Ankara24.com
close
up
Menu

Kemikli rampalarında bayram dönüşü yoğunluğu gece de sürdü Tatil dönüşü Karadeniz yolunda kilometrelerce araç kuyruğu oluştu Karabük Haberleri

Hamas: Barış Konseyi İsrail’in Gazze’de işgali genişletme planına ilişkin net tutum sergilemeli

Kemikli rampalarında gece mesaisi kamerada: Araç kuyruğunun sonu bitmek bilmedi VİDEO İZLE

İspanya da siyasi deprem! Sanchez in yakın çevresi hedefte... Uzman isim krizin perde arkasını açıkladı

Kılıçdaroğlu nun karşılama müziği Cumhurbaşkanı Erdoğan dan kopyalandı

Dört yıllık evlilik ikisine de çok yaramış: Uyumlu çift diye işte buna denir... Aşklarıyla beraber kiloları da arttı

İsrail den dünyayı ayağa kaldıracak hamle: Kritik noktada askeri üs kuracaklar

Tek hamlede kusursuz temizlik Philips dikey süpürgede yılın indirimi

Meğer çözümü manavdaymış: Bu meyveleri yiyen uyku problemi yaşamıyor Sözcü Gazetesi

İstiklal Marşı Uygulaması Devam Ediyor

Murat Ergin den Dünya Kupası na özel İngilizce şarkı!

Medya gerçekleri Sözcü Gazetesi

MotoGP nin İtalya daki sprint yarışında Toprak Razgatlıoğlu, 17. oldu

‘Değerlere saldırmak alışkanlıkları’

Kaybolan küçükbaş hayvanları jandarma buldu

e ticaretin kargo şampiyonu Tuzla

Schengen vizesine fahiş fiyat eleştirisi Ekonomi Haberleri

‘Hakan trajik bir kral’

Yaz aylarında en çok bu turşular talep görüyor Eskişehir Haberleri

Eski eşi Deniz Uğur Reha Muhtar’ın hastaneye kaldırıldığını duyurdu Sözcü Gazetesi

Çalışınca yoksullaşan, çalışmayınca suçlanan neslin anatomisi Özgür Bayram Soylu

Çalışınca yoksullaşan, çalışmayınca suçlanan neslin anatomisi Özgür Bayram Soylu

Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi paylaşıyor.

Türkiye’de gençlik, uzun zamandır ekonomik bunalımın, kültürel beklentilerin ve yapısal dönüşümlerin ortasında sıkışmış bir kuşak olmanın ağırlığını taşıyor. OECD ve Eurostat’ın verileri, Türkiye’nin NEET (Ne eğitimde ne istihdamda olanlar) oranlarında Avrupa’nın zirvesine yerleştiğini; ulusal saha araştırmaları ise gençlerin yarısından fazlasının ne eğitimde ne istihdamda ne de mesleki eğitimde olduğunu söylüyor. Gençliğin bu sessiz kaybı, çoğu zaman bireysel tercihlere bağlanarak “gençler tembel,

Türkiye’de gençlik, uzun zamandır ekonomik bunalımın, kültürel beklentilerin ve yapısal dönüşümlerin ortasında sıkışmış bir kuşak olmanın ağırlığını taşıyor. OECD ve Eurostat’ın verileri, Türkiye’nin NEET (Ne eğitimde ne istihdamda olanlar) oranlarında Avrupa’nın zirvesine yerleştiğini; ulusal saha araştırmaları ise gençlerin yarısından fazlasının ne eğitimde ne istihdamda ne de mesleki eğitimde olduğunu söylüyor. Gençliğin bu sessiz kaybı, çoğu zaman bireysel tercihlere bağlanarak “gençler tembel, isteksiz, boş geziyor” şeklinde yorumlanıyor. Oysa tüm saha verileri, söyleşiler ve istatistikler farklı bir tablo çiziyor.

Bugünün gençleri tembellikten değil, sistematik dışlanmadan NEET hâline geliyor; çalışınca yoksullaşıyor, çalışmayınca ise suçlanıyor.

Türkiye’de son yıllarda izlenen yüksek faiz politikası, ilginç bir paradoks üretmiş durumda: Faiz artışları fiyatları dizginlemek için uygulanıyor; fakat ekonomik yapının kırılganlığı, maliyet geçişkenliği ve piyasa beklentilerinin bozulmuş olması nedeniyle yüksek faiz, yüksek enflasyonu durdurmak yerine kalıcılaştıran bir mekanizmaya dönüşüyor. Enflasyon yükseldikçe gençlerin harcama sepeti de sessizce değişiyor; zorunlu giderlerin payı genişlerken yaşam kalitesini belirleyen tüm kalemlerin payı daralıyor. Özellikle metropollerde yaşayan gençler için bu durum artık basit bir geçim sıkıntısından daha fazlasına işaret ediyor. Bugün yoksulluk ile yoksunluk arasındaki ince çizgiye sıkışmış yeni bir gençlik sınıfı oluşuyor.

