Cehennem üçgeninde ebola: Savaş, fon kesintileri ve aşısız virüs! ‘En kötü senaryo’ gerçek oldu
Hurriyet sayfasından alınan verilere göre, Ankara24.com bilgi veriyor.
Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde ortaya çıkan ve tüm dünyayı tehdit eden yeni Ebola salgını, hızla yayılmaya devam ediyor. Geçtiğimiz ay, yeni Ebola salgınının ‘ilk bilinen kurbanı’ olduğu düşünülen bir sağlık çalışanı hayatını kaybettiğinde, hastalığın korkunç belirtileri aslında çoktan kendini göstermişti. Yerel yetkililerin aktardığına göre, Bunia kentinde görev yapan ve ismi açıklanmayan bu sağlık çalışanı, 24 Nisan'da yüksek ateş, kusma ve ciddi kanamalar neticesinde yaşamını yitirmişti.
Ancak yetkililerin ölümcül virüsün varlığını resmi olarak doğrulaması ve uluslararası kamuoyu acil durumu ilan etmesi tam üç hafta sürmüştü. Bu kritik gecikme süresince virüs adeta infilak ederek ülkeyi tarihin en büyük Ebola salgınlarından biriyle karşı karşıya bıraktı.
WHO Bunia Temsilcisi Dr. Anne Ancia, ilk vakalar geldiğinde yerel hekimlerin Ebola testi yaptığını ancak sonuçların negatif çıktığını belirtti. Bunun sebebi, ellerindeki testlerin yalnızca ülkedeki geçmiş 17 salgının 15'inden sorumlu olan Zaire suşunu tespit edebilmesiydi. Testler negatif çıkınca sağlık ekipleri hastalığın sıtma ve salmonella enfeksiyonlarının bir kombinasyonu olduğunu varsaydı. Hastalarda 5 günün ardından durmayan kanamalar görülmeye devam edince, örnekler daha gelişmiş laboratuvarlara gönderildi ve bölgede çok daha nadir görülen Bundibugyo suşu tespit edildi.
İNSANLAR HASTALIĞA İNANMIYOR
CNN’e konuşan Hélène Akilimali, Ebola virüsüne yakalanmamak için halka açık yerlerde her zaman maske takmak da dahil olmak üzere her türlü önlemi aldığını söyledi. Ancak Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nin doğusunda, yani son salgının merkez üssünde kakao satıcılığı yapan Akilimali, işi gereği her gün insanlarla temas kurmak zorunda. Bu insanların bir kısmı hastalığın gerçekliğinden bile şüphe duyuyor ve Akilimali’nin onların davranışları üzerinde hiçbir kontrolü yok.
Akilimali, yanlış bilgilerin, virüs hakkındaki efsanelerin ve rahat tavırların insanları öldürdüğünü vurgulayarak, "Ebola gerçek bir hastalık. İnsanların kendilerini kandırmayı bırakması gerekiyor. Ben her zaman maskemi takıyorum. Ama müşteriler geldiğinde maskeli de olabilirler, maskesiz de. Onları kovamazsınız ya” dedi.
Salgından en ağır şekilde etkilenen iki eyalet olan Ituri ve Kuzey Kivu'daki yerel halk, sadece salgına müdahalede gecikilmesinden değil, aynı zamanda topluluklarındaki sağlık konusundaki yanlış bilgilerden ve maske kullanımına yönelik umursamaz tavırlardan da şikayetçi.
Ituri eyaletinin başkenti Bunia’da yaşayan Élie Ilunga, "İnsanların öldüğünü gördükçe, eskiden bunun bir şaka olduğunu düşünürdük ama şimdi gerçek olduğunu görebiliyoruz. Hastalık kesinlikle burada" ifadelerini kullandı.
Kendi ailesini korumak için evinin önüne bir lavabo kuran Ilunga, "Şüphe duyanlar, belki de henüz bu ölümü deneyimlememiş veya aileleri bundan etkilenmemiş olanlardır" diyerek başkalarını virüsün oluşturduğu tehdidin gerçekliğinden şüphe etmeyi bırakmaya çağırdı.
Bunia sakini Aline Kitambala Masika ise insanların kişisel korunma konusunda bir an önce akıllarının başlarına gelmesini umduğunu söyledi, “Ebola benim tüm ailemi yok etti” dedi.
VAKA VE ÖLÜM SAYILARI ÇIĞ GİBİ BÜYÜYOR
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, pazar günü sosyal medyada yaptığı paylaşımda, "Şu ana kadar 101'i doğrulanmış olmak üzere 900'den fazla şüpheli vaka tespit edildi" dedi.
WHO, Demokratik Kongo Cumhuriyeti’ndeki Ebola salgınıyla bağlantılı olduğu düşünülen ölüm sayısının şu an 220'ye ulaştığını belirtti. Kırsal bir bölgede başladığı tahmin edilen salgın, Bunia ve Goma gibi büyük şehirlere de sıçradı. Komşu Uganda da yedi doğrulanmış vaka ve en az bir ölüm bildirdi.
WHO, cuma günü risk seviyesini Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde ‘çok yüksek’, bölgesel düzeyde ise ‘yüksek’ olarak belirledi; ancak küresel düzeyde salgın riskinin hala düşük olduğunu kaydetti.
Örgüt, "virüsün salgın tespit edilmeden önce ne kadar süre dolaşımda olduğu göz önüne alındığında Ebola vaka sayılarının artmaya devam etmesinin" beklendiği konusunda uyardı.
HASTANELERE SİLAHLI BASKINLAR VE YANGINLAR
Pazar akşamı, bir grup gencin Ituri eyaletinde Ebola hastalarının tedavi edildiği bir hastaneyi basmasıyla gerilim zirveye ulaştı. Associated Press'in bildirdiğine göre, Mongbwalu Genel Hastanesi'ndeki sağlık personeli, silah sesleri yankılanırken hastaları tahliye etmek için büyük bir panik yaşadı. Hastanenin başhekimi, saldırganların hayatını kaybeden iki akrabalarının cenazesinin kendilerine teslim edilmesini talep ettiğini söyledi.
Bu olay, son bir hafta içinde Ebola hastalarını tedavi eden sağlık tesislerine yönelik üçüncü saldırı oldu. Perşembe günü yine Ituri'de, Ebola'dan ölen genç bir adamın yakınları, cenazesini Rwampara Hastanesi'nden zorla almaya çalıştı.
Yetkililer, protestocuların tesiste yangın çıkararak iki hastane çadırını küle çevirdiğini belirtti. Cumartesi günü ise bir grup Mongbwalu sakini, Sınır Tanımayan Doktorlar tarafından kurulan ve şüpheli ile kesinleşmiş Ebola vakalarının tedavi edildiği bir çadırı ateşe verdi.
CENAZE TÖRENLERİ VİRÜSÜN YAYILMASINI TETİKLEDİ
Ebola teşhisinin konması oldukça uzun sürdüğü için bölgede hayatını kaybedenler için geleneksel ve kitlesel cenaze törenleri düzenlenmeye devam etti. Kongo Sağlık Bakanı Samuel Roger Kamba, ilk kurbanın cenazesinde yas tutanların cenazeye dokunduğunu belirterek, "Kural dışı uygulamalar nedeniyle vakalar bir anda patladı" dedi.
Lwiro Doğal Bilimler Araştırma Merkezi'nden araştırmacı Leandre Murhula Masirika ise halkın tehlikeden habersiz olduğunu vurgulayarak, "Kimse ölümlerin arkasında Ebola olduğunu bilmiyordu. Halk korunmak için guava yaprakları kullanarak geleneksel tıbba yöneldi" açıklamasını yaptı.
Yerel makamlar cuma günü Ituri'de kamusal toplantılara kısıtlamalar getirdi ve cenaze merasimlerini yasakladı.
Sağlık yetkilileri, Ebola kurbanlarının cesetlerinin son derece bulaşıcı olması nedeniyle geleneksel cenaze ve yas ritüellerinin virüsü hızla yayabileceği konusunda alarm verdi.
ÇATIŞMA BÖLGESİ, GÖÇ VE AŞI EKSİKLİĞİ
Korku ve şüphenin ötesinde, acil durum müdahalesini büyük ölçüde karmaşıklaştıran birden fazla faktör bulunuyor: Bölge bir çatışma bölgesi ve tahminen 2 milyon insan yerinden edilmiş durumda.
Doğu Demokratik Kongo Cumhuriyeti, tarihsel olarak sağlık altyapısına hep yetersiz bütçe ayırdı. Dahası, salgına neden olan bu Ebola suşunun henüz onaylanmış bir aşısı veya tedavisi bulunmuyor.
Ayrıca salgından önce ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı'nın (USAID) küçültülmesi ve ABD'nin fon kesintileri de müdahaleyi engelledi. Ancak bir Dışişleri Bakanlığı yetkilisi bu iddiaları reddederek, Trump yönetiminin değişikliklerinin hiçbirinin çabaları aksatmadığını savundu.
Ituri eyaletine yaptığı insani yardım ziyaretinden kısa süre sonra konuşan Save the Children Demokratik Kongo Cumhuriyeti Ülke Direktörü Greg Ramm, ekiplerinin yerel yetkililerle birlikte kliniklere dezenfektan ve klor gibi temel malzemeleri ulaştırmak için çalıştığını söyledi. İnsani yardım fonlarının birkaç yıl öncesine göre çok daha az olduğunu belirtti.
CNN'e konuşan Ramm, "Bir yakalama oyunu oynuyoruz. Yeterli sağlık kaynağı yok. Mesele, temel enfeksiyon önleme ve kontrol önlemlerini sağlık merkezlerine ulaştırmak” dedi ve ekledi:
“Amaç, Ebola veya başka bir hastalıktan mustarip insanların yardım almasını teşvik etmek için sağlık merkezlerini çalışır durumda tutmak. Şu anda ihtiyacımız olan son şey sağlık sisteminin tamamen kapanması.”
SITMA RİSKİ DE VAR
Uzmanlar, vatandaşların sıtma, kızamık ve yetersiz beslenme gibi diğer rahatsızlıklar için hastaneye gitmekten korkmaları halinde çok daha fazla insanın ölebileceğinden endişe ediyor. WHO Afrika Bölge Direktörü, 5 yaş altı çocukların özellikle sıtma riski altında olduğu konusunda uyardı.
"YAŞANABİLECEK EN KÖTÜ SENARYO"
1976'da Ebola virüsünün keşfedilmesine yardım eden ve aynı yıl kaydedilen ilk Ebola salgınını kontrol altına alma çabalarına öncülük eden Dr. Peter Piot, yaptığı açıklamada bu salgının "en kötü senaryo" olduğunu söyledi.
Yaşanan salgını “Birçok yerinden edilmiş insanın ve yetersiz donanımlı sağlık tesisinin bulunduğu bir savaş bölgesinde yayılan, spesifik bir aşısı veya tedavisi olmayan ölümcül bir virüs suşu” sözleriyle anlatan Piot ekledi:
“Bir aşının yokluğunda her şey hastalara ulaşabilmemize bağlı; böylece onları izole edebilir ve ailelerini koruyabiliriz. Ancak silahlı çatışmalar buna engel oluyor. Salgını kontrol altına almak ve hastalarla ilgilenmekle görevli herkesin işini yapabilmesini sağlayacak bir 'Ebola ateşkesi' çağrısında bulunuyorum.”
Doğu Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde görev yapan doktorlar, insanların Ebola olabilecek hiç kimseye dokunmaması, sarılma gibi gereksiz fiziksel temaslardan kaçınması ve ölü hayvanlara dokunmaması gerektiği mesajını her fırsatta yineliyor.
Dr. Mwarabu Hugue, "Bu enfeksiyon zincirini kırmak için her birey önleyici bir tutum benimsemelidir" dedi.
Uganda Devlet Başkanı Yoweri Museveni de vakaların büyük çoğunluğunun Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde olduğunu belirtmekle birlikte, vatandaşlarını el sıkışmaktan kaçınmaya çağırdı. Cuma günü WHO, Uganda'daki durumu "istikrarlı" olarak nitelendirdi.
AŞI GELİŞTİRME ÇALIŞMALARI HIZLANDI
Bu sırada, tüm Afrika Birliği ülkelerindeki sağlık konularını koordine etmekle görevli olan Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (Africa CDC) Başkanı, yetkililerin insanların tedavisi için ilaçların mevcut olmasını sağlamak adına çabaları artırdığını ve bir yandan da aşı geliştirme çalışmalarını hızlandırdığını söyledi.
Africa CDC Genel Direktörü Dr. Jean Kaseya gazetecilere verdiği demeçte, "Aşıyı tamamlamamız birkaç ayımızı alacak. Size kesin bir ay sayısı veren yalan söylüyordur. Bu oldukça uzun bir zaman alabilir" dedi.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:49
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 27 Mayıs 2026 10:00 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















