Ankara24.com
close
up
Menu

Türkiye İtalya voleybol final maçı TRT 1 canlı izle: Türkiye İtalya maçı hangi kanalda? Avrupa Şampiyonası Filenin Sultanları maçı izle

Gizem Örge: Hep birlikte buradan kupayla ayrılmak istiyoruz

İran, Hürmüz Boğazı nda kısıtlı alan ilan edecek ve Umman la anlaşmayı imzalayacak

Serhat Kılıç’ın 8 yıllık aşkından yürek yakan sözler: Beni hasretine mahkum ettin

Endonezya da yanardağ patladı! Kül bulutu 15 kilometreye yükseldi, 6 havalimanında uçuşlar durdu

Bakan Gürlek: Ormanlarımızı yakanlar adaletten kaçamayacak

Savaşta sıcak saatler: Türkiye ve İran dan son dakika görüşmesi

Çanakkale nin 52 lezzet noktası festivalde ziyaret edildi

Netanyahu, Batı Şeria da Yahudilerin işgal ettiği yerleşim noktalarından bazılarının boşaltılmasına yönelik talimat verdi

Eskişehir de sanayi sitesindeki dükkanda korkutan yangın: TOMA lar da destek verdi

Emniyet ve belediye GTA 6 için birbirine girdi Sözcü Gazetesi

Alanyaspor da Rizespor hazırlıkları tamam!

Damlar kırmızıya boyandı! 300 TL den alıcı buluyor

Emre Belözoğlu: Maçın sonunda o penaltının verilmemesi başlı başına bir skandal

Neyi, ne zaman, ne kadar yiyorsunuz?

Sıcak olaylarda sanal medyadaki bilgi kirliliğine dikkat

DEM in hamlesine sert tepki: Bu milletin sabrıyla oynamayın

Şimşek ile fotoğrafı gündem olmuştu: İhale kralı fuhuştan tutuklandı Sözcü Gazetesi

Haysiyet in ritmi daha şimdiden tuttu

Karim Benzema ya sözleşme engeli! Lyon da bedava oynamaya hazırdı Fanatik Gazetesi Futbol Haberleri Spor

Bir millet önce dilde yaşar Düşünce Günlüğü Haberleri

Bir millet önce dilde yaşar Düşünce Günlüğü Haberleri

Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan bilgilere dayanarak haber veriyor.

Prof. Dr. Kemal Şamlıoğlu/Samsun Üniversitesi

Anadolu’nun asırlar boyu süren o muazzam mayalanışı kılıç kadar kelime ile, fetih kadar gönül ile ve siyaset kadar hikmet ile vatan hüviyeti kazanmıştır. Bu kutsal topraklar, taş ustalarının maharetiyle şekillenmenin yanında, asıl ruhunu veren irfan ehlinin nefesiyle yoğrulmuştur. Şehirleri mimarlar ve ustalar bina etmiş olabilir; lakin o şehirlerde huzuru, emniyeti ve beraber yaşama ahengini tesis eden, tekke kapıları, ahî ocakları, çeşme başları, esnaf dükkânları, mektep avluları ve mahalle aralarında nesilden nesile yaşayan o zarif hitap terbiyesi olmuştur.

Bu terbiyenin lügatinde sertlik yer bulmaz, letafet esas kabul edilirdi; öyle ki edep, hürmet, rıza, emanet ve vefa gibi mefhumlar, sözlüklerde mahpus kalan kavramlar hâlinde durmayıp gündelik hayatın, çarşının ve komşuluğun derunî nizamını kuran ana sütunlara yerleşirdi. İnsanlar çarşıda, evde, yol üstünde birbirine seslenmekle kalmaz, muhatabını incitmeden kelâm etmeyi ve itiraz ederken dahi ölçüyü elden bırakmamayı en büyük fazilet addederek birbirine kıymet verirlerdi. Asırlar boyunca çarşıda, mektepte, tekke avlusunda ve aile içinde kurulan bu hitap terbiyesi; dili, kuru bir anlaşma vasıtasından çıkararak insanlar arasında emniyet ve yakınlık kuran müşterek bir zemine taşımıştır.

KURUCU LİSANIN BERRAK TEMSİLCİLERİ

Kurucu lisanın en berrak tecellisi ve gönül aynası şüphesiz Yunus Emre’dir. O, en esaslı hakikatleri halkın kolayca anlayabileceği bir sadelikle dile getirirken yüksek hikmeti müşfik bir Türkçe ile cemiyetin ortak hafızasına nakşeder. “Söz ola kese savaşı söz ola bitüre başı” düsturuyla kelâma adeta bir can bahşeden Yunus, estetik bir mısra söylemekle yetinmeyip her devrin ihtiyacı olan başlı başına bir toplumsal nizam teklifi ortaya koyar. Onun kelâmında insanı küçülten bir hiddet yer almaz; gönülleri birbirine yaklaştıran merhamet dolu bir nefes hâkim olur. “Gelin tanış olalım işi kolay kılalım” çağrısı da asırlar boyunca Anadolu insanının hitap terbiyesinde yaşayan bir vicdan düsturu hâlinde varlığını korur. “Sen elif dersin hoca / Mânası ne demektir” hitabıyla da bizlere hakikatin kuru bilgiyle değil insanın dili ve idrakiyle derinleştiğini hatırlatır.

Şehir hayatındaki bu irfan tecellisi, Ankara’nın kalbinde bir hikmet menbaı gibi parlayan Hacı Bayram-ı Veli ile yeni bir derinlik kazanır. “Nâgehan ol şara vardum ol şârı yapılur gördüm / Ben dahi bile yapıldum taş ü toprak âresinde” diyerek gönül imarını taşın üzerine koyan Hacı Bayram, insanı emeğin içinde olgunlaştıran, şehri imar ettikçe insanın manevî cephesini de derleyen bir mesuliyet ahlâkını cemiyetin temeline yerleştirir. Onun dergâhında kurulan dil, insanları birbirine yaklaştıran, hitabı hürmetle yoğuran ve şehir hayatına ölçü kazandıran bir terbiye ocağı vazifesi görür. Ziya Gökalp’in de ehemmiyetle işaret ettiği üzere, bir milleti ayakta tutan kuvvet kuru bir kalabalıktan doğmaz; ortak bir mânâ dünyası ile sarsılmaz bir vicdan birliğinde hayat bulur. Gökalp’in dikkat çektiği “hars”, aynı tarihi paylaşan insanların ortak konuşma biçiminde, kelimelere yüklediği mânâda ve birbirine hitap ederken koruduğu ölçüde yaşar. Gökalp’in lisan, milletin kalbidir hükmü, günümüzde yaşanan savrulmanın neden doğrudan dil meselesiyle irtibatlı olduğunu açık biçimde gösterir.

HİTAP LETAFET KAZANDIKÇA MÜŞTEREK HAYAT NEFES ALACAK

İçinden geçtiğimiz içtimai huzursuzluğun asıl düğüm noktası, tam da bu noktada kendini gösterir. Teknoloji baş döndürücü bir süratle ilerleyip iletişim vasıtaları alabildiğine çoğalırken, ne yazık ki mânâyı taşıyan kelimeler aşınmış, hitap üslubumuz zedelenmiş ve o kadim tahammül kâsesi çatlamıştır. Bilhassa sosyal medya mecralarında hakaret ve öfke adeta taşkın bir akışa dönüşürken, sükûnet ve ağırbaşlılık sessizliğe mahkûm edilmekte; dinlemeden cevap verme aceleciliği ile farklı düşüneni anında hasım sayma kolaycılığı, maalesef toplumsal bir refleks mahiyeti kazanmaktadır.

Bugün bir aile sofrasında aynı masaya oturan fertlerin dahi telefon ekranlarına gömülerek birbirinin yüzüne bakmadan konuştuğu, kalabalık caddelerde omuz omuza yürüyen insanların tek kelimelik sert hitaplarla gündelik hayatı daha da ağırlaştırdığı bir zaman diliminden geçiyoruz. Sabahın erken saatlerinde toplu taşıma duraklarında yükselen huzursuz sesler, trafikte en küçük ihtilafta taşan öfke yahut dijital mecralarda birkaç saniye içinde binlerce kişiye yayılan kırıcı ifadeler, dilimizdeki aşınmanın artık gündelik hayatın sıradan bir görüntüsüne dönüştüğünü açıkça göstermektedir. İnsanlar artık aynı mesele üzerine konuşsa bile aynı mânâda buluşamıyor, kelimeler ortak anlamdan uzaklaştıkça insanlar arasındaki mesafe daha da derinleşiyor. Bu çözülme, aile içindeki hitaptan gündelik konuşma diline kadar uzanan o köklü üslup ölçüsünü de aşındırmaktadır. Hâlbuki söz, ağızdan çıkan ruhsuz bir ses yığını olarak kalmaz; insanın niyetini, terbiyesini ve dünyaya bakışını ele veren en açık ölçülerden biri hâline gelir. Bir toplumun dili sertleştikçe birlikte yaşama iradesi de zayıflar; hitap letafet kazandıkça müşterek hayat yeniden nefes almaya başlar. Esasen, toplumların seviye-i irfanı, meydanlarının genişliğiyle ölçülmez; cümlelerinde taşıdığı vakar, letafet ve nezafetle kendisini gösterir. Yarının iklimini bugün birbirimize karşı kullandığımız kelimeler şekillendirecek. Adalet ve merhametle kurulan lisan cemiyeti ferahlatacaktır.