ÜÇLÜ KAPAN

Yüksek faizin tetiklediği bu yüksek enflasyon, gençlerin yaşamını üç temel alanda baskılıyor. Birincisi,

barınma

. Artık büyükşehirlerde kira ödemek gençler için bir hedef değil, bir imkânsızlığı temsil eder hale gelmiş durumda. İkincisi,

ulaşım

. Ulaşım giderlerinin toplam harcamalar içindeki payı sürekli yükseliyor; toplu taşıma bile gençlerin bütçesinde ciddi bir kalem hâline geliyor. Üçüncüsü,

gıda

. En temel ihtiyaç olan beslenme bile giderek pahalılaştığı için gençler doymak ile beslenmek arasındaki farkı çok net hisseder hâle geliyor. Harcama sepetindeki bu değişim, gençleri “çalışsa da geçinemeyenler” sınıfına itiyor. Gençler artık iş bulduklarında bile ekonomik bağımsızlıklarını elde edemiyor; çünkü gelirlerinin büyük bir kısmı kira, gıda ve ulaşıma gidiyor. Yaşamın temel giderlerinin genişlediği bir ekonomide, eğitim, kültür, sosyalleşme, teknoloji erişimi gibi yaşam kalitesini belirleyen tüm alanlar harcama sepetinden giderek dışlanıyor. Böylece gençler için “geçim” ile “hayat” arasındaki fark kapanıyor. Bugün çalışmak hayatta kalmayı sağlasa da yaşamayı neredeyse mümkün kılmıyor. Bu döngü, gençleri yalnızca yoksullaştırmıyor; aynı zamanda

yoksunlaştırıyor. Gençler, “çalışmakla bir yere varılamayacağı” düşüncesine sıkıştıkça, gelecek tasavvurları daralıyor; hedefler yerini hayatta kalma reflekslerine bırakıyor.

Bu ruh hâli, toplumsal tartışmalara ise çoğu zaman yanlış yansıyor. Gençler ekonomik gerçeklik nedeniyle hayata geç başlayınca, toplumun bazı kesimleri bunu “isteksizlik” ya da “tembellik” olarak okuyor. Bugünün gençleri tembel ya da isteksiz oldukları için değil, ekonomik düzenin onları bu noktaya ittiği için yoksulluk ile yoksunluk arasında sıkışıyor. Ve bu sıkışma, bir kuşağın hayata geç başlaması değil; bir kuşağın hayata hiç başlayamama riskini karşımıza çıkarıyor.

BECERİ ÇAĞINDA BECERİKSİZ KALMAK

Meseleyi yalnızca ekonomik gerekçelere indirgemek, nitelik ve beceri uyumsuzluğunun yarattığı dramatik gerçekliği görmezden gelme riskini de doğuruyor. Zira ekonomik sıkışmayı daha da derinleştiren bu uyumsuzluk, eğitim sistemi ile iş piyasası arasındaki yıllardır kapanmayan uçurumda en çıplak hâliyle ortaya çıkıyor. Üniversite mezunlarının bile istihdam dışında kalması, diplomalı işsizliğin kronikleşmesi bu uyumsuzluğun en görünür hâli olarak dikkat çekiyor. Nitel görüşmelerde gençlerin en sık dile getirdiği paradoks şu cümlede özetleniyor: “Tecrübe yok diye almıyorlar; ama tecrübeyi de iş vermeden kazanamıyorum.” Bu kısır döngü, yükseköğretimin iş gücü piyasasına uyumsuzluğunu en somut ve en görünür şekilde ortaya koyuyor.

Dijital becerilerin, analitik düşünmenin, yabancı dilin, mesleki yeterliliklerin talep edildiği bir iş piyasasında üniversitelerin sunduğu donanım çoğu zaman karşılık bulmuyor. Eğitim sistemi gençleri diplomaya ulaştırıyor; ama diploma, iş gücü kapılarını açmıyor. Bu uyumsuzluk, deneyim kazanma sürecinin maliyetini deneyimin kendisinden daha yüksek bir seviyeye konumlandırıyor.

