Call of Duty yayıncısından skandal teklif: İran ın İsrail e saldırdığı bir oyun yapalım Sözcü Gazetesi
Ankara24.com, Sozcu kaynağından alınan verilere dayanarak haber yayımlıyor.
Dünyanın en çok kazandıran askeri simülasyon serilerinden biri olan Call of Duty’nin mutfağında yıllar önce yaşanan büyük bir kriz gün yüzüne çıktı. Middle East Eye’ın (MEE) özel haberine göre; serinin yaratıcı ekibiyle yayıncı dev kuruluş arasında, Orta Doğu’daki dengeleri sarsacak cinsten bir "senaryo savaşı" yaşandı. Yayıncı şirketin, İran’ın İsrail’e topyekûn bir saldırı düzenlediği kurgusal bir savaş oyunu için baskı yaptığı ortaya çıktı.
"SİYASETİN ARKA BAHÇESİ OLMAYI REDDETTİK"Serinin kurucu ortaklarından Vince Zampella, katıldığı bir podcast yayınında, yayıncı firmanın o dönemde modern savaş temasına yeni bir soluk getirmek adına "İran-İsrail" gerilimini merkeze alan bir proje önerdiğini açıkladı. Zampella, ekibinin bu teklifi "fazla siyasi, etik dışı ve tehlikeli" bulduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Sadece bir eğlence ürünü tasarlamak istiyorduk. Gerçek dünyadaki bir barut fıçısını ateşleyecek veya bir tarafın propagandasını yapacak bir aracın parçası olmak, yaratıcı vizyonumuzla uyuşmuyordu."
Zampella'nın bu itirafı, aslında oyun dünyasının efsaneleşen Modern Warfare serisinin ilk temellerinin atıldığı yıllara 2000'lerin sonu ve 2010'ların başına dayanıyor. O dönemde henüz bölgedeki gerilim bugünkü seviyede değilken, yayıncı devin ısrarla "İran'ın İsrail'e saldırdığı" bir senaryoyu masaya getirmesi ise oldukça dikkat çekiyor. Yıllar önce reddedilen bu dijital savaş senaryosu, bugün Orta Doğu’da yaşanan gerçek askeri hareketlilikle kıyaslandığında, oyun endüstrisinin jeopolitik öngörüsünü veya bu yöndeki arzusunu gözler önüne seriyor.
Geniş açıdan baktığımızda uzmanlar, oyun endüstrisinin artık sadece bir eğlence sektörü değil, aynı zamanda devasa bir "soft power" yani yumuşak güç aracı haline geldiğine dikkat çekiyor. Sektör devlerinin, gerçek dünyadaki askeri krizleri ticari bir kazanca dönüştürme isteği, "dijital diplomasi" kavramını da tartışmaya açtı. Milyonlarca gencin oynadığı bir yapımda İran’ın "saldırgan taraf" olarak kodlanmasının, küresel kamuoyunda nasıl bir algı yaratacağı sorusu, projenin neden reddedildiğini de açıklıyor.
Vince Zampella’nın bu gecikmiş itirafı, büyük oyun stüdyoları ile onları finanse eden dev yayıncı şirketler arasındaki "yaratıcı özgürlük vs. siyasi kazanç" çatışmasını yeniden gündeme taşıdı. Bu itiraf, dijital oyunların artık sadece bir "vakit geçirme aracı" olmadığını, milyarlarca dolarlık bütçelerin arkasında nasıl bir "algı mühendisliği" yattığını kanıtlar nitelikte.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:54
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 07 Mart 2026 00:49 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















