Ankara24.com
close
up
Boşanma davalarının seyrini değiştiren karar! Eşinize ‘seni sevmiyorum’ derken bir kere daha düşünün... İşte bilinmeyen detaylar

Boşanma davalarının seyrini değiştiren karar! Eşinize ‘seni sevmiyorum’ derken bir kere daha düşünün... İşte bilinmeyen detaylar

Ankara24.com, Hurriyet kaynağından alınan verilere dayanarak bilgi yayımlıyor.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, bir boşanma davasının temyiz incelemesinde aile hukukuna yönelik emsal teşkil edecek önemli bir karara imza attı. Karşılıklı açılan boşanma davasında yerel mahkeme, eşine şiddet uygulayan erkeği tam kusurlu bularak çiftin boşanmasına hükmetti.

Ancak erkeğin temyiz başvurusu üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay, davacı kadının başkalarının yanında eşine yönelik aşağılayıcı ifadeler kullandığını ve "Eşimi sevmiyorum, sevgim bitti" dediğini tespit etti. Bu sözleri kusurlu davranış olarak kabul eden ve erkeğin de dava açmakta haklı olduğuna hükmeden Yargıtay, yerel mahkemenin kararını bozarak "Seni sevmiyorum" ifadesinin de yasal bir boşanma sebebi ve kusur sayılacağını karara bağladı.

Yargıtay’ın bu kararı çeşitli tartışmalara yol açtı. Karar, evlilik içinde tarafların birbirine hislerini dürüstçe söylemesini tamamen kusur haline mi getiriyor? 'Seni sevmiyorum' ifadesi hukuken duygusal şiddet kapsamına mı giriyor? Bu karar bundan sonra açılacak boşanma davalarında nasıl bir emsal teşkil edecek?

Haberlerimizi Google’da Takip Edin

En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.

Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin

KUSUR DEĞERLENDİRMESİ TEK CÜMLE ÜZERİNDEN YAPILMAZ

Öncelikle Yargıtay’ın bu kararının evlilik içinde tarafların birbirine hislerini dürüstçe söylemesini tamamen kusur haline getirmediğinin altını çizen Avukat Elvan Kılıç, “Kararı yalnızca ‘seni sevmiyorum demek kusurdur’ şeklinde okumak hukuken eksik ve hatalı olur. Boşanma hukukunda kusur değerlendirmesi tek bir cümle üzerinden değil, tarafların evlilik birliğine, birbirlerinin kişilik haklarına, saygınlığına ve ortak hayatın sürdürülebilirliğine etkisi üzerinden yapılır” dedi ve ekledi:

“Bu kararda dikkat edilmesi gereken nokta, kadının yalnızca eşine ‘seni sevmiyorum’ demesi değil. Kararda, kadının başkalarının yanında eşini küçük düşürücü ifadeler kullandığı, eşini aşağıladığı ve bununla birlikte ‘eşimi sevmiyorum, sevgim bitti’ dediği belirtiliyor. Dolayısıyla Yargıtay’ın kusur kabul ettiği davranış, duyguların dürüstçe ifade edilmesinden ziyade, eşin üçüncü kişiler önünde aşağılanması ve evlilik birliğini zedeleyen bir tutum sergilenmesi oluyor.”

Tek başına, baş başa ve sakin bir konuşma içinde “artık seni sevmiyorum” denilmesi her olayda kusur sayılmaz. Evlilik içinde duygusal kopuş yaşanabilir ve taraflardan biri bu durumu dürüstçe ifade edebilir. Ancak bu ifade sürekli biçimde hakaret, aşağılama, küçük düşürme, duygusal baskı, terk tehdidi veya üçüncü kişiler yanında rencide etme ile ortaya çıkıyorsa, mahkeme bunu evlilik birliğini sarsan kusurlu davranış olarak değerlendirebilir. İspat bakımından ise boşanma davalarında tanık anlatımları, mesaj içerikleri, sosyal medya paylaşımları, ses veya görüntü kayıtlarının hukuka uygun olup olmadığı ayrıca değerlendirilmek kaydıyla iletişim kayıtları, tarafların yakın çevresinin beyanları ve olayların sürekliliğini gösteren diğer deliller önem taşır. Ancak mahkeme yalnızca soyut iddiayla değil, somut ve denetlenebilir delillerle sonuca gider.

Avukat Elvan Kılıç

KUSUR DENGESİ DEĞİŞİMİ VE TAZMİNAT HAKKI

“İlk derece mahkemesi erkeği tam kusurlu bulmuşken, Yargıtay’ın bu kararla kusur dengesini nasıl değiştirdiğini ve tazminat haklarını nasıl etkileyeceğini açıklar mısınız?” diye sorduğumuz Elvan Kılıç, “İlk derece mahkemesi, erkeğin eşine şiddet uygulamasını esas alarak erkeği tam kusurlu kabul etmiş ve erkeğin boşanma davasını reddetmiş. Yargıtay ise dosyadaki delillerden kadının da eşini başkalarının yanında aşağıladığını ve evlilik birliğini zedeleyen sözler söylediğini kabul ederek, erkeğin de boşanma davası açmakta haklı olduğu sonucuna varmış. Bu, erkeğin kusursuz olduğu anlamına gelmiyor. Yargıtay’ın yaptığı değerlendirme, kadının da kusurlu davranışlarının bulunduğu ve bu nedenle erkeğin davasının tümden reddedilmemesi gerektiği yönünde” ifadelerine yer verdi.

Kılıç, tazminat konusunu ise şöyle anlattı:

“Bu tür kusur dengesi, boşanmanın ferileri bakımından önemlidir. Maddi ve manevi tazminat talep edebilmek için kural olarak talep eden tarafın kusursuz veya diğer tarafa göre daha az kusurlu olması gerekiyor. Eğer tarafların her ikisi de kusurlu kabul edilirse, mahkeme kusurun ağırlığını ayrıca değerlendirir. Daha ağır kusurlu taraf lehine tazminata hükmedilmez. Yoksulluk nafakasında ise nafaka isteyen tarafın diğer taraftan daha ağır kusurlu olmaması gerekiyor. Bu nedenle kusur tespiti, sadece boşanma kararını değil; tazminat ve nafaka taleplerini de doğrudan etkileyebiliyor.”

Kural olarak tek başına ve baş başayken söylenen “seni sevmiyorum” sözü, her olayda boşanma sebebi veya kusur olarak kabul edilmez. Ancak bu söz, evlilik birliğinin artık sürdürülemediğini gösteren daha geniş bir davranış bütününün parçasıysa, örneğin eşe sürekli ilgisizlik, evlilik yükümlülüklerinden kaçınma, duygusal terk, aşağılama veya ortak hayatı çekilmez hale getiren davranışlarla birlikte mevcutsa, mahkeme bunu evlilik birliğinin temelinden sarsılması kapsamında değerlendirebilir. Boşanma hukukunda önemli olan tek bir cümle değil, evlilik birliğinin taraflar bakımından ortak hayatı sürdürmeleri beklenemeyecek derecede sarsılıp sarsılmadığıdır.

Avukat Elvan Kılıç

BOŞANMA DAVALARINDA NASIL BİR EMSAL TEŞKİL EDECEK?

Bu karar, 'eşim beni sevmediğini söyledi' diyen herkesin otomatik olarak boşanma davasını kazanacağı anlamına gelmiyor. Aile mahkemeleri her somut olayı kendi delilleri, tarafların davranışları, olayların sürekliliği ve evlilik birliğine etkisi üzerinden değerlendiriyor. Bu kararın emsal değeri, eşlerin birbirini üçüncü kişiler önünde aşağılamasının ve küçük düşürmesinin boşanma davalarında kusur olarak değerlendirilebileceğini göstermesidir” diyen Elvan Kılıç şu bilgileri verdi:

“Ancak yalnızca sevginin bittiğinin söylenmesi, somut delillerle desteklenmediği ve evlilik birliğini çekilmez hale getiren başka davranışlarla birleşmediği sürece tek başına otomatik bir boşanma gerekçesi oluşturmaz. Bu nedenle bu karar sonrası sırf bu gerekçeyle ciddi bir dava yoğunluğu beklemek doğru olmaz. Ancak boşanma davalarında tarafların iletişim biçimi, özellikle üçüncü kişiler önündeki küçük düşürücü söz ve davranışlar, kusur değerlendirmesinde daha dikkatli şekilde ileri sürülebilir.”

Boşanma davalarında Yargıtay uygulamasında; eşe fiziksel şiddet uygulanması, hakaret edilmesi, sadakat yükümlülüğüne aykırı davranışlar, ekonomik şiddet, eşin ailesine ağır hakaret, eşin sosyal çevre içinde küçük düşürülmesi, ortak konutun terk edilmesi, eşin hastalığıyla ilgilenilmemesi, güven sarsıcı davranışlar, sosyal medya üzerinden sadakati zedeleyen paylaşımlar yapılması, eşin özel hayatının ifşa edilmesi gibi davranışlar kusur değerlendirmesine konu olabiliyor. Ancak her olay kendi koşulları içinde değerlendiriliyor. Boşanma hukukunda esas olan, davranışın evlilik birliğini temelinden sarsıp sarsmadığı, ortak hayatı çekilmez hale getirip getirmediği ve bunun hukuka uygun delillerle ispatlanıp ispatlanmadığıdır.

Avukat Elvan Kılıç
Durumu takip etmeye devam edin, Ankara24.com her zaman en yeni haberleri sunuyor.
seeGörüntülenme:70
embedKaynak:https://hurriyet.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 17 Haziran 2026 07:30 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Mikael Jantunen: Önümüzde zorlu bir görev var!

16 Haziran 2026 00:12see153

Borsa İstanbul da 7 şirket temettü ödemesi yapacak

16 Haziran 2026 00:44see151

ABD li yetkili: ABD ordusu, İran la müzakereler sürerken Orta Doğu da kalacak

16 Haziran 2026 00:15see147

Afyonkarahisar da otomobille hafif ticari araç çarpıştı: 1 ölü, 6 yaralı

16 Haziran 2026 00:07see144

Bakan Göktaş açıkladı: Dijital risklere karşı önlem Son dakika haberleri

16 Haziran 2026 00:32see144

Biruni Üniversitesi’nden kanser hücrelerini baskılayan nanomalzeme araştırması

15 Haziran 2026 10:38see141

Fox, Roku yu 22 milyar dolarlık dev anlaşmayla satın alıyor!

15 Haziran 2026 17:42see137

Evli adamla yaşamakta ısrar eden 19 yaşındaki Ceyda için bakanlık devrede

15 Haziran 2026 17:01see136

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, yeni hicrî yılı kutladı

16 Haziran 2026 00:49see133

430 mülki idare amirinin görev yeri değişti

17 Haziran 2026 00:46see132

Piyasalarda barış havası Ekonomi Haberleri

16 Haziran 2026 04:10see132

Sağlığın stajyer üssü Yerel Gündem Haberleri

16 Haziran 2026 04:09see130

Kontrolden çıkan araç takla attı... O anlar kamerada Bursa Haberleri

16 Haziran 2026 01:07see130

Akıntıya kapılıp ölen çocuğun cansız bedeni ikinci günde güçlükle çıkarıldı

15 Haziran 2026 18:01see129

Hacıosmanoğlu ndan Şenol Güneş e teşekkür, Fatih Terim e sitem! Kimden hesap soracaksın?

16 Haziran 2026 05:25see128

DEM Partili adaya 5 yıl hapis cezası

15 Haziran 2026 15:09see128

Kadıköy’de helikopter destekli denetim: Aranan şüpheli yakalandı İstanbul Haberleri

17 Haziran 2026 00:59see128

Cumhurbaşkanı Erdoğan BM Genel Sekreteri Guterres ile görüştü

15 Haziran 2026 21:05see126

Trump ın amacı Pehlevi yi İran ın lideri yapmak değil Dış Haberler

17 Haziran 2026 01:50see125

Hacıosmanoğlu eleştirilere ateş püskürdü! Bu kadar mı sırtlan ve akbaba vardı içimizde

16 Haziran 2026 05:33see123
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları