Ankara24.com
close
up
Büyümüşsün dedi, okumuş kadın tabii… Özgür Bayram Soylu

Büyümüşsün dedi, okumuş kadın tabii… Özgür Bayram Soylu

Yenisafak sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com duyuru yapıyor.

Türkiye ekonomisinin ilk çeyrek büyüme rakamları, sektörel bazda belirgin bir ayrışmayı ve yapısal bir dengesizliği gözler önüne seriyor. Yüzde 2,5’lik büyümenin arka planında, %9,5 oranında büyüyen bilgi-iletişim ve hizmet sektörlerinin sürükleyici etkisi yatarken; üretimin omurgası olan sanayi sektörünün %0,8 oranında daralması dikkat çekici bir asimetriye işaret ediyor. Kurumlar, okumuş ve devlet terbiyesi almış yapılar tabii... Artan maliyetler altında ezilen, finansmana erişemeyen ve tedarik

Türkiye ekonomisinin ilk çeyrek büyüme rakamları, sektörel bazda belirgin bir ayrışmayı ve yapısal bir dengesizliği gözler önüne seriyor. Yüzde 2,5’lik büyümenin arka planında, %9,5 oranında büyüyen bilgi-iletişim ve hizmet sektörlerinin sürükleyici etkisi yatarken; üretimin omurgası olan sanayi sektörünün %0,8 oranında daralması dikkat çekici bir asimetriye işaret ediyor.

Kurumlar, okumuş ve devlet terbiyesi almış yapılar tabii... Artan maliyetler altında ezilen, finansmana erişemeyen ve tedarik zincirleri kopan üreticiye dönüp gerçeği o en çıplak, en sarsıcı haliyle söyleyemiyorlar. Onun yerine kibarca “Büyümüşsün” diyorlar. Sanayicinin, üreticinin adeta canına okunduğunu, üretim bantlarının nefes darlığı çektiğini söyleyemiyorlar da, rapora “Sanayi sektöründe %0,8 oranında bir daralma gözlemlenmiş, büyüme asimetrik bir sektörel dağılım sergilemiştir” yazıyorlar. Bu “incinmiş” sanayi yapısıyla, sadece vitrini parlak tutarak sürdürülebilir bir kalkınma hikayesi yazamayız.

Veri bize kibarca büyüdüğümüzü söylüyor olabilir. Ancak sokaktaki üretici ve sanayici, o nezaketli daralma ifadesinin altında yatan sarsıcı gerçeği iliklerine kadar hissediyor. Artık kibar teşhisleri bir kenara bırakıp, ekonominin yorgunluğunu atabilecek, gerçekten ayağa kaldıracak ameliyatlara başlama vakti.

JP MORGAN TÜRKİYE

Küresel finans devlerinin iki yılda risksiz bir şekilde cebine koyduğu dolar bazlı yüzde 55’lik fahiş getiri, bizim bir yatırım başarımız değil bunu kabul edelim. Maalesef Türkiye’nin alın terinin ve ulusal servetinin sıcak para illüzyonu maskesiyle küresel rantiye transfer edilmesinin acı bir faturası.

JPMorgan’ın bu hamlesini ve piyasaya verdiği mesajları incelediğimizde, bunun sıradan bir kâr realizasyonu” olmanın ötesinde, küresel sermayenin klasik bir yönlendirme ve baskı stratejisi olduğu görülüyor. Kârı cebe indirdikten sonra kısa vadeli pozisyon kapatmaları ve hemen ardından siyasi belirsizlik veya iç dinamikler gibi soyut gerekçeleri öne sürmeleri de oynadıkları oyunun bir parçası aslında. “Riskleriniz arttı, eğer paramızı içeride tutmamızı veya yeni sıcak para gelmesini istiyorsanız, bize daha yüksek bir risk primi (faiz) ödemelisiniz” şantajına boyun eğmememiz gereken bir para politikası kurulu bizi bekliyor. Politika faizinin yüzde 37’den 40’a veya daha yukarısına) çıkarılması gerektiği yönündeki raporlar da, tam olarak bu blöfün masaya sürülen kartını temsil ediyor. Türkiye’nin artık bu zehirli vur-kaç sarmalını kırarak rantiye için bir carry trade kumarhanesi olmaktan çıkmalı ve bu blöfü yutmayarak rotayı acilen üretime, reel sektöre ve somut ölçülebilir adımlara kırmalı.

DÖVİZ KAZANÇLARINDAN NEDEN VERGİ ALMIYORUZ

Küresel sermayenin fahiş kârlarını realize ederek piyasadan çıkması, kaçınılmaz bir döviz talebi oluşturarak Merkezin rezervleri üzerinde ciddi bir stres testi oluşturuyor. Bu tahliye süreci, sürü psikolojisini tetikleyerek kurda spekülatif bir dalgalanma riski barındırsa da Merkez Bankası’nın düşebileceği en büyük stratejik hata, kuru savunmak adına rezerv yakmak ve rantiye sermayenin kârını ucuz kurdan dışarı çıkarmasını kendi elleriyle finanse etmektir açıkçası.

Kurda oluşabilecek suni hareketliliklere karşı Yeni Şafak Gazetesinin “döviz kazançlarından vergi alınsın” önermesinin ne kadar önemli olduğunu bugün bir kez daha anlıyoruz. Kambiyo vergisinin ötesinde caydırıcı bir oran olmadığı sürece bu panik atakların finansal ve reel piyasalara tahribatını her spekülasyonda acı bir tecrübe olarak yaşıyoruz. Uygulanacak bu vergi, hem ani çıkışların hızını kesip kamuya reel sektörü destekleyecek bir kaynak oluşturacak hem de elde edilen bu gelirlerle katma değer oluşturabilecek alanlara düşük maliyetli finansman sağlanmasına imkân tanıyacaktır.

İLLÜZYONDAN GERÇEKLİĞE DÖNÜŞ

3 yıldır enflasyonu salt yüksek faizle ve ithal sıcak parayla dizginleme çabasının gerçek bir tedavi sunmadığını artık 7sinden 70’ine herkes biliyor. Yabancı fonların bu çıkışı, uygulanan ağrı kesici tedavi etkisinin geçtiği ve asıl tedaviye, yani üretim ekonomisine dönmemiz gereken o kritik eşiğe işaret ediyor. Ancak bu durumun fırsata dönüşmesi için önce zihinsel bir kopuşun ya da değişimin gerçekleşmesi şart. Mevcut ekonomi yönetiminin zihniyeti ile olabilecek bir işe benzemiyor.

Yüksek faizle sıcak parayı tutup kuru baskılayarak enflasyonu dizginlediğimizi sandığımız bu 1001 günü aşkındır yaşadığımız dönem, aslında yapısal sorunları erteleyen ve faturayı reel sektöre, esnafa, sanayiciye ve dar gelirli vatandaşa kesen bir illüzyon dönemiydi. Bugün küresel rantiyenin blöf yaparak masayı terk etmesi bu illüzyonun sürdürülemezliğini bir bakıma tescil etmiş durumda. Bu ya da yeni gelecek ekonomi yönetimi “döviz gelsin, kur tutulsun, enflasyon görünsün düşük” refleksinden tamamen sıyrılıp yerli sanayicinin önündeki kredi duvarını yıkacak, ihracatçıyı katma değerle büyütecek, istihdamı reel üretimle besleyecek ve Türkiye’yi gerçek bir üretim üssüne dönüştürecek yapısal adımlara hız vermelidir.

Bu dönüşüm elbette acısız olmayacaktır, kısa vadede büyüme rakamları baskı altında kalabilir. Ama kimse kusura bakmasın sıcak paranın yokluğunda sağlanan her bir puanlık büyüme, rantiyenin varlığında elde edilen on puanlık büyümeden hem daha kalıcı hem de daha vicdanidir.

Bizde kusuru kendisine söylenmeyen adam, ayıbını hüner sayar.

Gelişmeleri kaçırmamak için Ankara24.com'dan en güncel haberleri takip edin.
seeGörüntülenme:114
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 03 Haziran 2026 04:09 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Beşiktaş ta Vaclav Cerny fırtınası!

01 Eylül 2026 00:35see199

Beşiktaş ta beğenilmeyen Cerny, golleriyle sevindirmeye devam ediyor

01 Eylül 2026 00:47see195

Havai Fişek Fabrikasında Patlama: 11 Ölü

01 Eylül 2026 00:16see189

Amed Sportif Faaliyetler Trabzonspor: 2 1

01 Eylül 2026 00:07see189

Orkun Kökçü den Vlahovic e Siftah jesti

01 Eylül 2026 00:05see188

YENİ Parti’ye günde 33 bin kişi üye oldu Sözcü Gazetesi

01 Eylül 2026 04:34see185

Eşini robot süpürgeyle yakaladı, tazminat kazandı; hapse giren kendisi oldu!

01 Eylül 2026 01:03see184

Zorlu kazı için özel olarak tasarlandı: 145 metrelik dev makine nehrin altını oyacak Sözcü Gazetesi

01 Eylül 2026 01:05see181

Balık avı sezonu açıldı: İstanbul da balıkçılar törenle uğurlandı

01 Eylül 2026 04:29see180

Türkiye Azerbaycan voleybol maçı ne zaman, saat kaçta? CEV Filenin Sultanları maçı hangi kanalda?

01 Eylül 2026 00:46see177

Fatih Tekke: Üzücü bir akşam

01 Eylül 2026 00:48see174

CHP Kurultay davasında son dakika kararı: Tahliye edildiler! Sadece o isim kaldı

01 Eylül 2026 00:40see173

Beşiktaş tan Fenerbahçe derbisi öncesi gövde gösterisi!

01 Eylül 2026 00:43see172

Salah tan maç sonunda dikkat çeken hareket! Beğeni yağıyor

01 Eylül 2026 00:06see167

Fatih Tekke: Konuşmanın anlamı yok!

01 Eylül 2026 00:18see166

Barcelona: 5 Rayo Vallecano: 2 MAÇ SONUCU

01 Eylül 2026 01:09see166

6 gol attıkları maçtan sonra Italiano dan ilginç sözler: Bugün beğenmediğim bir şey var...

01 Eylül 2026 00:56see166

Katil İsrail, Suriye nin güneyindeki bir köye baskın düzenledi

01 Eylül 2026 05:06see165

Hedef “Ömür boyu” Başkanlık! Sözcü Gazetesi

01 Eylül 2026 05:01see163

Times Meydanı nda bıçaklı saldırgan paniği

01 Eylül 2026 03:23see163
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları