Çelişkilerle dolu bir açıklamalar serüveni: Trump’ın İran Savaşı nı sona erdirme takvimi neden sürekli değişiyor? Dış Haberler
Ankara24.com, Haberturk kaynağından alınan verilere dayanarak açıklama yapıyor.
28 Şubat'ta ABD ve İsrail'in saldırısıyla İran’da savaşın başlamasından bu yana, Başkan Donald Trump ABD’nin stratejisiyle ilgili giderek daha çelişkili açıklamalarda bulundu.
Yönetimin savaşın sona ermesine ilişkin sürekli değişen zaman çizelgesi, tutarsız mesajlarının en net örneklerinden biri oldu; bu durum kafa karışıklığına yol açtı ve Beyaz Saray ekibinin durumu düzeltmek zorunda kalmasından dolayı birçok kez kameralar karşısına çıkmasına neden oldu.
Birçok kez, "Savaş sona yaklaştı"21 Nisan'da kırılgan ateşkes anlaşmasını süresiz olarak uzatmadan önce Trump, çatışmanın sona yaklaştığını defalarca kez söyledi ve kamuoyunda mümkün olup olmayacağı tartışılan yol haritaları sundu.
Savaşın ikinci günü olan 1 Mart tarihinde Beyaz Saray'da konuşan Trump, “Dört ila beş hafta süreceğini öngörüyoruz” diyerek 1-7 Nisan arasında savaşın biteceğini söylemişti.
Başkan Trump'ın savaşın sona ermesine ilişkin açıklamaları, İran’a yönelik saldırıları sürdürme tehditleriyle sık sık çelişti. 1 Nisan sabahı gazetecilere savaşın üç gün içinde biteceğini söyledi. Birkaç saat sonra, ulusa yaptığı konuşmada, önümüzdeki iki ila üç hafta içinde İran’a “son derece sert” bir saldırı düzenleyeceğine söz verdi. Saldırılar hiçbir zaman gerçekleşmedi.
"Bu mesajların eşi benzeri yok"Demokrat Başkanlar döneminde Savunma Bakanı, CIA Direktörü ve Beyaz Saray Genel Sekreteri olarak görev yapan Leon Panetta, Trump'ın mesajlarını “eşi benzeri olmayan” olarak nitelendirdi:
“Tarihsel ve siyasi açıdan, siyasette liderlik rolü üstlenen birinin, gerçekleştirdiği eylemler için bu kadar sürekli ve değişken gerekçeler öne sürdüğünü daha önce hiç görmedim.”
6 Nisan tarihinde “Bütün ülke, bir medeniyet, bir gecede yok edilebilir ve o gece yarın olabilir” diyen Trump, bir gün sonra 7 Nisan'da “İran’a yönelik bombardıman ve saldırıları iki haftalık bir süre için askıya almayı kabul ediyorum” mesajını paylaştı.
15 Nisan tarihinde, “Sanırım bitmek üzere, evet. Bence bitmesine çok az kaldı” dedi. Ancak 29 Nisan'da bir kez daha çıkmaz bir yolda olunduğu mesajını şu paylaşımla verdi: “İran işlerini yoluna koyamıyor. Nükleer olmayan bir anlaşmayı nasıl imzalayacaklarını bilmiyorlar. Bir an önce akıllanmaları iyi olur!”
'Hürmüz Boğazı' tutarsızlıklarıTrump, çatışmanın hedefleri ve Hürmüz Boğazı’ndaki ABD’nin rolü konusunda da tutarsız açıklamalarda bulundu.
Mart ortasında Trump, İran’dan boğazı yeniden açmasını talep ederek tehditlerde bulundu. On gün sonra ise, bu boğazın ABD için önemini küçümsedi ve İran petrolüne bağımlı ülkelerin “kendi başlarının çaresine bakmak zorunda kalacaklarını” söyledi. Bundan iki hafta sonra tehditleri yeniden başladı ve ABD, boğazı geçen İran gemilerine abluka uyguladı.
Pazartesi günü, Trump yönetimi mahsur kalan gemileri boğazdan çıkarmak için operasyonlar başlattı. Buna karşılık, İranlı üst düzey askeri komutan Ali Abdullahi, bu dar geçide yaklaşan herhangi bir yabancı silahlı gücün “hedef alınacağı ve saldırıya uğrayacağı” uyarısında bulundu.
Bu hayati su yolu, iki ülke arasındaki yüksek riskli gerginliğin merkezinde yer alıyor ve Hürmüz Boğazı'nın kilitlenmesi, ABD'nin öngördüğünden daha fazla baskı yaratarak küresel ekonomiye yük oluyor.
21 Mart tarihinde Trump, “İran, tam da şu andan itibaren 48 SAAT içinde Hürmüz Boğazı’nı TEHDİT OLMADAN TAMAMEN AÇMAZSA, Amerika Birleşik Devletleri, EN BÜYÜK OLANINDAN BAŞLAYARAK, İran’ın çeşitli ENERJİ SANTRALLERİNİ VURACAK VE YOK EDECEKTİR!” açıklamasını yaptı.
31 Mart'ta, “Fransa ya da başka bir ülke petrol ya da doğalgaz almak isterse, boğazdan geçip kendi başlarının çaresine bakabilirler. Bunun bizimle hiçbir ilgisi yok. Boğazda ne olursa olsun, bizim bununla hiçbir ilgimiz olmayacak” diyerek farklı bir mesaj verdi.
1 Nisan'da ise, “Amerika Birleşik Devletleri, Hürmüz Boğazı üzerinden neredeyse hiç petrol ithal etmiyor ve gelecekte de ithal etmeyecek. Buna ihtiyacımız yok. Daha önce de ihtiyacımız olmadı, şimdi de yok” açıklamasıyla Hürmüz Boğazı'nın önemiyle ilgili farklı bir paylaşımda bulundu.
Sadece beş gün sonra, 5 Nisan'da ise Donald Trump İran'a küfürlü bir mesaj paylaşarak, "Şu ** boğazı açın, sizi deli **, yoksa cehennemi yaşayacaksınız – GÖRÜYORSUNUZ!” dedi.
12 Nisan'da ise “Hemen yürürlüğe giren bu kararla, dünyanın en iyisi olan Birleşik Devletler Donanması, Hürmüz Boğazı’na girmeye veya buradan çıkmaya çalışan tüm gemileri ablukaya alma sürecini başlatacaktır.” diyerek yeni bir süreç başlattı.
Bugün ise Trump, Hürmüz Boğazı'nda başlattıkları Özgürlük Projesi'nin kısa süreliğine durdurulduğunu ancak ablukanın ise süreceğini belirtti.
Değişen savaş hedefleriYönetim, savaşın hedefleri konusundaki tutumunu da değiştirdi. ABD ve İsrail’in İran’a düzenlediği saldırıların ardından ulusa yaptığı ilk konuşmada Trump, İran rejiminden kaynaklanan tehditleri ortadan kaldırmanın temel hedef olduğunu belirtmişti. Bir ay sonra ise rotasını değiştirerek, rejim değişikliğinin hiçbir zaman bir hedef olmadığını söyledi.
28 Şubat: “Amacımız, İran rejiminden kaynaklanan acil tehditleri ortadan kaldırarak Amerikan halkını korumaktır”
23 Mart: “Çok ciddi bir rejim değişikliği de yaşanacak.”
31 Mart: “Rejim değişikliği, hedeflerim arasında yer almıyordu.”
1 Nisan: “Rejim değişikliğinden hiç söz etmedik, ama rejim değişikliği gerçekleşti.”
Uzmanlar, ABD’nin başlangıçta İran’ın küresel ekonomiyi sarsma kapasitesini hafife aldığını belirtiyor. ABD’li yetkililer İran rejiminin hızla çökeceğine, çatışmanın kısa süreceğine ve ekonomik etkilerinin asgari düzeyde kalacağına inanıyordu. Ancak bu varsayımın doğru olmadığı ortaya çıktı.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:69
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 07 Mayıs 2026 09:25 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















