Bir jokey kolay yetişmiyor! Hayale ilk adım; Apranti Eğitim Merkezi Sözcü Gazetesi
Sozcu sayfasından alınan bilgilere göre, Ankara24.com açıklama yapıyor.
1985 yılından bu yana Türk atçılığına jokey yetiştiren tek eğitim kurumu konumundaki Türkiye Jokey Kulübü (TJK) Ekrem Kurt Apranti Eğitim Merkezi, 2026-2027 Eğitim-öğretim yılına hazırlanıyor. 9 Ağustos'a kadar yeni kursiyer adaylarını kayıt için bekleyen Apranti Eğitim Merkezi, yalnızca jokey değil, Türkiye Cumhuriyeti'ne ahlaki değerlere sahip sporcu ve insan yetiştirme misyonunu da sahiplenmiş durumda.
Üç yıllık eğitimlerin ardından apranti lisansı alan kursiyerler koşulara iştirak ederek 210 yarış kazanması durumunda jokey olmaya hak kazanıyor. Bir jokeyin sanıldığı kadar kolay yetişmediği ve ilmek ilmek işlenen bir eğitimden geçtiği süreci, bir de Ekrem Kurt Apranti Eğitim Merkezi'nin yönetimi, eğitmenleri ve mezun öğrencilerinin gözünden aktarmak istedik.
'3 YILA ÇIKAN EĞİTİM AVANTAJ SAĞLADI'41 yıllık yetiştiricilik deneyiminin öğrencilere aktarıldığı TJK Ekrem Kurt Apranti Eğitim Merkezi'nin müdürü Zeynep Haldan Postalcı, kayıt ve kabul şartları, eğitim aşamaları ve öğrencilerin geçtiği süreçler hakkında merak edilenleri anlattı.
TJK Ekrem Kurt Apranti Eğitim Merkezi Müdürü Zeynep Haldan Postalcı'nın verdiği kritik bilgilerin satır başları şöyle:
Ekrem Kurt Apranti Eğitim Merkezi'ne 2026-2027 yılında 1. sınıf eğitimi için kursiyerlerin kabulü 9 Ağustos'a kadar devam edecek. At Yarışları Yönetmeliği'nin hükümleri gereği, bir kişinin kursiyer adayı olabilmesi için 1 Ocak 2026 tarihi itibariyla 17 yaşından gün almamış olması, ağırlığının 45 kilodan fazla olmaması, boy uzunluğunun 165 santimetreden uzun olmaması ve 8 yıllık eğitim sisteminden mezun olması şartı gerekiyor. Bu şartları taşıyan adayların başvuruları hipodrom müdürlükleri ile eğitim merkezimiz tarafından kabul edilmektedir.
Kursiyer seçim sınavlarımız ağustos ayında yapılacaktır. Kursiyerlerimizi nasıl seçiyoruz? Öncelikle, bedeni yetenek sınavına alacağız. Bu sınavdan geçer not alan adaylar yazılı sınava alınacaklar. Yazılı sınavda da yeterli puanı alan adaylar mülakata girecek. Bu aşamaların tamamını geçen adaylar, kursa kayıt hakkı kazanacaklar.
'TÜM MASRAFLAR KURUMA AİT'
Eğitim merkezimiz 1985 yılından beri Türkiye'de jokeylik mesleğini icra edecek sporcuların yetiştirildiği tek eğitim kuruluşu olma özelliğine sahip. Daha önce 2 yıllık eğitim veriliyorken yeni düzenleme ile eğitim süresi 3 yıla çıkartıldı. Okulumuz yatılı ve tam bursludur. 2024 yılında 3 yıllık sistemdeki ilk mezunlarımızı verdik. 2 yıllık sistemde öğrencilerimizi 2. yılında at sahiplerinin yanına staja gönderiyorduk. Burada normal mesleki eğitim ve teorik eğitimlerini veriyorduk. Ancak 3 yıllık sisteme geçişle birlikte biz öğrencilerimizi 3. yıla geldiklerinde sahaya gönderiyoruz binicilik öğretmenlerinin gözetiminde. Yarış atlarının sabah idmanlarını yapıyorlar, tekrar okula geliyorlar. Daha sonra da İstanbul, Bursa ve Kocaeli'de düzenlenen yarışlara katılıyorlar.
Atçılık sektöründe tanıdığı olmayan, sektör dışından gelen kişiler de böylece at sahibi ve antrenörlerce tanınıyor. Teknik olarak onların nasıl bir seviyede olduğunu görüyorlar. Hem sektörde tanınmaları, hem deneyim kazanmaları hem de eğitim merkezimizin gözetiminde koşulara katılmaları ile başarı hedefleri yükseliyor.
'HEDEF: AHLAKİ DEĞERLERE SAHİP JOKEY YETİŞTİRMEK'Kursiyerlerimizin, konaklaması, yediği içtiği, cep harçlığı TJK tarafından karşılanıyor. Tabii ki bu maliyetler her yıl değişiklik gösterebiliyor. Bir sporcunun yetişmesi, belirli bir disiplin, çalışma ve adanmışlık gerektiriyor. Bu bağlamda kursiyerlerimiz, eğitim ve öğretimi sürecinde sabah çok erken saatlerde kalkıyorlar. Eğitim atlarının bakım ve beslenmesini yapıyorlar. Daha sonra İngilizce dersleri var, haftanın 5 günü 1. ve 2. sınıflar yabancı dil eğitimi alıyorlar. 3. sınıfların ise İngilizce dersleri yarışlar ve idmanlar nedeniyle haftada dörde düşmekte. Bunun da gayesi; bu meslek dünyanın her köşesinde at üzerinde gezilebilecek bir meslek. 3 yılı başarılı şekilde tamamlayan öğrencilere Tarım ve Orman Bakanlığı'ndan verilen lisansla, dünyanın her yerinde koşulara katılım hakkı tanınıyor. Bizim hedefimiz de, dünyanın her yerinde at binen ve ahlaki değerlere sahip jokeyler yetiştirmek.
Öğrencilerimiz İngilizce derslerinin ardından yine binicilik eğitmenlerinin gözetimi altında mesleki eğitimlerine başlıyorlar. Yarışlarda sıkletler önemli olduğu için de öğleden sonra beslenme öğretmenleri kendilerine beslenme bilgisi veriyor ve periyodik olarak kas-yağ ölçümlerini yapıyor. Bunun yanında su tüketimleri de takip ediliyor. Bu sayede tam bir sporcu beslenme alışkanlığı kazandırılıyor. Çapraz antrenman dediğimiz, beden eğitimi ve spor dersleri ile desteklediğimiz çalışmalar da oluyor.
'DAVRANIŞ BİLİMLERİ OLMAZSA OLMAZ'
Bizim için önemli noktalardan biri ise şu; öğrencilerimizi 8 yıllık zorunlu eğitimi sonrası biz buraya alıyoruz. Çok farklı coğrafyalarda, farklı kültürlerle yetişen öğrencilerimiz var. Onların sosyal hayata adaptasyon sorumluluğu da bize ait. Bu bağlamda davranış bilimleri dersimiz var. Bu derste görgü kurallarını öğretiyoruz. Nasıl yemek yiyecekler, medya ile nasıl iletişim kuracaklar, nasıl selamlaşacaklar, ilk yardım, fair-play, ileride iyi paralar kazanınca bu parayı nasıl yönetecekler... Bunların hepsinin eğitimi veriliyor. Öğrencilerimiz yatılı kaldıkları için sosyal hayattan kopmamaları açısından, kültürel geziler, sinema, tiyatro gibi etkinliklerle de sosyal hayatın içinde tutuyoruz.
Öğrencilerimiz sahaya gittiklerinde ve koşulara katıldıklarında jokey odasında eski jokeyleri görüyorlar. Onlar öğrencilerimize yarış esnasında nasıl davranacaklarına yönelik tavsiyelerde bulunuyorlar. Dönem dönem kendilerini davet ediyoruz ve eğitim merkezimizde deneyimleri ile tavsiyelerini öğrencilere anlatıyorlar. Ayrıca onlarla birlikte sahada at biniyorlar. Öğrencilerimiz böylece, rol model aldıkları jokeyleri yakından tanıma fırsatı bularak mesleğe olan tutkularını artırıyor.
YURT DIŞINDA EĞİTİM FIRSATI
Eğitim merkezimizden başarı ile mezun olan öğrenciler arasından uygun görülenler İngiltere'deki British Racing School'da binicilik becerilerini geliştirmeleri, deneyim kazanmaları ve yurt dışındaki farklı uygulamaları görmeleri açısından eğitime gönderilmektedir. Bu yıl da 3. sınıftan temmuzda mezun olan 6 apranti, deneyimlerini artırmaları amacı ile British Racing School'a gönderildi. Oradaki eğitimlerinin de tüm masrafları yine TJK tarafından karşılanmakta. Sektörümüze daha donanımlı ve başarılı jokeyler kazandırmak için TJK, apranti adaylarına ve aprantilere her türlü desteği vermektedir. Türkiye'de alt kümeden sporcusunu yetiştiren sayılı branşlardanız. Yurt dışından transfer etmek yerine kendi sporcumuzu yetiştiriyoruz.
BİR JOKEY NASIL YETİŞİYOR?
Jokey yetiştiriciliğinin olmazsa olmazı ise binicilikten geçiyor. Ekrem Kurt Apranti Eğitim Merkezi'nin binicilik eğitmenleri, apranti adaylarını Türk atçılığı için nasıl hazırladıklarını da tüm detayları ile aktardı.
Her sınıfın farklı eğitim metotları ile çalıştığını belirten Binicilik Öğretmeni Kıvanç Cemil Atasoy günlük eğitim rutinini şu ifadelerle anlattı: "Her sınıfın idman metodu farklı oluyor. Bugün 2. sınıfların idmanı vardı. Öncelikle atlarımızı hazırladık eyerledik ve padoka çıkardık. Padoktan sonra iki grup halinde orta sahaya geldik. Orta sahadaki ilk çalışmamız tırıs çalışmasıydı. Genellikle dış sahada çalışmalarımızı yapmadan önce iki tur atlarımızı ve öğrencilerimizi ısıtma amaçlı tırıs çalışmalarımız yapılıyor. Sonrasında dörtlü gruplar halinde saha çalışmalarına başlanıyor. Dört at önlü arkalı 20-22 tempolarında kenter çalışması yapılarak günlük idmanlar sürüyor."
'HER SINIFTA YOĞUNLUK BAŞKA'
Apranti Eğitim Merkezi Baş Binicilik Öğretmeni Ömercik Ay ise üç kademeli eğitim modeli ile yola devam ettiklerini belirtti. Amaçlarının yalnızca jokey yetiştirmek değil, doğru sporcuları topluma kazandırmak olduğunu söyleyen Ay "Apranti Eğitim Merkezi'nde 3 sınıf var. Eğitim merkezimizdeki yoğunluk öğrencilerimizin sınıflarına göre değişiklik gösteriyor. Birinci sınıfta daha çok aprantilerin atlara yaklaşımı, atların psikolojisi, ata doğru yaklaşım ve aynı zamanda temel binicilik eğitimleri üzerinde yoğunlaşıyoruz ve çalışmaları buna göre çeşitlendiriyoruz. İkinci sınıflarda biraz daha yoğun start çıkışı çalışması, galop, grup kenterleri, 15-20 atın beraber çalışması gibi farklı eğitim yöntemlerimiz var.
Üçüncü sınıflar ise sahaya at sahiplerinin, antrenörlerimizin yanına staja gelip sahadaki atları çalıştırıyorlar. Aynı zamanda da yarışlara katılıyorlar bir yıl boyunca. Bununla beraber bütün sınıflarımızın öğleden sonra, mekanik at, İngilizce ve sporla eğitimini destekliyoruz. Aynı zamanda davranış bilimleri gibi sporcuda olmazsa olmaz denilecek konuların üzerinde duruyoruz. Amacımız yalnızca bir jokey yetiştirmek değil, aynı zamanda doğru sporcu yetiştirerek topluma kazandırmak." diyerek eğitim sürecine ışık tuttu.
APRANTİLİKTEN JOKEYLİĞE...
Yönetici ve eğitmenlerin gözünden jokeyliğe uzanan yola dair fikir sahibi olduk. Ancak bu mesleği icra edenlerin yaşadığı süreç, yeni adaylara ilham olma açısından çok daha kritik öneme sahip.
2018 yılında Ekrem Kurt Apranti Eğitim Merkezi'nden mezun olarak mesleğe ilk adımını atan Jokey Erhan Aktuğ, jokeyliğe geçiş süreci ve eğitim merkezinin kendisine çizdiği yolu anlattı. Aktuğ'un jokeyliğe uzanan serüveninden satırbaşları şu şekilde:
2018 yılında mezun olduğum Ekrem Kurt Apranti Eğitim Merkezi'nde eğitmenlerimiz sayesinde uluslararası standartlarda eğitimlerimizi aldık. Okulun bizim zamanımızda iki yıl olması, şu an üç yıla çıkarılması gerçekten bütün kursiyerler için büyük bir avantaj. Kursiyerlerimizin bütün masrafları TJK tarafından karşılanmakta olup, üst sınıf bir eğitim almaktalar. Atları seven, sporu seven ve bu mesleğe gönül verecek olan bütün gençleri buraya bekliyoruz.
Eğitimin 3 yıla çıkmasıyla birlikte kursiyerlerimiz sabahları at çalıştırmakta ve yarışa çıkmakta. Bu öğrenciler için ciddi manada büyük bir olanak. Biz mezun olduğumuzda, şehirlere dağılıp kendi çabamızla at binmeye çalışıyorduk. Şu an hocalarımız sayesinde yeni kursiyerler daha rahat at bulup, daha rahat yarışlara çıkıyorlar. Eğitim sürecinde beni en motive eden şey atlara olan sevgimdi. Bu mesleği gönül vererek yapıyordum. Küçük yaşlarda 'ben jokey olacağım' diyerek bu mesleğe başladım aslında. Atları, sporu ve çalışmayı sevenler, Ekrem Kurt Apranti Eğitim Merkezi'nde alacakları eğitimle istedikleri yerlere gelme imkanına sahipler.
DERECE İLE BİTİRDİ HAYALİNE KAVUŞTU
Ekrem Kurt Apranti Eğitim Merkezi'nin 3 yıla çıkarılan eğitim sisteminin yeni mezunlarından Jokey Murat Keçeci de, hayallerine uzanan yolu anlattı. Apranti Eğitim Merkezi'nden derece ile mezun olarak yurtdışı eğitimine hak kazanan Keçeci, 2025 yılında en fazla yarış kazanan apranti olarak kısa sürede jokeylik hayaline kavuştu. Ancak, geçtiği yolun eğitim almadan aşılamayacağını ekleyen Keçeci'nin sonunda kapıları jokeyliğe açılan hikayesi şöyle:
"2021 yılında eğitim almaya hak kazandığım Ekrem Kurt Apranti Eğitim Merkezi'nde 3 yıllık eğitimimi tamamladım. Harika bir eğitim süreci oldu. Dereceli öğrenci olarak yurt dışında eğitim almaya hak kazandım. Orada da 3 aylık bir eğitim sürecim oldu. Oradaki yarışçılıktan ve eğitmenlerden de çok şey öğrenme fırsatım oldu. Yurt dışındaki eğitimimi tamamladıktan sonra Türkiye'ye döndüm ve aktif bir apranti olarak yarışlara katılmaya başladım. Öncelikle kariyerime İzmir'de başladım. Oldukça zorlu bir sürecim oldu. İdmanlara çıkıyordum, şans bulamıyordum, yarış binemiyordum, farklı hipodromlara gidiyordum... Açıkçası şansımı deniyordum, şanssız at olsa bile tek bir ata gitmeye, yarışlara katılmaya ve kendimi göstermeye çalışıyordum. İzmir'de bir süre idmana çıkmaya devam ettikçe şans bulmaya başladım. Günde 3 tane 4 tane at binmeye başlamıştım ve arada birincilikler de gelince işime daha çok sarıldım.
Sürekliliğin ardından işlerim ve şansım biraz daha açıldı. Sürekli art arda kazanmaya başladım. Ancak bu süreçte asla idmanlarımı aksatmadım ve çalışmamdan geri kalmadım. Ne kadar çalışırsam o kadar başarılı bir süreç geçirmeye devam ettim. Geçen yılın en çok kazanan aprantisi oldum. Bunun arkasında, çok çalışma, disiplin, beslenme gibi çok önemli detaylar yer alıyor. 2026 yılında tabii ki ufak tefek düşmeler başladı. İnişler çıkışlar oldu ama hiçbir şekilde yılmadım, çalışmalarıma son sürat devam etmeye özen gösterdim. Bu sürecin ardından seri halde kazanmaya başladım. Jokeyliğime çok az kalmıştı, o sebeple menajerimin de etkisiyle çok daha sıkı çalışmayı sürdürdüm. İstanbul'a yoğunluk vermeye çalıştık, idmanlarıma devam ettim ve jokeyliğe ulaştım. Ufak bir sakatlığım vardı, idmanlara yeniden ağırlık vererek henüz başında olduğum jokeylik mesleğine sıkıca sarılacağım. Aldığım eğitimlerin de ışığında bundan sonra çok daha iyi bir Murat Keçeci izletmek istiyorum."
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:99
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 08 Ağustos 2026 15:34 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