GÖNÜL SÜKÛNETİNDEN UZAKLAŞTIK

Sonuçta, çağımızda üzerimize düşen asıl mesuliyet; içi boş sloganlarla vakit zayi etmekten ziyade, o kadim hikmeti günümüzün idrakine bir can suyu misali sunabilmektir. İtiraz anında muhatabını incitmemek, tenkit oklarını fırlatırken hakkaniyet zırhını kuşanmak ve hakikati bağırmadan, vakur bir edayla savunmak elbette mümkündür. Bu vakar, bir acziyet emaresi gibi görülmeyip sözün kudretine duyulan sarsılmaz bir itimadı besler. Şimdilerde cemiyet hayatı adına en mühim hamle, insanlar arasında yeniden aynı dil iklimini tesis edebilmektir.

Türkiye’nin istikbal yolunda karşılaştığı yegâne meseleyi iktisadî yahut siyasî darboğazlarla sınırlamak eksik kalır; bugün en derinden hissettiğimiz ihtiyaç, her türlü ayrılığın fevkinde yeniden birbirini anlayabilme iradesidir. Çocukların aile içinde işittiği hitaplar, mektepte kurulan cümleler, kürsülerde ve ekranlarda yankılanan her kelime, yarının toplumsal iklimini biçimlendirecektir. Bir cemiyetin ruh iklimi önce konuşma biçiminde görünür hâle gelir; insanlar kullandıkları hitabın mahiyeti nispetinde birbirine yaklaşır. Yunus’un merhameti, Hacı Bayram’ın terbiyesi ve Gökalp’in ortak vicdanı rehber edinildiğinde, dilde hissedilen bu yorgunluk zamanla bir inşirah havasına kapı aralayacaktır. Belki de çağımızın en büyük kaybı, insanı incitmeden konuşabilen o derin gönül sükûnetinden uzaklaşmış olmamızdır. “Sevelim sevilelim, dünya kimseye kalmaz.” Unutulmamalıdır ki, devletler hudutlarla muhafaza edilir; milletler ise mukaddes sözün taşıdığı ruh ile ayakta kalır.

Daha fazla bilgi ve son haberler için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:99
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 09 Haziran 2026 04:15 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Türkiye İtalya voleybol final maçı TRT 1 canlı izle: Türkiye İtalya maçı hangi kanalda? Avrupa Şampiyonası Filenin Sultanları maçı izle

06 Eylül 2026 18:53see152

Gizem Örge: Hep birlikte buradan kupayla ayrılmak istiyoruz

06 Eylül 2026 15:49see151

İran, Hürmüz Boğazı nda kısıtlı alan ilan edecek ve Umman la anlaşmayı imzalayacak

07 Eylül 2026 02:07see150

Serhat Kılıç’ın 8 yıllık aşkından yürek yakan sözler: Beni hasretine mahkum ettin

06 Eylül 2026 19:58see150

Endonezya da yanardağ patladı! Kül bulutu 15 kilometreye yükseldi, 6 havalimanında uçuşlar durdu

06 Eylül 2026 15:42see149

Bakan Gürlek: Ormanlarımızı yakanlar adaletten kaçamayacak

06 Eylül 2026 15:58see149

Savaşta sıcak saatler: Türkiye ve İran dan son dakika görüşmesi

06 Eylül 2026 16:21see148

Çanakkale nin 52 lezzet noktası festivalde ziyaret edildi

06 Eylül 2026 18:20see148

Netanyahu, Batı Şeria da Yahudilerin işgal ettiği yerleşim noktalarından bazılarının boşaltılmasına yönelik talimat verdi

06 Eylül 2026 21:34see148

Eskişehir de sanayi sitesindeki dükkanda korkutan yangın: TOMA lar da destek verdi

07 Eylül 2026 01:18see148

Emniyet ve belediye GTA 6 için birbirine girdi Sözcü Gazetesi

06 Eylül 2026 16:08see147

Alanyaspor da Rizespor hazırlıkları tamam!

06 Eylül 2026 19:59see147

Damlar kırmızıya boyandı! 300 TL den alıcı buluyor

06 Eylül 2026 16:22see145

Emre Belözoğlu: Maçın sonunda o penaltının verilmemesi başlı başına bir skandal

06 Eylül 2026 20:42see143

Neyi, ne zaman, ne kadar yiyorsunuz?

07 Eylül 2026 07:03see142

Sıcak olaylarda sanal medyadaki bilgi kirliliğine dikkat

06 Eylül 2026 15:47see142

DEM in hamlesine sert tepki: Bu milletin sabrıyla oynamayın

06 Eylül 2026 16:18see141

Şimşek ile fotoğrafı gündem olmuştu: İhale kralı fuhuştan tutuklandı Sözcü Gazetesi

06 Eylül 2026 16:03see141

Haysiyet in ritmi daha şimdiden tuttu

06 Eylül 2026 15:46see140

Karim Benzema ya sözleşme engeli! Lyon da bedava oynamaya hazırdı Fanatik Gazetesi Futbol Haberleri Spor

06 Eylül 2026 15:51see140
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları