geldiği gibi çarptıranlar var. Hasan Ufuk Çakır’ın bölgedeki gücünü biliyorlar. Beni böyle aşağılamaya çalışıyorlar. ‘Belediyelerde tepinmeyin’ dedim. Emeklilerle ilgili konuşurken ‘Belediyelerde verilen maaşa bakın. Belediyeler maaş ödeyemiyor. Önce onlara bakılmasını istedim. Kendi belediyelerinde memura, işçiye maaş veremeyenler var. Onu eleştirdim.
Sözlerimi oradan, buradan kesip yapıştırıyorlar. Türkiye’nin sıkıntısı var. Ama ‘Emekliye verilen para yeterlidir’ dediğimi yaydılar. Oysa, ben emekli maaşının bir yönden az olduğunu söyledim. Emekle aylıklarının iyileştirilmesi lazım. Sayın Cumhurbaşkanı da inşallah bunu da iyileştirecek. Ondan sonra ne yapacaklarına bakacağımızı söyledim. Başka bir şey demedim.
Yani bu ülkeye şuradan gavur geldiği zaman CHP’li, AK Parti’yi ayırt edecek mi? Benim namusuma bakacak da sen AK Parti’lisin, sen CHP’sin diye bakmayacak mı? Memleketin sıkıntıları var. Sayın Cumhurbaşkanı da bunu günü geldiği zaman en iyi şekilde emeklileri rahatlatacağını belirttim. Bunda ne var?
Erdoğan'a asker selamıCumhurbaşkanımıza selam verdim diye millette hiç bir rahatsızlık görmedim. Ben o gün; ‘Türkiye Cumhuriyeti’nin başkomutanı Mustafa Kemal Atatürk’tür. Şu anda anayasaya göre de Başkomutanı Recep Tayyip Erdoğan’dır. Ben de ona selam duruyorum’ dedim. Yani asker selamından kimin rahatsızlığı olur? Onu ben orada yaptım. Sayın Cumhurbaşkanı selamdan niçin rahatsız olsun?
Gittiğim yerlerde yer yerinden oynuyor. Aydıncık’ta, Erdemli’de, Mut’ta binlerce kişi karşıladı. Sabahın 07.30’un da beni 70 araba karşıladı. Bu ilgiden dolayı rahatsız olanlar var. Bunu aşamadılar. Ben halkın içindeyim, bütün ilçeleri yalnız dolaşıyorum.
"Beni çekemiyorlar"Millet beni bağrına basmış. İşte rahatsızlığın ana sebebi bu. Başka bir sebep yok. Göreceksiniz Mersin Belediyesi’ni de gelecek seçimde AK Parti’nin alacağını söylüyorum. Bu da rahatsızlık yaratıyor. Bütün hadise bu. Vatandaşın bana olan sevgisini kıskandıkları, beni çekemedikleri için Sayın Cumhurbaşkanımızla aramızı bozup partiden kovdurmak isteyenler var. Hadise bu. Benim gayrimeşru bir işim yok. Herkes aynaya baksın.”
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:15
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 03 Şubat 2026 10:43 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