Tüm bu tabloya bakıldığında NEET gençlik, araştırmalarda altı farklı kümeye ayrılıyor:

• İstihdamda olsa bile yoksulluk sınırında çalışanlar;

• Her an işten kopma riski taşıyan kırılgan sınırdakiler;

• İş arayan fakat kapı bulamayan aktif NEET’ler;

• Umudu kırılan ve aramayı bırakan pasif NEET’ler;

• Ekonomik baskılarla birleşen psikolojik tükenmişlik yaşayan ümitsiz NEET’ler;

• Zaman içinde tamamen sistemden koparak kalıcı NEET hâline gelenler.

Bu sınıflama, gençlerin NEET olmasının ani ya da bireysel bir tercihten değil, yavaş ilerleyen ve giderek derinleşen bir kırılganlık sürecinden kaynaklandığını gösteriyor. Yüksek enflasyonun genişlettiği zorunlu harcamalar, yüksek faizin daralttığı fırsatlar, toplumsal beklentilerin baskısı, aile içi sorumluluklar, güvencesiz iş piyasası ve ruhsal yıpranma bir araya geldiğinde gençler bu süreçte adım adım dışarı itiliyor; eğitimden, istihdamdan ve nihayetinde toplumsal hayattan uzaklaşıyor. Bu tablo karşısında sadece gençlerin bireysel çabasını sorgulamak yerine, onları böylesine dar bir yaşam aralığına sıkıştıran sistemin gerçeklerini görmek gerekiyor.

Bizde elindekini değil, sırtındakini bıraktığında hafiflersin.

Gelişmeleri kaçırmamak için Ankara24.com'dan en güncel haberleri takip edin.
seeGörüntülenme:87
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 26 Kasım 2025 04:06 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Kemikli rampalarında bayram dönüşü yoğunluğu gece de sürdü Tatil dönüşü Karadeniz yolunda kilometrelerce araç kuyruğu oluştu Karabük Haberleri

30 Mayıs 2026 00:37see150

Hamas: Barış Konseyi İsrail’in Gazze’de işgali genişletme planına ilişkin net tutum sergilemeli

30 Mayıs 2026 00:20see146

Kemikli rampalarında gece mesaisi kamerada: Araç kuyruğunun sonu bitmek bilmedi VİDEO İZLE

30 Mayıs 2026 00:52see146

İspanya da siyasi deprem! Sanchez in yakın çevresi hedefte... Uzman isim krizin perde arkasını açıkladı

29 Mayıs 2026 16:11see144

Kılıçdaroğlu nun karşılama müziği Cumhurbaşkanı Erdoğan dan kopyalandı

29 Mayıs 2026 14:32see141

Dört yıllık evlilik ikisine de çok yaramış: Uyumlu çift diye işte buna denir... Aşklarıyla beraber kiloları da arttı

29 Mayıs 2026 17:44see138

İsrail den dünyayı ayağa kaldıracak hamle: Kritik noktada askeri üs kuracaklar

29 Mayıs 2026 17:18see136

Tek hamlede kusursuz temizlik Philips dikey süpürgede yılın indirimi

29 Mayıs 2026 14:36see135

Meğer çözümü manavdaymış: Bu meyveleri yiyen uyku problemi yaşamıyor Sözcü Gazetesi

29 Mayıs 2026 11:41see135

İstiklal Marşı Uygulaması Devam Ediyor

29 Mayıs 2026 21:58see134

Murat Ergin den Dünya Kupası na özel İngilizce şarkı!

30 Mayıs 2026 16:30see133

Medya gerçekleri Sözcü Gazetesi

30 Mayıs 2026 05:02see133

MotoGP nin İtalya daki sprint yarışında Toprak Razgatlıoğlu, 17. oldu

30 Mayıs 2026 17:04see133

‘Değerlere saldırmak alışkanlıkları’

29 Mayıs 2026 10:44see132

Kaybolan küçükbaş hayvanları jandarma buldu

30 Mayıs 2026 17:12see132

e ticaretin kargo şampiyonu Tuzla

29 Mayıs 2026 13:04see132

Schengen vizesine fahiş fiyat eleştirisi Ekonomi Haberleri

30 Mayıs 2026 04:05see132

‘Hakan trajik bir kral’

29 Mayıs 2026 11:38see131

Yaz aylarında en çok bu turşular talep görüyor Eskişehir Haberleri

30 Mayıs 2026 17:52see130

Eski eşi Deniz Uğur Reha Muhtar’ın hastaneye kaldırıldığını duyurdu Sözcü Gazetesi

30 Mayıs 2026 00:07see130
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları