Bizi kim yaşıyor? Gökhan Özcan
Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan verilere dayanarak açıklama yapıyor.
Duygularımız, düşüncelerimiz, hayatımızdaki olaylara ve ‘şey’lere dair tepkilerimiz, yönelimlerimiz, davranışlarımız gerçekten tamamen bize mi ait? Yoksa içinde yaşadığımız etkileşim ağının bize kodladığı hayatı mı yaşıyoruz? Kendimiz olarak mı yaşıyoruz; yoksa bize olmamızı kodladıkları karakterleri ve rolleri mi oynuyoruz? Bu soruları kendimize soracak cesaretimiz var mı? Yapıp ettiklerimizi düşünelim; bize ama gerçekten bize ait ne var bunların içinde? Duygularımızın kitlelere öğretilen duygulardan ayrıştığı bir yer var mı? Düşüncelerimizin ne kadarını kendi öz muhakememizden bulup çıkarıyoruz? Hangi malzemelerle düşünüyoruz ve o malzemeleri nereden buluyoruz? Tepkilerimiz kendi hayatımızdan, kendi hassasiyetlerimizden mi doğuyor? Kendi hayatımız diye bir şey var mı gerçekten?
Ivan Illich modern insanın içine düştüğü karanlık girdabı şu dramatik sözlerle özetliyor: “Modern insan, kendi hayatının doktoru olmaktan vazgeçti. Her şey uzmanlara bırakıldı; sağlık, eğitim, eğlence, hatta ölüm. Haberler, bize sürekli bir şeyler ‘yapmamız’ gerektiğini söyler; daha çok çalış, daha çok tüket, daha çok kork. Ama hayat, bir ‘yapma’ değil, bir ‘olma’ halidir. Bir hasta, doktoruna teslim olur; bir öğrenci öğretmenine, bir vatandaş devlete. Böylece özgürlüğünü kaybeder. Özgürlük, kendi acını kendin taşımaktır. Kendi sessizliğini kendin seçmektir. Ama kimse bunu yapmaz. Çünkü modern dünya, acıyı bile endüstrileştirdi. Acı, bir hapla, bir haberle, bir eğlenceyle bastırılır. Böylece insan, insan olmaktan çıkar.”
Dünyada milyonlarca insan aynı şeylere birbirinin aynı tepkileri veriyor? Bu tepkilerin başlangıç noktası kendi hayatları değil; her yerlerini sarmasına izin verdikleri dev ve tek yönlü iletişim ağı… Bu ağın önlerine koyduğu gündemlerin azdan seçmeli çıktılarını kendi tepkileri sanarak yaşıyor milyonlarca insan! Duyguların oluşumunda medyatik imaj ve reklam çalışmalarının, çoğu ticari algı oyunlarının, pembe propaganda kampanyalarının payı büyük! Tepkiler genellikle suni biçimde harlatılan karşıtlıkların akıl giderici atmosferinden besleniyor. Hepimiz az ya da çok bu zihin oyunlarının -ki tabiatı gereği birilerinin bu oyunları kurgulaması gerekiyor- çaresiz, şuursuz müşterileriyiz.
“Her gün büyük bir hararetle savunduğumuz fikirlerin hangileri baştan beri bana aitti bilemiyorum!” diyecek oldu yanındakine. Umursamadı pek yanındaki; “Sanki artık insanların kendi fikirlerini değil, hazır fikirlerin kendi insanlarını ürettiği bir dünyada yaşıyoruz!” dedi sadece.
Bugünün dünyasında fikirler çoğunlukla ya birbirinin aynı ya da tam tersi… Geçmişte insanlığa mesafeler aldırmış büyük fikirler bu uç kutup noktalarında değil, bu ikisi arasındaki uçsuz bucaksız dünyada aranır, hayatın ve insanın sonsuz ihtimalleri arasından bulunup geliştirilirdi. Bugünün zihinsel renk kataloğunda siyahla beyaz arasında neredeyse başka renk kalmamış gibi görünüyor. Zaten tabiatı gereği sınırlı olan insan fikriyatı için sadece siyah ne kadar körleştirici bir şeyse, sadece beyaz da bir o kadar karanlıktır oysa!
Hep akvaryumda yaşamış bir balığı düşünün; onun dünyasında suyun duvarları vardır, bir yere kadar yüzer, oradan geri dönersiniz. Zihninin dört tarafı duvarlarla çevrili bir insan için de fikir dediğimiz şeyin menzili ancak bu kadar olabilir. İnsanın gerçeği balığınkinden farklı oysa; insan fiziki açıdan sınırlansa da duvarların ötesini hayal edebilecek ve bu iç heyecanla o duvarları aşabilecek potansiyel kabiliyete fazlasıyla sahiptir. İnsan olmaktan tamamen vazgeçmediyse, buna alıştırılmadıysa elbette!
Görüntülenme:112
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 12 Mart 2026 04:04 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda
İletişim








En çok okunanlar


















