Cem Küçük İBB Davasını çöpe attı!
Halktv sayfasından alınan bilgilere göre, Ankara24.com açıklama yapıyor.
SAHNE 1) TGRT televizyonunda Barış Yarkadaş’ın kankası Gürkan Hacır’ın “Taksim Meydanı” programı canlı yayında. Sabit konuk Cem Küçük ateşli bir ifadeyle “İmamoğlu’nu neden koruyorsunuz yahu” diye bağırıyor. İtirafçı Adem Soytekin’in iddialarının YÜZDE 100 doğru olduğunu.. Bunun da İmamoğlu’nun rüşvet almaktan suçlu olduğunu kanıtladığını söylüyor.
SAHNE 2) Bu kez mekan EKOL TV. Konuk yine Cem Küçük. Konu yine İBB’den rüşvet karşılığı ihale aldığını söyleyerek tahliye olan inşaatçı Adem Soytekin. Cem Küçük diyor ki “savcılık kaynaklarından aldığım bilgiye göre Adem Soytekin’in söylediklerinin YÜZDE 80’İ doğru değilmiş.”
Bu tiraddan sonra perdenin kapanması ve İmamoğlu’nun sahnenin önüne gelip kendisini ayakta alkışlayanlara selam vermesi gerekiyor değil mi?
Ama oyunun senaristi, yapımcısı oralı değil.
Bir stil yarışmasında tanınan genç kadının ölümünü şüpheli bulan arkadaşı “bu bir intihar değil cinayet” dediği için “halkı yanıltıcı bilgi yaymaktan” tutuklandı. Hemen ardından da aynı konuda benzer bir tahminde bulunan magazin gazetecisi Bilal Özcan da tutuklandı. Ama Cem Küçük ekranlarda uçmayı sürdürüyor.
İmamoğlu ve arkadaşlarının tutukluluğu da -her türlü talebe rağmen- hücrelerde devam ediyor.
*. *. *
Bildiğim kadarıyla Cumhur İttifakı da devam ediyor.
Yine bildiğim kadarıyla Erdoğan yeniden aday olursa MHP lideri Bahçeli’ye göre başka adaya dönüp yan gözle bile bakmayacaklar.
İşte o partinin genel başkan yardımcısı Feti Yıldız, sosyal medyadan bir mesaj / hukuki görüş paylaştı:
• “Ceza yargılamasının amacı , geçmişte yaşanan bir hayat kesiti üzerinde maddi gerçeğe ulaşmaktır. Ceza muhakemesinde delil ve ispat arasında çok güçlü bir bağ vardır. Delilsiz ispat maddi vakıaya uygun olsa bile zan ve tahminden ibarettir.”
• “Maddi gerçeği araştırma ilkesi, hakime taraf beyanlarıyla veya dosyadaki diğer delillerle yetinmeyip kendiliğinden araştırma yapma yükümlülüğü yüklemektedir. Hâkimin vicdani kanaatinin oluşması için delillerle doğrudan temas etmesi gerekir.”
• “Vasıtasızlık prensibi adı verilen bu ilke hüküm otoritesinin ve meşruiyetinin en önemli temellerinden biridir. İspat ilkeleri içinde şüphenin sanık lehine yorumlanmasının ayrı bir önemi vardır.”
Hukuk diliyle de olsa ne demek istediği anlaşılmıştır herhalde.
“Delil yoksa.. Hatta hakim, taraf beyanları ya da dosyadaki diğer delillerle yetinir de kendisi araştırma yapmazsa iddia ispatlanmış sayılamaz.”
MHP genel başkan yardımcısı Feti Yıldız bir süredir benzer itirazları ifade ediyor.
Ama dedim ya, oyunun senarist ve yapımcısı “kendi kurgusunda” ısrarlı. Bugüne kadar ne itirafçılardan bir sonuç alabildi.. Ne de kamu kurumlarının belgeleri kendisini doğruladı.. Yine de başta Sabah ve Akit gazetelerinin köşelerindeki senaryolar.. Yankı odasında dinleye dinleye herhalde gerçek gibi gelmeye başladı.
Hani o gazeteleri değil de dünyanın okuduğu The Economist’i okusa “gerçek gerçeği” fark edebilir, dahası herkesin bildiğini anlardı. Mesela şu son analizi:
“Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkiye’nin jeopolitik ağırlığını Batı nezdinde bir koruma kalkanına dönüştürdü, bu sayede ülkedeki demokratik gerileme ve Ekrem İmamoğlu davası gibi başlıklarda dış dünyanın eleştirilerini sınırladı. (İran savaşıyla birlikte) Batı’nın Türkiye’ye duyduğu ihtiyacın artması, içeride yaşanan gelişmelerin daha az önemsenmesi sonucunu doğurdu.”
* * *
İstiklal marşının okullarda Arapça okutulması.. Okul yöneticilerinin Arapça konuşma yapması.. Gösteriyor ki, Türkiye siyasi islam projesinde noktayı koyma.. Ve bölgede Sünni İslam cephesinde öne çıkma derdinde..
Arapça konuşmanın, okuyup yazmanın İslam’ın şartı olduğunu zanneden milyonlarca insan elbette itirazsız kabul edecektir. Sonrasını hiç düşünmeyecektir. Diyanet’in kadrosu boşuna mı 150 bin kişiye çıktı. Saray ya da milli eğitim bakanlığı ne diyorsa onu güzellemek için az bile.. Neyse ki “müşterilerinin” sayısı neredeyse milyonlarla ölçülen tarikat ve cemaatlar var da memleket sathına dağılabiliyorlar.
NOT: Netanyahu yaşıyormuş!!! Kameraların karşısına çıkarak hem bunu hem de altı parmaklı olmadığını kanıtladı. Ama kameralar, ortada görünmediği sürede en az 10 kilo kaybettiğini de kayda geçirdi. Bu sürede ne oldu acaba? İran saldırısında yaralanmış ve ancak toparlanmış olabilir mi!
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:95
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 16 Mart 2026 09:22 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















